İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/403 K.2024/1523

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2021 tarihli 2021/392 Esas ve 2021/976 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın…

Esas2022/403Karar2024/1523Tarih24 Ekim 2024Okuma9 dk · 1.843 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Ekim 2024
Dosya no
2022/403
Karar no
2024/1523
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/06/2021 (Dava) - 26/11/2021 (Karar
Numarası
2021/392 Esas - 2021/976 Karar
Dava
İpoteğin Kaldırılması (Fekki
Bam karar tarihi
24/10/2024
Karar yazım tarihi
24/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.843 kelime·9 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2021 tarihli 2021/392 Esas ve 2021/976 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılardan ...’in, ...’in babası olduğunu, “... Mah., ... Sokak, No:..., .../...” adresinde bulunan ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parselde kayıtlı bulunan ..., ..., ... ve ... numaralı bağımsız bölümler üzerlerinde davalı ...

T.A.Ş lehine 1. derecede 1. sırada tesis edilen toplamda 840.000,00 TL’lik ipotek ile satın almak üzere taşınmazların sahibi olan ... ile anlaştıklarını, anlaşma çerçevesinde bankadan ipotekli borcun kalan kısmını öğrenmek için başvurduklarını, kendilerine 04/02/2021 tarihli belgenin verildiğini, bu belge ile belirlenen 285.000,00 TL’nin yatırılması halinde ipoteğin fek edileceğinin bildirildiğini, belgede belirtilen hesap numarasına ipotek fek taahhüdü karşılığında davacı ...’in hesabından 11/02/2021 tarihinde 285.000,00 TL’nin havale edildiğini, aynı gün davalı lehine ipotek olan bağımsız bölümlerin tapuda satış yolu ile devralındığını,

... numaralı bağımsız bölümün davacı ... adına ve ..., ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerin ise ... adına tescil edildiğini, davalı bankanın Kobi temsilcilerinden ... ile sürekli görüşüldüğünü ve onun bilgisi ile hareket edildiğini, ... tarafından paranın hesaba geldiği teyit edilince müvekkillerinin ipotek fek işlemlerinin yapılmasını rica ettiğini, hesap sahibinin parayı başka bir hesaba aktardığının öğrenildiğini, bunu üzerine ...

T.A.Ş Genel Müdürlüğü’nden müfettiş incelemesinin ve BDDK’dan soruşturma yapılmasının istendiğini ancak olumlu sonuç alınamadığını, davalı tarafa noter ihtarnameleri ile “ipoteğin kaldırılmasının” ihtar edildiğini, ihtarlara verilen cevaplarda ipotek fek isteğinin reddedildiğini, davalı banka tarafından ipotek terkin taahhüdündeki şartlar dahilinde davacılar tarafından bakiye ipotek borcunun süresinde belirtilen hesaba yatırılmasına rağmen, taahhüde aykırı davranılarak tapuya terkin yazısının yazılmadığını, müvekkillerine yüklenebilecek hiçbir kusurun bulunmadığını,

paranın yatırılması anında hemen davalı Kobi temsilcisine bilgi verildiğini ve kendisinden olumlu teyit alındığını, müvekkillerinin bazı taşınmazlarını satmak istese ve iyi fiyatla müşteri bulsalar da üzerlerindeki ipotekler sebebiyle hiçbir taşınmazlarını satamadıklarını belirterek, müvekkillerinden ... adına tescilli olan 7 numaralı bağımsız bölüm ile müvekkillerinden ... adına tescilli olan 2, 4 ve 6 numaralı bağımsız bölümler üzerindeki 1. derece ve 1. sıradaki 840.000,00 TL tutarındaki ipoteğin kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın TTK’nın 5/a maddesinin aksine arabuluculuk yoluna başvurulmadan açıldığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili bankanın kredili firmaları olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... San ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait olduğunu, müvekkili banka ile dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 01/02/2016 tarihli 2.000.000,00 TL tutarlı ve müvekkili banka ile dava dışı ... San ve Tic. Ltd.

Şti. arasında ise 01/02/2018 tarihli 1.500.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmelerinin imzalandığını, bu sözleşmelere dayalı olarak dava konusu 2, 4, 6 ve 7 numaralı bağımsız bölümlerin üzerine müvekkili banka lehine ipotek tesis edildiğini, yine dava dışı ... San ve Tic. Ltd.

Şti.’nin kullandığı kredilere teminat olarak aynı ada parselde kayıtlı dava dışı 1, 3 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin de üzerine müvekkili banka lehine ipotek tesis edildiğini, tüm bu taşınmazların o dönem sahibinin dava dışı ... olduğunu, müvekkili bankanın müşterileri olan dava dışı şirketlerin kullandıkları kredilerin ödemelerinin davacılar tarafından yapıldığını, davacıların davaya konu bağımsız bölümleri devralarak üzerlerine tescil ettirdiklerini,

müvekkili banka şubesi tarafından davacılara 04/02/2021 tarihinde yazılı olarak “285.000,00 + 195.000,00 TL’nin ödenmesi durumunda 10 gün içinde ipoteğin fekkinin yapılacağının” bildirildiğini, davacıların 11/02/2021 tarihinde saat 15:54’de dava dışı müşterilerin ... hesabına 285.000,00 TL’yi ve aynı tarihte saat 15:59’da dava dışı müşterilerin ... numaralı hesabına ise 195.000,00 TL para yatırdıklarını, dava dışı müşterilerin saat 15:54’de gelen 285.000,00 TL’nin 150.000,00 TL’sini aynı gece saat 01:15’de, diğer 130.000,00 TL’sini ise aynı gece 23:39’da başka hesaba havale ettiklerini;

dava dışı müşterilerin diğer hesaba saat 15:59 itibariyle gelen 195.000,00 TL tutarındaki paranın 190.000,00 TL’sini ise saat 16:53’de yine başka hesaba havale yaptıklarını, dava dışı müşterilerin bu tutarları hesaplarından çektiklerini ve bu tutarların kredi borçlarına mahsup edilmesi konusunda herhangi bir talimat vermediklerini, müşteriler tarafından talimat verilmeden müvekkili banka şubesince işlem yapılmasının mümkün olmadığını, bu durumun ihtarnameyle davacılara bildirildiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını,

kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için müvekkili bankaya kusur yüklense dahi davacının da müterafik kusurunun bulunduğunu, dava dışı müşteri firmaların müvekkili bankayı dolandırmak amacıyla hareket ettiklerini, suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, açılan davanın haksız olduğunu, davanın bu firmalara ihbar edilmesini istediklerini belirterek, davanın öncelikle zorunlu arabuluculuk dava şartı ve husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, bu olmadığı takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ''....Davanın KABULÜ ile; Tapuda davacılar adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, Dumlupınar Mahallesi’nde ... pafta, ... ada, ... parsel numarada kayıtlı bulunan dava konusu 2, 4, 6 ve 7 numaralı bağımsız bölümler üzerinde davalı banka lehine 06/08/2019 tarihinde 22434 yevmiye numarası ile 1. derecede 1. sırada 840.000,00 TL bedelle kurulan İPOTEĞİN KALDIRILMASINA....'' şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eldeki ticari nitelikteki dava, arabuluculuk yoluna başvurulmadan açıldığından, davanın kabulünün yasalara ve hukuka aykırı olduğunu, somut olayda dava davalı sıfatına sahip olmayan müvekkiline karşı ikame edilmiş olup, asıl davalı sıfatının müvekkili bankanın kredili borçlusu ... San. ve Tic. Ltd.

Şti'ne ait olduğunu, bu sebeple davanın usulden reddedilmesi gerekir iken, davanın kabulü kararının kabulünün mümkün olmadığını, işbu davaya konu taşınmazın satışının gerçek bir satış değil ipteğin bedelsiz fekkini sağlamak adına gerçekleştirilmiş muvazaalı bir işlem olduğunu, hesaba gelen tutarların kötüniyetli olarak başka hesaplara aktarılması nedeni ile kredi hesaplarının kapatılamadığını, müvekkili banka tarafından davacıya bir taahüt verilmediğini, bu nedenle de davacıya karşı yükümlülük altına girilmediğini, ipoteğin fekkinin şarta bağlandığını, kredili müşteri ...

San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... San. ve Tic. Ltd.

Şti'ne verilen 04.02.2021 tarihli yazılı bildirimde, kredinin kapatılması koşulu ile ipoteğin 10 gün içerisinde fek edileceğinin taahhüt edildiği ancak tutar hesaba geçer geçmez dava dışı kredili müşterilerin kredi kapama yapılmadan tutarı çektiğini, fekkin ön şartı olan kredi kapaması yapılmadan işbu davanın açıldığını, yerel mahkemenin kabul kararı haksız olup, müvekkili bankanın söz konusu davada kusuru bulunmadığını, esas mahkemesi kusur konusunda bir araştırma yapmadan, hesaba gönderilen tutarları çekerek zararın doğumuna eden olan kişilere davayı ihbar etmeden, zarardan asıl sorumlu olan şahısları davaya dahil etmeden,

bilirkişi incelemesi dahi yapmadan haksız ve hukuka aykırı olarak karar verdiğini, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağını, kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olanın iyiniyetin varlığı olduğunu ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyiniyet iddiasında bulunamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, yerel mahkemece vekalet ücreti ipotek bedeline göre değil,

davacı tarafıdan yapılan ödeme tutarı olan 285.000-tl üzerinden hesaplanması gerektiğini, bu yönüyle de yerel mahkeme kararının usule ve esasa aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının istinaf talepleri doğrultusunda kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Mahkemece, ''...davacılar, davalı bankanın 04/02/2021 tarihli yazısında ipoteğin kaldırılmasının koşulu olarak bildirilen tutarı 11/02/2021 tarihinde yine bu yazı içeriğinde bildirilen hesaba eksiksiz bir şekilde ve açıklamasını da gösterir şekilde havale etmişlerdir.

Paranın, daha sonrasında davalı bankanın kredi müşterisi tarafından çekilmesi ya da bir başka hesaba havale edilmesi veyahut müşterinin talimat vermemesi, bankanın riskinin devam etmesi gibi hususlar bu aşamadan sonra davalı bankanın kendi müşterisi ile arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirip, davacıları bağlamayacaktır.

Davacılar, davalı banka tarafından bildirilen ödemeyi yaptıktan sonra, davalı bankadan beklenen, basiretli bir tacir gibi davranıp 04/02/2021 tarihli yazısındaki kabul ve taahhüdü doğrultusunda dava konusu bağımsız bölümler üzerindeki ipoteği kaldırmak iken, davalı banka bunu yapmamıştır.

Dolayısıyla, ortada bir kusur var ise bu kusur davalı bankaya ait olup, davacılara yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığından, ipoteğin kaldırılma koşulları oluştuğundan, haklı görülen davanın kabulüne karar vermek gerekmiş...'' gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda;davalı banka ile dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 01/02/2016 tarihli 2.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesinin düzenlendiği, dava dışı ...'nın ise söz konusu kredi sözleşmesinin borcunu teminen adına kayıtlı, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı “... Mah., ... Sokak, No:..., .../...” adresinde bulunan ... ili ... ilçesi ...

Mah. ... ada ... parselde kayıtlı bulunan mesken vasıflı 2, 4, 6 ve 7 nolu bağımsız bölümler üzerinde davalı lehine1. derece ve 1. sıradan 840.000,00 TL bedelli ipoteğin tesis edildiği, bu taşınmazların, üzerlerindeki ipotek ile birlikte davacılar tarafından dava dışı ...'dan satın alındığı, 7 numaralı bağımsız bölümün davacı ... adına ve 2, 4 ve 6 numaralı bağımsız bölümlerin ise ... adına tescil edildiği,

dava dışı şirketin davalı bankadan kullandığı kredilerin geri ödemesi olarak davalının belirttiği tutarın belirttiği İBAN numaralı hesaba davacılar tarafından ödenerek davalı bankaya başvuru yapılmasına rağmen davalı tarafından ipoteğin kaldırılmadığı iddiası ile ipoteğin kaldırılması istemli eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın "Bilirkişiye başvurulması gerektiren haller" başlığını taşıyan 266. maddesi; "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." düzenlemesini içermektedir.

Mahkemece, davacının cevap dilekçesi ile arabuluculuk dava şartı noksanlığı ve husumet yokluğu hususlarındaki itirazları konusunda yargılama aşmasında veya gerekçeli kararda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı; davalı banka tarafından yapılan bildirim ve taahhüt de gözetilerek, bankacılık mevzuatı ve teamüllerine göre davacı tarafından gönderilen ve davalı bankanın bildirdiği hesaba ulaşan miktar bakımından, davalı bankanın paranın gönderildiği tarih itibarıyla bu paraya bloke koyma yetkisinin bulunup bulunmadığı,

davacı veya 3. kişiler tarafından bankaya "kredi kapama" açıklamasıyla gönderilen paranın çekilmesinde bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarındaki özel ve teknik konuda uzman bankacı bilirkişiden yerinde inceleme yetkisi de verilip rapor alınarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması yerinde olmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2021 tarihli 2021/392 Esas ve 2021/976 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Kararın kaldırılması sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,

6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

7-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf eden ilgilisine iadesine,

8-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 24/10/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/403, K. 2024/1523, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/403
Karar No
2024/1523
Tarih
24 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/404 K.2024/1743
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/404 K.2024/1795
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/405 K.2024/680
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/405 K.2024/1640
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/405 K.2024/685
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/406 K.2024/934

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.