KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2025
- Dosya no
- 2024/4712
- Karar no
- 2025/159
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (HMK'nun 40/2. Maddesi Uyarınca Merci Sıfatıyla)
- Tarihi
- 04/10/2024
- Numarası
- 2024/1411 Değişik iş 2024/1411 Karar
- Davanın konusu
- Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi
- Karar yazım tarihi
- 24/02/2025
Karar Metni
1.314 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/10/2024 tarih 2024/1411 değişik iş 2024/1411 karar sayılı kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olup, dosya heyetçe incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Talep eden vekili, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin halen 2024/164 esas sayılı dava dosyasında görülen ve davacısı bulundukları trafik kazasından kaynaklı tazminat davasında mahkemenin 13/04/2022 tarih ve 2019/601 esas 2022/339 karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini, kararın istinafı üzerine İzmir BAM 11. Hukuk Dairesinin 15/02/2024 tarih ve 2022/1038 esas 2024/314 karar sayılı ilamı ile kararın kaldırıldığını, kaldırma kararından sonra mahkeme hakimi tarafından 04/04/2024 tarihli ara karar ile çekilme talebinde bulunulduğunu,
ancak İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/75 değişik iş sayılı kararı ile çekinme sebeplerinin yerinde görülmediğini, hakimin çekilmesine ilişkin ara karar incelendiğinde, ara kararda "İlk hüküm neticesinde sadece yalan tanıklık ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından suç duyurusu yapılmış ise de iş bu tanık beyanları ve tutanaklarının tanzim şekli ve bunun hükme müessir olması ilgililer açısından özel belgede sahtecilik ile kabul kararının kesinleşmesi halinde nitelikli dolandırıcılık,
davanın reddi halinde dahi sigortadan para almaya müteallik hazırlanan kurgu sebepli nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs teşkil edecek fiillerin mevcut olacağı izahtan varestedir.
Ancak salt tanık beyanları ile ve terk olgusunun hadisedeki gibi gelişigüzel kurgu senaryolar ile ispatına katılmak mümkün değildir." demek suretiyle hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli sebeplerin bulunduğunun anlaşıldığını, zira mahkeme hakiminin davacı, vekili ve tanıkları hakkında gerçek dışı suçlayıcı ve mesnetsiz ifadelerde bulunduğunu, taraflar ve tanıkları kurgu senaryolar kurmakla itham ettiğini, tanıkların yalan beyanda bulunduklarını ve olay yerini terk edilme olgusuna ilişkin kurgu senaryolar yazıldığını ifade ettiğini, oysa BAM kararı ile sürücünün olay yerinde bulunduğunun açıklığa kavuştuğunu,
istinaf kararında tanık beyanlarına itibar edildiğini, olayın üzerinden zaman geçmesi ile bazı detayların unutulması çelişki yaratsa bile tanık ifadelerinin yalan olduğu anlamına gelmeyeceğini, mahkeme hakiminin hukuk yargılamasının usul ve yasasının dışına çıkarak sürücüyü kendince cezalandırdığını, çekilme ara kararı ile dosyaya bakmak istemediğini beyan ettiğini ileri sürerek mahkeme hakimi ... 'in reddi talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
MÜTALAA
Mahkeme hakimince, daha önce verilen 2019/601esas 2022/339 karar sayılı ilamı ile dava dışı ... ile ilgili TCK'nın 179/3-2 maddelerinden suç duyurusunda bulunulduğu ve akıbetinin hükmün kesinleşmesine tabi tutulduğu, gerek çekinme kararı gerek davacı vekilinin talep dilekçesi ile bu defa davacı aleyhine davalı lehine olarak HMK'nın 36/1-a maddesinde belirtilen öğüt verme/yol gösterme ile HMK'nın 36/1-b maddesindeki görüş açıklama hallerinin tahakkuk etmiş olabileceği ihtimallerinin tezahur ettiğini beyan ederek hakimin reddi talebine muvafakatinin olduğu bildirilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR
Mahkemece. "Somut olayda, hakimin çekinme dilekçesinde yol gösterme, görüş açıklama ya da taraflar ile husumetli bulunduğuna dair bir beyan ve açıklamasının bulunmadığı, Mahkeme Hakiminin davanın seyri esnasında HMK gereği dosyanın birleştirilmesi, ayrılması,
bekletici mesele yapılması ya da davanın ihbarı vb. usuli işlemleri yapmasının ya da TCK hükümleri gereği yargılama devam ederken oluşabilecek olaylar açısından suç duyurusu ihbarında bulunmasının yargılamanın birer parçası olup herhangi bir görüş açıklama, yol gösterme ya da dosyanın tarafları ile Mahkeme Hakimi arasında bir husumet bulunduğu ve oluştuğu anlamına gelmeyeceği, Mahkeme Hakimi tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra yargılamaya aynı Hakim ile devam edilmesi durumu,
daha önce Hakimin vermiş olduğu bir karar bulunduğundan bahisle bir görüş açıkladığının ya da yol gösterdiğinin kabul edilmesi de mümkün olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin reddi hakim sebebi HMK'nın 42.maddenin 2.fıkrası uyarınca sabit olmadığından reddi hakim talebinin reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Talep eden vekili, reddi hakim talep dilekçesindeki beyan ve iddialarını tekrar ile, mahkeme hakiminin 04/04/2024 tarihli çekilme ara kararının davacı, vekili ve tanıkları hakkında gerçek dışı, mesnetsiz ve suçlayıcı ifadeler içerdiği, davacı yana suç isnat edildiği, bu nedenle hakimin tarafsızlığından şüphe duyulduğu ileri sürülmüştür.
GEREKÇE
HMK'nun 36 maddesinde '' (1) Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir:
a) Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması.
b)Davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması.
c) Davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması; uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış bulunması.
ç) Davanın, dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması.
d)Dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması.'' şeklinde düzenlenmiştir.
HMK'nun 36.maddesinde Hakimin red sebepleri örnekleyici olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda somut olay özelliklerine göre yorum ve kıyas yoluyla göre çoğaltılabilmeleri mümkündür.
Somut olayda, reddi hakim talebinde bulunan davacı, mahkemece verilen davanın reddine dair ilk kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılması üzerine mahkeme hakimi tarafından düzenlenen 04/04/2024 tarihli ara kararı ile; davacı, vekili ve tanıkları hakkında gerçek dışı suçlayıcı ve mesnetsiz ifadelerde bulunduğunu, taraflar ve tanıkları kurgu senaryolar kurmakla itham ettiğini, tanıkların yalan beyanda bulunduklarını ve olay yerini terk edilme olgusuna ilişkin kurgu senaryolar yazıldığını ifade ettiğini, çekilme ara kararı ile dosyaya bakmak istemediğini beyan ettiğini, bu suretle hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli sebeplerin bulunduğunu ileri sürerek reddi hakim talebinde bulunmuştur.
Mahkemece hakiminin kaldırma kararından sonra tesis ettiği 04/04/2024 tarihli çekilme ara kararında.
"İlk hüküm neticesinde sadece yalan tanıklık ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından suç duyurusu yapılmış ise de iş bu tanık beyanları ve tutanaklarının tanzim şekli ve bunun hükme müessir olması ilgililer açısından özel belgede sahtecilik ile kabul kararının kesinleşmesi halinde nitelikli dolandırıcılık, davanın reddi halinde dahi sigortadan para almaya müteallik hazırlanan kurgu sebepli nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs teşkil edecek fiillerin mevcut olacağı izahtan varestedir.
Ancak salt tanık beyanları ile ve terk olgusunun hadisedeki gibi gelişigüzel kurgu senaryolar ile ispatına katılmak mümkün değildir... Bu bağlamda evvelki karardaki hukuki görüşümüz ile çekilme kararına akseden detaylı hukuki görüşümüz bu minvalde olup müteakip yargılamada mahkememizde devam eden davada HMK 36/1 maddesi anlamında çekinmek icap etmiş olmakla;" şeklinde ifadeler ile mahkeme hakiminin dosyadan çekinmesine karar verildiği,
Çekilme kararını inceleyen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/25 değişik iş sayılı ve 17/04/2024 tarihli kararı ile hakimin çekinmesi talebinin reddine karar verildiği,
Bu karara karşı mahkeme hakimi tarafından 29/04/2024 tarihli ara kararı ile ilgili kararın istinaf edilmesine dair ara karar oluşturulduğu,
Bu aşamada davacı vekili tarafından reddi hakim talebinde bulunulduğu, reddi hakim talebinin incelenmesi için dosyanın gönderildiği İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince talebin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince incelenmesi gerektiğinden dosyanın iadesi üzerine İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince reddi hakim talebini inceleyecek merci konusunda görüş sorulmak için dosyanın Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğüne gönderildiği, neticeten hakimin reddi talebinin reddine dair karar davacı vekili tarafından istinaf edilmekle dosyanın Dairemize gönderildiği görülmektedir.
Reddi istenen mahkeme hakimince verilen 04/04/2024 tarihli ara kararında yer alan görüş ve açıklamaların, hakimin gerekmediği halde görüşünü açıklaması niteliğinde olduğu, hakimin reddi kapsamındaki yasal düzenlemeler doğrultusunda durumun yasada belirtilen red nedenleri kapsamında kaldığı anlaşıldığından hakimin reddi talebinin kabulüne yerine reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, reddi hakim talep edenin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/10/2024 tarih ve 2024/1411 değişik iş sayılı kararının kaldırılmasına, yerine "Reddi hakim talebinin kabulüne" şeklinde hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2024/4712, K. 2025/159, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama