KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Dosya no
- 2024/1422
- Karar no
- 2024/1248
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/06/2024 (Talep) - 14/06/2024 (Karar
- Numarası
- 2024/708 D.İş Esas - 2024/708 D.İş Karar
- Talep
- İhtiyati Haciz (Finans
- Bam karar tarihi
- 12/09/2024
- Karar yazım tarihi
- 12/09/2024
Karar Metni
2.012 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2024 tarihli 2024/708 D.İş Esas ve 2024/708 D.İş Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili olan bankanın Işıkkent Şubesi ile borçlulardan ... Şirketi, ... ve ... müteselsil kefaleti ile kredi borçlusu arasında genel kredi sözleşmeleri, çek hesabı açılış sözleşmeleri ve şirket kredi kartı sözleşmesi imzalandığını, imzalanan bu sözleşmeler ile kredi borçlusuna ...
(A) nolu kredi kartı, 1037- 9200183 USD cinsli ihracat spot kredisi ve çek yaprakları riski tesis edilerek kullandırıldığını, davalı kredi borçlusuna kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine borçlular ile olan kredi ilişkisinin bankalarınca gönderilen ve işbu dilekçe ekinde yer alan Kartal 28. Noterliği'nin 16.04.2024 keşide tarihli ve 21427 yevmiye nolu ihtarnamesi ile kat edildiğini ve nakdi ve gayrinakdi kredilerden kaynaklanan alacağın ödenmesi ile ihtar olunduğunu,
hesap kat ihtarnamesine rağmen mevcut borç tutarı süresi içerisinde ödenmediği gibi müvekkili olan banka alacağı ipotek ya da rehin gibi herhangi teminat altına alınmadığını, ayrıca kredi borçlusu şirketin müşterek ve müteselsil kefili ... ve ... ek'li ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere aynı zamanda borçlu şirketin ortağı ve yöneticisi olduğunu, haricen öğrenildiğine göre borçlu bu ve buna benzer borçlarından kurtulabilmek amacı ile malvarlıklarını 3. şahıslara devir ve temlik çabası içinde olduğunu, gecikilmesi halinde alacağın tahsili imkansızlaşacağından huzura gelindiğini, müvekkili olan banka alacağı,
kredi borçlusu yönünden rehin ya da ipotek gibi herhangi bir teminat ile temin edilmediğini, haricen öğrenildiğine göre borçlu bu ve buna benzer borçlarından kurtulabilmek amacı ile malvarlıklarını 3.şahıslara devir ve temlik çabası içinde olduğunu, gecikilmesi halinde alacağın tahsili imkansızlaşacağından müvekkili olan banka alacağının tahsilini teminen uygun bir teminat karşılığında borçluya ait menkul ve gayrimenkul mallar ile 3.şahıslardaki hak ve alacakların ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiklerini, 16.04.2024 tarihli ihtarnamelere konu Kredi borçlusu şirket ve müteselsil kefil ...'in sorumlu olduğu; ...
(A) nolu kredi kartından kaynaklanan 66.839,29 TL iade edilmemiş/karşılıksız yazılmış çek ürünlerinden kaynaklanan 234.480,00 TL Kredi borçlusu şirket ve müteselsil kefil ..., ... ve ...
Anonim Şirketi 'nin sorumlu olduğu, 1037- 9200183 nolu YP ihracat spot kredisinden kaynaklanan 61.268,77 USD olmak üzere toplam 301.319,29 TL cinsinden, 61.268,77 USD cinsinden bankalarının alacağının tahsilini teminen borçluya ait menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ''...Kredi kartlarına dair alacak kalemleri açısından kredi kartı borcu kaynaklı olarak Yargıtay kararlarına göre ihtiyat haciz verilmesi, Çek depo bedelleri açısından gayrinakit alacak kalemlerinin ihtiyati hacze konu olmayacağı, YP ihracat spot kredisine dair döviz cinsinden kredi alacağı bakımından ilgili kalemlerin kendine özgü sorumluluk şartlarının bulunması ve alacağın yargılamayı gerektirmesi...'' gerekçesiyle; ''...İhtiyati Haciz talebinin reddine...'' şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Işıkkent Şubesi ile borçlulardan ... Anonim Şirketi, ... ve ... müteselsil kefaleti ile kredi borçlusu şirket arasında genel kredi sözleşmeleri, çek hesabı açılış sözleşmeleri ve şirket kredi kartı sözleşmesi imzalandığını, imzalanan bu sözleşmeler ile kredi borçlusuna ...
(A) nolu kredi kartı, 1037- 9200183 USD cinsli İHRACAT SPOT kredisi ve çek yaprakları riski tesis edilerek kullandırıldığını, davalı kredi borçlusuna kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine borçlular ile olan kredi ilişkisinin;
bankaca gönderilen Kartal 28. Noterliği'nin 16.04.2024 keşide tarihli ve 21427 yevmiye nolu ihtarnamesi ile kat edildiğini ve nakdi ve gayrinakdi kredilerden kaynaklanan alacağın ödenmesi ile ihtar olunduğunu, hesap kat ihtarnamesine rağmen mevcut borç tutarı süresi içerisinde ödenmediği gibi müvekkili banka alacağının ipotek ya da rehin gibi herhangi teminat altına alınmadığını, ayrıca kredi borçlusu şirketin müşterek ve müteselsil kefili ... ve ...'in aynı zamanda borçlu şirketin ortağı ve yöneticisi olduklarını,
haricen öğrenildiğine göre borçlu bu ve buna benzer borçlarından kurtulabilmek amacı ile malvarlıklarını 3.şahıslara devir ve temlik çabası içinde olduğundan alacaklarının tahsilini teminen yerel mahkemeden ihtiyati haciz talebinde bulunma zarureti doğduğunu, ihtiyati hacizde alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğunu, dava dilekçesinde ve davaya konu takipte kredilerin muacceliyetini gösteren ihtarname, kredi dayanağı imzalanan genel kredi sözleşmeleri mübrez olup müvekkili banka kayıtları ile de sabit olduğunu,
geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden birinin ispat ölçüsü noktasında olduğunu, kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispatın aranacağını, çünkü, hakimin mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemeyeceğini, bu çerçevede aslında ispat ölçüsü bakımından “Yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alındığını,
ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığının belirtildiğini hem de basit bir iddianın yeterli olmadığının vurgulanmak istendiğini, kesin hukuki korumanın zaten deliller toplanıp yargılama sonuçlandırıldıktan sonra haklılık durumuna göre sağlanacağını o aşamada da ihtiyati hacze gerek kalmayacağını, dolayısıyla geçici hukuki korumanın önemi ve amacının verilecek bir haciz kararı ile gerçekleştirilmiş olacağını, müvekkili banka, takibe konu kredi sözleşmesi ve hesap kat ihtarını sunmuş olmakla, bu hukuki koruma için aranan yaklaşık ispat kuralını yerine getirdiğini,
buna karşın sunulan deliller hiç değerlendirilmeden "yargılamayı gerektirdiği" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddedilmesi, korunan menfaati geri dönüşü olmayan bir şekilde büyük ölçüde zarara uğratacağı gibi bu tür gerekçe ihtiyati haciz müessesi ile kanun koyucunun öngördüğü hukuki korumayı büyük ölçüde işlevsiz bırakmış olacağını, Yerel mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine dair bir diğer gerekçesinin ise gayrinakit alacak kalemlerinin ihtiyati hacze konu olmayacağı, YP ihracat spot kredisine dair döviz cinsinden kredi alacağı bakımından ilgili kalemlerin kendine özgü sorumluluk şartlarının bulunması olduğunu,
öncelikle ihtiyati haciz kararı gibi geçici nitelikteki hukuki korumadan alacaklının yararlanabilmesi için, yukarıda izah edilen hususlar doğrultusunda alacağın yaklaşık olarak ispatlanabilmesinin yeterli olduğunu, Yerel mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılmasına, müvekkili banka alacağının tahsilini teminen davalı borçlulara ait menkul ve gayrimenkul mallar ile 3.şahıslardaki hak ve alacakların ihtiyaten haczine, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olup, karar talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Mahkemece, 14/06/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında bulunan ve alacaklı tarafından sunulan Genel Kredi Sözleşmelerinin içeriği ve hesap kat ihtarı birlikte değerlendirildiğinde talep edilen alacaktan borçluların sorumlu olduğu hususunun yaklaşık olarak ispatlandığı, borçlular yönünden ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli şartların bulunduğu halde YP ihracat spot kredisinden ve kredi kartından kaynaklanan nakit alacak yönünden ihtiyati haciz talebinin reddi hatalı olmuştur.
Gayri nakit alacak yönünden yapılan değerlendirmeye göre ise;
Konuya ilişkin Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.12.2018 tarih 2016/1 esas 2017/6 karar sayılı ilamında. İhtiyati haciz talep edilebilmesi için kural olarak borcun vadesinin gelmiş/istenebilir/muaccel olması gerekir (İİK.m.257/1). O hâlde asıl sorun: henüz tazmin edilmemiş teminat mektubu veya karşılıksız kalıp kalmayacağı henüz belli olmayan çeklerin kanuni karşılıkları olan bedellerin banka tarafından istenip istenemeyeceği konusudur.
Banka ile müşterisi arasında yapılan teminat mektubu veya çek hesabı açma sözleşmelerinde banka lehine “risk gerçekleşmeden teminat mektubu bedeli veya karşılıksız çek bedelinden bankanın ödemek zorunda kalacağı meblağın depo edilmesini isteme yetkisi, söz konusu alacağın mevcut olduğunu göstermediği gibi, istenebilir olduğunu da göstermez. Zira “depo etmek” ifa etmek değildir. Sözleşmede anılan şekilde hüküm olsa bile, banka sadece “depo edilmesini” isteyebilir.
Kendisine ödeme yapılmasını (ifa) talep edemez....
....Zira şüpheli ve müstakbel olayın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, şarta bağlı borcun talep ve takip edilebilir bir alacak doğurup doğurmayacağı, ancak şart gerçekleştiğinde belli olacaktır. Henüz tazmin edilmeyen teminat mektubu bedelinin veya karşılıksız çıkabileceği ihtimaline binaen bankanın ödemek zorunda kalacağı kanuni karşılık bedelinin, henüz risk gerçekleşmeden önce, mevcut ve muaccel bir alacak niteliğinde olduğu söylenemeyecektir. Nitekim İİK’nin 257’nci maddesi karşısında şarta bağlanmış bir alacak için ihtiyati haciz istenmesinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir.
İİK’nin 257’nci maddesinde 17.07.2003 gün ve 4949 sayılı Kanunun 59’uncu maddesiyle yapılan değişiklikte, madde başlığı “İhtiyatî haciz” iken “İhtiyatî haciz şartları”; birinci fıkrasında yer alan “borcun” ibaresi, “para borcunun” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik göstermektedir ki, teminat alacakları için İİK’nin 42’nci maddesi gereğince genel haciz yolu ile ilamsız takip yapılabilir ise de ihtiyati haciz kararı verilemez.
Çünkü İcra ve İflas Kanunu’nun 257’nci maddesinde ihtiyati haciz, sadece “para alacakları” için öngörülmüştür. İhtiyati haciz; “icra işlemi” değil, özel geçici hukuki koruma müessesesi olduğundan, ancak İİK’nin 257’nci maddesindeki şartlar çerçevesinde karar verilebilir. O hâlde,gayrinakit alacağın “depo edilmesi” için ihtiyati haciz kararı verilemez." denilmiştir.
Bu durumda dosya kapsamına göre, YP ihracat spot kredisinden ve kredi kartından kaynaklanan alacak yönünden yaklaşık ispat koşulunu sağlayacak delillerin dosyada mevcut olması karşısında, talep edenin ihtiyati haciz talebinin belirtilen alacaklar yönünden kabulü gerekirken dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olmayan gerekçe ile reddi isabetsiz olmakla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile kararın kaldırılarak; ihtiyati haciz talebinin, karşı taraf ...
Limited Şirketi ve müteselsil kefil ...'in ... (A) nolu kredi kartından kaynaklanan alacak olan 66.839,29 TL üzerinden. Kredi borçlusu ... Şirketi ve müteselsil kefil ..., ... ve ... Şirketi 'nin sorumlu olduğu 1037- 9200183 nolu YP ihracat spot kredisinden kaynaklanan alacak olan 61.268,77 USD üzerinden teminat karşılığında kabulüne; çek ürünlerinden kaynaklanan 234.480,00 TL gayrinakit alacak yönünden ise yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/1422, K. 2024/1248, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama