İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1234 K.2024/261

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2023 tarihli 2020/156 Esas ve 2023/182 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın…

Esas2023/1234Karar2024/261Tarih15 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.156 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Şubat 2024
Dosya no
2023/1234
Karar no
2024/261
İncelenen kararın mahkemesi
KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/03/2020 (Dava) - 23/03/2023 (Karar
Numarası
2020/156 Esas - 2023/182 Karar
Dava
Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Bam karar tarihi
15/02/2024
Karar yazım tarihi
15/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.156 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2023 tarihli 2020/156 Esas ve 2023/182 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 08/04/2016 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile aynı istikamete seyir halinde olan ve Bostanlı yönüne U dönüşü yapmak isteyen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol yan kapı kısımları çarpışmış olup çarpışmanın etkisiyle ... plakalı aracın park halinde bulunan ... plakalı araca çarpması neticesinde yarlanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği,

kazası sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, müvekkilinin tedavi gördüğünü, kazanın Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2016/9481 soruşturma 2017/130 karar numarasıyla soruşturasının yürütüldüğünü, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücü ... ve ... plakalı araç sürücüsü ...'nun kusurlu bulunduğunu, ... plaka sayılı aracın davalı ...

Sigorta A.Ş. nezdinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesinin bulunduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.'ne 20/12/2019 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, ...

Sigorta A.Ş. tarafından 15 günlük yasal süre içerisinde eksik evrakların gönderilmesi talep edildiğini, talep edilen evraklar gönderilmiş olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle 07/01/2020 tarihinde hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını beyanla, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili için 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı,

100 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekilin 03/03/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile; davacı Akif için talep ettikleri maddi tazminatı arttırmak suretiyle toplam 70.021,75 TL kalıcı ve geçici işgöremezlik maddi tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan işbu dava öncesi davacı tarafça sağlık raporu olmaksızın müvekkili şirkete başvurulduğunu, Sigortacılık Kanunu gereğince başvuru şartlarına uyulmadan dava açıldığından; davanın, dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davada talep edilen tazminatların zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle de reddine karar verilmesini, kaza tespit raporu içeriğine göre;

kazanın meydana gelmesinde ...'in asli kusurlu, sigortalı ...'nun tali kusurlu olduğunun tespiti yapılmışsa da kazanın meydana geliş şekline bakıldığında ...'in kullandığı ... plakalı aracıyla ... plakalı aracın sağından alkollü olarak giderken ve U dönüşünün yasak olduğu yerden U dönüşü yapmak amacıyla birden ... plakalı aracın önüne kırmasından kaynaklı kazanın üçüncü kişinin ağır kusuruyla meydana geldiğinin görüldüğü, müvekkili şirket sigortalısının da alkollü olduğu tespit edilmişse de kazanın oluş şekli ve yasal düzenlemede dikkate alındığında;

kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları A.1.maddesi uyarınca sigortacının, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine göre temin ettiği, ayrıca manevi tazminat ve tedavi taleplerinin teminat dahilinde olmadığı,

müvekkili şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi halinde, sigortalısı araç sürücünün kusuru oranında müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olacağını, davacının müterafik kusurunun tazminattan düşülmesi gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle zarar miktarında indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kabul etmemekle birlikte geçici iş görmezlik tazminatının poliçe teminatı dışında olduğunu beyanla, neticeten, davacının müvekkili şirkete yaptığı başvuruda gerekli belgeler bulunmadığından,

başvuru ve dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesini, şayet mahkeme aksi kanaatte olursa izah edilen hususların göz önüne alınarak Adli Tıp Kurumu’ndan kusura ilişkin rapor alınmasına, hazineye kayıtlı aktüer aracılığı ile bilirkişi incelemesi yapılmasına, emniyet kemeri takılmadığından müterafik kusur indirimi yapılmasına, hatır taşıması nedeniyle tazminatta indirim yapılmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, müvekkili şirketin dava açılmasına sebep olmadığından tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ''...Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 42.813,23TL alacağın (geçici iş göremezlik ve kalıcı maluliyet tazminatı) 06/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının sağlık raporu olmaksızın müvekkili şirkete başvurduğunu, Sigortacılık Kanunu gereğince başvuru şartlarına uyulmadan dava açıldığından; davanın, dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul karar verilmesinin usule ve kanuna aykırı olduğunu, huzurundaki davada 08/04/2016 tarihinde meydana gelen kazaya dayalı olarak talepte bulunulduğunu, TBK md. 72/I'e göre; haksız fiil sebebiyle tazminat davası açma hakkının;

mağdurun, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, bu nedenle 03/03/2023 tarihli talep arttırım dilekçesinde belirtilen alacak taleplerinin zamanaşmına uğradığı dikkate alınarak huzurdaki haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ilgili dosyada kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevki gerekirken kusur oranları tespiti yapılmadan mahkemece araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu kanaati ile tazminata hükmedildiğini,

06/05/2022 tarihli ATK raporunun sonuç kısmında olay tarihli grafilerin kurulun 27.07.2020 tarih ve 9916 karar sayılı müzekkeresinde temin edilmesi istenmekle beraber dava dosyasında mevcut olmadığı istenen grafilerin temin edilip gönderilmesi halinde yeniden değerlendirilebileceğinin bildirildiğini, bir önceki 23/09/2021 tarihli raporda da aynı husus değerlendirilmiş olup Mahkemece 25/01/2022 tarihli celsede verilen 5 nolu ara karara rağmen davacı tarafça eksikliklerin tamamlanmadığını, bu nedenle eksik değerlendirmeye dayalı talep arttırım talebi yapıldığını ve bunun üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiğini,

kaza tespit raporu içeriğine göre; kazanın meydana gelmesinde ...'in asli kusurlu, sigortalı ...'nun tali kusurlu olduğunun tespiti yapılmışsa da kazanın meydana geliş şekline bakıldığında ...'in kullandığı ... plakalı aracıyla ... plakalı aracın sağından alkollü olarak giderken ve U dönüşünün yasak olduğu yerden U dönüşü yapmak amacıyla birden ... plakalı aracın önüne kırmasından kaynaklı kazanın üçüncü kişinin ağır kusuruyla meydana geldiğinin görüldüğünü, işbu davaya konu kaza 3'lü trafik kazasına ilişkin olduğundan kusur oranlarının tespiti sonrası aktüer hesaplaması için dosyanın bilirkişiye tevdii gerektiğini,

dolayısıyla kusur oranları belirlenmeden sigortalının %25 kusurlu olduğu kabulü ile tazminat hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müterafik kusur yönünden yapılan indirim yerinde olup kabul anlamına gelmemek kaydıyla hatır taşıması için %40 dan az olmamak üzere tazminattan indirim yapılması gerektiğini, hükmedilen tazminat ile geçici ve kalıcı tazminatın bir bütün olarak kabul edildiğini, kabul edilen kısmın ne kadarının kalıcı ne kadarının geçici iş göremezliğe ilişikin olduğunun kararda tartışılmadığını,

kararla dava konusu kazada oluşan maluliyeti nedeniyle kalıcı iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 5. Maddesinde poliçe kapsamına giren teminat türlerinin belirlendiğini, karar ile hükmedilen geçici iş görmezlik tazminatının poliçe teminatı dışında olduğunu, müvekkili şirketin temerrüdünün başlangıcının KTK'nın 98. ve 99. maddesine göre belirlenmesi gerektiğini,

davacı müvekkili şirkete tazminat için bir başvuruda bulunmuşsa da bu başvurunun sağlık raporu olmadığı için geçerli bir başvuru olmadığını, bu sebeple davacının tazminatının dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu nedenle davacıya tazminat ödenmesine karar verilmesi halinde, ödenecek tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

1-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi halinin dahi HMK'nın 115/2.maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğu Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile kabul edilmektedir.

Bu başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda ise, usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceği açıktır. Kaldı ki, davalının da kabulünde olduğu üzere davacı tarafından davalıya başvuruda bulunmuş olduğu, yukarıda belirtildiği üzeri başvuruda eksik evrak bulunmasının başvurunun yapılmamış sayılmasını gerektirmediği anlaşılmıştır.

2-Olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiştir.

Aynı şekilde, 2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) ayrımı yapmaksızın fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir.

Dosya kapsamından; davalı nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi olan aracın karıştığı kazada davacının yaralanarak malul kaldığı, taksirle yaralama suçu nedeniyle ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu (TCK m.66/1-e ve m.89), davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasına ve ayrıca ceza zamanaşımı süresine göre, davalı tarafın zamanaşımı itirazlarının ve ıslah zamanaşımına yönelik itirazlarının kabulü mümkün görülmemiş, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.

3-Kaza tespit tutanağında, kazanın meydana gelmesinde ...'in asli kusurlu, sigortalı ...'nun tali kusurlu olduğunun tespiti yapılmış; mahkemece alınan kusur raporunda tespit edilen kural ihlalleri ve dosya kapsamı ile olayın oluşu nazara alındığında, Dairemizce mahkemenin kusur yönünden kabulünün yerinde bulunmuş, davalının bu yöne ilişkin itirazının reddi gerektiği anlaşılmıştır.

4-Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun usule uygun ve kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliğine göre, yani doğru yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği; diğer taraftan, mahkemece tedavi evrakının temini yönünde yeterli araştırmanın ve yazışmaların yapıldığı, davacıya tüm evrakın teslimi için süre verildiği, davalı tarafın maluliyet tespitine yönelik itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

5-Somut uyuşmazlıkta, davacının da kabulünde olduğu üzerine davacının kaza sonrası alınan beyanında, iş çıkışı sonrasında davacının patronun aracı ile evine bırakılmak üzere aracı ile taşındığı sırada kazanın meydana gelmiş olması nazara alındığında mahkemece hesaplanan tazminattan hatır taşıması nedeniyle de %20 oranında indirim yapılmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı tarafın hatır taşıması için %40 dan az olmamak üzere tazminattan indirim yapılması gerektiği yönündeki itirazı yerleşik uygulamaya aykırı olup itirazı yerinde değildir.

6-Geçici işgöremezlik tazminatının teminat dışı olduğuna dair davalı tarafın itirazı yerinde olmayıp davalı sigorta şirketi vekilinin iddialarının aksine geçici işgöremezlik tazminatı bakımından davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun son bulmamış olmasına göre reddi gerekmiştir.

7-2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1.maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2-b.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir.

Somut olayda, davacı tarafın tazminat davasından önce davalı sigorta şirketine gönderdiği başvuru dilekçesinin davalıya tebliği belgesi bulunmamakta ise de, dosyada mevcut başvuru dilekçesi üzerindeki davalı şirkete ait iki ayrı evrak kayıt tarihinin 20/12/2019 ve 23/12/2019 tarihi olduğu, davalı tarafın 23/12/209 tarihli cevabi yazısında davacıya sağlık kurulu raporunun sunulması halinde gerekli işlemlerin yapılabileceğinin belirtildiği, başvuru davalı tarafa en geç 20/12/2019 tarihinde tebliğ edildiğine göre, davalı sigorta şirketinin 8 işgünü sonrası olan 02/01/2020 tarihinde temerrüde düştüğü gözetilerek,

faiz başlangıç tarihinin bu şekilde belirlenmesi davalı lehine olup, davalı vekili davacının müvekkili şirkete tazminat için bir başvuruda bulunmuşsa da bu başvurunun sağlık raporu olmadığı için geçerli bir başvuru olmadığını, bu sebeple davacının tazminatı dava tarihinde muaccel hale geldiğini, ödenecek tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek belirlenen temerrüt tarihine itiraz etmiş ise de, alacağın haksız fiile dayalı olması nedeni ile temerrüt tarihinden itibaren alacak muaccel hale gelmekle, belirsiz alacak davası olarak açılan davada, davalı sigortanın temerrüte düştüğü tarih yukarıda açıklanmış olup,

davalı sigortanın temerrüt ve faiz başlama tarihini yukarıda belirtilen yasal düzenlemeye uygun olduğu anlaşılmakla, davalının itirazı yerinde olmayıp itirazının reddi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2023 tarihli 2020/156 Esas ve 2023/182 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 2.924,57-TL istinaf karar harcından peşin alınan 552,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.372,57-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/02/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1234, K. 2024/261, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1234
Karar No
2024/261
Tarih
15 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1235 K.2024/178
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1241 K.2024/263
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1242 K.2024/446
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1242 K.2024/138
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1243 K.2024/135
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2023/1244 K.2024/184

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.