KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Esas no
- 2025/934
- Karar no
- 2025/807
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2025/111 Esas (DERDEST
- Ara karar tarihi
- 17/02/2025
- Dava
- Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat-İhtiyati Haciz
- Karar yazım tarihi
- 24/04/2025
Karar Metni
1.343 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla dosya incelendi;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesiyle.
21/11/2018 tarihinde davalı şirketin işleteni davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı kamyonetin çarpması üzerine trafik kazası sonucu davacının oğlu ...'ın hayatını kaybettiğini, davacının maddi ve manevi zararı olduğunu, destekten yoksun kaldığını,fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla şimdilik 200.000 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 200.000 TL manevi tazminatın davalılardan sigorta hariç diğerlerinden haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline ;
davalılardan davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olmayan manevi tazminat alacağının tahsilinin dava sonucunda güç veya imkansız olacağını beyan ederek davalı ... A.Ş. adına kayıtlı ... plakalı araç, mümkün olmaması halinde İİK'nın 257.maddesi uyarınca davalı ... ve davalı ... A.Ş. adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar, banka hesapları ve 3. kişilerden olan alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
İDM YARGILAMASININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen 17/02/2025 tarihli gerekçeli kararda özetle; ".. davacının adli yardım isteminin reddi kararı henüz kesinleşmediği ve davacının harç ve giderleri yatırmadığından ihtiyati haciz isteğinin davanın reddine " karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasının yeterli olduğunu, alacağın kesin bir şekilde ispat edilmiş olmasının aranmayacağını ve trafik kazasından kaynaklı haksız fiil halinde olay tarihi itibariyle alacağın muaccel olduğunu ve ihtiyati haciz koşullarının gerçekleştiği nazara alındığında istinaf başvurularının kabulü ile izmir 6. Asliye Ticaret mahkemesinin 17/02/2025 tarih ve 2025/111 E. sayılı ara kararının kaldırılmasını, davanın konusu ve niteliği gereği davalı ....
A.Ş. üzerine kayıtlı ... plakalı araç, mümkün olmaması halinde İİK'nın 257. maddesi uyarınca davalı ... ve davalı ... A.Ş. üzerine kayıtlı taşınır- taşınmaz mallar, banka hesapları ve 3. kişilerden olan alacaklarına teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını, aksi kanaat hasıl olur ise dava konusu miktarla sınırlı olarak ihtiyati haciz konulmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Karşı taraf istinafa cevap vermemiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi manevi tazminat istemli davada istenilen geçici hukuki koruma tedbirinin reddine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçelerle, geçici hukuki koruma tedbirinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
Bilindiği üzere; uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise, 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebileceği açıktır.
Eldeki davada istem, maddi manevi tazminata (para alacağı) yönelik olup, davacının geçici hukuki koruma tedbiri de ihtiyati haciz niteliğindedir. Nitekim, davacının istemi de ilk derece mahkemesinin değerlendirilmesi de bu yönde yapılmış olup, bu hususta hukuka aykırılık yoktur.
Ne var ki, davacı tarafın adli yardımdan yararlanması yada bu yöndeki isteğinin reddedilmesi ihtiyati haciz kararında teminat alınıp alınmayacağında etkili olup, tek başına ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığından ilk derece mahkemesinin bu yöndeki değerlendirmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Beri yandan, 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati hacize karar verebilmek için bir alacağın varlığı ve bu alacağın muaccel olup olmadığı önem taşımaktadır. Keza, aynı Kanun'un 258/1.maddesinde; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde belirtilen husus alacağın yaklaşık ispat kurallarına göre, ispatına ilişkin delil ve belgelerin sunulmasını gerektirir.
Somut olayda; 29/03/2022 tarihinde davalı sürücü ... 'ın sevk ve idaresindeki ... A.Ş. Adına kayıtlı ... plakalı kamyonetin davacının yaya olan murisi ...'a çarpması sonucu gerçekleşen trafik kazasından kaynaklı haksız eyleme dayalı maddi, manevi tazminat isteminde bulunduğuna göre; davacının tazminat alacağının 6098 Sayılı TBK 117. maddesi gereğince haksız eylem tarihi olan 29/03/2022 tarihinde muaccel hale geldiği, sadece kusur ile davacının maddi manevi zararının tazminine yönelik tutarın çekişmeli olduğu açıktır.
Her ne kadar davacı adli yardım isteğinde bulunmuş ise de; ilk derece mahkemesince davacının bu isteminin 17/02/2025 tarihli ara karar ile reddedildiği, bu karara karşı itiraz olup olmadığı dosya içeriğinden anlaşılamadığı, ancak davacının 19/02/2025 tarihli makbuz ile dava harçlarını yatırdığı görüldüğünden, değerlendirme bu kapsamda yapılmıştır.
Ayrıca, dosyaya ibraz edilen İzmir 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/442 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile davalı sürücünün tali kusurlu eylemi ile dava konusu kaza nedeniyle taksirle bir kişinin ölümüne neden olduğundan TCK un 85/1 inci maddesi ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış, davacının 2004 Sayılı İİK un 258. maddesi uyarınca mevcut delillerle haklılığının yaklaşık da olsa ispat şartının gerçekleşmiş olduğu belirlendiğinden; ilk derece mahkemesince davacının ihtiyati haciz isteminin takdiren %5 teminat ile dava değeri olan 400.000 TL ile sınırlı olmak üzere hacizde ölçülülük kuralı uyarınca istem gibi davalı ...
A.Ş. Adına kayıtlı olması halinde ... plakalı araç üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi şeklinde kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin tümden reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönden yerinde görülmüştür.
Öte yandan, manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir.
Bu sebeple davacıların manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 Sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez.
Diğer bir anlatımla; ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür
Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin usul ve yasaya uygun olan istinaf isteminin kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince, İlk Derece Mahkemesinin 17/02/2025 tarihli gerekçeli ara kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek yeniden karar verilmesi suretiyle;
davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin 2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca koşulları gerçekleştiğinden takdiren %5 nakdi yada gayri nakti teminat üzerinden kabulüne, dava değeri olan 400.000,00 TL'sı ile sınırlı olmak üzere davalı .... A.Ş.
Adına kayıtlı olması halinde ... plakalı araç üzerine ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati haciz kararının talep halinde 2004 Sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine; ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/934, K. 2025/807, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama