İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/261 K.2024/1681

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/461 Esas-2021/165 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca…

Esas2022/261Karar2024/1681Tarih20 Kasım 2024Okuma10 dk · 2.041 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
20 Kasım 2024
Dosya no
2022/261
Karar no
2024/1681
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
29/03/2013 (Dava) - 12/02/2021 (Karar
Numarası
2014/461 Esas - 2021/165 Karar
Dava
Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
Bam karar tarihi
20/11/2024
Karar yazım tarihi
20/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.041 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/461 Esas-2021/165 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılardan ...'un, diğer müvekkili davacı şirket ... San. ve Ltd. Şti'nin sahibi olduğunu, müvekkili davacıların, diğer davalılarca dava dışı Tasfiye Halindeki ... A.Ş ile akdedilen sözleşmelere kefil olduğunu, davalıların temerrüde düşmesi nedeniyle müvekkilleri ve davalılar aleyhine, Tasfiye Halindeki ... A.Ş tarafından icra takiplerinin başlatıldığını, bu kapsamda.

İzmir 4. İcra Müdürlüğü 1997/5397, İzmir 4. İcra Müdürlüğü 1997/5396, İzmir 4. İcra Müdürlüğü 1997/5405, İzmir 4. İcra Müdürlüğü 1997/5406, İzmir 4. İcra Müdürlüğü 1997/5407, İzmir 4. İcra Müdürlüğü 1997/5402 sayılı icra takipleri ile müvekkillerine ait taşınır, taşınmaz ve mevduatlara tüm icra dosyalarından icra konulmuş olup, haczin paraya çevrilmesi yoluna gidilerek haczedilen taşınır ve taşınmazların satıldığını, haczedilen taşınır ve taşınmazlardan tahsil edilen tutarların, haciz sırasına göre belirtilen dosyalara ödendiğini,

satışı gerçekleştirilen taşınır ve taşınmazların bildirilen icra dosyaların celp edilip mahkemece yapılacak inceleme ile anlaşılacağını, tüm icra dosyalarında müvekkillerine ait haczedilmiş ve icra dosyasına tahsilatı gerçekleşmiş mal varlığının tespitini talep ettiklerini, bu suretle müvekkillerince davalılar lehine ödemeler ve icra dosyalarından tahsilatlar yapıldığını, ancak, davalılarca bu tarihe değin müvekkillerine bir geri ödeme yapılmadığını belirterek,

fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, müvekkillerinin, davalılara kefaleti nedeniyle icra dosyalarına ödediği bedelin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL'sinin icra dosyalarına yapılan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dosyalarında davacıların kendilerinden banka tarafından tahsil edilen paraların tutarını dava açıldığı tarih itibariyle tam ve kesin olarak belirleyebileceklerinin tartışmasız olduğunu, alacağın davacı tarafça bilinebilir olduğunu, bu sebeple kısmi dava açılmasında hukuki yarar olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca HMK'nın 107/3.maddesine aykırı olarak açılan tespit davasının da reddi gerektiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, Borçlar Kanunu'nun 596.maddesi gereğince kefilin,

kefil sıfatı ile ödeme yaptığı tarihten itibaren ödemiş olduğu bedel için asıl borçlu ve diğer kefillere rücu hakkı doğacak olmakla birlikte aynı zamanda da bu tarihten itibaren kefilin rücu hakkı için zamanaşımının işlemeye başlayacağını, dava tarihi itibariyle tüm bedellerin icra dosyasına yatırıldığı tarihten dava tarihine kadar 10 yıldan fazla süre geçtiğini, rücu hakları zamanaşımına uğramış olmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, dava dilekçesinde müvekkilinin asıl borçlu gibi gösterildiğini, bunun doğru olmadığını, davacıların müvekkiline kefaletlerinin söz konusu olmadığını, davacıların kefil durumunda olduklarını,

müvekkili ile dava dışı Tasfiye Halindeki ... A.Ş arasında imzalanmış bir kredi sözleşmesi bulunmadığını, hal böyleyken müvekkilinin bedelin tamamından sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin de, dava dışı Tasfiye Halindeki ...

A.Ş ile diğer davalı şirketler arasındaki kredi sözleşmelerine kefil yapıldığını, ancak 598/3.maddesi gereğince müvekkilinin kefilliğinin davanın çok öncesinde sona erdiğini, davacıların kefaleten ödediklerini iddia etmekte oldukları bedeli müvekkilinden talep hakları kalmamış olmakla, açılan davanın reddi gerektiğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek üzere bir an için davacıların müvekkiline rücu haklarının olduğu düşünülse dahi, davacıların müvekkilinden ancak toplam kefalet miktarındaki payı oranında rücu hakkı olduğunun Borçlar Kanunu'nun 587/son hükmü gereği olduğunu,

hal böyleyken kefaleten ödendiği iddia edilen tüm ödemelerin müvekkilinden talep edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki müvekkilinin dava dışı Tasfiye Halinde ...

A.Ş tarafından kefaleti sebebiyle yasal takibe uğratılmış olup, şahsının iflasına karar verildiğini, ayrıca İzmir, Çankaya semtinde iki adet ofis, Urla İlçesinde iki tane dubleks villa, İzmir Denizmen semtinde bir adet daire olmak üzere menkul-gayrimenkul mallarının da icra yoluyla satılıp bedellerinin icra dosyalarına ödendiğini, müvekkilinin de davacılar ile birlikte kefil oldukları borçlardan dolayı kendi payına düşen miktarın üstünde kefaleten ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu ödemeler sebebiyle bilakis davalı müvekkilinin davacılara rücuen talep hakkı bulunmakta olup bu haklarını saklı tuttuklarını,

bu ödemelerin davacıların yaptıklarını iddia ettikleri ödemelerden önce gerçekleştiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalılara usulüne uygun olarak tebligat çıkarıldığı, ancak davaya cevap vermedikleri anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıların, davalıların kefil olduğu ve asıl borçlu olarak da ayrıca bulunduğu sözleşmelerden dolayı yapmış olduğu ödemelerin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili amacı ile işbu davayı açtıkları, dosya kapsamında celbedilen icra dosyaları ve ödeme yapılan yerlere ait kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak alınan raporların denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğunun anlaşıldığı ve hükme esas alındığı, ayrıca davalılardan hukuki varlığı sona eren ...

Ticaret Anonim Şirketi'nin ihyası gerekmesine rağmen davacının 01/10/2020 tarihinde ihya talebinden vazgeçmesi üzerine bu davalı yönünden pasif dava ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine karar vermek gerektiği, yine bilirkişi raporları ile ayrı ayrı hesaplanan ödemelerin davacıya verilmesi gerektiği anlaşıldığından bu anlamda bilirkişi raporu ile belirlenen 3.718,70-TL rücu tazminat alacağının ödeme tarihi olan 04/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ...

Ticaret Limited Şirketi'nden.

2.038,80-TL rücu tazminat alacağının ödeme tarihi olan 04/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ...'nden ve 4.242,50-TL rücu tazminat alacağının ödeme tarihi olan 16/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ...'nden tahsili ile davacıya verilmesine yönelik karar vermek gerektiği, ayrıca davanın kısmi dava olarak açılması da gözetilerek davacının fazlaya ilişkin taleplerinin zamanaşımı süresince saklı tutulmasına yönelik hüküm kurulmakla, sonuç olarak.

DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 3.718,70-TL rücu tazminat alacağının 04.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...

Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacılara verilmesine, 2.038,80-TL rücu tazminat alacağının 04.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...nden tahsili ile davacılara verilmesine, 4.242,50-TL rücu tazminat alacağının 16.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...nden tahsili ile davacı ... Limited Şirketine verilmesine, Davalılardan ...

Ticaret A.Ş'nin ihyası talebinden davacı tarafın 01.10.2020 tarihinde vazgeçmesi sebebiyle bu davalı yönünden pasif dava ehliyeti bulunmadığından davanın USULDEN REDDİNE, davacıların tüm davalılar yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin zamanaşımı süresince saklı tutulmasına..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN; "...Müvekkili ile davalılar aleyhine başlatılan icra takiplerinin İzmir 4. İcra Müdürlüğü 1997/5397, İzmir 4. İcra Müdürlüğü 1997/5396, İzmir 4. İcra Müdürlüğü 1997/5405, İzmir 4. İcra Müdürlüğü 1997/5406, İzmir 4. İcra Müdürlüğü 1997/5407, İzmir 4. İcra Müdürlüğü 1997/5402 olduğunu, bildirilen icra takipleri ile müvekkiline ait taşınır, taşınmaz ve mevduatlara icra dosyalarından haciz konulduğunu, haczedilen taşınır ve taşınmazlardan tahsil edilen tutarların, haciz sırasına göre dosyalara ödendiğini,

İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 1997/5396-5397-5402-5405- 5406-5407 sayılı dosyalarından ilk sırada hacizli olduğundan derece kararı yapılması için bu dosyalara gönderildiğini, derece kararı kendilerine tebliğ edilmediğinden hangi dosyalara ödendiğini bilmediklerini, davacı müvekkillerinin davalılara kefaleti nedeniyle icra dosyaları marifetiyle haciz konulan taşınır, taşınmaz ve mevcudatlarından davalılar lehine ödemeler yapıldığını ve icra dosyalarından tahsil edildiğini, ancak, davalılarca bu tarihe değin müvekkillerine ödeme yapılmadığını,

davalı ... her ne kadar asıl borçlu gibi gösterilmeye çalışıldığını iddia etmekte ise de zaten ... ve eşi ...'in diğer davalılar olan 5 adet şirketin tamamında hem hissedar hem de yetkili olduklarını, yani asıl borçlunun da tabii ki davalı ... olduğunu, resmi kayıtlar da bu şekilde olduğu halde müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı alacaklardan kurtulmak amaçlı savunmalarda bulunduğunu, davalı ... ve eşi ... adlı kişinin, şirketlerin dava dışı Tasfiye Halinde ...

A.Ş ile imzaladığı kredi sözleşmelerinde kefil konumunda olduklarını, davalının bu yöndeki savunmasının müvekkilinin kefalet ilişkisinden dolayı diğer kefillere başvurma hakkını ortadan kaldırmamakla diğer kefillerin üzerine düşmekle birlikte ödemeyerek müvekkilinin ödemesine sebep oldukları miktardaki ödemelerden rücuen sorumlu olmalarını gerektirdiğini, dolayısıyla davalı ...'in savunmalarının gerçeğe aykırı ve soyut iddialardan ibaret olup dava dilekçelerinde belirttikleri icra dosyaları,

satış dosyaları vb. evrak ve delillerin bilirkişiler vasıtası ile incelenmesi neticesinde de alacak talepli işbu davadaki haklılıklarının anlaşılacağını, dolayısıyla karşı yanın hiçbir beyanını kabul etmediklerini, davalarının kabulüne karar verilmesini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DAVALI ...

VEKİLİ TARAFINDAN KATILMA YOLUYLA İSTİNAF DİLEKÇESİNDE; "....Davacının dava dilekçesinde talep ettiği tüm delillerin toplandığını, sonrasında mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, itirazlarını karşılamak üzere ek rapor alındığını, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davacı yanın istinaf dilekçesinde mahkeme kararına, kararın gerekçelerine ilişkin hiçbir hukuki itiraz ve istinaf gerekçesinden bahsedilmediğini, sadece dava dilekçesindeki taleplerin tekrarının yapıldığını, dava konusu alacağın davalı müvekkili açısından zamanaşımına uğradığını, dava tarihinde,

davacıların kefil sıfatı ile ödemek zorunda kaldıklarını öne sürdükleri kefaleten ödemeler yönünden zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, kaldı ki Borçlar Kanunu'nun 598/3.maddesi gereğince davalı müvekkili yönünden kefaletin sona erdiğini, 6101 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü göz önüne alındığında 818 sayılı kanunun yürürlüğünde yapılmış bir kefalet olsa dahi kefaletin sona ermesinde dava tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş bulunan 6101 sayılı kanunun 598/3.maddesi hükmünün uygulanması gerektiğini, hal böyle olunca, kefil konumunda olan davalı müvekkili açısından davacıların rücu taleplerinin hukuki olmadığının sabit olduğunu,

katılma yoluyla istinaf talepleri bakımından ise; mahkeme tarafından verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda, davalı müvekkili yönünden davanın reddi ile lehlerine ilam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ancak gerekçeli kararda bu yönde bir hüküm kurulmadığını, HMK'nın 353/b-2.maddesi gereğince esasa ilişkin hüküm ile lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak ödeme yapan kefilin diğer kefiller ve asıl borçludan rücuen tahsil istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

1-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; öncelikle, mahkemece verilen kararda 3 davalı bakımından: ..., ... ve ...' e yönelik olumlu veya olumsuz hiçbir hüküm tesis edilmediği görülmekle, HMK 297/2. maddeye aykırılıktan dolayı kararın kaldırılması gerekmiştir. Bu husus, aynı zamanda kararın gerekçesinde sorumlulukları belirlenen birkısım davalılar bakımından, hükümde bir karar tesis edilmemesi yönüyle de gerekçe - hüküm çelişkisi niteliğinde olmuştur.

Bu yönde olmak üzere, davalı ... bakımından, gerekçede esas alındığı belirtilen ve ayrıntılı olarak içeriği karara aktarılan hükme esas alınmış raporlarda, bu davalının davacılara karşı sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen, hüküm kısmında anılan davalı bakımından bir hüküm kurulmamış olması dikkate alındığında, anılan davalı vekilinin "müvekkili bakımından davanın reddi ve yararına vekalet ücreti verilmesi gerektiği" ne dair istinaf itirazının bu aşamada incelenmesi mümkün görülmemiş, mahkemece usulünce tüm davalılar -ve ... de dahil- hakkında verilecek hüküm sonrası istinaf denetimi yapılmasının ancak mümkün olabileceğine karar verilmiş, bununla birlikte bu davalı vekilinin istinaf itirazları yukarıda açıklanan re'sen yapılan kaldırma kapsamında sonucu itibariyle kısmen kabul edilmiştir.

2-Mahkemece davacı tarafın iddia ve talepleri bakımından; aynı bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alındığı, bu süreçte davalı iki şirket yönünden ihya davalarının yürütülmekte olduğu ve bu davalar sonucu iki davalının ihyasına karar verildiği, raporlarda bu davalı şirketler dahil edilerek ve ek raporlarda dahil edilmemek suretiyle birtakım hesaplamalar yapıldığı, kefilin kefile rücusu kapsamında yapılan hesaplamalarda davacı kefilin de pay sayısına dahil edilmesi gerektiğine dikkat edilmeyerek birtakım hesap hataları yapıldığı,

yine icra dairesine ödeme yapıldığına dair davacı taraf iddiası bakımından ilgili icra dairelerinden etkin bir şekilde ödeme belgelerinin araştırılıp dosya içerisine getirtilmediği, talebe konu tarihlerin Uyap sistemi öncesine dair olduğu da gözetilerek icra dairelerinden ilgili tüm kayıtların eksiksiz teminin sağlanmadığı, çok sayıda alınan ek raporlarda herhangi bir değişiklik yapılmaksızın aynı eksikliklerin de tekrarı ile aynı yönde görüşlerin sunulduğu görülmekle, mahkemece;

içerisinde konusunda yetkin icra memur ve müdürleri de bulunan farklı bir bilirkişi heyetinden, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafa gerektiğinde elden takip yetkisi de verilerek, ilgili icra müdürlüklerinden davaya konu edilen krediler bakımından davacılarca yapılmış olan ödemelere/malvarlıklarının satışı yoluyla tahsilatlara vs. dair tüm evraklar getirtilip incelenmek suretiyle ve taraf itirazları da karşılanarak, hüküm tesisine ve denetime elverişli yeni bir rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmek üzere dosyanın eksik incelemeden dolayı kaldırılması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE, davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜNE; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/461 Esas-2021/165 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Davalı ... vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ ŞİMDİLİK İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

4-İSTİNAF AŞAMASINDA;

a-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,

b-Davalı ... tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine,

5-İstinaf aşamasında davacı ve davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,

6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/11/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/261, K. 2024/1681, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/261
Karar No
2024/1681
Tarih
20 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/263 K.2024/699
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/264 K.2024/957
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/264 K.2024/780
  • Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/265 K.2024/217
  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/266 K.2024/466
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/266 K.2024/843

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.