KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/1350
- Karar no
- 2024/1981
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/11/2020 (Dava) - 12/05/2022 (Karar
- Numarası
- 2020/653 Esas - 2022/506 Karar
- Dava
- Maddi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı
- Bam karar tarihi
- 25/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 25/12/2024
Karar Metni
1.997 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/653 Esas-2022/506 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
07/08/2020 tarihinde dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline ait olup onun sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın müvekkilinin aracı park halindeyken sigortalı araç sürücüsünün geri manevra yaptığı sırada dikkatsizliği sebebiyle meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı nazara alındığında ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun izahtan vareste olduğunu, husumetin kazaya sebep olan ... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi sıfatıyla yöneltildiğini,
davalı açısından zarar ve sigorta arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu, İzmir'de davalı sigorta şirketinin şube şeklinde örgütlenmiş bir bölge müdürlüğünün bulunması nedeniyle İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, arabulubulucuk yoluna başvurulduğunu ve dava şartının da yerine getirildiğini, müvekkiline ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafının Almanya'da bulunan bilirkişi bürosu tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile KDV dahil 1.824,90 Euro olarak tespit edildiğini, davalı sigorta tarafından 22/10/2020 tarihinde 1.129,03 TL tutarında kısmi ödeme yapıldığını,
işbu tutarın ödeme tarihindeki yabancı para kur karşılığının (1 Euro=9,2983 TL) 121,42 Euro olduğunu, kısmi ödeme tutarı düşülerek 1.703,67 Euro'nun davalı sigorta şirketi bakımından bakiye poliçe sorumluluk limiti dikkate alınarak ödenmesi talebiyle bu davanın açıldığını, müvekkilinin yurt dışı bilirkişi ücreti olarak 523,74 Euro ödediğini, işbu meblağın da fiili ödeme günündeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden yargılama giderlerine dahil edilerek hüküm altına alınması gerektiğini,
müvekkilinin aracı yabancı plakalı olup yurt dışında tamir edileceğinden zararın plakasının kayıtlı olduğu Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesini, müvekkili adına yapılan hasar ihbarının 18/09/2020 tarihinde davalı sigorta şirketine ulaştığını, ihbarı izleyen sekizinci iş günü sonu olan 01/10/2020 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmolunması gerektiğini belirterek,
fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, bakiye hasar bedeline ilişkin 1.703,48 Euro maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temürrüde düştüğü 01/10/2020 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği 523,74 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dahili ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109.maddesinde düzenlenmiş olup dava konusu trafik kazasından anılan zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra dava açılmış olduğundan davanın reddi gerektiğini, meydana gelen maddi zararların tazmini için müvekkili şirket tarafından 20/10/2020 tarihinde 1.129,03 TL ödeme yapıldığını, ödeme sonucu müvekkili şirketin sigorta poliçesi hükümlerini tamamen yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını,
öte yandan kazanın meydana gelmesine etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğü'nden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının da değerlendirilmediğini, davaya konu kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin her durumda araştırılması gerektiğini, ancak kaza tespit tutanağında bu hususlara ayrıntılı olarak değinilmediğini, ayrıca sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kaza meydana geldiği esnada alkollü, içki ve/veya uyuşturucu madde etkisinde olup olmadığı,
geçerli sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı anlaşılamadığından bu konuya ilişkin de mahkeme tarafından inceleme yapılması gerektiğini, sunulmuş olan ekspertiz raporunda belirtilen araç hasarına ilişkin tutarların son derece fahiş olup kabulünün imkansız olduğunu, öte yandan ekspertiz raporu düzenlenmesi için ödendiği iddia edilen ve talep edilen miktarın da fahiş olup kabul edilemez olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ".....Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına göre.
07/08/2020 tarihinde dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketine ZMSS ile sigortalı olan ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın maddi hasarlı trafik kazası yaptığı, davacının aracında hasarın oluştuğu, hasar sebebiyle yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye hasar bedelinin ve ekspertiz ücretinin davalıdan tahsilinin talep edildiği, alınan bilirkişi raporlarına göre, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, kaza sebebiyle davacının aracının hasarlandığı, hasar bedelinin 1.726,37-Euro olduğu,
sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin karşılığı 121,42-Euro'nun mahsubu ile bakiye 1.605,34-Euro hasar bedeli alacağı oluştuğu, zararın tazmininden 2918 sayılı yasanın 91.md.sine göre davalı sigorta şirketinin faizi ile birlikte sorumlu olduğu, davacının yapmış olduğu ekspertiz giderinin makul olduğu, yargılama gideri olarak tahsili gerektiği anlaşıldığından.
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 1.605,34-Euro hasar bedelinin (bakiye poliçe teminatı dikkate alınarak) 01.10.2020 temerrüt tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıllık Euro mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine, 523,74-Euro ekspertiz giderinin yargılama giderinden sayılmasına...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından, "....Kararın eksik ve hatalı bilirkişi incelemesi sonucunda kurulduğunu, davanın reddi gerekirken kabulününün hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından ödeme gerçekleştirilmiş olmasına rağmen bu husus dikkate alınmadan aleyhine hüküm kurulduğunu, açılan hasar dosyası kapsamında 1.129,03-TL ödeme yapıldığını, ödeme akabinde müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmamış olmasına rağmen mahkeme tarafından hukuka aykırı olarak hüküm kurulduğunu, aracın yurtdışında onarılarak kendilerine kur farkının yansıtılmasının haksız olduğunu,
kazaya ilişkin iki tane bilirkişi raporu alınmış olup mahkeme tarafından müvekkili şirket aleyhine olan rapor esas alınarak hüküm kurulduğunu, makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde %100 kusurlu olduğunun değerlendirildiğini, mahkemenin söz konusu hukuka aykırı raporu dikkate alarak haksız ve hukuka aykırı hüküm kurduğunu, araç hasar onarım tutarının oldukça fahiş olması ve müvekkilinin tespit giderinden sorumluluğu olmamasına rağmen bu yönde hüküm kurulması nedenleriyle söz konusu kararın kaldırılması zorunluluğunun hasıl olduğunu,
kabul anlamına gelmemekle birlikte bilirkişi raporunda tespit edilen yedek parça fiyatlarının fahiş oranda yüksek olup tazminatın uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda sigortalı aracın rayiç değerinin ne şekilde belirlendiğinin de hiçbir şekilde açıklanmadığını, öte yandan hasarın nasıl ve ne zaman meydana geldiği ile hasar ile haksız fiil arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkili şirketin faizden ve faiz oranından sorumluluğunun sınırlı olduğunu,
dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, davacı tarafça müvekkili şirkete iletilen feragat yazısından sonra, hiçbir şekilde müvekkili şirkete ikinci bir başvuruda bulunulmaksızın işbu davanın ikame edildiğini, dolayısı ile müvekkili şirketin dava öncesinde temerrüde düşürülmediğini, ekspertiz ücretinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, keyfi olarak ekspertiz incelemesi yaptırılarak ekspertiz ücreti talep edilmesinin makul gider olarak kabulünün mümkün olmadığını, başvuran tarafça talep edilen masrafların doğrudan zarar olmayıp dolaylı zarar olduğunu,
olaya bakıldığında müvekkili şirkete yapılan ihbar üzerine görevlendirilen eksper tarafından ekspertiz incelemesi yapıldığını, talep edilebilecek masraflara ilişkin, asıl olanın iyi niyet olduğunu, sigortacı tarafından karşılanacak olan her türlü masraf değil, yapılması makul görülen ve iyi niyet içeren masrafların ödenebileceğini, oysa mevcut eksper ataması incelendiğinde, yapılan atamanın yukarıda anılan hususlarla ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını, bununla birlikte asla kabul edilmemekle birlikte aksi kanaatte olunması halinde ekspertiz ücret tarifesine ilişkin düzenlemelerin olduğunu..." beyanla,
mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yabancı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle karşı yan trafik sigortacısından hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
1-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacıya ait Alman plakalı aracın davalı şirket sigortalısı olan ... plakalı araç ile Türkiye'de karıştığı kaza neticesinde hasarlandığı, Almanya'ya hasarlı şekilde götürülerek oradan ekspertiz raporu alındığı, davalı şirket tarafından kısmi ödeme yapılmış ise de, bakiye talep tutarı ödenmediğinden eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2-Mahkemece, konusunda uzman bilirkişilerden kusur ve hasara dair kök ve ek raporlar alındığı, davalı vekili her ne kadar istinaf itirazlarında kusura dair iki rapor alınıp aleyhlerine olan raporun hükme esas alındığını ileri sürmüş ise de, mahkemece trafik bilirkişiden alınan kök ve ek raporun aynı yönde olup, kazada tüm kusurun davalı taraf sigortalı aracına verildiği, kaldı ki taraflarca düzenlenmiş bulunan kaza tespit tutanağında da davalının sigortalısı olan aracın sürücüsünün geri geri giderken, park halindeki davacı aracına çarptığını açıkça beyan etmiş olduğu gözetildiğinde, dosyada kusura dair herhangi bir belirsizlik ve çelişki bulunmadığı anlaşılmakla, bu yöndeki itirazın reddi gerekmiştir.
3-Davalı sigorta şirketinin yargılama giderlerine dahil olan ekspertiz giderinden sorumlu olduğu ve somut olayda Alman piyasa rayicine göre bedelinin değerlendirileceği açık olup, buna dair itirazın kabulü mümkün görülmediği gibi, yine davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun tebliğ tarihine 8 işgünü ilavesi ile bulunan temerrüt tarihinde ve yabancı paraya uygulanacak faize dair kurulan hükümde de bir isabetsizlik görülmediğinden, bu husustaki itirazların ayrı ayrı reddi gerekmiştir.
4-Hasar tutarının, dosyada mevcut evraklar, Alman ekspertiz raporu ve Almanya piyasası rayiçleri gözetilerek usulünce ve açıklayıcı şekilde tespit edildiği görülmekle, bu yöndeki itirazların da kabulü mümkün görülmemiştir.
5-Bununla birlikte, davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme yapıldığı her iki tarafın da kabulünde olup, 1.129,03-TL'lik bu ödemenin, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limitinden düşülmesi gerektiği açık olmakla, mahkemece Euro cinsinden hesap edilip fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı TL olarak ödenmesine hükmedilen tazminat tutarı bakımından, davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limitinin açıkça hükme yazılması gerekirken, hükmü müphem bırakacak şekilde "bakiye poliçe limiti dikkate alınarak" denilmesi doğru olmamış, HMK 353/1-b-2.madde uyarınca,
hükmün bu kısmına "davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki poliçe limiti olan 41.000-TL'den kalan bakiye poliçe limiti olan 39.870,97-TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere" şeklinde açıklayıcı cümlenin ilavesi ile Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
6-Davalı vekili, yargılama giderlerine dair istinaf itirazında bulunmadığından ve bu husus kamu düzenine ilişkin olmadığından, bu konuda kararda bir değişiklik yapılmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1350, K. 2024/1981, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama