KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/1004
- Karar no
- 2024/1921
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/03/2022
- Numarası
- 2021/234 Esas - 2022/187 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Limited Şirket Hisse Devir Bedelinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/04/2021
- Bam karar tarihi
- 18/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 18/12/2024
Karar Metni
1.685 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2022 tarihli 2021/234 Esas ve 2022/187 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ortağı olduğu ... San. ve Tic. Ltd.
Şti.’nde bulunan 1/3 hissesini (264 adet pay karşılığı olan 13.200,00 TL değerli) şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla birlikte şirketin 2/3 hissesine sahip diğer ortağı olan davalıya 70.000,00 TL karşılığında Bornova 4.Noterliği’nin 14.07.2020 gün ve ... yevmiye no’lu “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi” ile devrettiğini, her ne kadar devir sözleşmesinde davalıdan müvekkilin hisse devir bedelini teslim aldığı belirtilmiş olsa da,
davalı bu tutarı daha sonra ödeyeceği taahhüdünde bulunarak hileye dayalı aldatıcı sözlerle ve üstü kapalı zorlayıcı söz ve davranışlarla müvekkili kandırarak belirtilen sözleşmeye imza atmasını sağladığını, Davalının aldatıcı ve üstü kapalı zorlayıcı söz ve davranışlarıyla ödeme taahhüdünde bulunarak müvekkile sözleşmeyi imzalatmasından sonra devir bedelini ısrarlı taleplere rağmen ödememiş olması nedeniyle İzmir 8.İcra Dairesi’nin 2021/779 E sayılı dosyasından hakkında icra takibi başlatmış olup, dosya borcuna itiraz edildiği için takibin durdurulduğunu,
bu nedenle davalı tarafın icra dosyasında alacağın tamamına olan itirazının iptali ile takibin devamına, haksız yere itiraz eden davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Taraflar, 29.09.2017 tarihinde iki ortak olarak ... San. ve Tic. Ltd.
Şti.'ni kurduklarını, işbu ortaklıklığın tarafların kendi istek ve iradeleri doğrultusunda Bornova 4. Noterliği'nin 14.07.2020 tarihli, ... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile davacı tarafın hisselerini müvekkilime devretmesi neticesinde sona erdiğini, davacı tarafın, noter nezdinde beyan ettiği üzere hisselerinin karşılığını peşin ve nakit olarak almış ve sonrasında devir işlemini gerçekleştirildiğini, ancak davacı taraf, huzurdaki davada;
kendi istek ve iradesi ile devir sözleşmesini imzalamadığını, müvekkilinin sözleşmeyi imzalaması yönünde hileye dayalı aldatıcı, zorlayıcı söz ve davranışlarda bulunduğunu beyan ve iddia ettiğini ancak bu beyanların kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR
Mahkemece;"....Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında şirket hisse devrinin yapıldığı Bornova 4.Noterliğinin ... yevmiye nolu 14/07/2020 tarihli pay devri sözleşmesindeki miktarın hileye dayalı aldatıcı sözlerle alınıp alınmadığı, bu durumun ispatının yazılı belgeyle yapılıp yapılmayacağının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmakla.
İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2021/779 esas sayılı dosyası ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemeye konu davada davacının takip konusu hisse devri bedelinin ödenmediği yönündeki iddiasınına yönelik bir ispat yapamadığı anlaşıldığından dava dilekçesinde delil olarak bildirmesi nedeniyle davacı tarafa yemin teklifi etme hakkının hatırlatıldığı,
davalının yemin teklifini kabul ederek yemin ettiği ve "yemin metninde geçen 2/3 hissesine sahip olduğum ... inş sanayi tic limited şirketinin 1/3 hissesine karşılık gelen 264 payını diğer sahibi olan davacı ... ... bornova 4. Noterliğinin .. yevmiye ve 14/07/2020 tarihli pay devri sözleşmesi kapsamında hisse bedeli olan 70.000,00 TL yi ... a nakden ödediğime namusum, şerefim ve kutsal saydığım tüm inanç ve değerler üzerine yemin ederim" şeklinde beyanda bulunduğu, bu bakımdan davacı tarafın davasını ispat edemediği,
anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...Davacının davasının, davalının kesin delil olan yemini etmesi nedeniyle davacının davasının reddine,.."şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin ortağı olduğu ... San. ve Tic. Ltd.
Şti.’nde bulunan 1/3 hissesini (264 adet pay karşılığı olan 13.200,00 TL değerli) şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla birlikte şirketin 2/3 hissesine sahip diğer ortağı olan davalıya 70.000,00 TL karşılığında Bornova 4.Noterliği’nin 14.07.2020 gün ve ... yevmiye no’lu “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi” ile devrettiğini, her ne kadar devir sözleşmesinde davalıdan müvekkilin hisse devir bedelini teslim aldığı belirtilmiş olsa da,
davalının bu tutarı daha sonra ödeyeceği taahhüdünde bulunarak hileye dayalı aldatıcı sözlerle ve tehdit içeren söz ve davranışlarla müvekkili kandırarak belirtilen sözleşmeye imza atmasını sağladığını, davalının aldatıcı ve tehdit içeren söz ve davranışlarıyla ödeme taahhüdünde bulunarak müvekkiline sözleşmeyi imzalatmasından sonra devir bedelini ısrarlı taleplere rağmen ödememiş olması nedeniyle İzmir 8.İcra Dairesi’nin 2021/779 E sayılı dosyasından hakkında icra takibi başlatmış olup, dosya borcuna itiraz edildiği için takibin durdurulduğunu,
delil olarak dayandıkları tanıkların davalının hile (kandırma) ve ikrah yoluyla müvekkilin hissesini devretmesini sağladığı yönündeki iddiamızı kanıtlamak üzere tanıkların isim ve adreslerinin mahkemeye bildirildiğini, ayrıca taraflar arasında gerçekleşen dava dilekçelerine EK-3’de whatsapp yazışmaları da “yazılı delil başlangıcı” olarak değerlendirilmek üzere sunulduğunu, mahkeme taleplerini önce kabul ederek 20.10.2021 tarihli oturumda tanıklarından ... ile ...’ın ifadelerine başvurduğunu,
tanıkların tamamen tarafsız bir biçimde davalının şirket hisselerini kendisine devretmesi konusunda müvekkiline karşı tehditkar üslupta konuşmalar yaptığını, tartışmalar çıkardığını, şirketin büro olarak kullandığı mekana girmesini engellemeye çalışarak onu oradan zorla çıkarmaya çalıştığını ve bu zorlamalar ve tehditkar davranışlarla müvekkilinin hissesini kendisine devretmeye zorladığını, taraflar arasındaki tüm para transferleri banka hesapları üzerinden yapıldığından bu hesaplar incelenmiş olsa idi, hisse devrine ilişkin müvekkiline bir ödeme yapılmadığının da tespit edilebileceğini,
açıklanan tüm nedenlerle davalarının reddine ilişkin kararın bozulmasının gerektiğini, davacı tarafından ilam hükmü İzmir 1.İcra Dairesi’nin 2022/4776 E sayılı dosyasından icraya konu edilmiş olup, icra işlemlerinin durdurulabilmesi için tehir-i icra talepli olarak iş bu başvuruyu yaptıklarını, açıklanan gerekçelerle, öncelikle dava ile ilgili “Tehir-i İcra” kararı verilmesini, bilahare kararın inceleme sonucunda “kaldırılarak davanın kabulüne” karar verilmesini, veya yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda “Davanın Kabulüne” karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini,
kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekçelerinde açıkça "davanın reddine ve davacının %20 kötüniyet tazminatı ile cezalandırılmasına" karar verilmesinin talep edildiğini, mahkeme, talepleri yönünden bir değerlendirme yapmadığını ve hüküm tesis etmediğini, mahkemeden HMK madde 304-305 uyarınca eksik hükmün tavzih yoluyla tamamlanmasının talep edildiğini ancak mahkeme, 01/04/2022 tarihli ek kararı ile.
HMK 305/2 maddesi gereğince hüküm fıkrasında belirtilen "taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez" hükmü gereğince davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin tavzih yoluyla değiştirilmesi mümkün olmadığından tavzih talebinin reddine karar verdiğini, davacının, iddiasında haksız olduğunu ancak davacının aynı zamanda kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davalı tarafın lehine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, mahkemenin hükmü kötüniyet tazminatı talepleri yönünden eksik olduğunu, re'sen değerlendirilecek nedenlerle;
mahkemenin eksik hüküm verdiğinin kabulü ile eksik hüküm tamamlanarak davacının kötüniyet tazminatı ile cezalandırılmasına, davacı tarafın başvurusunun reddine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; limited şirket hisse devir bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; dava, limited şirket hisse devir bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, Noterde düzenlenen sözleşmede devir bedelinin nakden ve peşin olarak alındığı yazılı olduğundan, bunun aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiği, davacı tarafın aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ödenen hisse devir bedelinin tahsili için icra takibine girişerek yeniden ödenmesini talep etmektedir. Mahkemece hisse devir bedelinin ödendiği kabul edildiğine göre davacı takipte haksız olup kötüniyetlidir.
Bu nedenle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu konuda mahkemece olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiş davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf itirazında haklı olduğu anlaşılmıştır. (bknz Yargıtay 11. HD’nin 2016/4870 esas, 2017/3892 karar sayılı, 2011/3614 esas, 2013/4760 karar sayılı emsal kararları).
Fakat, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, anılan hususta gerekli düzeltmenin yapılarak HMK 353/1-b-2.madde uyarınca Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile kararın kaldırılarak HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Dairemizce yeniden hüküm tesisine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1004, K. 2024/1921, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama