KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Dosya no
- 2022/1908
- Karar no
- 2025/1022
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/04/2017 (Dava) - 09/03/2022 (Karar
- Numarası
- 2017/55 Esas - 2022/13 Karar
- Asıl dava
- Patent Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Ortadan Kaldırılması Maddi- Manevi Tazminat
- Karşı dava
- Patentin Hükümsüzlüğü
- Bam karar tarihi
- 25/06/2025
- Karar yazım tarihi
- 25/06/2025
Karar Metni
1.194 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/55 Esas - 2022/13 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumunda 2011/00953 nolu "ahşap desenli kompozit profil üretim yöntemi" adlı incelemeli patente sahip olduğunu davalıların patenti ihlal ettiklerini, davalılardan ...nin patenti içeren ürünleri diğer davalılardan satın aldığını, ihale açarak edindiğini, ihaleye konu edilen ürünün patentin kapsamında olduğunu, benzer eylemlerinin ...'de de gerçekleştiğini, ...'in kışkırtması ile ihaleye giren ... adlı davalı şirketin kalitesiz ürün vermesi nedeniyle ...
Belediyesi tarafından iptal edildiğini, ...nde de davaya konu ettikleri eylemlerin bulunduğunu, 2017/36441 ihale kayıt nolu teknik şartname sözleşme tasarılarında konunun belirtildiğini, tecavüzün aynı zamanda haksız rekabette oluşturduğunu belirterek, tecavüzün öncelikle tedbiren durdurulmasını, pat 15.000 TL maddi tazminatın her bir davalıdan ayrı ayrı tahsilini, ayrıca yine her bir davalıdan 15.000 TL manevi tazminatın toplam olarak 90.000 TL tazminatın haksız eylem tarihinden ticari faiziyle tahsilini, tecavüzün durdurulup, ortadan kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP
Davalı- karşı davacı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle ihtiyati tedbire itirazda bulunduğunu, davanın kötü niyetle açıldığını ileri sürdüğünü, açılan davanın 4754 sayılı İhale Kanunu hükümlerine aykırı olduğunu, ihale sonuçlandıktan sonra idareye itiraz yapıldığını, idari yargıya gitmediklerini, öte yandan patent ihlali iddialarının dayanaksız olduğunu, kaldı ki patentin hükümsüzlüğü için karşı dava açtıkları belirttiğini, tedbirin öncelikle kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın görev yönünden ve esastan reddini istediğini, kendisine husumet düşmediğini ileri sürmüştür.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, idari yargı uyuşmazlığının bulunduğunu, kuruma husumet düşmediğini, davacının da ihaleye katıldığını, K.İ.K itiraz yolunu kullanmadığını, en düşük teklifi veren diğer davalı üzerinde kaldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;"...Dosya kapsamında toplanan deliller ve 29/11/2021 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında; dava konusu 2011/00953 nolu patentin buluş basamağının olmadığı, hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olacağından asıl dava bakımından tecavüz iddialarının yerinde olmadığı.." gerekçesiyle "...Asıl dava bakımından davacının davasının reddine, karşı dava bakımından davacının davasının kabulü ile 2011/00953 nolu patentin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine.." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davacı - karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı - Karşı Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Patent uygulamaları yönünden tartışılmaz üstünlüğü olan İsveç’in onayını taşıyan bir patentin, hele hele patentin geçerliliğini belirleyen önceki rapor da varken, geçersizliğinin kabul edilmesi,
hukuki açıdan kabul edilebilecek bir durum olmadığını, esasa etkili ilk raporun 26.03.2018 tarihli ... imzalı ilk rapor olup davacı lehine olduğunu, davadaki diğer raporun ise mahkemenin ana davanın reddi ve karşılık davanın kabulü şeklindeki görüşünü dayandırdığı ... imzalı rapor olduğunu,
son rapora karşı beyanlarında dosyanın iki aykırı görüşü temsil eden iki rapor oluştuğunu ve bu raporlar arasındaki tezatlığın bir üçüncü raporla giderilmesi konusundaki yazılı ve sözlü taleplerinin davanın gereğinden fazla uzamış olduğu yaklaşımıyla 26.01.2022 tarihli oturumdaki 2 nolu ara kararla reddedilerek açık bir hukuki hataya sebebiyet verildiğini, istinaf aşamasında yargılama yapılmasına engel bir durum bulunmadığından,
mahkeme aşamasında talep ettikleri birbirine aykırı raporları veren ekiplerden Türk Patent ve Marka Kurumu kurucu başkanı ....ile ikinci raporu veren ekipten ...’in birlikte bir rapor düzenlemelerini ve böylece her iki ana rapor arasındaki görüş ayrılığının giderilebileceği açık ve net olduğundan bu taleplerinin kabulüne ve uygulanmasına, dosya içerisindeki kanıtlar yeterli görüldüğü takdirde, kararın kaldırılması ve Ankara’daki talep ettikleri raporun da alınmasının sonrasında, yeniden esas hakkında karar verilmesine ve asıl davanın kabulü ile karşılık davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava; patentten kaynaklanan hakka tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davası, karşı dava ise patentin hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı - karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; mahkemece kimya yüksek mühendisi, patent ve marka vekili makine mühendisi ve fikri mülkiyet uzmanı bilirkişi heyetinden 26.03.2018 tarihli raporun alındığı, akabinde Çeşme Asliye Hukuk mahkemesine talimat yazılarak davalı belediye ile davalı-karşı davacı şirket arasında ihale kapsamındaki ürünler üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak ..
Üniversitesi Polimer Teknolojisi öğretim üyesi bilirkişi ....'den 28.08.2018 tarihli raporun alındığı, mahkemece temin edilen ürün örnekleri İstanbul Fikir ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazısı ekinde gönderilerek metalürji ve malzeme mühendisi bilirkişi ... tarafından bila tarihli raporun düzenlendiği, daha sonra ..
Üniversitesi Polimer Teknolojisi öğretim üyesi bilirkişi ...ve marka patent vekili ....'den oluşan heyetten 20.01.2019 tarihli heyet raporunun alındığı, 26.03.2018 tarihli heyet raporu ile 20.01.2019 tarihli heyet raporunun çelişmesi, taraflar vekillerince birden çok uzman görüşü raporunun sunulması nedeniyle çelişkilerin giderilmesi ve uzman görüşlerinin değerlendirilmesi,
ayrıca karşılaştırma için ürün örnekleri üzerinde laboratuvar testlerinin yapılması için Ankara Fikir ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak sınai mülkiyet uzmanı makine mühendisi, sınai mülkiyet uzmanı malzeme ve metalürji mühendisi, sınai mülkiyet uzmanı kimyager bilirkişi heyetinden 29.11.2021 tarihli son raporun alındığı, hükme esas alınan 29.11.2021 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi heyetinin alanında uzman kişilerden oluştuğu, son raporun, laboratuvar analiz sonuçlarına dayalı, açık, anlaşılır, önceki raporlar ve uzman görüşleri arasındaki tüm çelişkileri giderir, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu,
davacı-karşı davalı şirket adına tescilli 2011/00953 nolu patentin tüm istemleri itibariyle yeni ve sanayiye uygulanabilir olduğu ancak buluş basamağı kriterine sahip olmadığının usulünce tespit edilmesi karşısında mahkemece karşı davanın kabulü yerinde olup, patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi hükümsüzlük kararı geriye etkili olduğundan tecavüz iddiasına dayalı asıl davanın reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı-karşı davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı-karşı davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1908, K. 2025/1022, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama