KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/1890
- Karar no
- 2025/1554
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2025/434 (DERDEST
- Karar tarihi
- 16/07/2025
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf tarihi
- Davalılar 05/08/2025
- Karar yazım tarihi
- 12/09/2025
Karar Metni
1.882 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davalılar istinaf başvurusunda bulunulmakla dosya incelendi;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
DAVA VE TALEP ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;05/10/2022 tarihinde davalı ...'nun sevk ve idaresindeki davalı ... adına kayıtlı ... plakalı sayılı araç ile yaya olan davacıya çarptığını, davalıların maddi ve manevi zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını, davalının" Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma "suçunu işlediği sabit görüldüğünden para cezasına hükmedildiğini, kaza nedeniyle kalçası kırılan davacının 2 ay boyunca yatağa mahkum olduğunu, kaza sonrasında vücudunda çok ciddi ezikler,
yara ve morluklar oluştuğundan bahisle HMK m.107 kapsamında talep belirleme ve ıslah hakkımız ve fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan, 200.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalılardan ... ve ...'in taşınır, taşınmaz malları ile bankada bulunan mevduat hesapları üzerinde teminatsız olarak ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN GEÇİCİ HUKUKİ KORUMA TALEBİ VE İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN KARARI : İlk Derece Mahkemesince verilen 14/05/ 2025 tarihli ara kararda özetle; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne, dava değeri olan 210.000,00 TL'nin %15'i oranında (31.500,00 TL) teminat mukabilinde, davalılar ... ve ...'in haczi caiz taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının kanun dahilinde İ.İ.K.nun 257/1. maddesi uyarınca ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili 23/05/2025 tarihli itiraz dilekçesiyle.
Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının İzmir 4'ncü İcra Müdürlüğünün 2025/4154 Esas sayılı dosyasından uygulandığını ve ...'nun adına kayıtlı bulunan vasıtaların kaydına, taşınmazının tapu kaydına, banka vadesiz hesaplarına ihtiyati haciz şerhi işlendiğini, ihtiyati haciz kararına konu teşkil eden maaddi tazminatın değerinin günün ekonomik koşullarında düşük ve her zaman için temin edilecek bir miktar olması ve davacının asli kusurlu olması ve diğer koşullar nazara alınacak olursa takdir edilecek manevi tazminat yönünden koşulları oluşmadığından ihtiyati haczin teminatsız olarak kaldıdrılmasına karar verilmesini,
aksi halde 4 adet vasıta üzerindeki ihtiyati hacizler devam etmek koşulu ile,veya miktarın çok çok üstünde değeri olan ve Tapuya ....Mah...ada,... parsel ....nolu bağımsız bölüm numarası ile kayıtlı taşınmaz üzerindeki ihtiyati haciz devam etmek koşulu ile.veya, dava değeri tutarında kesin ve süresiz teminat mektubu karşılığında teminatlı olarak ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince itiraz duruşmada değerlendirilerek verilen kararda özetle, İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulu yerine getirildiğinden ihtiyati haciz şartlarının mevcut olduğunu, davalılar vekili tarafından ileri sürülen nedenlerin mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektirir nitelik ve mahiyette olmadığını, ileri sürülen sebep ve itirazın İİK'nun 265 maddesindeki sebeplerden de olmadığından bahisle ihtiyati hacze itiraz eden davalının ihtiyati haczin kaldırılmasına dair talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalılar ... ve .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; sundukları sigorta poliçelerinin davacının tüm zararının sigorta limitleri dahilinde davalı ve dava kendisine dava ihbar edilecek olan ....
AŞ'nce karşılanabileceğini, taleplerin sigorta teminatı altında olduğundan ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davalının meydana gelen kazada tali kusurlu olduğunu, manevi tazminat talebi yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ihtiyati haczin teminatsız olarak kaldırılması yolundaki talebin gerekçesiz olarak reddedildiğini,
kabul edilmemesi halinde,ihtiyati haczin teminat karşılığında kaldırılması yolundaki talepleri ile ilgili olarak hiç bir değerleme yapılmadan karar verildiğinden bahisle istinaf istemimizin kabulü ile davalılar aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasında 14.05.2025 günlü ara kararı ile verilen ihtiyati haczin teminatsız olarak veya bu talebin kabul edilmemesi halinde dava değerinin çok üzerinde değeri bulunan taşınmazın tapu kaydına konulan ihtiyati haczin devam etmesi koşulu ile veya dava değeri tutarında kesin ve süresiz teminat mektubu karşılığında teminat karşılığı devam etmesi talebinin reddine ilişkin 16/07/2025 günlü ara
kararının ortadan kaldırılması ve talebimizin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, kararın hukuka uygun olduğunu, sigorta poliçesinin varlığının, tek başına ihtiyati haciz talebinin reddini gerektirmediğini, davalının ileri sürdüğü kusur oranı iddiasının, yaklaşık ispatın varlığını ortadan kaldırmayacağını, ihtiyati haciz kararının, davacının zararının tahsilini garanti altına alma amacına uygun ve orantılı olduğundan bahisle istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇ E
Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle açılan maddi tazminat davasında istenilen geçici hukuki koruma tedbirinin kabulüne yapılan itirazın reddine ilişkindir.
2004 Sayılı İİK 257/1 maddesi gereğince, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekli olmayıp, borcun muaccel olması (vadesinin gelmesi) yeterlidir. Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale gelir. Alacaklının alacağı muaccel olup bir rehin ile de temin edilmemişse, alacaklının ihtiyati haciz isteme hakkı vardır. Bunun için, başkaca hiçbir şart (mesela borçlunun davranışı yüzünden alacağın tahsilinin tehlikeye girmiş olması şartı) aranmaz. Alacaklının, alacağı hakkında mahkemeye kanaat verecek deliller göstermesi gerekir. Buradaki ispat, esas davadaki gibi tam bir ispat değildir. Mahkemenin, alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığına kanaat getirmesi yeterliğidir .
265. maddesinde ise. “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.
Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükümleri yer almaktadır. İhtiyati haciz kararı tebliğ edilmiş ise itiraz süresinin kararın tebliğinden itibaren 7 içinde yapılması gerekecektir.
Somut olayda; davacı taraf yaralamalı trafik kazası olan haksız eyleme dayanarak manevi tazminat ve ihtiyati haciz istediğine göre; davacının alacağının 6098 Sayılı TBK'nun 117 inci maddesi uyarınca kaza tarihinde muaccel hale geldiği açıktır. Kaza tespit tutanağına göre 05/10/2022 tarihinde saat:15.45 sıralarında. İzmir ... İlçesi.... Caddesi ile ... Sokağın kesiştiği Üç Yönlü Kavşakta ...
Caddesinde, Belediye.istikametinden İlçe Merkezi istikametine seyir halinde olan ... plakalı araç sürücüsü ...'nun, ... Sokak kesişimine geldiğinde, aracının sol ön köşe kısımları ile....
Sokak yönünden gelen ve yolun karşısına geçmeye çalışan yaya ....’e çarpması ile oluşan kazada davacının kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.12.2024 tarih ve 2024/50 Esas - 2024/644 Karar sayılı kararıyla sanık ... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği belirlenmiştir.
Bu hali ile davacının alacağının yaklaşık da olsa ispat edildiği, tazminat alacaklının sigorta şirketleri tarafından tamamen ödendiği yönünde bir delil de bulunmadığı anlaşıldığından; ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz isteminin teminat karşılığında kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir.
Bu sebeple davacıların manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 Sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez.
Diğer bir anlatımla, ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkün olup, davalıların bu yöndeki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
Sadece kusur oranı ile tazminat miktarlarının tam olarak belirlenmesi çekişmeli olduğuna göre davacı bakımından yaklaşık da olsa ispat gerçekleştiğinden, davalıların ihtiyati haczin esasına ilişkin itirazı yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararı süresinde icra müdürlüğüne sunularak İzmir 4'ncü İcra Müdürlüğünün 2025/4154 Esas sayılı dosyasında infaz edilmiş, borçlu ...'nun adına kayıtlı bulunan 4 adet araç 8 adet taşınmaz .... Bankası Narlıdere Şubesinde ....Bank Bahçelievler Şubesindeki hesaplara, ... adına kayıtlı ...plakalı araca ihtiyati haciz şerhi işlenmiştir.
Hacizde ölçülülük kuralına göre trafikte davalılar adına kayıtlı araçlar üzerine ve bir taşınmaz üzerine haciz konulması yeterli iken, banka hesaplarını kapsayacak şekilde üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine haciz kararı verilmesi yerinde olmamıştır. Bu itibarla, davalıların hacizde ölçülülük kuralının ihlal edildiği itirazı üzerine bu itirazın değerlendirilerek özellikle üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına yönelik ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekli iken bu yöndeki istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Davalı vekilinin teminat mektubu karşılığı ihtiyati haczin kaldırılması talebi yönünden ise; 2004 Sayılı İcra İflas Kanununun 266. maddesinde ise; borçlunun göstereceği teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılmasının istenebileceği hüküm altına alınmıştır. İhtiyati haczin yatırılan teminat nedeniyle kaldırılması talebinin ilk derece mahkemesince değerlendirilmesi gerekirken değerlendirilmemiş ise de bu hususta verilecek kararın ilk derece mahkemesine yapılacak itiraza tabii olması; itiraz üzerine verilen karara karşı da herhangi bir kanun yolu gösterilmemesi karşısında bu talebin istinaf kanun yolunda değerlendirilmesi mümkün değildir.
Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalılar vekilinin ihtiyati haciz koşulları oluşmadığına yönelik istinaf istemi yerinde görülmediğinden bu husustaki istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi gereğince esastan reddine; ihtiyati haczin kapsamına yönelik istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi ve 355. madde hükmü gereğince İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın reddine yönelik 16/07/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına,
kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek yeniden itiraz hakkında karar verilmesi suretiyle; davalılar vekilinin ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığına ve kaldırılması gerektiğine yönelen itirazlarının reddine, davalılar vekilinin banka hesaplarını kapsar şekilde ölçülü olmayan haciz konulmasına yönelen itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesinin 14/05/2025 tarihli geçici hukuki koruma talebinin kabulüne ilişkin karar infaz edildiğinden, 2004 Sayılı İİK 257. maddesi gereğince 210.000,00 TL alacak miktarıyla sınırlı olarak davalı ... adına kayıtlı İzmir ....
Mah... Ada,.... Parsel .... nolu bağımsız bölüm numarası ile kayıtlı taşınmaz ...-....-... plakalı araçlar, ... adına kayıtlı ...plakalı araç yönünden konulan haczin devamına, diğer taşınmazlar, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar, banka hesaplarına konulan haczin kaldırılmasına, ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1890, K. 2025/1554, 12 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama