İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/684 K.2024/1694

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/12/2021 tarihli, 2020/478 Esas ve 2021/1195 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın…

Esas2022/684Karar2024/1694Tarih20 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.143 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
20 Kasım 2024
Dosya no
2022/684
Karar no
2024/1694
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
29/12/2021
Numarası
2020/478 Esas - 2021/1195 Karar
Dava
Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit
Dava tarihi
18/09/2020
Bam karar tarihi
20/11/2024
Karar yazım tarihi
20/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.143 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/12/2021 tarihli, 2020/478 Esas ve 2021/1195 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı arasındaki hukuki ilişikinin temelinin ... ili ... İlçesi ... Köyü ...

Mevkinde yer alan taşınmazın satışına ilişkin 28.10.2014 tarihli takas ve nakit karşılığı gayrimenkul satış sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme ile müvekkilinin taşınmazını 5.500.000,00 TL bedelle davalıya satmak üzere anlaştıklarını, bedelin 1.230.000,00 TL'sinin davalıya ait 3 adet taşınmazın davacıya devredilerek ödeneceğinin, kalan bölümünün tapu devri sırasında ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin yapıldığı sırada taşınmazın Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/466 esas ve 2014/122 karar sayılı dosyasında tedbiri bulunması nedeniyle tapu devri ve satışı yapılamadığını, yargılamanın müvekkili lehine sonuçlandığını,

temyiz aşaması bittikten sonra tapu devrinin amaçlandığını, sözleşmenin 5.maddesinde müvekkilinin taşınmazlarına, davalının tedbir olarak haciz koydurabileceğinin kararlaştırıldığını, bu amaçla davaya konu senedin düzenlenip, vadesinin de sözleşme tarihi olan 28.10.2014 tarihi olarak belirlendiğini, sözleşme maddesinden senedin bedelsiz bir teminat senedi olduğunun anlaşıldığını, davalı ile avukatı ... arasında imzalanan 14.11.2014 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinin 8. maddesinin de davaya konu senedin bedelsiz olduğunun en önemli kanıtlarından biri olduğunu,

Avukat ...'in davalının sadece İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2014/15497 esas sayılı dosyasında vekilliğini yapmış olup icra dosyası açılmadan 11 gün önce 14.11.2014 tarihinde yapılan avukatlık ücret sözleşmesinin 8 maddesinde toplam asıl alacağın 1.200.000,00-TL kısmı hariç olmak üzere geri kalan tüm meblağ için karşı taraf için sulh ve ibra sözleşmesi yapma iznini şimdiden verdiğine ilişkin açıklama bulunduğunu, bu sözleşme ile davalının davaya konu senet için asıl alacağının 1.200.000 TL olarak açık ve net olarak kabul ettiğini ve takip açılmadan 1.200.000 TL bedel üzerinde karşı tarafın ibra edilmesi hususunda avukatına talimat verdiğini,

bu durumun alacağın bedelsiz olduğunun temel göstergelerinden biri olduğunu, ayrıca davalının sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getirmediğini, buna bağlı olarak 1.200.000 TL alacağı olduğu ibaresinin de gerçeği yansıtmadığını, davalının taahhüt ettiği taşınmazlardan ... ili ... ilçesi ... mevkii ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki dubleks konutun davalının avukatı ... adına tescilinin yapıldığını ve ekli protokolun müvekkile imzalatıldığını, ... ili ... ilçesi, ... köyü, ... ada ... parsel sayılı taşınmazda yer alan ...

Blok ....

Kat ... nolu meskenin ise davacı müvekkilinin eşi ... adına tapuda tescil ettirildiğini, sözleşmede devri kararlaştırılan ve Kemalpaşa'da bulunan taşınmazın ise davalı tarafından davacıya devredilmediğini, buna göre sözleşme gereği devri gerçekleşen gayrimenkullerin toplam bedelinin 810.000-TL olduğunu, mahkeme kararının Yargıtay tarafından bozulmasından sonra müvekkili adına olan tapu kaydının iptaline karar verilip kararın 21.11.2016 tarihinde kesinleşmesi ile birlikte taşınmazın müvekkilinin aktifinden çıktığını, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin fiilen ve hukuken ifası imkansız hale geldiğini,

müvekkilinin davalı ile irtibata geçerek sözleşmeyi fiilen yerine getiremeyeceğini davalıya ilettiğini ve eski hale iadesi için almış olduğu ... ve ... ilçelerindeki taşınmazların bedelini iade edebileceğini, davalının da İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2014/15497 esas sayılı dosyasına konu edilen takibin iptalini sağlamasını talep ettiğini, davalının müvekkilini oyalayıp icra işlemlerini hızlandırdığını, senedin üzerinde yer alan malen kaydına rağmen müvekkili ile davalı arasında 5.000.000 TL lik bir mal alışverişinden kaynaklı herhangi bir işlem olmadığını,

geçersiz protokol ve ek protokol gereğince bedelsiz teminat senedi olarak düzenlenen davaya ve icra takibine konu senet ile ilgili müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını bildirdiğini, icra takibine konu senedin 4.190.000 TL lik kısmının bedelsiz olduğunun tespiti ile 4.190.000 TL ve ferrileri oranında davacının, davalıya borcunun olmadığının tespitine ve davaya konu icra dosyasının 4.190.000,00 TL ve ferrileri yönünden iptaline, davalının davaya konu alacağın %20'sindan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu senedin 28.10.2014 tarihli Gayrimenkul Alım Satım ve Takas başlıklı sözleşmeyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, senet metninden anlaşılacağı üzere senedin daha önce düzenlendiğini, kayıtsız şartsız bir borç ilişkinin ikrarı niteliğinde olan senedin düzenlenmesinden sonra bir başka hukuki ilişki nedeniyle düzenlenen 28.10.2014 tarihli sözleşmede bu senetten hiçbir suretle değinilmediğini, tanık dinlenmesine muvafakatlarının bulunmadığını,

bir süre öncesinde müvekkili ile vekâlet ilişkisi bulunan Avukat ...’in aynı zamanda davacının avukatı olup bu yönüyle müvekkilini aldatıcı her türlü eylem ve işlemleri kasıtlı olarak yapabilme imkânı olduğunu, açık muvafakat dahi olsa bir avukatın, aralarında husumet bulunan tarafların aynı anda vekilliğini yapmasının ahlaken etik olmayıp, ayrıca bu husus disiplin cezasını da gerektirdiğini, avukatlık sözleşmesinin davacının eline geçmesinin avukatın sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiği sonucunu doğurduğunu, ayrıca avukatlık ilişkisinin içeriğinden senedin teminat amacıyla düzenlendiği anlamını çıkarmanın hukuken mümkün olmadığını,

senedin sözleşmeden önce başka bir ilişkiye istinaden düzenlenmiş olması nedeniyle 28.10.2014 tarihli sözleşmenin teminatı amacıyla düzenlendiği iddiasınun kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın senedin teminat olarak alındığı iddiasında bulunmakla senet metnini bir bakıma talil ettiğini, bu nedenle iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi hukuki zorunluluk olduğunu, icra takibinin açılmasının üzerinden yaklaşık 7 yıl geçmiş olup, davacı tarafın bu zamana kadar hiçbir suretle dile getirdiği, iddialarını gündeme getirmediğini, icra dosyasında taşınmazların satışı aşamasına gelindikten sonra,

davanın kötü niyetli olarak satış işlemlerini sürüncemede bırakmak için açıldığını, 5.000.000 TL gibi yüksek meblağlı bir senedin, 28.10.2014 tarihli satış sözleşmesinde yer almamasının, unutulmuş olabileceğinin düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bildirmiş davanın reddine, davacının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR

Mahkemece; "...Davalı tarafın, davaya konu İzmir 14. İcra Müdürlüğü'nün 2014/14597 sayılı dosyasında dava konusu kıymetli evrak niteliğindeki beş milyon TL bedelli bonoya dayalı olarak alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında kambiyo senetlerine özgü yolla takip yaptığı, takibin kesinleştiği, bononun, taraflar arasında varlığı ve içeriği uyuşmazlık konusu olmayan 28.10.2014 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinin teminatı olarak verildiğinin iddia edilmesine rağmen açıklanan nedenler ile bu iddiayı kanıtlar yazılı bir delil sunulamadığı,

davalının önceki vekili ile yaptığı avukatlık ücret sözleşmesinin yazılı delil başlangıcı olduğu iddia edilmiş ise de, gerekçeleri ayrıntılı olarak açıklandığı üzere sözleşmenin yazılı delil başlangıcı niteliği ve içeriğinin bulunmadığı, buna bağlı olarak tanık ve diğer deliller ile iddianın ispatlanmasının mümkün olmadığı, bonodaki malen kaydı ve taraflar arasında alışveriş yapılmamış olması nedeniyle bononun bedelsiz olduğu iddiasının da yukarı ayrıntıları açıklanan gerekçeler ile haklı olmadığı, bu yöndeki iddianın, asıl iddia ile çelişkili olduğu gibi, bu iddiaya ilişkin hiçbir delilin sunulmadığı ve bildirilmediği,

bononun sözleşme ile bağlılığının kanıtlamaması karşısında sözleşme gereği taşınmazların bir bölümünün devredilmiş olmasının davayı kanıtlamaya yeter nitelikte deliller olmadığı, birlikte değerlendirildiğinde; kanıtlanamayan davanın ve buna bağlı olarak davacı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine, mahkemece icra veznesine gelecek paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda verilen ihtiyati tedbir kararının infaz edilmemesi nedeniyle icra takibinin durdurulmadığı göz önünde tutularak, davalı tarafın, yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerektiği.." gerekçesiyle "...Davanın reddine;

davacı ve davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu senedin vade tarihi 28.10.2014 iken, davalı ile müvekkili arasında imzalanan Takas ve Nakit Karşılığı Gayrimenkul Satış Sözleşmesi'nin tarihinin de 28.10.2014 olduğunu, dava konusu senedin tanzim tarihi ise 13.10.2014 olup, ikisi de tacir olmayan müvekkili ile davalı arasında 13.10.2014 tarihinde 5.000.000,00 TL'lik bir mal alışverişi olup, müvekkilinin bu derece yüklü bir meblağ için 15 gün sonrasına yani 28.10.2014 tarihine 5.000.000,00-TL'lik senet düzenlemesi,

akabinde ise aynı gün yine davalı ile yüklü meblağda başka bir sözleşme hazırlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, anılı sözleşme ile senedin bağlantılı olduğu açık olup, davalının senedin sebepten bağımsız olduğu iddiaları dinlenerek verilmiş olan kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı müvekkili ile davalı arasında akdedilen 28.10.2014 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin gayrimenkullerine davalının tedbir olarak haciz koydurabileceğinin kararlaştırıldığını, dava konusu senet, söz konusu gayrimenkullere tedbir konabilmesi amacıyla verilmiş olup, taraflar arasında akdedilen sözleşmede de bu hususun kararlaştırıldığını,

28.10.2014 tarihli "Takas ve Nakit Karşılığı Gayrimenkul Satış Sözleşmesi'nin 5. maddesinde aynen; "...Satışa konu gayrimenkulün alıcı (davalı ...) adına tapuda devri hukuki olarak mümkün olmadığından alıcı (davalı ...); satış bedeli karşılığı satıcı (davacı ...)a devir ettiği gayrimenkullerin teminatı olarak satış bedeli kadar satıcının gayrimenkulleri üzerine tedbir koydurabilir, haciz şerhi koydurabilir, satıcı bu işleme şimdiden onay vermiştir..." denildiğini, söz konusu madde ile satıcı konumda olan müvekkilinin satışa konu gayrimenkulün tapu devrini davalı alıcı ...'e yapamayacağından dolayı,

...'in müvekkilin malvarlığına satış bedeli kadar haciz koydurabileceğinin kararlaştırıldığını, bu amaçla işbu davaya konu senet düzenlenmiş olup, senedin vadesinin de sözleşme tarihi olan 28.10.2014 tarihi olduğunu, söz konusu senet ile taraflar arasındaki sözleşmenin bağlantılı olduğunun senetlerin tarihlerine, tarafların mali durumlarına bakıldığında belli olduğunu,

taraflar arasında imzalanmış (davalı tarafça da kabul edilen) 28.10.2014 tarihli “Takas ve Nakit Karşılığı Gayrimenkul Satış Sözleşmesi ile dava konusu 28.10.2014 vade tarihli 5.000.000,00-TL (Beşmilyontürklirası) bedelli senedin vade tarihi ile sözleme tarihinin aynı olduğunu, ... senedi icraya koymadan önce ( İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2014/15497 Esas sayılı takibi 25.11.2014 tarihinde açılmış ... icra takibini başlatan avukatı ile yaptığı avukatlık ücret sözleşmesinin 14.11.2014 tarihi olduğunu) Av. ... ile yapmış olduğu avukatlık ücret sözleşmesinde aynen.

"Müvekkil vekalet ile birlikte toplam asıl alacağının 1.200.000,00 TL'lik kısmı hariç olmak üzere geri kalan tüm meblağ için karşı taraf ile sulh ve ibra sözleşmesi yapma iznini şimdiden vermiştir. Avukatın vereceği ibra veya imzalayacağı sulh sözleşmesi ile ...

Avukat ...'i şimdiden ibra eder ve bu konuda hiçbir alacak davası açmayacağını şimdiden kabul ve taahhüt etmiştir." denildiğini, Av. ...; dava konusu senedi icra takibini başlatan alacaklı ...'in avukatı ve takipte borçlu olan müvekkili ...'ın da avukatı yani hem alacaklının avukatı hem borçlunun avukatı olduğunu, yine aynı Av. ... tarafar arasında imzalanan protokolün uygulanmasında önemli rol oynayan avukat olduğunu,

zira dava dilekçelerine ek 2 olarak ekledikleri belgeden de anlaşılacağı üzere protokole ek olarak imzalanan Ek Protokol başlıklı ek sözleşmede ana sözleşmeye ek olarak imzalanan bu ek protokol gereğince ... ili ... ... köyü ... ada ... parseldeki dubleks konutu ...'ın gösterdiği 3. kişi olan ...'e 30.10.2014 tarihinde satışı ve devrinin yapıldığından bahsetmekte bu durum gelen tapu kayıtları ile de sabitlik kazandığını, tüm bu deliller ışığında senedin teminat senedi olduğu açıkken mahkemenin bu delilleri dikkate almadığını,

davacı tarafın senedin bedelsiz olduğu iddiasının senedin taşınmaz alım satımı nedeniyle verildiği iddiasına aykırı olduğunu ve senedin tedavül ettiği sürece sebepten bağımsız olduğu değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, davalının dava konusu senet bedeli kadar bir ticaret yapma gücü maddi olarak bulunmamakta olup, yalnızca bu husus dahi senedin teminat senedi olarak verildiğinin bir göstergesi olduğunu, açıklanan nedenlerle, kararın kaldırılarak deliller toplanarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemeye gönderilmesini yeniden yargılama yapılarak davalarının kabulüne karar verilmesini,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yüklenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Davacı taraf, icra takibine dayanak yapılan bononun teminat senedi olduğunu ve davalı ile aralarında mal alışverişine dair bir ilişki bulunmadığını senedin bedelsiz olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup mahkemece senedin teminat senedi olduğunun ve bedelsizlik iddiasının yazılı deliller ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Somut olaya uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 201. maddesi uyarınca senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz.

Davalı taraf, takibe dayanak bononun teminat senedi olduğunu ve bedelsizlik iddaısını kabul etmediğine göre davacı yan işbu bononun teminat amacıyla verildiğini ve bedelsiz kaldığını yukarıda açıklandığı şekilde geçerli delillerle ispat etmek zorundadır.

O halde, mahkemece davacı tarafın, dava konusu bononun iddia edildiği şekilde teminat olarak verildiğini ve bedelsiz kaldığını geçerli yazılı delillerle ispatlayamadığı kabul edildiğine göre, davacı tarafın dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı hususu nazara alınıp davacıya yemin hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. (bknz Yargıtay 11. HD'nin 21/04/2021 tarihli, 2020/5900 esas, 2021/3916 karar sayılı, Yargıtay 19. H.D.'nin 2014/5112 esas,

2014/8864 karar sayılı emsal kararları)

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının kararın kaldırma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçelerle KISMEN KABULÜ ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/12/2021 tarihli, 2020/478 Esas ve 2021/1195 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a-)-6) maddesi gereğince dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-Davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının kararın kaldırma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

4- İSTİNAF AŞAMASINDA, davacı taraftan alınan 80,70-TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,

6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

7-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 20/11/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/684, K. 2024/1694, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/684
Karar No
2024/1694
Tarih
20 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/684 K.2024/1819
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/684 K.2024/947
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/685 K.2024/1952
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/685 K.2024/1976
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/686 K.2024/1842
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/688 K.2024/633

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.