İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2021/2963 K.2024/2746

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı…

Esas2021/2963Karar2024/2746Tarih18 Aralık 2024Okuma12 dk · 2.301 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Aralık 2024
Esas no
2021/2963
Karar no
2024/2746
İncelenen kararın mahkemesi
KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
09/09/2021
Numarası
2019/540 Esas 2021/483 Karar
Davanın konusu
Tazminat
Karar yazım tarihi
18/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.301 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1(b-1/son) cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;

GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ

DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan sürücü ... 'in 21/02/2019 tarihinde ... plakalı motosikletiyle kontrolsüz seyretmesi nedeni ile müvekkilinin kullandığı ... plakalı motosikletine çarptığını, motosikletinin kullanılamaz hale geldiğini, müvekkilinin sol kol bileğinin kırıldığını, sol diz kapağının çatladığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla , trafik kazası neticesinde beden gücü ve efor kaybına uğrayan müvekkili için HMK.107. maddesi uyarınca belirlenebilir olduğu anda artırmak üzere 1.000,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı,

1.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00-TL bakıcı giderleri olmak üzere toplamda 2.100,00-TL'den oluşan maddi tazminatın faizi ile davalılardan , 40.000TL manevi tazminatın 20/02/2019 kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalı asil ve ... 'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değeri talep artırım dilekçesi ile, maddi tazminat istemini 58.566,32-TLye artırılmıştır.

DAVALI CEVABININ ÖZETİ

Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davacının davasına dayanak olarak sunduğu iddia ve beyanların gerçek dışı olduğunu, fiili ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı ... 'e 17/12/2019 tarihinde, davalı ... ne 26/11/2019 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmiş cevap dilekçesi sunulmamıştır.

DELİLLER

Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi'nden ... 'a ait hastane tıbbi evrakları, röntgen grafi CD'si, İzmir SGK İl Müdürlüğü'nden davacı ... 'a dava konusu kaza nedeniyle yapılan ödemelere ilişkin kayıtlar, hizmet cetveli, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosya örneği, bilirkişi ... tarafından sunulan 27/01/2020 tarihli rapor, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, 2.İhtisas Kurulu'nun 12/04/2021 tarih, 6690 sayılı raporu, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları, tanık beyanları, tüm dosya kapsamı.

İDM KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle;".. davacının maddi tazminata yönelik taleplerinin kabulüne, davalı ... yönünden başvuru tarihi esas alınarak 25/06/2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden ise davalı ... dışındakilerden kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte kısmen kabul kısmen reddine, 58.566,32-TL alacağın (53.570,76-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.556,69-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.438,87-TL bakıcı gideri) davalılar ... ve ...

A.Ş. den kaza tarihi olan 20/02/2019 tarihinden itibaren, davalılar ... A.Ş. yönünden ise 25/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... A.Ş. den alınarak davacıya verilmesine.." karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı ...

Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemede görevli mahkemenin hatalı olduğunu,6100 Sayılı HMK uyarınca maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkemenin kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, zararın aracın işletilmesinden kaynaklandığını kanıtlanmadığından davanın reddi gerekmekte iken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, şirketin davaya konu olan kazada bir sorumluluğu bulunmadığını, şirketin motorlu aracın gereken bakımlarını düzenli olarak yaptığını, kazaya sebebiyet verecek bir arıza bulunmadığını, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini,

kaza tarihi ve saati itibariyle aracı sevk ve hakimiyet yetkisine sahip olan ...in'in kazayı mesai saatleri içerisinde yapıp yapmadığı, izinli olup olmadığı, aracı ne amaçla ve nereye gitmek üzere kullandığı hususlarının tespit edilmediğini, zarar görenin kusuru olduğunu, hiç kimsenin kendi kusuruyla kendi aleyhine doğmasına yol açtığı bir zararı başkasına yükleyemeyeceğini, bu zararının tazminini başkasından isteyemeyeceğini, yerel mahkeme kararının aksine manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu,

yerel Mahkeme delilleri yeterli şekilde incelenmediğinden yasa ve usule aykırı olarak eksik incelemeye dayalı Bilirkişi Raporu’nu esas alarak vermiş olduğu söz konusu kararın istinafen incelenmek suretiyle davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek; hatalı kararının kaldırılmasına, davanın kesin olarak reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının görev yönünden itirazının yerinde olmadığını, görevli mahkemenin davalılardan en az birinin sigorta şirketi olması halinde Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı ... A.Ş.’nin işleten sıfatının bulunmadığına dair itirazın da yerinde olmadığını, sürücü sıfatıyla ... ’in, işleten sıfatıyla ... A.Ş.’nin ve sigorta şirketi sıfatıyla ...

A.Ş.’nin sorumlu olduğunu, ruhsat suretlerinde davalının işleten sıfatına haiz olduğunun açık olduğu, davalı şirketin davaya konu kazada bir sorumluluğu bulunmadığı iddiasının da yersiz olduğunu, KTK m. 85 hükmünce aracın sahibi ve işleteni maddi ve manevi tazminattan kusursuz olarak sorumlu olduğunu, davalı ...

A.Ş.’nin üzerine düşen edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiği savunmasını da kabul etmediklerini, bu hususun gerçeği yansıtmadığı gibi zaten ispatlanamadığını, trafik kazasının gerçekleştiği zaman diliminde sürücü ... 'in davalı şirket nezdindeki görevini ifa etmekte olup mesai saati içerisinde kazayı yaptığını, sol bileğini ve sol bacağını eskisi gibi tam anlamıyla kullanamayan ve kalan ömründe kullanamayacak olan ve buna bağlı olarak iş gücü kaybı yaşayan müvekkilin talep ettiği manevi tazminat miktarının yerinde olduğunu beyan ederek; davalı ...

A.Ş.'nin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedenli maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de, İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.

Bilindiği üzere; sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49.maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açabilir.Araç işleteni ve sigorta şirketi de, zarar görene karşı sürücü ile birlikte müteselsilen sorumludur. 6098 Sayılı TBK un 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olup; aynı Kanunun 56 ıncı maddesinde, bir kimsenin bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda veya ölüm halinde zarar görene veya yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği hüküm altına alınmıştır.

Keza, 6098 Sayılı TBK'nun 61. maddesi gereğince birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları taktirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Davalılar zarar görene karşı TBK'nun 61 maddesi gereğince müteselsilen sorumlu olup; davacı 6098 Sayılı TBK'nun 163 maddesi gereğince müteselsil sorumlulardan biri yada hepsine veya birkaçına başvurmakta serbesttir.

6102 Sayılı TTK'nun 4/1. fıkra (a) bendinde; "Bu kanunda" ibaresi ile öngörülen hususlardan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır hükmüne yer verilmiştir. Sigorta hukukuna yönelik düzenlemeler 6102 sayılı TTK'nun 6. kitabında (1401 ila 1520. maddeleri arasında) düzenlendiğinden eldeki davanın davalı ... yönünden ticari dava olduğu çekişmesizdir.

Somut olayda davacı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davalılar hakkında ayrı değil, tek dava açmıştır. Bu durumda ihtiyari dava arkadaşları olan sürücü ve işleten yönünden de davanın davalılardan biri yönünden özel görevli ticaret mahkemesinde görülmüş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalının mahkemenin görevli olmadığına yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.

Öte yandan, 2918 Sayılı KTK'nun 3. Maddesinde kimlerin işleten sayılacağı açıklanmıştır. Bu maddeye göre işleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.

Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.

İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğunu düzenleyen 85/1 fıkrasında "bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu bir aracın ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle,

motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müşetreken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi getirilmiş iken aynı maddenin 5. Fıkrasında da "işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludurlar." amir hükmüne yer verilmiştir.

Kanun koyucu işletenin tanımına ve hukuki sorumluluğuna yukarıdaki şekilde düzenleme getirirken bazı kişilerin üçüncü madde kapsamında işleten olmadıkları halde meydana gelen zarardan işleten gibi sorumlu olacaklarını belirtmiştir. Uygulamada farazi işleten olarak adlandırılan bu kişiler ile ilgili düzenlemeler, motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunanlar, yarış düzenleyicileri, devlete ve kamu kuruluşlarına ait araçlar, çalınan ve gaspedilen araçlar başlıkları adı altında yer verilmiştir.

Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir.

Ancak, gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.

Kural olarak, 6098 Sayılı TBK'nun 74 maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır. (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 esas, 2008/536 karar). Ancak, kovuşturmaya yer olmadığına yönelik verilen kararlar maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımadığından hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir.

Somut olayda;20/02/2019 günü Saat 23.30'da sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikletiyle 1828 / 6 Sokak üzerinden Atatürk Bulvarı istikametine seyir halindeyken, 1833 Sokak üzerinden Bahriye Üçok Bulvarı'na seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikletiyle çarpışması neticesi motosikletler savrularak park halinde olan ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpmaları neticesi yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir.

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-a maddesinde " Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar. b) maddesinde ise trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı trafik işaret cihazları bulunmayan kavşaklarda; bütün sürücülerin geçiş üstünlüğüne sahip olan araçlara yol vermek zorundadır" düzenlemesi yapılıp, kontrolsüz kavşağa sağdan giren araçların ilk geçiş hakkı olduğu kuralı benimsenmiş; KTK'nın 84/1-h maddesinde ise, kavşaklarda geçiş önceliğine uymama hali, sürücüler için asli kusur olarak kabul edilmiştir.

Bu durumda, kazanın oluş biçimine göre, yerleşim yeri içinde ve kontrolsüz kavşak niteliğinde olan yolda seyreden davalı sürücünün istikametine göre sağ tarafından kavşağa gelmekte olan davacı sürücü idaresindeki aracın hızını ve konumunu dikkate alınarak ilk geçiş hakkını bu araca vermeden kontrolsüzce kavşağa girmesi neticesi meydana gelen olayda asli kusurlu , davalı aracının sürücüsünün ise kavşağa yaklaşırken aracın hızını azaltmamış olması nedeni ile tali kusurlu olduğu gözetilerek, kusur belirlemesi yapılan rapora göre karar verilmesinde usul yasaya aykırılık bulunmadığından kusur oran ve aidiyetine yönelen istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.

Somut olayda, olay tarihi itibariyle davalılardan ... A.Ş.

Adına kayıtlı bulunan ve yukarıda belirtilen şekilde uzun süreli bir kira sözleşmesi bulunduğu yasal delillerle ispatlanamayan, ... plakalı motosikletin sürücüsünün asli kusuru ile meydana gelen trafik kazasında, davacının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede yaralanmasına neden olunduğu denetime elverişli kusur raporu ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, 2.İhtisas Kurulu'nun 12/04/2021 tarihli raporu ile sabit olduğuna göre; ilk derece mahkemesince davalılardan ...

A.Ş in yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında işleten sıfatıyla, sürücüsünün kusuru oranında davacının 53.570,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.556,69 TL SGK tarafından karşılanmayan geçici iş göremezlik tazminatı, 1.438,87 TL SGK tarafından karşılanmayan bakıcı gideri olmak üzere; toplam 58.566,32 TL maddi tazminat ve manevi zararından sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığından, davalı şirket vekilinin sorumluluğa değinen istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.

Davalı işleten vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazı bakımından yapılan incelemeye göre ise. 6098 Sayılı TBK un 56 ıncı maddesi uyarınca mahkeme manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.

Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nesafetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir.

Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, tarihindeki yaşı, davalı sürücünün asli kusurlu olması, davacıda sol distal radius ftaktürü , sol patella kırığı şeklinde meydana gelen yaralanmanın niteliği, tedavi süresi ve zorluğu, iş ve güçten kalma süresi, sürekli işgörmezliğinin olması, sürekli işgörmezlik oranı, iyileşme süresi, yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde somut olaya göre takdir edilen manevi tazminat miktarının fazla olmadığı değerlendirilmekle , davalı işleten vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davalı ... Şirketi vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1-Davalı ... Şirketi vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı tarafından peşin yatırılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile toplam 1.136,79 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 4.000,67 TL'den mahsubuyla, bakiye 2.863,88 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Artan gider avansının yatıranlara iadesine,

5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 18/12/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/2963, K. 2024/2746, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüldü
  4. Davacı İsteminin Özeti
  5. Davalı Cevabının Özeti
  6. Deliller
  7. İdm Kararının Özeti
  8. İstinaf Nedenleri
  9. İstinafa Cevap
  10. Gerekçe
  11. Hükü M
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2963
Karar No
2024/2746
Tarih
18 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi E.2021/3089 K.2024/2680
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2021/3876 K.2024/2879
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2021/4150 K.2024/3054
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1 K.2024/1048
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/2 K.2024/726
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/4 K.2024/1769

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.