KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2024/163
- Karar no
- 2024/856
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/06/2022 (Dava) - 14/11/2023 (Karar
- Numarası
- 2022/527 Esas - 2023/801 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan
- Bam karar tarihi
- 22/05/2024
- Karar yazım tarihi
- 22/05/2024
Karar Metni
1.381 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2023 tarih ve 2022/527 Esas - 2023/801 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin, üyesi olan davalıdan kooperatif aidat alacağının tahsili istemi ile İzmir 11. İcra müdürlüğünün 2017/2119 esas sayılı dosyası ile takip yaptıklarını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, faize ilişkin takip ve dava haklarını saklı tutarak haksız ve dayanaksız itirazın iptalini, takibin devamını, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı ile arasında ticari ilişki bulunmadığı için davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin kooperatif üyeliğinden 18/01/2016 tarihinde istifa ettiğini, bu tarihten itibaren itibaren kooperatif üyesi olmadığı için, sonrasında ve yokluğunda alınan aidat kararlarının müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını savunarak, davanın reddini, kötü niyetle hareket eden davacının %20 tazminat ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 21/05/2019 TARİHLİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre davacı kooperatifin faiz isteminde bulunmadığı davalının kooperatif üyeliğinden istifa ettiği tarihten önce doğan inşaat maliyetlerine ilişkin borçtan dolayı her ne kadar davalı konutunu satmış ise de diğer üyelerle aralarında eşitsizlik yaratacağı için davalının bu borçtan sorumlu olduğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İzmir 11. İcra müd. 2017/2119 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 63.391,72 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu bedel üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, toplam 63.391,72 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar; davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN 08/06/2022 TARİHLİ KALDIRMA KARARI
Dairemizce; "... Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu açıklamalı ve denetime elverişli değildir. Bilirkişi tarafından sadece davalı kooperatifin muavin defterindeki borç miktarı tespit edilerek rapor hazırlanmıştır. Oysa davalı rapora itirazında yaptığı birtakım ödemeler ve bu ödemelere ilişkin verilen makbuz ile başkaca borç bilgilerini gösteren evraklar ve icra takip dosya kayıtlatrı sunmuştur.
Bu durumda mahkemece, davalı kooperatifin tüm genel kurul tutanakları, kooperatifin tüm defter ve kayıtları, davalının rapora itirazında sunduğu belgelerin tamamı incelenmek suretiyle, dava konusu döneme ilişkin ödenmesi gereken aidat borcu ile davalı tarafından yapılan ödemeler tespit edilerek davalının aidat borcu bulunup bulunmadığının davalının itirazlarının da karşılar şekilde belirlenmesi yönünden ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi..." gerekçesiyle HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 14/11/2023 TARİHLİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "...davalının, davacı kooperatif üyesi olduğu ve aidat ödeme zorunluluğunun bulunduğu, kooperatifin üyelerinin ödemesi gereken aidat bedellerini kooperatif genel kurulu tarafından belirlendiği, kooperatif genel kurulu kararları gereğince icra takip tarihi itibari ile davalının ödemesi gereken toplam tutarın 145.345,00 TL olduğu, davalı tarafından 83.453,28 TL ödeme yapıldığı, davalının takip tarihi itibari ile bakiye üyelik aidat borcunun 61.891,72 TL olduğu, davalı her ne kadar 39.000,00 TL olarak belirlenen miktara itiraz etmiş ise de, bu miktarın dayanağı 23.06.2007 tarihli olağan genel kurul kararı olduğu,
bu genel kurul kararının iptal edildiği yönünde bir delilin bulunmadığı, kooperatif genel kurul kararları gereğince davalının takip tarihi itibari ile ödemesi gereken aidat tutarının 145.345,00 TL olduğu, Kooperatifler Kanunu'nun 42/5. maddesi ve Kooperatif Ana Sözleşmesinin 21. maddesi gereğince, üyenin aidat borcunu belirleme ve borcunun sona erdiğini tespitini karar verme yetkisinin kooperatif genel kuruluna ait devredilemez ve terk edilemez yetkilerden olduğu,
bu nedenle davalı tarafça 10.03.2012 tarihinde yapılan 14.000,00 TL ödemenin ancak üyenin toplam aidat borcundan mahsup edilebileceği, bu ödeme ile bu miktardan daha fazla olan üyelik aidat borcununu sona erdiğine veya sona ereceğine karar verme yetkisinin kooperatif genel kuruluna ait devredilemez ve terk edilemez yetkilerden olduğu, kooperatif yönetim kurulunun böyle bir yetkisinin bulunmadığı,
bu nedenle davalı tarafça yapılan 14.000,00 TL'lik ödemenin kooperatif borcuna mahsup edilebileceği, buna göre yapılan değerlendirmede davalının icra takip tarihi itibari ile davacı kooperatife ödemesi gereken toplam üyelik aidat borcunun 61.891,72 TL olduğu..." gerekçesiyle davanın KISMEN KABULÜ İLE.
İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2017/2119 Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 61.891,72 TL yönünden kısmen iptali ile 61.891,72 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hüküm altına alınan 61.891,72 TL'nin %20'si oranında (12.378,34 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinde delil olarak kooperatif defter ve kayıtlarına dayanıldığını, kaldırma kararı üzerine incelemeye devam edildiğini ve 01/11/2022 tarihli duruşmada tüm defter ve kayıtların sunulması için iki hafta kesin süre verildiğini, 22/12/2022 tarihinde defterlerin bulunduğu yer olarak bildirilen muhasebe bürosunda defterlerin bulunmadığına ilişkin tutanak düzenlendiğini, bu tutanağın taraf vekilleri tarafından imzalandığını,
kooperatif defterlerinin ibraz edilmemesine rağmen bilirkişi raporunda bilgisayar çıktısına dayanılarak hesaplamalar yapıldığını, bu çıktıda olmama sebebi anlaşılamayan 14.000 TL ödemenin düşüldüğünü, kooperatif tarafından verilen belgenin geçerli olduğunun kabul edilmesi halinde borç bulunmadığının açıklandığını, davacı kooperatifin yasal defterlerinde davasının aksine deliller olduğu için ibraz etmekten kaçındığını, bilirkişi raporunda A Blok ortaklarından 39.000 TL, B Blok ortaklarından 52.000 TL banka kredisi kullanılması yönünde alınmış karar olduğunu,
bu bedelin ödendiğine ya da banka kredisi kullanmak suretiyle ödendiğine ilişkin belge bulunmadığı için, müvekkilinin bu miktarda borcu olduğunun kabul edildiğinin belirtildiğini, müvekkilinin banka kredisi kullanmadığını ve bu miktarı nakten kooperatife ödediğini, bunca yıl bunun ödenmemesi ve ödenmediği halde tapusunun verilmesi ve evin tamamlanıp teslim edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin hangi rakamları ödemesi gerektiğine ilişkin kooperatifi başkanı ve kooperatif avukatı tarafından verilen yazılı belgeler varken ve davacı delil olarak dayandığı defterleri ibraz etmekten kaçınmış durumdayken,
haksız ve mantıksız bir yorum ile müvekkilinin borçlu olduğunun kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporu ve yerel mahkemece, davacı kooperatifin verdiği belgelere göre müvekkilinin borcu kalmadığının kabul edildiğini ancak ticari defterleri görmeden müvekkilinin borcu bulunduğunu kabul edip, kooperatifin yetkili yöneticileri ve vekilinin verdiği belgeleri usulen geçerli kabul etmediğini, bu durumdan müvekkilinin soruklu tutulduğunu ve davanın kabul edilen kısmı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kooperatif aidat alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Dairemiz kaldırma kararı uyarınca alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, bilirkişi tarafından yapılan borç hesabında yasal muhasebe defterlerine ulaşılamasa da muavin dökümleri ve borcun doğumuna esas olan genel kurul kararları incelenerek tespit yapılmasının yeterli olduğu,
kaldı ki davalının sunduğu belgelerin borcun tamamını ödediğini ispata yetmediği, üyenin aidat borcunu belirleme ve borcunun sona erdiğini tespitini karar verme yetkisinin kooperatif genel kuruluna ait devredilemez ve terk edilemez yetkilerden olduğu, bu nedenle yönetim kurulunca 14.000,00 TL'nin ödenmesi halinde geçmişe yönelik tüm borçların silineceğine yönelik yazının borcun sona ermesi için geçerli ve yeterli olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/163, K. 2024/856, 22 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama