KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
- Dosya no
- 2021/906
- Karar no
- 2024/31
- İncelenen kararın mahkemesi
- KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/07/2020 (Dava) - 03/06/2021 (Karar
- Numarası
- 2020/291 Esas - 2021/311 Karar
- Dava
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Bam karar tarihi
- 17/01/2024
- Karar yazım tarihi
- 17/01/2024
Karar Metni
1.090 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2021 tarih ve 2020/291 Esas - 2021/311 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkiline ait dava dışı ... Şti.'deki ortaklığından ayrılması sırasında imzalamış olduğu 24/04/2019 tarihli "Limited Şirket Hisse Devri ve Gizlilik Sözleşmesi"ne aykırı tutum ve davranışı (ilgili şirket nezdinde iş akdi 06/05/2019 tarihinde feshedilen ... üzerine "... A.Ş." adında yine müvekkiline ait ...
Şti. ile aynı organize sanayi bölgesinde bir şirket kurduğu ve müvekkili şirketin çalıştığı müşterilere satış yapmaya çalıştığı, hatta bu sırada müvekkili ... ile bağlantılı olduğunu iddia ettiği) bulunduğunu ileri sürerek, söz konusu sözleşmenin cezai tazminata ilişkin hükmü gereğince, müvekkili şirketin uğradığı veya uğrayacağı her türlü zarara ilişkin diğer her türlü hak, alacak,
dava ve tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile davalı taraftan 250.000,00 TL cezai tazminatın davalının rakip firma kurarak işi yapmaya başladığı tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüd faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin son maddesinde İzmir Mahkemelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, esas yönünden ise davacı ile müvekkilinin abi kardeş olduklarını, ... firmasında birlikte çalıştıklarını, ailevi nedenler ile davacı tarafa şirket hisselerini devrettiğini, müvekkilinin sözleşmeye bağlı kaldığını, ... firması halen bordrolu olarak çalışanları ile iş ilişkisi ile ticari faaliyette bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...mahkememizin 25/03/2021 tarihli celsinin 1 nolu bendinde "Dosya kapsamına, Vergi Dairesi, Esnaf Odası, Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde davalının kaydının bulunmamasına, dolayısıyla tacir sıfatını haiz olmamasına, şirket ortağı olunmasının tacir sıfatını kazandırmamasına göre olayda yetki şartının uygulanma imkanı bulunmadığı, genel yetki kuralı gereğince davalının ikametgahının bulunduğu yer olan mahkememizin yetkili olduğu anlaşıldığından, davalı vekili tarafından ileri sürülen yetki ilk itirazının reddine,..." karar verilmiştir.
Dava dayanağı 24/04/2019 tarihli Limited Şirket Hisse Devri ve Gizlilik Sözleşmesi'nin dava dışı ...
Şti lehine akdedilmesine ve dava dayanağı 18/02/2020 gün 06554 nolu ihtarnamenin dava dışı bu şirket tarafından keşide edilip davalıya gönderilmesine, olayın özelliklerine ve şartlarına, menfaat dengesine, dava dışı şirket ile tek ortağı olan davacı ...'nın hukuki kişiliklerinin bağımsız olmasına, şirketin menfaatine ilişkin sözleşmelerin de ortak tarafından değil bizzat şirket tüzel kişiliği tarafından yapılmasının gerekmesine, nitekim sözleşmenin içeriği itibariyle şirkete ait otomobillerin davalıya devrinin ve benzeri yükümlülüklerin öngörülmesine göre dava dayanağı gizlilik sözleşmesinin dava dışı ...
Şti ve davalı ... arasında akdedildiğinin kabulünün zorunlu olduğu, böylece eldeki davanın davacı tarafından değil dava dışı şirket tarafından açılması gerektiği, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı..." gerekçesiyle aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının, müvekkili ...'ya ait ...
Şti.'ndeki ortaklığından 24/04/2019 tarihli Limited Şirket Hisse Devri ve Gizlilik Sözleşmesi ile ayrıldığını ve şirket üzerinde mevcut 1500 paya karşılık 150.000 TL'lik sermaye hak ve hissesinin tamamının şirketin diğer ortağı olan müvekkili ...'ya sözleşme tarihi itibariyle bütün aktif ve pasif ile nominal değeri üzerinden devrettiğini, taraflar arasında sözleşme imzalandığını, sözleşme şartlarına uyulmaması durumunda 250.000 TL cezai şart uygulanacağının belirtildiğini,
taraflarca ... ve ... olarak imza altına alınan davalı tarafın davaya esas sözleşme ile kabul ettiği ve yükümlülüklere uymaması ve haksız eylemleri sonucunda cezai tazminatın tahsiline karar verilmesi maksadıyla dava açtıklarını, yerel mahkemece hatalı inceleme yapıldığını, müvekkilinin sözleşmenin tarafı olması nedeniyle aktif dava ehliyetinin bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, devir ve gizlilik sözleşmesinin dava dışı şirket menfaatine imzalandığının kabulünde dahi, bu durumun davanın usulden reddine gerekçe gösterilmesinin BK'nun sözleşme özgürlüğü ilkesini ihlal ettiğini,
tarafların sözleşme içeriğini istedikleri gibi düzenleyebildiklerini, davalı tarafça bu hususun açıkça imza altına alınmışken ve yine ortada sözleşmenin içeriğine ilişkin olarak davalı tarafça herhangi bir itiraz bulunmazken, yerel mahkemece talep dışında ve hatalı şekilde yorumda bulunulduğunu, davaya konu sözleşmenin taraflarının müvekkili ... ile davalı ... olduğunun açık olduğunu, bu durumda subjektif hakkı davalı tarafça ihlal edilen müvekkilinin sözleşme tarafı olarak hukuki himaye istemekte haklı olduğunu, müvekkilinin aktif dava ehliyetinin bulunmadığının kabulü anlamına gelmemekle,
müvekkilinin açılan davada tüm iyi niyetle şirketin zararına dair dava açma hakkını saklı tuttuğunu, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin uğradığı zarara ilişkin talebinin farklı bir dava konusu olduğunu zaten kabul ettiğini ve bu talebini saklı tutarak hakkı zedelendiği oranda yalnızca tarafı olduğu sözleşmede kararlaştırılan cezai şartının tazminini istediğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali iddiasına dayalı cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya dayanak olan limited şirket hisse devri ve gizlilik sözleşmesi taraflar arasında imzalanmış olsa da, sözleşmenin bütünü ve özellikle rekabet yasağının düzenlendiği 4. maddesine göre rekabet yasağının davacı lehine değil davacının sahibi olduğu ve ayrı tüzel kişiliğe sahip ...
Şti. lehine yapıldığı, yani sözleşmenin bu maddesinin ihlali halinde menfaati zedelenecek olanın davacı olmayıp anılan şirket olduğu, davacı söz konusu şirketin tek hissedarı olsa bile davacı hukuki kişiliği ile şirket tüzel kişiliklerinin birbirinden ayrı olduğu,
sözleşmede davacının bir yıl süreyle yazılı onayı alınmadıkça davalının, vibrasyon motorları ve salınım malzemeleri üretemeyeceği, satamayacağı, satanlara aracılık edemeyeceği, bayilik, distribütörlük yapamayacağı, ithalat ve ihracatta bulunamayacağı belirtilse bile rekabet yasağının şirket lehine yapıldığı gerçeğini değiştirmeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/906, K. 2024/31, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama