KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Dosya no
- 2022/242
- Karar no
- 2024/1000
- İncelenen kararın mahkemesi
- KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/03/2021 (Dava) - 12/11/2021 (Karar
- Numarası
- 2021/162 Esas - 2021/637 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 13/06/2024
- Karar yazım tarihi
- 13/06/2024
Karar Metni
1.483 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2021 tarihli 2021/162 Esas ve 2021/637 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğünün 2020/4746 Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlu 03/02/2021 tarih havaleli itiraz dilekçesi ile "Ödeme emrinde borcun sebebi olarak sadece 21.12.2020 tarihli havale yazdığı, başka bir açıklama olmadığı -ve ödeme emrinin ekinde bir belge yer almadığı- için borca itiraz ediyoruz.
Zira sadece havale yapılmış olması başlı başına bir borç doğurucu işlem değildir." gerekçesiyle borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazında haksız olduğunu, borçlunun iddia ettiği gibi sebepsiz ve gerekçesiz bir havale olmayıp, dekont içeriği incelendiğinde, borçluya yapılan havalenin "Sel Kozmetik Hisse Devri İçin" kaydıyla yapıldığını, tarafların ...
Şti.'nde ortaktık olduklarını, müvekkili davalıya ait olan şirket hisselerini müvekkile devretmesi karşılığında söz konusu havaleyi hisse devir bedeli olarak yaptığını ve 22.500,00 TL gönderdiğini, ancak davalının söz konusu meblağı almış olmasına rağmen hisse devrini yapmayarak üzerine düşen edimi gerçekleştirmediğini, söz konusu uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğundan davalının itirazı üzerine zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ve 22.02.2021 tarihli arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında anlaşmaya varılamadığını,
ayrıca devir işlemleri şirket muhasebesince hazırlandığı halde hisseleri devre gelmemiş ve bu suretle işlemin gerçekleşemediğini, bu itibarla gönderilen havale bedeli haksız ve hukuka aykırı biçimde müvekkile iade edilmeyerek ve borca da kötü niyetle itiraz edildiğini belirterek borçlu davalının takibe, asıl alacağa ve faize ilişkin haksız itirazlarının kaldırılmasına ve takibin devamına, davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın herhangi bir hukuksal dayanak ve kanunun maddesinin bulunmadığını, usul yönünden davanın reddi gerektiğini, esas yönünden ise takibe itiraz ettiklerini, takibin durduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkili hesabına yatırılan para hisse devri bedeli olmadığını, davacının her ne kadar açıklama kısmına öyle yazmış ise de müvekkilinin hissesinin karşılığının bu para olmadığını, müvekkilinin şirketteki hissesinin %25 olup şirketteki hisse değerinin 32.113,00 TL olduğunu, müvekkilinin hesabına yatırılan paranın müvekkilinin hak kazanmış olduğu kar payına mahsuben yapılan ödeme olduğunu,
müvekkilinin şirkete ortaklık ve çalışma süresinin 5 ay olduğunu, ancak yatan paradan sonra kar payından kalan miktarın 2.500 TL olduğunu, aktif şirketin nakit parasından müvekkilin alacağının 3.728 TL, satılan ve parası daha alınmayan kitlerden alacağının 3.238 TL, satılan ve parası alınmayan dezenfektandan alacağı 9.505.47 TL, satılan ve parası alınmayan ateş ölçerden alacağı 189 TL, stoktaki kitten alacağı 4.973.58 TL, stoktaki dezenfektan alacağı 10.724,50 TL olduğu, toplam alacağının hisse bedeli hariç 34.859.30 TL olduğunu da belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ''...davacı davalının şirketteki hisselerinin devri için 22.500,00 TL yi hisse devir bedeli olarak gönderdiğini, davalının ise meblağı aldığı halde hisse devri yapmadığını bildirmiştir. Davalı ise gönderilen paranın kar payı içi yapılan ödeme olduğunu davalıya bir borcu olmadığını savunmuştur.
Yapılan bilirkişi incelemesinde şirkette hisse devri yapılmasına ilişkin herhangi bir kararın alınmadığı ,karın tespiti ve dağıtımı için yapılan hesaplamada 2020 yılı 34.375,62.-TL tutarındaki net karından, %5 -1.718,78.-TL tutarındaki yedek akçe ayrıldıktan sonra, ödenmesi gereken %15 -4.898,53.-TL tutarındaki Gelir Vergisi stopajı düşüldükten sonra 27.758,31.-TL tutarındaki net kar payının; ...'e 6.939,58.-TL tutarında; ...'e 20.818,73.-TL tutarında ödenmesi gerektiği, davalının sermaye taahhüdünü şirkete 5.000,00.-TL tutarında borçlanmak suretiyle yerine getirdiği;
buna göre Sermaye taahhüdüyle beraber davalının şirkete 13.285,15.-TL toplam tutarında borçlu olduğunun 13.285,15.-TL ...'in, 31.12.2020 t.itibariyle Dava dışı şirkete Borcundan -6.939,58.-TL ...'in, 31.12.2020 t.itibariyle dava dışı şirketten net kar payı alacağı çıkarıldığından 6.345,57.-TL ...'in, 31.12.2020 tarihi itibariyle dava dışı şirkete kalan borcu olduğu, dolayısıyla davalının dava konusu meblağın kar payı olarak gönderildiğine yönelik savunmasının yerinde olmadığı, davalının hesabına havale edilen paranın ...
Hisse devri açıklaması ile havale edildiği, hisse devrinin yapılmadığı anlaşılmakla takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 22.500,00 Tl alacaklı olduğu...'' gerekçesiyle; ''...Davanın KABULÜNE, Davalının Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğünün 2020/4746 E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacak 22.500,00 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, %20 icra inkar tazminatı 4.500,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme müvekkiline gönderilen paranın bilirkişi raporuna göre kar payı olmadığını hisse devri olduğunu kabul ederek davayı da kabul ettiğini oysa bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinin incelenmediğini, delillerin toplanmadığını, zira bilirkişinin sadece sınırlı belge ve kayıtları inceleyerek müvekkilinin kar payını belirttiğini, şirkete ait banka kayıtlarının incelenmediğini, davacının iddia ettiği gibi müvekkilinin hesabına yatırılan paranın hisse devri bedeli olmadığını, bu durumun da bilirkişi raporu ile ortaya çıktığını,
davacı her ne kadar açıklama kısmına öyle yazmış ise de müvekkilinin hissesinin karşılığının bu rakam olmadığını, müvekkilinin şirketteki hissesi %25 olup şirketteki hisse değerinin 32.113 TL olduğunu, bilirkişinin incelemesinde şirket yevmiye defteri ve resmi kayıtlarını incelediğini, şirketin ...
Bankası Narlıdere Şubesi ... no'lu hesabı incelendiğinde resmi kayıtların dışında kar ettiği ve şirketin sermayesinin ve karın daha yüksek olduğunun ortaya çıkacağını, müvekkilinin ortağı olduğu ...
Şti. ticari defterlerinin incelendiğini ama banka hesaplarının incelenmediğini, bilirkişinin ek inceleme yaptığında şirketin gerçek kar tablosu, müvekkiline ait alacaklar ve hisse değeri tespit edilecek olup, davacı tarafından müvekkiline gönderilen paranın bu rakamlardan hiçbirini karşılamadığının açık olarak ortaya çıkacağını, bilirkişinin raporunda belirttiği üzere şirkette hisse devri yapıldığına ilişkin hiçbir kararın olmadığının ortaya çıktığını,
ortada bu konuda alınmış herhangi bir karar olmadığından ve müvekkilinin de bu konuda bir muvaffakat yahut imzası da bulunmadığından bu paranın hisse devri amacıyla yatırılmadığının açık olduğunu, kaldı ki Mahkeme her ne kadar bu paranın hisse devri bedeli olduğuna kanaat getirmiş ise de yatırılan paranın hisse devri bedeline de karşılık gelmediğini, müvekkilinin şirketteki hissesi %25 olup şirketteki hisse değerinin 32.113 TL olduğunu, müvekkilinin toplam alacağının hisse bedeli hariç 34.859.30 TL olduğunu belirterek öncelikle tehiri icra kararı verilmesine, delillerden banka kayıtları toplanıp incelenmeden verilen kararın kaldırılmasına,
usul ve esas itirazları nedeni ile davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalıya gönderilen hisse devri bedelinin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün 2020/4756 sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından başlatılan 22.500,00-TL alacak üzerinden yapılan ilamsız icra takibinin borçlusunun davalı olduğu, ödeme emrinin borçluya 23/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/borçlu vekilince süresinde 01/02/2021 tarihinde borcu bulunmadığından bahisle takibe, borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu; taraflar arasında düzenlenen 17 Temmuz 2020 Tarihli ...
Limited Şirketi'nin Ana Sözleşmesi içeriği; davaya konu alacağa esas dekonttun incelenmesinde, davacı ... (..) hesabından, davalı ... hesabına, 21.12.2020 tarihinde, gönderilen 22.500,00.-TL tutarındaki EFT ödemesinin açıklamasına "... hisse devri için" açıklamasının yazıldığı ancak dosyadaki bilgi ve belgeler ile dava dışı ... Ltd.
Şti. 'nin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde davalı tarafından davacıya hisse devrinin yapılmadığının anlaşıldığı; diğer taraftan davalı ...'in, dava dışı şirkete toplamda 13.285,15.-TL tutarında borçlu olduğunun ve aynı zamanda şirketten 6.939,58.-TL net kar payı alacağının bulunduğu bu durumda borcun alacaktan mahsubu neticesinde davalının dava dışı şirkete 6.345,57.-TL borcu olduğunun tespit edilmiş olduğu, bu durumda davacının davalıya kar payı göndermiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu;
bu durumda dosya kapsamına ve davacının davasına esas teşkil eden dekont ve dekontta yer alan açıklamaya göre, davacı tarafından hisse devri karşılığı davalıya ödeme yapıldığı ancak ödemeyi rağmen hisse devrinin gerçekleşmediği anlaşılmakla, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin
istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/242, K. 2024/1000, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama