İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1140 K.2025/1595

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/829 Esas, 2024/248 Karar sayılı ilamı davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.

Esas2024/1140Karar2025/1595Tarih2 Ekim 2025Okuma12 dk · 2.413 kelime

KÜNYE

T. C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
2 Ekim 2025
Dosya no
2024/1140
Karar no
2025/1595
İncelenen kararın mahkemesi
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Numarası
2021/829 Esas 2024/248 Karar
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Dava tarihi
01/12/2021
İstinaf kararının verildiği tarih
02/10/2025
Yazıldığı tarih
08/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.413 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/829 Esas, 2024/248 Karar sayılı ilamı davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;... kaza tarihinde müvekkillerinden ... ve ...'ın ...

Market'ten alışveriş yaptıktan sonra ...Caddesi'nin karşısına geçmek için hareket ederek orta refüje geldiklerinde beklediklerini ve yayalara yeşil ışık yanması üzerine yolun karşısına geçmek için harekete geçtiklerini, yol üzerine geldiklerinde gidiş istikametine göre sağ taraftan gelen ... plakalı aracın bu müvekkillerine çarparak yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, kaza neticesi müvekkillerindan ...'da kemik kırıklarının oluştuğunu ve malül kaldığını, ...'da ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının tespit edildiğini,

kazayla ilgili olarak Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/97 Esas dosyası ile yargılama yapıldığını ve sürücünün ceza aldığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... maluliyeti kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 500,00 TL maddi tazminat ile bakıcı ücreti olarak şimdilik 250,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini,

fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ...maluliyeti kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 500,00 TL maddi tazminat ile bakıcı ücreti olarak şimdilik 250,00 TLmaddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkili ...'ın psikolojik çöküntü yaşadığını, bu sebeple 25.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç diğer davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini, müvekkillerinden ...,

yaralanan ...'ın kızı, ... eşi ve ...'da oğlu olduğunu, süreçte yıprandıklarını, bu sebeple ...yönünden 10.000,00 TL, ... yönünden 10.000,00 TL ve ... yönünden 7.500,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç diğer davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyte birlikte tahsilini talep ve dava ettiği görülmüştür.

Davalı ...vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davanın usulden reddinin gerektiğini, işbu kazada kusurun tamamının müvekkilinde olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kaza tespit tutanağının mahkeme tarafından karar verilmesi için yeterli delil niteliğini arz etmediğini, değerlendirme yapıldığında müvekkilinin meydana gelen kazada davacıların iddia ettiği üzere tam kusurlu olamayacağının görüleceğini, geçici iş göremezlik tazminatı açısından tazminat hakkının doğabilmesi için kişinin iş sahibi yahut gelir elde etme durumunun olması gerektiğini, somut olayda davacı ...'ın kaza tarihi itibariyle çalışmadığını,

herhangi bir gelir elde etmediğini, geçici iş göremezlik kaybına uğraması gibi bir durum söz konusu olmadığını, kazanç kaybının söz konusu olmadığını, çalışma gücünün azalmasından doğan maddi zarar açısından, davacı ...'ın yaralanması ayak kırılması,

...'ın yaralanması ise iyileşebilir kemik kırılması olduğunu, her iki yaralanmada sürekli iş göremezlik zararını doğuracak nitelikte olmadığını, iddiaların geçerli olmadığını, davacıların manevi tazminat talepleri hakkında, davacılar ... ve ...lehine manevi tazminata hükmedilmesine karar verilebilmesi için öncelikle davacılarda ağır bedensel zararın mevcut olup olmadığının tespiti gerektiğini, davacıların bütünen iyileştiğini, bu nedenle davacıların manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini;

ayrıca diğer davacılar olan ...ve ... da manevi tazminat talebinde bulunduğunu, ... ve ...işbu kaza nedeniyle ağır yaralanmamış olduklarından kardeşler lehine de manevi tazminata hükmedilmesi için gerekli olan şartların somut olayda doğmadığını, iş bu davacıların da manevi tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini belirterek usule ve göreve ilişkin itirazları neticesi usul yönüyle davanın reddini talep ettikleri görülmüştür.

Davalı ...

A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinden özetle; ... plakalı aracın ... no'lu ZMMS ile müvekkili şirket sigortalısı olduğu, tarafların kaza oluşundaki kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davacıların geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatından ve bakıcı giderlerinden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, bu taleplerin SGK'na yöneltilmesi gerektiğini, davanın reddi gerektiği, dava şartı sağlanamadığından davanın usulden reddi gerektiği, başvurunun kısmi dava açmakta hukuki yararı olmadığını davanın reddi gerektiği kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesaplamasının ZMMS Genel Şartlarına göre yapılması gerektiğini,

TBK madde 74. gereği hakim ceza dosyasından alınan kusur raporu ile bağlı olmadığını, kusur raporu alınmadan hüküm kurulmasının eksik inceleme teşkil edeceğini ve bozmayı gerektirdiğini, davacılar lehine sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatına ve bakıcı giderlerinin müvekkili şirket tarafından ödenmesine hükmedilmesinin mümkün olmadığını;

müvekkilinin sorumluluğunun rizikonun gerçekleştiği tarihte geçerli olan ZMMS poliçesi teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, teminat limitini aşan zararlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin temerrüde düşmediğinden müvekkili aleyhine faize hükmedilmesinin mümkün olmadığını, üsülüne uygun başvuru yapılmadığından müvekkilinin temerrüdünün gerçekleşmediğini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili aleyhine işletene yüklenecek faiz türünden başkaca bir faize hükmedilmesinin mümkün olmadığını,

davaya konu kaza hakkında Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/97 Esas sayılı ceza yargılamasının kesinleşmediğini, karar verilenceye kadar bekletici mesele olarak görülmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep ettikleri görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 08/03/2024 tarihli, 2021/829 Esas ve 2024/248 Karar sayılı kararı ile "1-Davacı ... yönünden, 2.558,00-TL bakıcı gideri, 7.316,08-TL geçici iş göremezlik ve 161.348,52-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan (arabulucuya başvuru tarihi) 20/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalı ...'dan ise kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile birlikte davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 100,00-TL istemin reddine,

2-Davacı ...yönünden, 67,365-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan (arabulucuya başvuru tarihi) 20/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalı ...'dan ise kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile birlikte davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (67,365-TL kalıcı iş göremezlik ile 50,00-TL bakıcı giderine ilişkin tazminat isteminin) istemin reddine,

3-Davacı ... yönünden 15.000,00-TL, davacı ...yönünden 5.000,00-TL, davacı ... yönünden 3.000,00-TL, davacı ... yönünden yönünden 3.000,00-TL olmak üzere toplamda 26.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiliyle davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ..." dair karar verildiği görülmüştür.

Bu karar yasal süresi içinde davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.

TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...

A.Ş. vekilinin süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda yer alan temerrüt tarihinin arabulucuya başvuru tarihi olarak esas alınmasının hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihi olarak arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihin esas alınması gerektiğini, bakıcı giderleri ve iş göremezlik tazminatının şubat 2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu altında olduğunu,

söz konusu iş göremezlik tazminatı bedelinin hesaplamaya dahil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesaplamasının zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı ve 09/10/2020 tarihinde yürürlüğe giren ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ve 92. maddelerinde ZMMS genel şartlarına atıf yapan ibarelerinin iptaline ilişkin kararı nedeniyle %1,8 teknik faiz kullanılarak tazminat hesabı yapılmasının mümkün olmayacağı görüşünün hatalı olduğunu,

davacı ...'ın 1 ay bakıcı ihtiyacı bulunacağına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, bakıcı ihtiyacı için aile içi bakım dayanışmasından yararlanacağı da gözetilerek davacı taraf lehine hükmedilecek bakıcı gideri tazminatına %50'den az olmamak üzere hakkaniyet indirim uygulanması gerekirken ilk derece mahkemesince hakkaniyet indirimi uygulanmamasının hatalı olduğunu, yaşanan kaza ile davacının iş bu davadaki talepleri arasında illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenle haksız davanın reddinin gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, talepleri gibi davanın reddine karar verilmesine,

aksi kanaatte ise, kararın bozularak ilk derce mahkemesine gönderilmesine ve tehiri icra kararı doğrultusunda icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği görülmüştür.

Yukarıda açıklaması yapılan HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince taraf vekillerinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;

Dava, haksız fiilden kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereği cismani zarardan doğan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Somut uyuşmazlıkta, ... tarihinde davalı ...'ın idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacılar ... ve ...'a çarpması neticesinde bu davacıların yaralandığı olayda geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı ... A.Ş. kazaya karışan ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketidir.

Davalı ... A.Ş. vekili, yaşanan kaza ile davadaki talepler arasında illiyet bağının bulunmadığını ileri sürmüştür.

Dava dosyası arasına alınan Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/97 Esas ve 2020/211 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde sigortalı aracın sürücüsü olan davalı ...'ın sanık, davacılar ... ile ...'ın müşteki, suç tarihinin 13/06/2018, atılı suçun taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme olduğu, bu mahkemenin 30/06/2020 tarihli gerekçeli kararı ile atılı suçun sabit bulunması nedeniyle ...'ın cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.

İlk derece mahkemesi yargılama sırasında davacılar ... ile ...'ın tüm tedavi evrak ve grafilerini celp ettikten sonra Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'na sevk ederek davaya konu kazada yaralanmaları nedeniyle bu davacıların geçici ve sürekli iş göremezlik durumlarının ve bakıcı ihtiyaçlarının olup olmadığı konusunda rapor aldırılmıştır.

Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın ... tarihli raporda özetle; tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde, ...'ın ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen yumuşak doku travması nedeniyle; iki (2) gün süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tibbi şifa süresinin 2 gün olduğu), geçici ya da sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %0 (yüzdesifir) olduğu,

...'ın ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen sağ alt ekstremitede mevcut kemik (internal fiksatör ile tespit edilmiş tibia plato) kırığı nedeniyle. 4 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 4 ay olduğu), 1 ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranının %3 olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.

Dosya kapsamındaki tüm delillere göre dava konusu edilen zarar kalemleri ile ... tarihli trafik kazası arasında illiyet bağının mevcut olduğu anlaşılmakla yönündeki davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf isteminin yerinde olmadığı görülmüştür.

Davalı ... A.Ş. vekili, 1,8 teknik faiz kullanılmadan tazminat miktarlarının hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda zararın belirlenmesi bakımından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %10 arttırma, %10 iskonto uygulanmak sureti ile hesaplama yapılmıştır.

2918 sayılı KTK'nın 6704 sayılı Yasa'yla değişik 90, 92, 93, 97 ve 99. maddelerinin kimi yönlerden Anayasa'nın bir kısım hükümlerine aykırılık oluşturacağından bahisle yapılan itiraz başvuruları üzerine, ... günlü ve ...sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı ilamı verilen kısmi iptal kararı, somut olaydaki kaza tarihi dikkate alındığında; hesaplama yöntemi olarak 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiği yönündeki davalı ...

A.Ş. vekilinin istinaf isteminin yerinde olmadığı görülmüştür.

Teminat limitinin belirlenmesi konusunda ise, geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı tedavi giderleri teminat limitinde yer aldığından (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2022 tarih ve 2021/13349 Esas, 2022/10165 Karar sayılı ilamı) teminat limitinin aşıldığına ilişkin davalı... A.Ş. vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Davalı ...A.Ş. vekili, davacı ...'ın 1 ay süre ile bakıcı gideri ihtiyacı için aile içi bakım dayanışmasından yararlanacağı da gözetilerek bu davacı lehine hükmedilecek bakıcı gideri tazminatından %50'den az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmektedir.

Bakıcı giderine ilişkin olarak, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, aile bireylerine böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceği gibi, dışarıdan bir bakıcı tutulmuş olsa idi ne kadar zararın olduğu gözetilerek hüküm verilmesi gerekmekte olup, aile içi bakım düşüncesi ile bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılamayacaktır.

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/04/2021 tarih ve 2018/(21)10-927 Esas, 2021/531 Karar sayılı ilamında da "…bedensel zararlarda 55. madde ile açık biçimde hakkaniyet düşüncesiyle indirime gidilemeyeceği açıkça düzenlendiği dikkate alındığında zarar görenin aile bireylerinin zarar veren lehine sorumluluğu ve yükümlülüğü olmayacağı gibi zarar verenin sorumluluğunu haksız fiil failine hizmet eder şekilde aile bireylerine yüklemek de doğru değildir.

Her ne kadar toplum aile içi bakım dayanışmasını ahlaki ödev olarak görse de, bu durumun zarar sorumlusu lehine yorumlanması mümkün değildir. Bu nedenlerle Özel Daire'nin aile içi bakım ve dayanışma nedeniyle bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmasını belirten kararına karşı verilen direnme kararı yerindedir." denilmiştir.

Belirtilen nedenlerle, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre aile içi bakım nedeniyle 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesi gereğince hakkaniyet indirimi yapılamayacağından bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin tazminat davasında, alacak haksız fiilin yani kazanın meydana gelmiş olduğu tarihte muaccel olduğundan, alacağa kaza tarihinden itibaren araç sürücüsü ve işleten malikten faiz istenebilecek, sigortadan ise sigortaya başvuru tarihinden itibaren 2918 sayılı KTK'nun 99. maddesi uyarınca 8 işgünü içerisinde tazminatın ödenmemesi halinde temerrüte uğradığı tarihten itibaren, dava açılmadan sigortanın temerrüte uğratılmamış olması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz istenebilecektir.

Alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulması ile davalı sigorta şirketinin davaya konu edilen maddi zararlar bakımından temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir.

Yerleşik yargı uygulamalarına göre, dava öncesinde arabulucuya başvurulduğu takdirde, tarafların anlaşamaması halinde, arabulucuya başvurulması ile davalı sigorta şirketinin davaya konu edilen maddi zararlar bakımından, arabulucuya başvuru tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün kabulü gerektiğinden, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin arabuluculuk başvuru tarihi değil anlaşmazlık son tutanağının düzenlendiği tarih olarak düzeltilmesi gerektiği yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı görülmüştür (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/18933 Esas, 2021/4438 Karar sayılı emsal ilamı).

6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirlenen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasının ve kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda, istinaf incelemesi sırasında istinaf başvurusunun, duruşma açılmaksızın, esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu haliyle; ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve yasaya, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından; davalı ... A.Ş. vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda ayrıntılı olarak değerlendirilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince duruşma yapılmaksızın esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-)Davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-)İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 11.700,06 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 3.527,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 8.172,46 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

4-)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

5-)İstinaf yargılaması bakımından davalı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,

6-)Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2025

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1140, K. 2025/1595, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünülüp Görüşüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. Taraflarca İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1140
Karar No
2025/1595
Tarih
2 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1141 K.2025/1008
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1147 K.2025/788
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1153 K.2025/1007
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1154 K.2025/893
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1155 K.2025/789
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1156 K.2025/1073

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.