KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2022/189
- Karar no
- 2024/911
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/07/2020 (Dava) - 12/10/2021 (Karar
- Numarası
- 2020/307 Esas - 2021/803 Karar
- Dava
- Maddi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle
- Bam karar tarihi
- 29/05/2024
- Karar yazım tarihi
- 29/05/2024
Karar Metni
1.520 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/307 Esas-2021/803 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 12.07.2012 tarihinde seyir halinde olan ... plakalı araç sürücüsü davadışı ...'ın şeridinde keskin viraja girdiği esnada, karşı istikametten seyir halinde olan Bolu Belediyesine ait ... plakalı araç sürücüsü ...'nın otobüsün hakimiyetini kaybetmesi ile çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını, kazanın oluşumunda davalı şirket nezdinde ZMMS poliçeli ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, davanın safahatında rapor alındığında davacının geçici iş göremezlik süresi ve kalıcı maluliyet oranının açığa kavuşacağını,
kaza sebebiyle müvekkili adına .,.. Sigorta'ya 30.07.2019 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak ...
Sigorta AŞ'nin başvuruyu reddettiğini belirterek, HMK 107.maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.900,00 TL sürekli maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin davalıdan başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırım dilekçesi ile istemini toplamda 146.868,04-TL'ye çıkardığı anlaşılmıştır.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, sigorta şirketine başvuru şartları yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından genel şartlarda belirtilen belgeler talep edilmesine rağmen davacı tarafından ilgili belgeler teslim edilmeyerek haksız olarak işbu davanın ikame edildiğini, savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini,
geçici iş göremezlik tazminatı talepleri hem 6111 sayılı kanun gereği hem de trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışı olduğunu, müvekkili şirketin bu talepler nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının iyileşip iyileşmediği, kaza sonrası tedavisine devam edip etmediği,
sakatlanmasına uygun tedavi görüp görmediğinin belli olmadığını, arka koltukta oturan davacının koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının, ayakta olup olmadığının da belli olmadığını, kaza tutanağında bu hususun tespit edilemediğini, SGK tarafından yapılan tüm ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, ZMMS poliçe şartları gereği sürekli maluliyet tazminatı dışında davacının diğer taleplerinin kabul edilemez olduğunu, faiz başlangıcının dava veya ıslah tarihi olabileceğini, yasal faiz istenebileceğini, dosyada alınan sağlık raporunun Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre hatalı olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, "...Her ne kadar davalı vekilince dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığından bahisle zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkin olduğu,
6098 sayılı TBK'nın 72/1. maddesinde tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı, ancak tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, tazminat talebi açısından zamanaşımı süresinin ceza kanunlarında öngörülen zamanaşımı süresine tabi olacağı,
dava konusu eylem açısından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/5711 soruşturma sayılı dosyası kapsamında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı soruşturma yürütüldüğü ve sonucunda iddianame düzenlenerek dosyanın Bolu (kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi'ne gönderildiği, dosyanın 2012/659 Esas sırasına kaydının yapıldığı ve dava konusu eyleme ilişkin yapılan yargılamaya konu suç açısından zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunduğu,
....tüm dosya kapsamı ve yargılamanın çeşitli safahatlarında alınan raporlar kapsamında dava konusu trafik kazasında yaralanmasından ötürü davacının sürekli iş göremezlik oranının olay tarihindeki yaşına göre %6.3, rapor tarihindeki yaşına göre ise %7 oranında olduğu, iyileşme süresinin 3 ay olarak kabulünün uygun olacağı, dava konusu trafik kazasının ... plakalı araç sürücüsü ...'nın %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği,
maluliyet raporu ve kusur raporu dikkate alınarak güncel Yargıtay içtihatları doğrultusunda ülkemizin sosyal ve ekonomik şartlarına daha uygun olduğu kanaatiyle TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülüne uygun olarak yapılan hesaplamanın mahkemece de kabul gördüğü ve bu bedel üzerinden hüküm kurma yoluna gidilerek, buna göre yapılan hesaplama sonucunda davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının 144.848,14-TL olduğu,
kaza tarihinde öğrenci olan davacının herhangi bir gelir kaybı yaşamaması sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, davacı vekilinin 12/07/2021 havale tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde 5.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 146.848,00-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve eksik harcı yatırmış olduğu,
davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 12/08/2019 tarihinde temerrüde düştüğü, alınan tüm raporlar ve mahkemece yapılan değerlendirmeler neticesinde davacının davasını sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı kanaatiyle, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmekle, sonuç olarak.
DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden davanın KABULÜNE, 144.848,14-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun sigorta şirketine ihbarından itibaren 8 iş gününün sona erdiği 12/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Anonim Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden davanın REDDİNE...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından, "...Davacı tarafın şirkete usule uygun başvuru yapmadan işbu davayı açtığını, bu hususun yasanın özüne ve amacına aykırı olduğunu, ayrıca davacının sadece talebini iletmesi başvuru sayılmamakta olup, gerçek zararın tespitine yarar ve gerekli görülen tüm belge ve bilgileri de kendilerine göndermiş olması gerektiğini, aksi halde hakkın kötüye kullanımının söz konusu olacağını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerekirken hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu’ndan alınması gerektiğini, çelişkilerin giderilmesi gerektiğini,
alınan maluliyet raporunun fahiş hesaplandığını, daha önce verilen maluliyet oranı %6 iken, Ege Üniversitesi’nden alınan maluliyet oranının %7 olduğunu, mahkemece eksik inceleme yapılarak bu şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece bilirkişi raporuna karşı itirazları doğrultusunda yeniden inceleme kararı verilmediğini, karara dayanak bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin kullanıldığını, ancak kaza tarihi gereği ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2020/2598 Esas-2021/34 Kararı gereğince TRH-2010 mortalite tablosu ve %1.80 teknik faiz üzerinden göre hesaplama yapılması gerektiğini,
davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesini kabul etmediklerini, kaza tarihinin 12.07.2012 olduğunu..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasına dayalı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davaya konu trafik kazası nedeniyle davacının geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı istemli olarak belirsiz alacak davası açtığı, mahkemece sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin kabulüne, geçici işgöremezlik tazminatı isteminin ise reddine karar verildiği, karara karşı davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu görülmekle, davalı vekilinin ilk istinaf itirazı olan başvuru şartına yönelik itirazının öncelikle reddi gerekmiştir.
Zira, dosya içeriğinde davadan önce sigorta şirketine yapılan başvuru ve tebliğine dair evrakların yer aldığı, davalı sigorta şirketince mevzuata göre maluliyet raporunun da sunulması gerektiğinden bahisle başvurunun kabul edilmediği anlaşılmakla, yargılama sürecinde mahkemece alınabilecek olan maluliyet raporunun, davalı sigorta şirketi medical eksperlerinden de alınmayarak, kendilerine bu raporun sunulmadığı gerekçesiyle başvurunun reddinde isabet bulunmadığından, davalı vekilinin başvuru şartının usulünce yerine getirilmediği itirazının kabulü mümkün görülmemiştir.
Zamanaşımına dair itirazların da, kaza tarihine, dava tarihine, olayın "taksirle yaralama eylemi" niteliğinde olmasına ve ceza zamanaşımı süresine göre yerinde olmadığı görülmekle, bu itirazın da reddi gerekmiştir.
Davalı vekili maluliyet raporuna yönelik olarak da istinaf itirazında bulunmuş olup, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uygulanmakta olup, hükme esas alınan raporun da bu yönetmeliğe uygun şekilde Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp ABD heyetinden usulünce alındığı görülmekle, bu yöndeki itirazın da reddi gerekmiştir.
Aktüer raporunda TRH 2010 yaşam tablosuna ve progresif rant usulünce hesaplama yapılmasında ve seçenekli bilirkişi raporu bakımından davalı taraf yararına oluşmuş bir usuli müktesep hak da bulunmamasına göre, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, bu yöndeki itirazın da kabulü mümkün görülmemiştir.
Müterafik kusur bakımından, re'sen yapılan değerlendirmede; davacının yaralanmasının niteliğine ve dosya kapsamına göre emniyet kemeri takıp takmadığına dair bir veri olmayıp, araçtan fırlama gibi bir durum da sözkonusu olmadığından, bu indirimi uygulayabilmek için dosya kapsamında yeterli bir delil olmadığı görülmüş, sonuç olarak; usul ve yasaya uygun bulunan yerel mahkeme kararına yönelik tüm istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/189, K. 2024/911, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama