KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/414
- Karar no
- 2024/1787
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/04/2021 (Dava) - 22/11/2021 (Karar
- Numarası
- 2021/218 Esas - 2021/753 Karar
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Bam karar tarihi
- 05/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 05/12/2024
Karar Metni
1.247 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/11/2021 tarih ve 2021/218 Esas - 2021/753 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/09/2020 tarihinde ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen hasarın tespiti amacıyla İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/114 D. İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını ve hasarın 271.100,00-TL olarak hesaplandığını, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketinde ... numaralı kasko poliçesiyle kaskolu olduğunu, hasarın ödenmesi için başvuru yapıldığını, ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek, müvekkilinin aracın meydana gelen hasarın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taraf delillerini kendilerine tebliğ edilmediğini, ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ... nolu ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu, teminat limitinin kaza tarihi olan 24.09.2020 tarihi itibari ile teminat limiti olan 41 bin TL'ye kadar sorumluluğu bulunduğunu, davanın haksız fiile dayalı olduğunu davacı tarafın sigortalı araç sürücüsüne raci kusur ve zararı kanıtlayamaması halinde müvekkil şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, KTK.m 86 gereğince araç işletenin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğünün olmayacağını, bu nedenle davanın reddedilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının davacıya kaza nedeniyle hasar bedeli borcu olup olmadığının ve varsa miktarının hasardan davalı şirketin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının hangi tarihten itibaren ne tür faiz talebinde bulunabileceğinin tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmakla; mahkememizce yapılan yargılamada toplanan deliller ve bilirkişinin mahkememize ibraz ettiği;
... plakalı araç sürücüsü ...'nın davranışı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 53.maddesinde düzenlenen "Sağa ve sola dönecek olan sürücülerin uyması gereken kurallar" şeklindeki kuralın ihlali niteliğinde olduğu ve zararlı sonuca neden olduğu,
... plakalı araç sürücüsü ...'ın davranışının bu kazanın oluşumu esnasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununu ihlal eden bir davranışı olmadığı..." gerekçesiyle davacının davasının talebi ile bağlı kalmak suretiyle KABULÜ İLE 41.000 TL hasar bedelinin sigorta şirketinin poliçe limiti aşılmamak kaydıyla müracat tarihi olan 09/11/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden alınıp davacıya verilmesine, Değişik iş tespit giderlerinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece maddi meselenin takdirinde hata yapıldığını ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu, müvekkili şirkete beyan edilen hasar ile kazanın oluş şekli ile uyumsuzluk oluşturduğunu, bu hususun araştırılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere iskontosuz ve KDV dahil şekilde hesaplama yapılmasının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere,
müvekkili şirketin sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1 ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1. Maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yerel mahkemece müvekkilinin sigorta şirketi aleyhine hükmedilen tazminat tutarında yalnızca poliçe limitleri ile sınırlı tutulmasının yeterli olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumlu tutulduğu limitin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirtilmesi gerektiğini, hükme esas alınan raporda, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranının fahiş olduğunu, bu orana katılmadıklarını, kabul anlamına gelmemekle birlikte,
delil tespiti davasının giderlerinin yargılama gideri sayılmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden dava tarihinden önce faiz işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle araçtaki hasar bedelinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. 1-) Dava, sadece ... A.Ş.ye karşı açılmasına rağmen karar başlığında 2. davalı olarak ... A.Ş.nin gösterilmesi hatalı olmuştur.
2-) Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin sigortacısı olduğu aracın sürücüsünün kaza kolluk tutanağında da belirtildiği üzere tam kusurlu olduğu, mahkemece alınan kusur raporunda da aynı sonuca ulaşıldığı,
davadan önce alınan d.iş bilirkişi raporunda tespit edilen hasar bedelinin 271.100,00 TL, dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda tespit edilen hasar bedelinin ise 318.000,00 TL olduğu, davalının teminat limitinin 41.000,00 TL olması ve davacının bu bedele talep artırımda bulunması gözetildiğinde davacının her halukarda 41.000,00 TL zararın davalıdan tazmininde haklı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-) Kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk trafik sigortacısı olan davalı ... A.Ş.'nin, 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1.maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2-b.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde davalı yönünden temerrüt gerçekleşmektedir.
Dosya kapsamına göre davacı vekili, davalı sigorta şirketine 09.11.2020 tarihinde başvuruda bulunmuş olup, davalı 19.11.2020 tarihinde temerrüde düşmüştür. Hal böyle olunca; mahkemece, davalı sigorta şirketi yönünden hükmedilen tazminata 19.11.2020 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının davalı lehine kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/414, K. 2024/1787, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama