KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Dosya no
- 2024/1062
- Karar no
- 2024/1351
- İncelenen kararın mahkemesi
- MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/02/2024 (Dava) - 19/04/2024 (Ara Karar
- Numarası
- 2024/142 Esas (Derdest Dosya
- Dava
- Tazminat
- Talep
- İhtiyati Haciz
- Bam karar tarihi
- 26/09/2024
- Karar yazım tarihi
- 26/09/2024
Karar Metni
1.367 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/04/2024 ara karar tarihli ve 2024/142 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
TALEP
İhtiyati haciz talep eden/davacılar vekili talep dilekçesinde özetle; mahkemece 08.03.2024 tarihli ara karar ile taraflara, davacılar vekiline talebinin kabulü ile, ...'nin veraset ilamını almak ve bu araca yönelik miras tescil işlemlerini yapmak üzere yetki verilmesine dair karar verildiğini, ara karar ile taraflarına verilen yetki uyarınca ...'in veraset ilamını Fethiye 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/491 esas 2024/502 karar sayılı ilamı ile aldıklarını, veraset ilamında ...
Plakalı aracın kayıt maliki ölü ...'nin sağ eşi ... ve kızı ... mirasçısı olarak yer aldığını, ara karar ile taraflara ... plakalı aracın intikal işlemleri için yetki verilmiş ise de bu işlemi noterlerde gerçekleştiremediklerini, noterler ve noterler birliğinin, bu işlemin ancak mirasçıların başvurusu ile yapılabileceği bilgisinin taraflara iletildiğini, konu hakkında mahkemece gerek görülmesi halinde resen tescil için Türkiye Noterler Birliğine müzekkere yazılabileceğini,
mahkemenin 15.02.2024 tarihli 1 nolu ara kararında davalı ... yönünden taraf sıfatı bulunmaması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen kararın mahkemece yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini, miras hükümleri çerçevesinde davalı ...'ın iş bu davada taraf sıfatının bulunduğunu, son olarak davaya dahil edilmesini talep etmiş oldukları ... 'nin de dava değerine yetecek miktarda menkul ve garimenkulleri üzerine teminat yatırmaksızın ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini ileri sürerek, ...'nin davaya dahil edilmesine,
dava dilekçesi, tensip zaptı ve ara karardan bir suretin ...'ye tebliğine, davalı ... ile ...'nin dava değerine yetecek miktarda menkul ve gayrimenkulleri üzerine teminat aranmaksızın ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 19/04/2024 TARİHLİ ARA KARARI
İlk derece mahkemesince; "...Mahkememizce 08.03.2024 tarihli ara kararla dava dışı muris ... adına kayıtlı araç için miras tescil işlemleri yapmak üzere davacı vekiline yetki verildiği bu yetki üzerine her ne kadar davacılar vekilince 27.03.2024 tarihli dilekçesi ile mahkemece verilen yetkiye rağmen intikal işlemine izin verilmediği belirtilmiş ise de verilen yetki üzerine yapılan başvuru ve intikal işleminin reddine yönelik bir karar veya evrak sunulmadığı anlaşıldığından bu hali ile davaya konu ... plakalı araç maliki hali hazırda dava dışı ... olduğu..." gerekçesiyle Davacı vekilinin ...'nin davaya dahil edilmesi ve davalı ... ile ...'nin
dava değerine yetecek miktarda menkul ve gayrimenkulleri üzerine teminat aranmaksızın ihtiyati haciz konulması taleplerinin AYRI AYRI REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden/davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece 08/03/2024 tarihli ara karar ile taraflarına veraset ilamı almak ve araca yönelik miras tescil işlemlerini yapmak üzere yetki verildiğini, kendilerine verilen yetki uyarınca ...'nin veraset ilamını aldıklarını, ... plakalı aracın kayıt malikinin ölü ...'nin sağ eşi ... ve kızı ...'ın mirasçısı olarak gözüktüğünü, yerel mahkemece her ne kadar kendilerine ... plakalı aracın mirasçılara intikali için yetki verilmiş ise de mirasçıların talebi ve katılımı olmadan,
mahkeme ara kararınca verilen yetkiye dayanarak araca dair intikal ve tescil işlemlerinin yapılmasına dair noterliklerce bir işlem yapılmadığını, bu nedenle yerel mahkemeye başvuruda bulunduklarını ancak yerel mahkemece 19/04/2024 tarihli ara karar ile taleplerinin reddine karar verildiğini, yerel mahkeme ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın usulüne uygun olarak devam edebilmesi için taraflarına tescil-intikal işlemine yönelik sorumluluk yüklenmesini kabul etmediklerini, intikal işlemleri esnasında mirasçıların ilişik kesme belgesi alma,
veraset ve intikal vergisi ödemesi ve devir işlemlerinden kaynaklanan masraflarının doğacağını, bu yükümlülüklerin kendilerine yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep; 19.04.2024 tarihli ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi istemlidir.
Mahkemece; talebin reddine karar verilmiş olup, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
1-) HMK'nun 341/1.maddesinde "İlk Derece Mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Yasanın 346/1. Maddesi gereğince “İstinaf dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf kanun yoluna başvurulabilir. (HMK 346/2 fıkrası).
Bu açıklamalara göre; somut olayda davacılar vekilinin talebi, dava dışı ...'nin davaya dahil edilmesi istemine ilişkin olup HMK'nun 341. maddesi anlamında nihai karar niteliğine sahip eda davası vasfında değildir.
HMK'nun 341. maddesinin başlığı "İstinaf Yoluna Başvurabilen Kararlar" olup maddede aleyhinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar sınırlı bir şekilde sayılmıştır. Davaya dahil edilmesi talebinin reddine ilişkin mahkeme kararları, maddede sayılan nihai kararlardan olmadığından bu karar aleyhine istinaf yoluna başvurulamaz. Bu karara karşı ancak asıl hükümle birlikte istinafa başvurulabilir.
Açıklanan nedenlerle; dava dışı ...'nin davaya dahil edilmesi isteminin reddine yönelik ara karara yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Dava, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkin olup davacılar vekili, davalı ...'in kazaya sebebiyet veren araç maliki olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmıştır. Davalılar cevap dilekçesinde, araç malikinin ... olduğunu, davadan önce vefat ettiğini ve tüm mirasçıların davaya dahil edileceğini belirterek veraset ilamını sunmuştur. Mahkemece de davacılar vekiline veraset ilamını alınması için yetki verilmiş, davacılar tarafından da veraset ilamı alınarak dosyaya sunulmuştur.
Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar.( TMK m. 599).
Mirasçıların birden fazla olması halinde, kanun koyucu paylaşmaya kadar zorunlu bir “miras ortaklığı” sistemi benimsemiş ve terekede yer alan tüm değerler üzerinde tüm mirasçıların, istisnalar saklı kalmak kaydıyla, “iştirak halinde hak sahibi” olacaklarını düzenlemiştir (TMK 640).
Miras, üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar (TMK m. 606). Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. (TMK m. 610)
Tüm bu açıklamalar uyarınca, muris ...'in 28.07.2019 tarihinde vefat ettiği, davalılar vekilinin verdiği cevap dilekçesinde de açıkça mirasın reddinden bahsetmediği ve mirasçıların da davaya dahil edileceğini belirttiği, bu durumda artık davalı mirasçı ...'in kazaya sebebiyet veren araçta malik ve mirasçı olarak hak sahibi olduğu anlaşılmakla anılan davalı yönünden de ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekmesine karşın yanılgılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karara yönelik istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin buna ilişkin ara kararının kaldırılmasına ve talebin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/1062, K. 2024/1351, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama