İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1660 K.2025/643

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/289 Esas-2022/259 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca…

Esas2022/1660Karar2025/643Tarih25 Nisan 2025Okuma11 dk · 2.212 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Nisan 2025
Dosya no
2022/1660
Karar no
2025/643
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
05/07/2020 (Dava) - 17/03/2022 (Karar
Numarası
2020/289 Esas - 2022/259 Karar
Dava
Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle
Bam karar tarihi
25/04/2025
Karar yazım tarihi
25/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.212 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/289 Esas-2022/259 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’un, davalı ...’nun 06/03/1998 tarihli kararıyla üye olarak kooperatif ortağı sıfatını kazandığını, müvekkiline ortaklık sıfatına dayanılarak ...’nde bulunan ... ili ... ilçesi ...

Mahallesi ... ada ... parseldeki taşınmazın tahsis edildiğini, tahsis için müvekkilinin arsa tahsis bedeli ödediğini ve ayrıca kendisinden kooperatif ortağı olması sebebiyle yıllık aidatlar tahsil edildiğini, ...nun, müvekkilinin Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin 108.maddesinde yer aldığı şekliyle tahsis edilen arsa üzerinde inşaatı bitirmemesini gerekçe göstererek 27/1/2016 tarihinde 499 sayılı karar ile arsa tahsisini iptal ettiğini, iptal kararına karşı yargısal süreç işletilerek İzmir 3. İdare Mahkemesi’nin 2016/525 Esas sayılı davasının açıldığını, davanın kesinleştiğini ve tahsisin iptali kararının onandığını,

bu süreç içerisinde davalı ...'un müvekkiline 09.05.2017 tarihli ihtarnameyi göndererek; “(...) tahsis tarihinden çıkarılma tarihine kadar ödenmiş olan ve iadesine karar verilen tutarın damga vergisi düştükten sonra iadesine” karar verildiğini bildirdiğini, ancak, ihtarda miktar bilgisine yer verilmediğini, bugüne değin müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, ihtara müvekkili tarafından 17.05.2017 tarihinde cevap verilerek itiraz edildiğinin ve temerrüt koşullarının oluşmadığının ihtar edildiğini, zira davalının gönderdiği ihtarnamenin gerek alacağın miktarı gerekse de unsurları yönünden belirsizlikler içerdiğini, gelinen noktada ise,

bir eda davası açılmasının zorunlu hale geldiğini, asıl talebin kooperatif ortaklık payının rayiç değerini konu alan belirsiz alacak talebi olduğunu (HMK m. 107), davalı ...’nun arsa tahsis kararının iptalinin, kooperatif ortaklığı açısından ortaklıktan çıkarılma niteliği taşıdığını, ...'un idari yetkilerini kullanarak bu yönde karar aldığını ve kararın kesinleşmesiyle birlikte müvekkilinin ortaklık sıfatının son bulduğunu, kararın kesinleşme tarihinden itibaren 97 no.lu kooperatif ortaklığının rayiç değeri üzerinden ödeme yapılması gerektiğini,

normal şartlarda bir ortaklıktan çıkma veya çıkarılma durumunda yapılan ortaklık payı üzerinden ödemenin somut olayda da gündeme geleceği hususunda tereddüt bulunmadığını, her ne kadar, müvekkiline gönderilen ihtarnamede sadece ödenen bedellerden (aidatlardan dahi söz edilmeden) bahsedilse de, müvekkiline yıllar içerisinde kooperatif ortaklık payının değerindeki artış dikkate alınarak ödeme yapılmasının zorunluluk teşkil ettiğini, müvekkiline ortaklık payının iptal kararının kesinleşmesi tarihindeki değeri dikkate alınarak ödeme yapılacağını,

yönetim kurulunun iptal kararının idari yargılama süreci sonunda kesinleştiği tarih dikkate alınarak, bilirkişi incelemesi yoluyla müvekkilinin ortaklık payının ilgili piyasa üzerinden tespit edilecek rayiç değerinin tespit edilmesini talep ettiklerini, artırma hakları saklı kalmak üzere, şu an için 10.000,00 TL’nin tahsilini talep ettiklerini, terditli talebin, bir malvarlığı hakkı olarak arsa tahsisi üzerindeki hakkın rayiç değerini konu alan belirsiz alacak talebi olduğunu (HMK m. 107), davalının organize sanayi bölgesinin işletmeciliğini üstlenmesinde tercih ettiği tüzel kişilik modelinin kooperatif olduğunu, dolayısıyla,

teknik anlamda müvekkilinin kooperatif payının, kendi lehine tesis edilen arsa tahsisini de kapsadığını, bu itibarla, asıl talep olarak söz konusu kooperatif payının değeri üzerinden talepte bulunulduğunu, öte yandan, bu yöndeki hukuki nitelendirmelerine mahkemenin katılmaması durumunda, ...’nun iptal ettiği arsa tahsis üzerindeki malvarlığı hakkının iptal kararının kesinleştiği andaki rayiç değeri üzerinden belirsiz alacak terditli talebini ileri sürdüklerini, esas itibariyle asıl ve terditli talebin parasal değeri değişiklik göstermemekle birlikte,

müvekkilinin haklarını sağlıklı bir şekilde kullanabilmek adına söz konusu terditin kurulduğunu belirterek, HMK’nın 107.maddesinden kaynaklanan artırma hakları saklı kalmak üzere, asıl talep olarak; müvekkiline ait kooperatif payının ...’nun iptal kararının kesinleştiği andaki değeri üzerinden 10.000,00 TL’lik bedelsiz alacağın davalıdan tahsiline, bu talebin kabul edilmemesi halinde, iptal edilen arsa tahsisi üzerindeki müvekkilinin malvarlığı hakkının ...’nun iptal kararının kesinleştiği andaki değeri üzerinden 10.000,00 TL’lik bedelsiz alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,

talep arttırım dilekçesi ile istemini 179.216,61-TL'ye çıkardığı anlaşılmıştır.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ortaklık sıfatına dayanılarak ... Mahallesi ... Ada ...

Parseldeki taşınmazın tahsis edildiğini, OSB Uygulama Yönetmeliği’nin 108/1-b maddesinde yer alan hükme aykırılık nedeni ile yönetim kurulunun 27.01.2016 tarihli ve 499 sayılı kararı ile arsa tahsisinin iptaline ve davacının katılımcılık sıfatının sonlandırılmasına karar verildiğini, davacının, OSB Uygulama Yönetmeliği’nin 18/1-b maddesinde yer alan hükme aykırı davranarak inşaatı bitiremediğini, yani davacının tahsis şartı olan inşaatı tamamlama yükümlülüğünü tam ve eksiksiz olarak yerine getiremediğini, nitekim iptal kararına karşı İzmir 3. İdare Mahkemesi’nde 2016/525 Esas sayılı davayı açtığını ve işbu davanın kesinleştiğini,

arsa tahsisi iptali kararının onandığını, davacıya tahsis edilen ... Ada ... Parsel üzerinde davacı lehine ... Bankası tarafından 400.000,00 TL tutarında 1.dereceden 11.06.2010 tarihinde 4728 yevmiye numaralı ipotek tesis edildiğini, OSB Kanunu ve Yönetmeliği kapsamında davacıya ait olmayan bir arsa üzerinden davacı lehine kullandırılan krediye istinaden müvekkili ...

OSB'ye ait arazi üzerinde ipotek mevcut olmasını ve işbu ipotek kapsamında davacıya ait mevcut kredi riskinden müvekkilinin sorumlu olmasını kabul etmenin mümkün olmadığını, ... OSB'nin 21.06.2019 tarihli genel kurulunda ve ayrıca ... OSB'nin 27.11.2019 tarih ve 687 sayılı yönetim kurulu toplantısında alınan kararlar gereği; ...

OSB mülkiyetinde olan ve 3.kişiler lehine mevcut olan ipoteklerin kaldırılmasına ilişkin işlemler için kararlar alındığını, katılımcının OSB’ye ait mülk üzerinden kredi kullanması mümkün olmadığı gibi ayrıca davacı sorumluluklarını yerine getirmediği için mevcut arsa tahsisinin iptal edildiğini, davacının tahsisi iptal edilen arsa üzerinde tasarruf yetkisi yokken öncesinde lehine tesis edilen hukuka aykırı ipoteğin hala arsa üzerinde şerhinin devam etmesinin mümkün olmadığını, katılımcının kendisine tahsis edilen arsa üzerinde ilgili ruhsatlarını tamamlaması sonrasında tasarruf yetkisine sahip olabileceğini,

davacı lehine hukuka aykırı ipotek tesis edilmesinden dolayı ...'a herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, "...Davalı vekili tarafından sunulan 15/03/2022 havale tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin rapora karşı herhangi bir somut itiraz barındırmadığı, itiraz dilekçesinde belirtilen itirazların matbu hususlar içerdiği anlaşılmakla, davalı vekili tarafından sunulan 16/03/2022 havale tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin ise; davalı kooperatif adına çıkartılan kooperatif hukuku alanında uzman bilirkişinin 26/01/2022 havale tarihli raporunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281. maddesi şerhini içerir tebligatın 01/03/2022 tarihi itibariyle usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği,

ancak bahse konu itiraz dilekçesinin 2 haftalık kesin süre sona erdikten sonra sunulduğu anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunduğu, davacı vekilinin 16/02/2022 havale tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 10.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 179.216,61-TL'ye arttırdığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin 180. maddesinde yer alan şekilde kendisine tahsis edilen arsa üzerinde inşaatı bitirememesi gerekçesiyle S.S. ...

Organize Ticaret ve İmalat Bölgesi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu'nun 27/01/2016 tarihli 499 sayılı kararı ile arsa tahsisinin iptali üzerine İzmir 3. İdare Mahkemesi'nin 2016/525 Esas-2017/1459 Karar sayılı kararı ile arsa tahsisinin iptali kararına karşı yapılan başvurunun reddedilmesi sonucunda ortaklıktan çıkarıldığı, davacının kooperatif ortaklık payının tahsili amacıyla işbu davayı ikame ettiği, davacının ortaklık payı açısından davalı kooperatife 130.046,64-TL ödediği, davacının ortaklık payının ortaklıktan çıkarılma tarihi gözetilerek yeniden değerlenmiş hali ile 246.348,55-TL olduğu,

ancak davacının ortaklığı döneminden 8.157,00-TL aidat borcu bulunduğu, ayrıca ortaklıktan çıkarılma işlemi akabinde davalı kooperatif tarafından davacıya 58.974,94-TL ödeme yapıldığı, davacının ortaklık payı alacağından aidat borcu ile davalı kooperatif tarafından yapılan ödemenin mahsubu neticesinde davacının ortaklıktan çıkarılması neticesinde ortaklık payının yeniden değerlendirilmiş halinden bakiye alacağının (246.348,55-TL-8.157,00-TL -58.974,94-TL) 179.216,61-TL olduğu, davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı,

bilirkişi raporlarının da taraflar, mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bir şekilde ara karar doğrultusunda düzenlendiği anlaşılmakla, yasa hükümleri ve bilirkişi raporları doğrultusunda açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmekle. DAVANIN KABULÜ İLE, 179.216,61-TL alacak bedelinin dava tarihi olan 05/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı S.S. ...

Organize Ticaret ve İmalat Bölgesi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifinden tahsili ile davacı ...'a verilmesine..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili tarafından, "...Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi dosya kapsamındaki itirazlarını kapsayacak şekilde bir inceleme yapılmadığını, davacının ortaklık sıfatının, tahsis şartı olan inşaatı tamamlama yükümlülüğünü yerine getirmediği ve OSB Uygulama Yönetmeliği’nin 108/1-b maddesi hükmüne aykırı davrandığı için sona erdirildiğini, yine ilgili kanunda katılımcının o güne kadar yatırmış olduğu arsa tahsis bedellerinin tamamının katılımcıya iade edileceği de düzenlenmiş olup,

bu hüküm uyarınca müvekkili şirket tarafından davacıya iade edilmesi gereken arsa tahsis bedelinin faiziyle birlikte tamamen ödendiğini, yani davacıya iade edilmesi gereken arsa tahsis bedelinin yalnızca 58.974,94 TL olduğunu, işbu tutarın da 31.12.2020 tarihinde müvekkili şirket tarafından davacıya ödenmiş olup, bilirkişilerce hatalı şekilde hesaplanan 179.216,61 TL’nin hükme esas teşkil etmesinin kabul edilemez olduğunu, mübrez 26.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda mevcut bulunan ve tartışmaya mahal vermeyecek derecede somut olan hataların daha önce de dosya kapsamındaki dilekçelerde belirtilmesine rağmen,

itirazlarının bilirkişi tarafından dikkate alınmayarak eksik inceleme ve hatalı hesaplamalar sonucu hatalı bir şekilde rapor oluşturulduğunu, bilirkişi raporunda yeniden değerleme içine aidat ödemelerinin dahil edildiğini, aidat ödemelerinin arsa tahsis bedeli olmadığını, buna rağmen bilirkişinin hesaplama yaparken aidat ödemelerini de arsa tahsis bedeli içine alarak güncel bakiyeye ulaştığını, bu rakamın da bedelin de hatalı olduğunu, nitekim, tahsis iptali yapılan arsaların geri ödeme rakamları hesaplanırken OSB'ye ödenen arsa bedeli üzerinden hesaplama yapıldığını, bu nedenle,

davacının ... ada ... parseldeki arsa tahsis iptaline ilişkin ödemeleri 2001 yılında tamamlanmış olup arsa giriş bedelinin 2.500 m2*2,675 TL=6.687,50 TL olarak hesaplandığını, OSB Uygulama Yönetmeliği’nin 59/4. maddesi uyarınca arsa tahsis iptallerinde yeniden değerleme işleminin arsa tahsis bedeli üzerinden yapıldığını, anapara 6.687,50 TL, yeniden değerleme 60.444,43 TL, 2015 yılından kalan aidat borcu 8.157,00 TL (mahsup edilen miktar), 67.131,93 - 8.157,00 =58.974,94 TL olduğunu, bilirkişi tarafından hesaplamanın yanlış yapıldığını, davacıya ödenmesi gereken yeniden değerlenmiş hal miktarının yalnızca 58.974,94 TL olup,

ilgili miktarın da davacıya ödendiğini, yeniden değerleme raporu hesaplanırken üst amir pozisyonunda bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın gönderdiği ve belirttiği faiz ve ödeme parametreleri olan OSB Uygulama Yönetmeliği ve OSB Kanunu'nun dikkate alınacağını, arsa bedeline uygulanan tüm faizlerin ve hesaplamaların sunulu tabloda ayrıntısı ile görüldüğünü, bu belirtilen rakam haricinde farklı bir rakamı ödemelerinin mümkün olmadığını, tüm bu ödemeler ve parametrelerin mutat olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından teftiş edildiğini,

mübrez dilekçelerinde de de söz konusu durumu izah etmelerine rağmen bilirkişi tarafından belirlenen 179.216,61 TL'nin kabul edilemez olduğunu, dava özel ve teknik bilgi gerektirmekte olup bilirkişilerin yeniden değerleme içine aidat ödemelerini dahil ederek hatalı bir hesaplamaya ulaştıklarını, hükme esas alınabilir nitelikte olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığının ortada olduğunu, müvekkili tarafından yapılan ödeme ile ilgili dava konusuz kalmış olup, davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, kooperatif üyeliğinden çıkarılan ortağın arsa tahsis bedelini de içeren ortaklık çıkma payının tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının 1998 yılından itibaren davalı organize sanayi bünyesindeki kooperatife ortak olup .../... parselde 2.500 m2'lik arsanın tahsis edildiği, ancak ruhsat tarihine göre OSB mevzuatı uyarınca süresinde inşaat işini tamamlamadığından davalı kooperatif YK'nun 27.01.2016 tarihli kararı ile arsa tahsisinin iptaline ve dolayısıyla ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği, bu kararın İzmir 3.İdare Mahkemesi'nin 2016/525 E. sayılı dosyasında davacı tarafça açılan davanın reddi kararı ve bu red kararının BİM tarafından 13.03.2018 tarihinde verilen istinaf esastan red kararı ile kesinleştiği hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.

İhtilafın, davacının kooperatif ortaklığından çıkarılması nedeniyle kooperatiften arsa payı bedelinin iadesi ve aidat iadeleri bakımından alacaklı olup olmadığı ve alacaklı ise bunun miktarına ilişkin olduğu görülmektedir.

Mahkemece, önce mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, ancak bu rapor sürecinde kooperatifin defter ve belgeleri ibraz edilmemiş olduğundan sözkonusu raporun eksik incelemeye dayalı olduğu, bunun üzerine kooperatife çıkarılan ihtar sonucu temin edilen kooperatif defter ve belgeleri de incelenmek suretiyle kooperatif alanında uzman farklı bilirkişiden rapor alınarak, davacının güncellenmiş şekilde kooperatiften olan ayrılma payı alacağına dair hesaplama yapıldığı, mahkemece de bu rapor esas alınarak davacı tarafça arttırılan dava değeri üzerinden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Son alınan ve mahkemece hükme de esas alınan 26.01.2022 havale tarihli bilirkişi raporunun davalı tarafa 01.03.2022 tarihinde tebliğ edilmesinin akabinde davalı vekilince süresinde sunulan 14.03.2022 Uyap tarihli dilekçede "aleyhe olan hususları kabul etmedikleri" şeklindeki beyandan ibaret bir dilekçe sunulup, herhangi bir somut itiraz bildirilmediği, ardından davalı vekilince 16.03.2022 tarihli, süresinden sonra sunulmuş olan itiraz dilekçesinde ayrıntılı itirazlarda bulunulduğu görülmüştür.

Süresi içerisinde sunulan ancak hiçbir somut itiraz barındırmayan dilekçe dikkate alınarak, re'sen inceleme yapılması gereken hususlar dışında taraf beyan ve itirazlarının mahkeme için bağlayıcı olduğu gibi, davacı taraf bakımından usuli müktesep hak da teşkil edeceği de gözetilerek, mahkemece verilen kararda ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Esasen, davalı kooperatif tarafından yapılan 58.974,94-TL'lik ödemenin tarihi 31.12.2020 olup, dava açıldıktan sonra olduğundan, bu miktar bakımından mahkemece davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm tesis edilmesi gerekmekte ise de, bununla birlikte, dava açıldığı tarih itibariyle davacının haklı olduğu kabul edildiğinden ve tüm yargılama giderleri de davalıya yüklenmiş olduğundan sonuca etkili görülmediğinden bu husus kaldırma nedeni yapılmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davalı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/289 Esas - 2022/259 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 12.242,29 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.060,58 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 9.181,71 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avanstan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/04/2025

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1660, K. 2025/643, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1660
Karar No
2025/643
Tarih
25 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1661 K.2025/419
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1662 K.2025/728
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1665 K.2025/632
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1666 K.2025/598
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/1668 K.2025/611
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1669 K.2025/646

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.