İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2021/953 K.2024/171

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli, 2014/285 Esas ve 2019/1280 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2021/953Karar2024/171Tarih24 Ocak 2024Okuma11 dk · 2.171 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Ocak 2024
Esas no
2021/953
Karar no
2024/171
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2014/285
Karar no
2019/1280
Dava tarihi
22.07.2014
Karar tarihi
12.12.2019
Davanın konusu
Eser Sözleşmesine Dayalı Menfi Tespit
Karar yazım tarihi
24.01.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.171 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli, 2014/285 Esas ve 2019/1280 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili, müvekkili şirketin, dava dışı ... Ltd. Şti.

İle birlikte kurduğu ortak girişim adına yaptığı işlerde, davalıların bir kısım işlerin hafriyat çalışmalarını yaptığını, tarafların 10.06.2012 tarihinde yaptıkları anlaşma ile mutabakata vardıklarını, ortak girişimin toplam 35.000,00 TL borcu olduğu, bu borcun 17.500,00 TL'sinden müvekkili şirketin sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin üzerine düşen borca karşılık 30.12.2012 vade tarihli, 8.750,00 TL bedelli ve 28.02.2013 vade tarihli, 8.750,00 TL bedelli olmak üzere toplam 17.500,00 TL bonoları keşide ederek,

davalı ...'e verdiğini, davalıların alacaklarını garanti altına almak istediklerini belirtince, müvekkil şirketin ortaklarından ...'a ait olan ... ili, ... Tapu Müdürlüğüne kayıtlı, ...

Mah, ... ada, ... parselde bulunan 2 nolu bağımsız bölümün davalı ...'e teminat amaçlı olarak 11.06.2012 tarihinde devredildiğini, tarafların 10.06.2012 tarihinde yaptığı protokolde, bonolar ödeninceye kadar taşınmazın ... adına kayıtlı kalacağı, bonolar ödendiğinde de taşınmazın tekrar ... adına devredileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalıların, bonoların vadesi gelmeden taşınmazı üçüncü kişilere sattıklarını, taşınmazın satış tarihi olan 11.06.2012 tarihindeki değerinin 65.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin o tarihteki borcunun ise 17.500,00 TL olduğunu,

ayrıca davalının kötü niyetli olarak işbu bonoyu İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2013/2561 Esas sayılı dosyasına konu ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin icra dosyasına konu işbu bono ile borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin borcuna karşılık teminat amaçlı devredilen taşınmazın dava dışı üçüncü kişiye devredildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline, bono bedellerinin %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

CEVAP

Davalı ..., davacı şirket ile dava dışı ... Şti. Ortaklığı adına yapılan işlerden dolayı bu şirketlerden alacaklı olduğunu, söz konusu borcun ödenmesini sağlamak amacıyla 30.12.2013 vade tarih ve 8.750,00 TL bedelli ve 28.02.2013 vade tarih ve 8.750,00 TL bedeli iki adet senet alındığını, kalan borcun tahsili amacıyla da dava dışı şirketten iki adet senet alındığını, davacı şirketten olan alacağın garanti altına alınması için, davacılardan ... adına kayıtlı taşınmazın, eşi ve ortağı ...'e devredildiğini, ancak davacı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle, İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2013/2561 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacı şirketten bugün itibariyle 9.000,00 TL alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; davacılar ile ... arasındaki borç ilişkisine konu bonolarda kendi isminin hiç bir şekilde geçmediğini, ...'ün esasa ilişkin cevap dilekçesinde belirttiği hususlara iştirak ettiğini belirterek, davanın husumet yokluğundan reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, "davalı ...'ün üstlendiği davacı ... Ltd.Şti ile dava dışı ... Ltd. şti'nin oluşturduğu iş ortaklığına ait işlerden dolayı bakiye borcunun 10.06.2012 tarihli protokol ile 35.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, işbu borcun yarısı olan 17.500,00 TL 'nin davacı ... Ltd.Şti., 17.500,00 TL'nin de dava dışı ... Ltd. Şti.

Tarafından davalı ...'e ödenmesinin kararlaştırıldığı, işbu borca karşılık davacı şirketin 30.12.2013 vade tarihli, 8.750,00 TL bedelli ve 28.02.2013 vade tarihli, 8.750,00 TL bedelli bonoların düzenlenerek, davalı ...'e verildiği, ayrıca dava dışı ... Ltd.Şti 'nden de iki adet senet alındığı, ayrıca alacağın teminat altına alınması adına davacı ... adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ...

Mahallesi, ... ada ... nolu parselde kayıtlı, işyeri niteliğindeki taşınmazın davalı ...'ün eşi ve ortağı olan davalı ...'e devredildiği, borcun ödenmesi halinde söz konusu taşınmazın tekrar davacı ...'a devredileceğinin kararlaştırıldığı hususu tarafların kabulünde olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığı teminat amaçlı verilen taşınmazın satış değeri ile bakiye borç miktarı noktasında toplandığı,

taraflar arasındaki protokol ile kararlaştırılan borcun davacı şirket tarafından ödenmemesi üzerine davalı ...'ün 30.12.2012 vade tarihli, 8.750,00 TL bedelli bonoya istinaden davacı şirket aleyhine 27.02.2013 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibe rağmen borcun ödenmemesi üzerine, ...'e devredilen taşınmazın 21.04.2014 tarihinde satışının yapıldığı,

gerek Çarşamba Asliye Hukuk mahkemesince görevlendirilen bilirkişi heyetince dosyaya sunulan rapor içeriğinde ve gerekse de mahkememizce görevlendirilen içerisinde gayrimenkul değerleme uzmanı bulunan bilirkişi heyetince dosyaya sunulan rapor içeriğine göre, davacı ...'a ait olup da protokol kapsamında alacağın teminatı olarak davalı ...'e devir edilen taşınmazın, satış tarihi itibariyle piyasa rayiç bedelinin 37.945,00 TL olduğu,

davacıların ise taraflar arasındaki protokol ve tapu devrine ilişkin sözleşme kapsamında taşınmazın satış tarihi itibariyle ödemesi gereken 30.12.2012 vade tarihli 8.750,00 TL bedelli ve 28.02.2013 vade tarihli, 8.750,00 TL iki adet bonodan kaynaklı bakiye borç miktarının ise İzmir 22.İcra Müdürlüğünün 2013/2561 esas sayılı takip dosyası ile yapılan icra takibi kapsamında 8.750,00 TL bono bedeli asıl alacak, 92,98 TL protesto gideri asıl alacağı,

194,48 TL işlemiş faiz ile 1.050,00 TL takip vekalet ücreti olmak üzere toplam 10.087,46 TL ile takibe konu edilmeyen diğer bono bedeli olan 8.750,00 TL asıl alacak ve 2.841,35 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam bakiye borç miktarının taşınmazın satış tarihi itibariyle 21.678,81 TL olduğu,

taşınmazın satış bedelinden işbu miktarın mahsup edilmesi ile davalı tarafın, davacılardan 16.266,19 TL fazladan tahsilat yaptığı, işbu tespitlere göre davacıların İzmir 22.İcra Müdürlüğünün 2013/2561 esas sayılı takip dosyasına konu 8.750,00 TL bedelli bono ile takibe konu edilmeyen 28.02.2013 vade tarihli 8.750,00 TL bedelli bonodan ve takipten dolayı davalı ...'e borçlu olmadıkları, işbu bono bedellerinin taşınmazın satışı ile elde edilen bedel karşılığı ödenmiş sayıldığı,

taşınmazın satışından dolayı elde edilen bedelin davacıların ödemesi gereken bakiye borç miktarını aştığı, davalı ...'ün işbu taşınmaz satışından dolayı davacı taşınmaz maliki ...'tan 16.266,19 TL fazladan tahsilat yaptığı kanaatine varılmakla, davanın kabulüne" şeklinde karar verilmiştir.

Karara karşı davalılar vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacının davalılara olan 17.500,00 TL'lik borcuna karşılık devredildiği konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, yerel mahkemece davacının tapusunu devrettiği taşınmaz hakkında Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat üzerine alınan bilirkişi raporunda piyasa rayiç değeri dikkate alınmak suretiyle fahiş bir bedel belirlendiğini, bu raporda konusunda uzman olmayan bilirkişinin de yer aldığını, davacı tarafın tanınan vade içerisinde borcunu ödemediğini, bu nedenle taşınmazı iade hakkının olamayacağını,

davacı verdiği bonoların bedelsiz kaldığından bahisle bu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takiplerin iptalini isteyebileceğini, devrettiği taşınmazdan veya bedelinden herhangi bir bedel iadesi talep hakkının olamayacağını, davacının borcu olan 17.500,00 TL miktar yönünden taşınmazını davalıya devrettiğini peşinen kabul ettiğini, dava 10.000,00 TL üzerinden açılmış olup, ıslah dilekçesi ile 19.078,65 TL'ye çıkartıldığını, mahkemece 16.266,19 TL'nin tahsiline karar verildiğini, reddedilen miktar üzerinden lehlerine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini,

ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından devredilen taşınmazın değerinin tespitine dair bilirkişilerce yapılan değerlendirmede eksik inceleme ve araştırma sonucu fahiş bir değer belirlendiğini, raporda ziraatçı bilirkişinin yer aldığını, dava konusu taşınmazın 2017 yılı itibariyle değerinin 24.000,00 TL etmesinin mümkün olmadığını, ki bilirkişiler 2012 yılı itibariyle 34.956,00 TL edeceğini tespit ettiklerini, bu değerlendirmelerde baz alınan kriterlerin hatalı ve yanlış yapıldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. Davacılar vekili istinafa cevap vermemiştir.

GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Dava, eser sözleşmesine dayalı menfi tespit isteğine ilişkindir.

İddia olunan sözleşme ilişkisinin kurulduğu tarih ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan, 6098 Sayılı TBK'nın 470. maddesi, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü; aynı kanunun 471. maddesi,

"Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.

Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.

Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir.

Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır." hükmünü; aynı kanunun 479/1. maddesi ise; "İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur." hükmünü düzenlemiştir.

6098 sayılı TBK'nın 97. maddesi de, "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." düzenlemesini içermektedir.

TMK'nın 6. maddesi, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü içermekte olup, taraflar iddialarını kanıtlamakla yükümlüdür.

TBK'nun 480.maddesinde;"Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez.Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar,taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici,hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir."

TBK'nun 481. maddesinde;"Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir."

Hükümleri düzenlenmiştir.

Somut olayda; davacının dava dışı iş ortağı ile birlikte yapmış oldukları inşaat işlerinden dolayı hafriyat çalışmalarına ilişkin davalılar ile aralarında devam eden iş ilişkisinin bulunduğu, bu işten kaynaklı olarak davalıların alacak bedeline dair taraflar arasında 10.06.2012 tarihli protokol imzalanarak mutabakata vardıkları, ortak girişimin davalılara toplam 35.000,00 TL borçlu olduğu, bu borcun 17.500,00 TL'sinden davacı şirketin sorumlu olduğunun karara bağlandığı,

davacının borcuna karşılık 30.12.2012 vade tarihli 8.750,00 TL bedelli ve 28.02.2013 vade tarihli 8.750,00 TL bedelli olmak üzere 2 adet bono keşide ederek davalı ...'e verdiği, davalıların bu alacağının garanti altına alınması için de davacı şirketin ortaklarından olan diğer davacı ...'a ait ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parseldeki dükkan vasfındaki 2 nolu bağımsız bölümün davalı ...'e teminat amaçlı olarak 11.06.2012 tarihinde devredildiği sabittir.

Ancak, davacı borçlu şirketin taraflar arasındaki 10.06.2012 tarihli protokol kapsamında düzenlediği 2 adet bonodan önceki vade tarihli olanını ödememesi üzerine bu bonoya ilişkin alacaklı davalılar tarafından icra takibi başlatıldığı ve ayrıca ödeme yapılmaması nedeniyle teminat olarak verilen dükkan vasıflı taşınmazın da 21.04.2014 tarihinde üçüncü bir kişiye satışı yapılarak bedelinin davalılarca tahsil edildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılan yargılama aşamasında satışa konu olan ... İli, ... İlçesi, ...

Mahallesi ... ada ... parseldeki dükkan vasfındaki 2 nolu bağımsız bölümün satış tarihi itibariyle rayiç satış bedelinin ne kadar olacağının tespiti yönünde Çarşamba Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat üzerine talimat mahkemesince yapılan keşif sonucu inşaat mühendisi bilirkişi ile ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen heyet raporunda teminat olarak verilen taşınmazın 21.04.2014 tarihindeki rayiç değerinin 39.976,00 TL olarak belirlendiği ve bu değer üzerinden davalıların icra takibine konu ettikleri alacak miktarlarının icra masrafları ile birlikte ne kadar olduğunun bu kez asıl mahkemesince tayin edilen bilirkişi heyetince

hesaplanarak davalıların icra takibine konulmayan bonoyla birlikte toplam alacaklarının ne kadar olduğunun tespit edildiği ve bu şekilde davalıların teminat olarak verilen ve satışı yapılan taşınmazın satış tarihindeki değerinden mahsup edilmek suretiyle fazla tahsilat yapıp yapmadıkları hususu belirlenmiş ve yerel mahkemece bu raporlara itibar edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.

Yerel mahkemece yazılan talimat üzerine talimat mahkemesince tayin edilen bilirkişi heyetinde ziraatçi bilirkişinin görev yaptığı, değeri belirlenecek olan taşınmazın dükkan vasfında bulunduğu, bu itibarla konusunda uzman olmayan bilirkişinin heyette görev aldığı anlaşılmakla, mahkemece inşaat bilirkişi ile birlikte bir gayrimenkul değerlendirme uzmanı da dahil edilmek suretiyle yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak davalılar tarafından satışı yapılan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... ada ... parseldeki dükkan vasfındaki 2 nolu bağımsız bölümün satış tarihi olan 21.04.2014 tarihi itibariyle piyasa rayiç bedelinin ne kadar olacağına dair denetime elverişli ve hükme esas alınmaya yeterli rapor alınmaksızın eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmuş olması yerinde olmamıştır.

Kabule göre de, davacının ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki 10.000,00 TL olan dava değerini 19.078,65 TL'ye çıkardığı ve ıslah edilen bedel üzerinden de ıslah harcını yatırdığı ancak, mahkemece 16.266,19 TL alacağın davalı ...'ten tahsiline karar verilmiş olmakla, reddedilen miktar yönünden davalı lehine vekalet ücreti taktir edilmemiş olması da doğru olmamıştır.

Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması nedeniyle, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca davalılar ile fer'i müdahil'in istinaf başvurularının kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalılar ve fer'i müdahilin istinaf başvurularının KABULÜNE,

2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli, 2014/285 Esas ve 2019/1280 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan 538,40 TL nispi istinaf karar harcının istek halinde davalılara ilk derece mahkemesince İADESİNE,

5-İstinaf yoluna başvuran fer'i müdahil tarafından yatırılan 538,40 TL nispi istinaf karar harcının istek halinde fer'i müdahile ilk derece mahkemesince İADESİNE,

6-İstinaf yoluna başvuran davalılar ve fer'i müdahil tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde DİKKATE ALINMASINA,

7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalılar ve fer'i müdahil lehine vekalet ücreti taktirine YER OLMADIĞINA,

8-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen TEBLİĞE ÇIKARILMASINA,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 24.01.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2021/953, K. 2024/171, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/953
Karar No
2024/171
Tarih
24 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/958 K.2024/45
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/983 K.2024/66
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/985 K.2024/76
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/992 K.2024/43
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1071 K.2024/183
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1107 K.2024/36

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.