KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Karar Tarihi 10/06/2024
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- Dosya no
- 2022/244 Esas
- Karar no
- 2024/1046 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2019/705 Esas - 2020/844 Karar
- Tarihi
- 28/10/2020
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.595 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... Bartın Şubesi'ne ait, keşide yeri Bartın, keşidecisi .., keşide tarihi 31/06/2019 olan, 35.000,00 TL bedelli, ... numaralı çekin son meşru hamili müvekkili şirket olup söz konusu çekin 08/02/2019 tarihinde ... numaralı kargo ile ...
Kargo şirketine verildiğini, ancak sonradan öğrenildiği üzere kargo aracının saldırıya uğradığını ve müvekkilinin çeklerinin de çalındığını, kargo şirketinin hırsızlık olayına ilişkin ... isimli şirket görevlisinin çalınan kargo listesinin o an Güneşli Polis Merkez Amirliğine verdiğini ve müvekkilinin kargo numarasının da listede de yer aldığını, bu gelişme akabinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/18446 soruşturma sayılı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, devam eden süreçte çalınan çekin yazi olduğunun tespiti talepli olarak Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/116 Esas sayılı dosyasının açıldığını,
bu dosyadan alınan ödeme yasağı sonrasında davalı ... dosyaya müdahil olduğunu, Mahkemece verilen süre içerisinde huzurdaki davanın açıldığını, istirdatı talep edilen çekin son meşru hamili müvekkili şirket olup, çekin müvekkili şirketin iradesi dışında elinden çıktığını beyanla son meşru hamili müvekkili şirket olan ve davalı uhdesinde bulunan çekin istirdatına, davalıya karşı bu çek sebebiyle herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi'nin 28/10/2020 tarih ve 2019/705 Esas - 2020/844 Karar sayılı kararında;"Dava; davacının elinden rızası dışında çıktığını davalının ise alacağına mahsuben aldığını savunduğu çek istirdatı davasıdır. Uyuşmazlık; çekin ne şekilde verildiği davalının yasal hamil olup olmadığı, davalının çeki iktisap ederken kötü niyetli ve ağır kusurlu olup olmadğı noktasındadır. Dava 6102 sayılı TTK'nun 792.maddesine dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Anılan yasa maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde belirtilmektedir.
Bu madde hükmüne göre, davalının çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü yoktur. Davacı meşru hamil olarak ispat bakımından savcılık dosyası ve çek iptali dosyasına dayanmış olup öncelikle davacının gösterdiği deliller toplanmıştır. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/116 Esas sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir.
Bakırköy Cumhuriyet Savcılığının 2019/17743 soruşturma sayılı kararı ile davacının çek iptali talebi ile dava açabileceği, şüpheli hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Kural olarak çekin istirdatı ile ilgili davalarda; ispat yükünün davacıdan bulunduğu; bu nedenle; bu davada da davacının, senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu bulunduğu ispat etmesi gerekmektedir.
Her ne kadar davacı elinden rızası dışında çıktığını ispat etmişse de fakat davalının ağır kusurunu ve kötüniyetini ispat etmiş değildir.Davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu davanın sübut bulmadığından reddine, karar vermek gerekmiş; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, "Davanın REDDİNE," karar verilmiş ve verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile. Yerel mahkeme tarafından, davalının çeki iktisap ederken kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun ispat edilemediği gerekçe olarak belirtilmişse de, davalının çekin yasal hamili olmadığı, davalı ile müvekkili arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığı, davalı ile çek keşidecisi arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığı hususunun göz önünde bulundurulmaması, davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırmaksızın karar verilmesi,
davaya konu çekin davalının ticari defterinde ne şekilde işlem gördüğünün araştırılmaması hususları göz önünde bulundurulmaksızın tek celsede karar verilmesinin istinaf sebepleri olduğunu;Davanın Açılmasındaki Hukuki Yarar Yönünden Beyanları; istirdata konu ... Bartın Şubesi, Keşide Yeri: Bartın, Keşide Tarihi: 31.06.2019, Miktar: 35.000,00 TL, Keşideci: ... olan ...
Numaralı çekin son meşru hamili müvekkili şirket olup söz konusu çekin 08/02/2019 tarihinde ve ... numaralı kargo ile ...
Kargo şirketine verildiğini ancak kargo aracının saldırıya uğradığını ve müvekkilinin çeklerinin de çalındığını, kargo şirketinin Hasan Kocabey isimli şirket görevlisinin hırsızlık olayına ilişkin çalınan kargo listesini Güneşli Polis Merkez Amirliğine verdiğini ve müvekkilinin kargo numarasının da listede yer aldığını, akabinde, taraflarınca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/18446 soruşturma numaralı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulmuş olup, çekin çalınmış olduğunun Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirildiğini.
Devam eden süreçte, çalınan çekin zayi olduğunun tespiti ile iptali talepli olarak Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/116 E. sayılı dosyanın taraflarınca ikame edildiğini, işbu dosyadan alınan ödeme yasağı sonrasında davalı ... dosyaya müdahil olduğunu, bu müdahilliğin akabinde, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin taraflarına ...'e karşı istirdat davası açmak için süre verdiğini, işbu süre içerisinde huzurdaki davanın ikame edildiğini, Yerel mahkeme her ne kadar davalı tarafın çek iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun ispatlanamadığından söz etmiş olsa da,
hiçbir araştırma yapmaksızın tek celsede dosyayı karara çıkardığını, çek istirdat davalarında davalı tarafın çek iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun ispatının davacı tarafta olduğunu ancak kötü niyet ve ağır kusur yönünden her ne kadar davacı ispatla yükümlü olsa da, davacının taleplerinin de değerlendirilerek yeterli araştırmanın yapılmasının yargılamayı yürüten yerel mahkemenin görevi kapsamında olduğunu.
Yerel Mahkeme tarafından uyuşmazlık konusunun tespiti doğru yapılmışsa da uyuşmazlık konusuna ilişkin yeterli araştırmanın yapılmadığını, 28/10/2020 tarihli 3. celsede taraflarınca mazeret dilekçesi sunulmuş olmasına rağmen, dosyada sözlü tahkikat için bir sonraki duruşma günü tayin etmesi gerekirken davanın reddine karar verildiğini, yargılama yapılırken göz önünde bulundurulması gereken hususlar olduğunu, işbu yargılama kapsamında yapılması gerekenin, istirdata konu çekin kargoda kaybolmasının sabit olması karşısında; davalının çekin yasal hamili olup olmadığının belirlenmesi,
davalı ile davacı müvekkili şirket arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının araştırılması, davalı ile çek keşidecisi arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının araştırılması, davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, istirdata konu çekin, davalının ticari defterinde ne şekilde işlem gördüğünün araştırılması gerekirken Yerel mahkemenin yukarıda belirtilen hiçbir hususu dikkate almadığını;5 ayrı kalem altında belirtilen hususların araştırılması akabinde, davalı ile müvekkili şirket ve/veya çek keşidecisi arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı,
bilirkişi incelemesi akabinde davalıya ait ticari defterler üzerindee istirdata konu çekin herhangi bir işlem görmediği ortaya çıktığında hali hazırda davalının çeki iktisapta kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun da ortaya çıkabileceğini, Yerel mahkemenin talepleri doğrultusunda işlem yapmadan ve gerekli araştırmaları tamamlamadan, davalının kötü niyet ve ağır kusurunu ispat edemedikleri gerekçesine dayalı olarak karar vermesinin abesle iştigal olduğunu, her ne kadar ispat külfeti taraflarında bulunsa da, ağır kusur ve kötü niyet ispatının yukarıda belirtilen taleplere bağlı olduğunu,
eksik araştırma neticesinde verilen kararın kaldırılarak, gerekli araştırmaların yapılması akabinde hüküm tesis edilmesi gerekçesine dayalı olarak numarası belirtilen dosyanın Yerel mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiğini beyanla Yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, çekin istirdadı ve çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, ...
Bartın Şubesi'ne ait, keşide yeri Bartın, keşidecisi ..., keşide tarihi 31/06/2019 olan, 35.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çeki ciro ederek ticari ilişki kapsamında dava dışı üçüncü kişiye göndermek üzere kargoya verdiğini, çekin kargo aracında iken çalındığını, davalının açılan çek iptali davasına müdahil olarak çeki sunduğunu, çekin son yetkili hamili olması ve elinden haksız şekilde çıkması sebebiyle iadesinin gerektiğini iddia ederek çekin istirdadına ve çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf davaya cevap vermemiş,
Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. T.C. Anayasası'nın 141/3. maddesi hükmüne göre, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır.
6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir.
Kararın gerekçesiz oluşu, gerekçe ile hüküm arasında veya gerekçenin kendi içerisindeki çelişki, açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, İstinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir.Yapılan bu açıklamalar ışığında dosyaya dönüldüğünde; her ne kadar dava basit yargılama usulüne tabi ve HMK'nın 320. maddesi kapsamında sözlü yargılama için ayrı bir duruşma açılmasına gerek yok ise de, Mahkemece 28.10.2020 tarihli duruşmada davacı vekilinin mazeret dilekçesi hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmeksizin tahkikatın sonlandırılması ile karar verilmiş olması savunma hakkının kısıtlanmasına sebep olmuştur.
Davacı tarafından dava dilekçesinin sonuç kısmında dava konusu edilen çekin davalıdan istirdadı yanında, çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti de talep edilmiş olup, Mahkemece kararın hüküm fıkrasında davanın reddine denilmiş ise de, gerekçe kısmında davanın çek istirdadı talebine ilişkin olduğu kabul edilerek yalnızca bu talep yönünden değerlendirme yapılması, menfi tespit talebi yönünden ise gerekçesi açıklanarak bir karar verilmemiş olması kararın açıklanan yasal düzenlemelere ve kamu düzenine aykırı olmasına sebep olmuştur.Bu sebeplerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile,
ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297 ve 353/1-a6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacının istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/244, K. 2024/1046, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama