KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1905
- Karar no
- 2024/1603
- İncelenen kararın mahkemesi
- KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/08/2024 (Talep) - 10/09/2024 (Ara Karar
- Numarası
- 2024/501 Esas (Derdest Dosya
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Bam karar tarihi
- 06/11/2024
- Karar yazım tarihi
- 06/11/2024
Karar Metni
2.135 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/501 Esas sayılı dosyasından verilen 10/09/2024 tarihli ara kararın incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı ...'in maliki olduğu ve davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 21/05/2024 tarihinde Afyon ili, Sandıklı ilçesinde ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik trafik kazasına karıştığını, kaza tespit tutanağının incelenmesinde;
kazanın oluşumunda müvekkili şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın sürücüsü ...'ün kusursuz, ... plakalı aracın sürücüsü ...'in tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'in yüksek miktarda alkollü (2.00 promil) olduğunu ve müvekkili şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın yedek sürücüsü olan ...'ın vefat ettiğini ve araçta çok sayıda yaralanan yolcu olduğunun anlaşıldığını, müvekkiline ait ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın işbu kazada hasar gördüğünü, kaza neticesinde Sandıklı Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/1342 Soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başladığını,
... plakalı aracın kaza tarihinde davalı ... Anonim Şirketi'nin sigortalısı olduğunu, ilgili kaza sonrası zarar tespiti için davalı ... Anonim Şirketi'ne müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararın (araç değer kaybı, kazanç kaybı ve hasar bedeli) -fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla- tazmini için talepte bulunulduğunu, davalı ...
A.Ş. tarafından hasar dosyası ve değer kaybı dosyası açıldığını, ayrıca kaza sebebiyle müvekkilinin aracında kazanç kaybının da meydana geldiğini, müvekkilinin aracı üzerinde delil tespiti yapılması marifetiyle araçta meydana gelen hasar miktarının, değer kaybının, boşta geçen süredeki maddi kaybının bilirkişi marifetiyle tespiti için İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/113 D.İş sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunulduğunu, mahkemece yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hasar miktarının 2.303.519,45 TL (KDV dahil) olduğunu, hasar sebebiyle oluşan değer kaybı miktarının yaklaşık 200.000,00 TL olduğunu,
hasarın onarımı için gerekli sürenin yaklaşık 20 gün mertebelerinde olduğu görüş ve kanaatine varıldığını, dava şartını yerine getirmek ve sulh olabilmek adına arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin ticaretle uğraştığını, müvekkilinin uğramış olduğu kazanç kaybından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, kaza sebebi ile müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana geldiğini ortaya çıkan hasar sebebi ile müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın onarımda kaldığını, bu süre içerisinde araç ticari işlevini yerine getiremediğinden kazanç kaybına ilişkin alacak oluştuğunu,
mevcut kaza sebebiyle müvekkiline ait aracın bir kısım parçalarının yenileriyle değiştirildiğini, bir kısım parçalarının ise tamir görerek onarıldığını, aracın gördüğü işbu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi ve tramer kayıtlarına işlenen hasar kaydı sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağını, ayrıca müvekkilinin aracının ciddi oranda hasar gördüğünü,
alacağın tahsil edilememe tehlikesini bertaraf etmek ve ileride doğabilecek hak kayıplarının önüne geçebilmek için yapılacak sorgulama sonucu davalı ... ve davalı ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallara teminatsız olarak ihtiyati tedbir şerhinin işlenmesini talep ettiklerini belirterek,
davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporu doğrultusunda tespit sonrası arttırılmak üzere şimdilik 450.000,00 TL maddi hasarın ve yine daha sonrasında bilirkişi raporu doğrultusunda tespit sonrası arttırılmak üzere şimdilik 40.000,00 TL değer kaybı ile yine daha sonrasında bilirkişi raporu doğrultusunda tespit sonrası arttırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 500.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 21/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline,
davalı ... ve davalı ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallara teminatsız olarak ihtiyati tedbir şerhinin işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davacı tarafça davalılar ile Sandıklı Arabuluculuk Bürosunun 2024/25 sayılı dosyası ile arabuluculuk görüşmesi yapıldığı belirtilmiş ise de Arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde müvekkillerinden ...'in görüşmelerin yapıldığı esnada halen yoğun bakımda olması nedeniyle kendisi ile herhangi bir şekilde görüşme yapılamadığını, müvekkili yoğun bakımdan yakın zamanda çıkmış olup ... açısından dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinin yapılmadığını,
bu nedenle ... açısından davanın tefrikine karar verilerek dava şartı hiç yerine getirilmeden dava açılması nedeniyle tefrik edilen davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, soruşturma neticesinin beklenmesi gerektiğini, her ne kadar davacı tarafından Sandıklı Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/1342 Soruşturma dosyasında yürütülen soruşturmada davalı müvekkili ...'in meydana gelen trafik kazasında tam kusurlu olduğu iddia edilmişse de henüz kazaya karışan sürücülerin kusur oranlarının netleşmediğini, davacı şirkete ait aracın sürücüsünün de kazada kusurlu olduğunu,
davacı tarafça değiştirildiği iddia edilen parçalara ilişkin en ufak bir fatura ya da servis faturası sunulmadığından davacının iddialarının gerçek olup olmadığının hiçbir şekilde anlaşılamadığını, bu nedenle davacı maddi zararını makul, mantıklı, kabul edilebilir delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı şirkete ait aracın 2011 model bir araç olup 13 yaşında olduğunu, bu ana kadar yüzbinlerce km yol yaptığı ve onlarca defa tamirat gördüğü ve kazaya karıştığı kanaatinde olduklarını, davacıya ait aracın tüm tramer kaydının getirtilmesini ve son fenni muayenesindeki km bilgisinin ...'ten sorulmasını talep ettiklerini,
bu doğrultuda davacının değer kaybı talebinin gerçeğe aykırı, hukuki dayanaktan yoksun bir talep olduğunu, her ne kadar davacı kaza sebebiyle kazanç kaybı talebinde bulunmuş ise de davacı tarafından en ufak bir servis fişi ya da fatura sunulmadığından,
davacıya ait araçtaki hasarın giderilip giderilmediği ve giderildi ise süresi yönünde herhangi bir delil sunulmadığını, dava basit yargılama usulüne tabi olduğundan bu aşamadan sonra delil sunulmasına muvafakatlerinin olmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise kazanç kaybına esas olacak şekilde aracın hasarının kaç günde giderilebileceğinin tespiti sonucunda davacıya şirketin tüm vergi kayıtları, elde ettiği kazanç miktarı, davaya karışan araçtan başkaca adına kayıtlı araç olup olmadığı veya başka şahıslara ait araçları kiralayarak yolcu taşımacılığı yapıp yapmadığı,
kazaya karışan otobüsün bir ayda kaç sefere çıktığı, bu aracın seferi nedeniyle elde edilen kazanca dair düzenlenen faturaların ve takograf bilgilerinin tespit edilerek, dosyanın bilirkişiye gönderilmesi ve kusur oranında kazanç kaybı hesaplanması gerektiğini, davacıya sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığını, davacı şirkete dava konusu talepler yönünden arabuluculuk görüşmeleri esnasında davalı sigorta şirketi tarafından yaklaşık 1.600.000.00 TL ödeme yapıldığı bilgisine ulaşılmış olup davacı tarafın söz konusu ödemeyi kabul ettikten sonra işbu davayı açmasının MK’nın 2.maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması olduğunu,
davacı şirketin davalı sigorta şirketinden hangi kalemler yönünde tazminat alıp almadığının araştırılmasını talep ettiklerini, yine davacının bu ödemeleri kabul ettikten sonra işbu davanın açılmasında da davacının hukuki yararı bulunmadığını, davacı şirketin aynı tedbir taleplerini Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/137 D.İş 2024/140 Karar sayılı dosyasında da talep ettiğini, ancak mahkemece tedbir istenilen malvarlığının dava konusu olmaması nedeniyle talebin reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu anlamda tedbir talebi yönünden kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu,
davacının talebi mükerrer mahiyette olup kötü niyetli olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiklerini beyanla, davalı ... açısından davanın tefrikine karar verilerek dava şartı hiç yerine getirilmeden dava açılması nedeniyle tefrik edilen davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesine,
davacı tarafından talep edilen alacak kalemleri yönünden davalı sigorta şirketinden dava açılmasından önce ödeme alındığından basiretli tacir olan davacının bu ödemeyi kabul ettikten sonra işbu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, Sandıklı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/1342 Soruşturma nolu dosyasının bekletici mesele yapılmasını ihtiyati tedbir taleplerinin mükerrer olması ve bu konuda kesinleşmiş mahkeme kararının bulunması nedeniyle yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; "....dosya içeriğine, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesine ayrıca ihtiyati tedbirin 6100 Sayılı HMK'nun 389.maddesine göre sadece dava konusu şeyler üzerine konulabilmesi, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun para alacağı olması, ihtiyati tedbir konulması talep edilen davalı ... ve davalı ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile ilgili taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmaması nedeniyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili tarafından; "....Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/09/2024 Tarih 2024/501 Esas sayılı dosyasından verilen ara karar ile verilen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçelerinde belirttikleri üzere müvekkili şirketin maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı ...'in maliki olduğu ve davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 21/05/2024 tarihinde Afyon ili, Sandıklı ilçesinde ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza tespit tutanağının dosya içerisinde bulunduğunu, kaza tespit tutanağı incelendiğinde;
kazanın oluşumunda müvekkili şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın sürücüsü ...’ün kusursuz, ... plakalı aracın sürücüsü ...'in tam kusurlu olduğunun, davalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'in yüksek miktarda alkollü (2.00 promil) olduğunun ve müvekkili şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın yedek sürücüsü olan ...'ın vefat ettiğinin ve araçta çok sayıda yaralanan yolcu olduğunun anlaşıldığını, aynı zamanda meydana gelen kaza sebebiyle müvekkilinin aracında değer kaybı, maddi hasar ve kazanç kaybı da meydana geldiğini,
bu sebeplerle davanın lehlerine sonuçlanması halinde alacağın tahsil edilememe tehlikesini bertaraf etmek ve ileride doğabilecek hak kayıplarının önüne geçebilmek için yapılacak sorgulama sonucu davalı ... ve davalı ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallara teminatsız olarak ihtiyati tedbir şerhinin işlenmesinin talep edildiğini, mahkeme tarafından 10/09/2024 tarihli ara karar ile dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesine ayrıca ihtiyati tedbirin 6100 Sayılı HMK'nun 389. maddesine göre sadece dava konusu şeyler üzerine konulabilmesi, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun para alacağı olması,
ihtiyati tedbir konulması talep edilen davalı ... ve davalı ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile ilgili taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmaması gerekçesi ile ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini, mahkemenin değinilen ara kararının Yargıtay içtihatları ışığında usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbirin,
HMK’da ‘Geçici Hukuki Korumalar’ üst başlığı altında taraflar arasındaki ihtilafın çözümüne katkı sağlayan ve asıl yargılamada verilen hükmün gerçekleştirilmesini temin eden ve hakların korunması bağlamında aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin ayrılmaz bir parçası olarak hak arama hürriyeti kapsamında değerlendirilebilecek bir usul hukuku müessesesi olduğunu, şu halde davacı yararına, yargılamanın sonunda verilecek hükmün gerçekleşmesini temin eder mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken iş bu talebin reddedilmesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararının,
açılan veya açılacak olan bir davada hüküm verilene kadar dava konusu hakkın koruma altına alınmasını sağlayan nitelikte bir karar olduğunu, böylece mevcut durumda meydana gelebilecek değişmelerin önüne geçilerek hakkın elde edilmesinin zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme nedeniyle meydana gelebilecek herhangi bir sakınca veya zarar ihtimalinin ortadan kaldırılması sağlanmaya çalışıldığını, mahkemenin, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçelerindeki tüm açıklamalarını ve sundukları delillere rağmen, taleplerini reddetmesinin kabul edilemez olduğunu,
koşulları oluşan ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmesi ve yasaya ve hakkaniyete aykırılık teşkil eden kararın iptaline karar verilmesi halinde doğacak hakların güvenceye kavuşturulması gerektiğini, tüm bu sebeplerle davanın lehlerine sonuçlanması halinde alacağın tahsil edilememe tehlikesini bertaraf etmek ve ileride doğabilecek hak kayıplarının önüne geçebilmek için yapılacak sorgulama sonucu davalı ... ve davalı ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallara teminatsız olarak ihtiyati tedbir şerhinin işlenmesini talep etme zorunluluklarının doğduğunu,
istinaf taleplerinin kabulü ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/09/2024 Tarih 2024/501 Esas Sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının müvekkili lehine kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini...." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, maddi hasarlı kaza sonrasında araçta oluşan maddi zararın, değer kaybı ve kazanç kaybı tazminatının davalılardan tahsili istemli davada ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karar ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; 6100 sayılı HMK’nun 389. Maddesine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir”. Görüldüğü üzere ihtiyati tedbir kararı dava konusu uyuşmazlık hakkında verilebilir. İş bu davanın konusu kaza nedeniyle uğranılan maddi zararların tazmini istemine ilişkin olup, davanın mahiyeti itibarı ile davalı ... ve davalı ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar dava konusu değildir.
Dosya içeriğine, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesine ayrıca ihtiyati tedbirin 6100 Sayılı HMK'nun 389.maddesine göre sadece dava konusu şeyler üzerine konulabilmesi, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun para alacağı olması, ihtiyati tedbir konulması talep edilen davalı ... ve davalı ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile ilgili taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmaması nedeniyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nazara alınarak ihtiyati tedbir talep eden/davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/1905, K. 2024/1603, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama