KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/486
- Karar no
- 2024/1790
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/09/2019 (Dava) - 18/11/2021 (Karar
- Numarası
- 2019/112 Esas - 2021/1046 Karar
- Dava
- Tazminat
- Bam karar tarihi
- 05/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 05/12/2024
Karar Metni
1.702 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2021 tarih ve 2019/112 Esas - 2021/1046 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 05/12/2016 tarihinde davacının yolcu olarak seyahat ettiği elektrikli bisiklet ile kendi şeridinde seyir halinde iken sağ taraftan dikkatsiz ve özensiz bir şekilde ilerleyen ... plakalı araçla çarpıştığını, neticesinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde davacının sağ ayak bileği açık olarak kırıldığını, 29/12/2016 tarihli T.C. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ort. Ve Trav. A.B.D.
Başkanlığı tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunda baldırın kırığı, diz dahil(S82) olarak tanı konulduğunu, kazadan hemen sonra kazaya karışan sürücüler ve davacının ifadelerine başvurulduğunu, elektrikli motosiklet sürücüsü ifadesinde "seyir halinde iken iki sokağın kesiştiği yere gelince ben korna basarak sağ taraftan gelen bir araç olup olmadığını kontrol etmek istedim ancak ses gelmeyince ben de yoluma devam ettiğim sırada ... plakalı araç gelerek ben tam geçiş yapacağım sırada bisikletin arka kısmına ve arkadaşımın sağ ayak tarafından vurarak düşmemize sebep oldu...” dediğini,
otomobil sürücüsü ise sokak kesişimine geldiği sırada durur vaziyette bulunduğunu, motosikletin kendisine çarpmamak için manevra yaptığını ancak motosikletin arka tarafını kurtaramadığını beyan ettiğini, dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da elektrikli bisiklet, kavşağa otomobilden önce girdiğini, geçişini tamamlamak üzere olduğunu, zira otomobil elektrikli bisiklete ön tarafıyla çarpıştığını, başka bir deyişle, elektrikli bisiklet kavşağa girişini çoktan tamamladığını, kavşağın ortasına geldiğinde sağdan gelen kavşağa dikkatsiz ve yavaşlamayarak giriş yaptığından kaza meydana geldiğini belirterek davanın kabulü ile,
maddi tazminat olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, kısmi dava olarak, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalının arabuluculuk aşamasında anlaşılamaması üzerine temerrüde düştüğü tarih olan 10/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak taraflarına verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketin ibraz edilmesi ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerekmekte olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı araç davalı şirkete 21/03/2016 - 21/03/2017 tarihleri arasında 117416107 numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu,
bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere ölüm/sakatlık halinde azami 310.000,00 TL ile sınırlı olduğunu belirterek davalı şirket aleyhine açılmış bulunan davanın davacı yanın dava şartı olan davacı şirkete başvuru şartını yerine getirmediğinden iş bu davanın usulden reddine, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...Davanın KISMEN KABULÜNE, 31.952,99 TL geçici ve daimi maluliyetten kaynaklı maddi tazminatın 26/07/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kazara yolcu konumunda bulunduğunu bu nedenle kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını ayırca davalı sigorta şirketinin Karayolları Trafik Kanunu madde 88/1 hükmü uyarınca zarardan müteselsilen sorumlu olduğu hususunun dikkate alınmadığını, müvekkilinin maaşının asgari ücrete oranlamasının hatalı yapıldığını, tazminat hesaplamasında kaza tarihine en yakın asgari ücretin dikkate alınmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından müvekkili şirket tarafından alınan uzman mütaalası ile mahkemece alınan kusur raporu arasında çelişkinin giderilmesi için dosyanın kusur incelemesi yönünden ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, bu husustaki itirazlarının dikkate alınmadığını, %30 kusur oranı ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, İzmir SGK İl Müdürlüğü'nün müzekkere cevabına göre davacıya ait kaza tarihini kapsam hizmet döküm cetvelinde davacının gelirinin asgari ücret olduğunu, bilirkişi tarafından,
dava dilekçesindeki beyan ve emsal ücret araştırmasında belirtilen ücretin kaza tarihinde değil, güncel dava tarihinde geçerli olduğuna kanaat getirildiği halde, davacının gelirinin bu dönemin asgari ücretine nazaran 1,18 kat fazla tespit edilmesinin hatalı olduğunu,
tazminat hesabında kaza tarihini de kapsar aylardaki gelirinin hesaplamaya esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olacağından kaza tarihini kapsar hizmet döküm cetvelinde davacının geliri asgari ücret olarak tespit edildiğinden mahkemece asgari ücret üzerinden yapılacak hesaplamanın hükme esas alınması gerekirken hatalı gelir tespitine göre yapılan hesaplama üzerinden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle, yerel mahkemece hesap bilirkişisinin pasif dönemdeki geliri 1,18 ile güncellediğini, ancak pasif dönemde her durumda AGİ hariç asgari ücret kullanılmaıs gerektiğini,
bu husustaki itirazlarının yerel mahkemece göz ardı edildiğini, yapılacak hesaplamada genel şartların dikkate alınması ile TRH 2010 tablosuna göre teknik faiz oranının %1,8 olmak üzere hesaplama yapılması gerektiğini, bu husustaki itirazlarına da yerel mahkemece değinilmediğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, yerel mahkemece geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, davacının kaza sırasında koruyucu kıyafet giymediğinin kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu,
davacı ...'in dava konusu kazanın meydana gelmesine ve yaralanmasının derecesinin kendi kusuru ile artmasına sebep olduğu için müterafik kusurlu olduğunu, yerel mahkemece davacının koruyucu kıyafet giymemesi sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılmadan hüküm tesis edilmesinin yerinde olmadığını, yerel mahkemece 23/07/2019 tarihinde itibaren faize hükmedilmesinin haksız ve kabul edilemez nitelikte olduğunu, yerel mahkemece red edilen kısım üzerinden lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle geçici ve kalıcı işgöremezliğin zorunlu mali mesuliyet sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
1-) Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının aktüer rapora esas alınan aylık ücretinin kaza tarihindeki verilere göre doğru hesaplandığı, aktüer hesaplamada Yargıtayın yerleşik uygulaması uyarınca TRH 2010 ve progresif rant yönteminin kullanıldığı, pasif dönemin asgari ücret ve agi hariç olarak hesaplandığı, bu hesaba göre alınan 02.06.2021 tarihli ek raporun yerinde olduğu, davacının kazaya etken kusurunun bulunmadığı,
vücudundaki kırığın yerine göre de müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek olmadığı, faiz tarihinin de doğru şekilde belirlendiği anlaşılmakla, taraf vekillerinin bu konulardaki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, BK.nun 50. ve 51. (6098 sayılı BK’nun 61 ve 62. md.) maddeleri uyarınca, zarardan müteselsilen sorumludurlar. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, aynı Kanunun'un 141. (6098 sayılı BK’nun 162. Md.) maddesine göre, borcun tamamından sorumludurlar. Nitekim, 2918 sayılı KTK.nun 88/1. maddesinde, trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacı, zararlarını müştereken ve müteselsilen talep edebilecekleri gibi yasanın verdiği müteselsilen talep hakkından açıkça vazgeçerek her bir failin kusuru oranında da talepte bulunabilirler.
Somut olayda davacı yolcu konumunda olup, davacı vekili başvuru dilekçesinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna karar verilmesini talep etmiş olup, davalının zararın tamamından sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, mahkemece davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğuna karar verilmesi doğru olmamış, davacının bu konudaki istinaf itirazları haklı görülmüştür.
3-) Davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen reddedilen kısım yönünden davalının kendisini vekille de temsil ettiği nazara alındığında davalı lehine vekalet ücreti verilmesi yerine yazılı gerekçe ile talebin reddi doğru olmamış, bu konudaki davalı istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının taraflar lehine kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/486, K. 2024/1790, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama