KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2023
- Dosya no
- 2021/408
- Karar no
- 2023/1388
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/09/2019 (Dava) - 28/10/2020 (Karar
- Numarası
- 2019/339 Esas - 2020/499 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Bam karar tarihi
- 27/09/2023
- Karar yazım tarihi
- 27/09/2023
Karar Metni
961 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/10/2020 tarih ve 2019/339 Esas - 2020/499 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya ve icra takibine konu çeklerin lehtarı ... ...Şirketi tarafından cirolanarak müvekkili şirkete teslim edildiğini, davalı tarafın ticari itibarının zedelenmemesi için çeklerin ibraz edilmemesi isteminin davacı tarafça kabul edilerek çeklerin ibraz edilmediğini, geçen süreçte davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine davaya konu icra takibinin yapıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, lehtar şirket hakkında konkordato kararı verilmesi nedeni ile hakkında takip yapamadıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çeklerin süresinde ibraz edilmemesi nedeni ile kambiyo senedi vasfını kaybetmelerinden dolayı ciro yoluyla iktisabının mümkün olmadığını, buna bağlı olarak davacının yasal hamil sıfatının bulunmadığını, davacıyla aralarında bir borç ilişkisi bulunmaması nedeni ile davacının davalıdan bir alacak talebinde bulunamayacağını, lehtar hakkında takip yapılıp dava açmamaları nedeni ile davanın haksız olduğunu, karşılıksız işleminin yaptırmayan davacının haksız ve ağır kusurlu olduğunu, davalının davacıya borcunun bulunmadığının tespiti için ticari defter ve kayıtların incelenmesini istediklerini,
lehtara borçlu olmadıkları gibi alacaklarının bulunduğunu savunarak, davanın reddine ve davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının davaya konu Selçuk İcra Müdürlüğü'nün 2019/479 sayılı dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazının kısmen iptali ile takibin.
100.000,00-USD çek asıl alacağı ile işleyecek faiz yönünden 3095 sayılı yasanın 4/A maddesinde takip tarihi itibariyle yetkili kurum tarafından belirlenen oranda ve değişen oranlarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, Davacı tarafın fazlaya ilişkin 2.675,35-USD işlemiş faiz ile işleyecek faize ilişkin talebinin reddine, dava konusu edilen yabancı paranın icra takip tarihindeki TL karşılığı olan 558.132,94-TL asıl alacağın %20'si oranındaki 111.626,58-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine.." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, ibraz süresi geçtikten sonra yapılan cironun ancak alacağın temliki hükümlerini doğurduğunu, cevap dilekçesi ile açıkça dava dışı ... şirketi ile aramızda ticari defter ve kayıtların incelenmesi talep ettiklerini ancak yerel mahkemece sanki davacı taraf ile aralarındaki kayıtların incelenmesi istemiş gibi hüküm kurulduğunu ve müvekkilin asıl borç ilişkisinden borçlu olmadığını ispat etmesinin önüne geçildiğini, ibraz tarihi geçen çeklerde yapılan devir işleminin sadece alacak temliki niteliğinde olduğunu,
davacı tarafa uyuşmazlık konusu çeklerin lehtar tarafından ciro edilmesinin mümkün olmadığını, bu meyanda yapılan ciro işleminin tam ciro veya beyaz ciro olmasının bir önemi bulunmadığını, karşı edimin ifa edilmemesinin verilen avans çekini bedelsiz kıldığını, dava dışı ... . şirketi sözleşmede öngörüldüğü şekliyle müvekkili şirkete gerekli müşteri teminini sağladığını ve müvekkilinin avans olarak verdiği 1017782 ve1017785 no'lu çekleri bedelsiz hale getirdiğini ve böylelikle müvekkilinin söz konusu çeklerden dolayı olan borcunu sona erdirdiğini, alacağın temliki işleminin var olabilmesi için öncelikle bir alacağın var olması gerektiğini,
olmayan alacağın temlikinin mümkün olmadığını, alacağın temliki işleminin kazandırıcı bir işlem olduğunu, her kazandırıcı işlemde olduğu gibi alacağın temlikinde de geçerli bir borçlandırıcı neden olması gerektiğini, davacı taraf ile müvekkili arasında hukuki bir ilişki bulunmadığını, sebepsiz zenginleşmenin davacı taraftan kaynaklanmadığını, dava dışı ... şirketinin yetkilisinin babası ...'ın, davacı tarafta genel müdürlük görevini ifa ettiğini, bu durumun, dava dışı ... . şirketi ile davacı tarafın danışıklı dövüş içerisinde olduğunu açıkça ortaya koyduğunu,
ancak bu hususun İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, dava dışı borçlu ...'un edimini ifa etmemesi neticesinde müvekkili davalının çek bedelini tahsil borcunun sona erdiğini, söz konusu çeklerin ibraz süresinin geçirildiği ve davacı tarafa yapılan devrin alacağın temliki niteliğinde olduğu dikkate alındığı zaman yapılan alacağın konusuz kalması sebebiyle yapılan devrin geçersiz olduğunu, yerel mahkemece ne hikmetse müvekkili şirketin temel borç ilişkisinin sona erdiğini ispatlaması için defter kayıtlarının incelenmesine ve tanıkların dinlenmesine müsaade edilemediğini,
akabinde ise sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlayamadığı sonucuna varıldığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ispat yükü üzerinde olan davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispatlayamadığı, davacı ile davalı arasında ticari ilişki olmadığından ticari defter ve kayıtlarının incelenmemesinin de yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/408, K. 2023/1388, 27 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama