İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1816 K.2023/1693

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2023 tarih ve 2022/1217 Esas 2023/195 Karar sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

Esas2023/1816Karar2023/1693Tarih17 Ekim 2023Okuma10 dk · 1.997 kelime

KÜNYE

T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Ekim 2023
Esas no
2023/1816
Karar no
2023/1693
İncelenen kararın mahkemesi
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/03/2023
Esas no
2022/1217
Karar no
2023/195
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
17/10/2023
İstinaf karar yazım tarihi
23/10/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.997 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2023 tarih ve 2022/1217 Esas 2023/195 Karar sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili davalı kooperatif tarafından çıkarılmış olan kesin maliyetinin ödendiğini ve 19.03.2012 tarihinde kendisine isabet eden ... ili, ... ilçesi, ... ada ... parsel ...

Kat ... numaralı bağımsız bölümün tapusunu aldığını, davalı kooperatif tarafından müvekkiline 15/03/2012 tarihli ibra sözleşmesi de verildiğini, davalı kooperatif ile dava dışı yüklenici ...İnşaat arasında düzenlenen mutabakat gereği iyelerin bir kısmının yükleniciye ödeme yapmasının kararlaştırıldığını ve müvekkili dava dışı yüklenici firma ile 13/03/2012 tarihli mutabakat sözleşme başlıklı belgeyi imzaladığını, bu sözleşme kapsamında da ödemeleri gerçekleştirdiğini, buna rağmen müvekkiline haksız ve hukuka aykırı olarak 15/05/2022 tarihli genel kurul 9.maddesi kapsamında aylık 2500 TL olacak şekilde yeniden borç çıkarıldığını,

davalı kooperatifin etaplar halinde konutları yapıp kesin maliyet bedeli çıkarıp üyelerine tebliğ ettiğini ve kesin maliyet bedeline ödeyen üyelere ise tapu devrinin yapıldığını, bu sebeple 1163 sayılı kanun geçici 11. Madde kapsamında kesin maliyet ve aidat sebebiyle müvekkilinin davalı kooperatife üyelikten kaynaklanan sebeple hiçbir borcunun bulunmadığının açık olduğunu, izah edilen nedenlerle menfi tespit taleplerinin kabulü ile müvekkilinin davalı kooperatife 1163 sayılı yasa geçici 11. Madde kapsamında kesin maliyet ve aidat alacağından kaynaklı borcunun bulunmadığının tespitine,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı kooperatife yükletilmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.

DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Davacının açmış olduğu iş bu davada hukuki yararı bulunmadığını, davacının davasını kooperatifler kanuna eklenen geçici 11. madde düzenlmesine dayandırdığını, dava konusu genel kurul kararının 15.05.2022 de alınmış olmakla davaya dayanak yapılan yasa değişikliğinin ise 15.06.2022 tarihinde yürürlüğe girdiğini,

her ne kadar müvekkili kooperatif tarafından 15.05.2022 tarihli genel kurulda üyelerden ödeme alınmasına karar verilmiş ise de bugüne değin ne davacıya ne de diğer kooperatif üyelerine genel kurul kararı gereğince ödeme yapılması için herhangi bir dava veya icra takibi yapılmadığını, kooperatifler kanunun geçici 11.maddesi ile madde de sayılan şartların gerçekleşmesi durumunda kooperatifçe yapılan borçlandırmaların hükümsüz olduğu emredici bir şekilde düzenlendiğini, müvekkili kooperatifin toplu konut kooperatifi olup konut imalatlarını etap etap yaptığını,

kooperatife kayıtlı üyelerden bir bütün halinde aidat alacakları tahsil edilerek toplanan aidatların, kooperatif uhdesinde yapılmakta olan inşaatlara , herhangi bir bölge ada/parsel veya üyelik ayrımı yapılmaksızın kullanıldığını, müvekkili kooperatifte kayıtlı olan üyelerin de yine inşaat ayrımı veya imalat ayrımı yapılmaksızın toplu bir şekilde kayıtlı bulunduğunu, müvekkili kooperatifte ferdileşme işlemlerine esas kura çekim işlemleri de herhangi bir bölge, numaralandırma, isimlendirme veya inşaat ayrımı yapılmaksızın gerçekleştirildiğini,

kur çekimine kooperatife kayıtlı olan üyelerin herhangi bir ayrım yapılmaksızın icabet edebildiklerini, müvekkili kooperatifin ana sözleşmesinde konutların etaplar halinde yapılarak ortaklara dağıltılması yönünde herhangi bir ana sözleşme değişikliğinin söz konusu olmadığını, diğer taraftan kooperatif genel kurul kararı ile müvekkili kooperatif uhdesinde bulunan inşaatların etaplar halinde yapılıp teslim edileceğine dair alınmış bir genel kurul kararınin da bulunmadığını, bu kanun maddesinin kooperatifler kanunu ve kooperatifler ana sözleşmesine aykırı şekilde düzenlendiğini,

bu düzenlemenin uygulanması durumunda kooperatif üyeleri eşit duruma gelmeyeceğini, sadece Kayseri İlinde kooperatifler ile ilgili çıkartılan kanunun bölgesel kanun görümünde olsa da münhasıran kooperatif ve kooperatif üyelerini kapsayıcı mahiyette düzenlendiğinde esasen kişiye özgü kanun mahiyetinde bir durum oluşturulduğunu, bu hususun açıkça anayasaya aykırı olduğunu, kesinleşmiş mahkeme kararları ile alacak elde eden kooperatiflerin bu paraları iade edilmesi konusuna yol açacak şekilde yapılan düzenlemenin yine hukuk devletinde olması gereken hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesine,

7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca Kooperatifler Kanuna eklenen geçici 11.maddesinin Anayasaya aykırı olması nedeniyle iş bu maddenin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...esas hakkında bir karar verilmeyen hallerde, tarafların, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre bir karar verilmesi gerektiği fikri mahkememizce de benimsenmiş olup.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce ve iptal edilen yasal düzenleme dayanak gösterilerek eldeki davanın açıldığı ve fakat anılan yasal düzenleme dikkate alındığında, davacı tarafın, Geçici 11. maddenin 2. fıkrası kapsamında menfi tespit davası açabilmesi için, hakkında başlatılmış olan icra takibinin durması üzerine davalı kooperatifin itirazın iptali davası açmış olması, bu davayı kazanmış olması, hükmün kesinleşmiş olması,

yahut hüküm kesinleşmemiş olsa dahi verilen mahkeme hükmü ile birlikte icra takibinin kesinleşmesi halinde, borçlu olmadığının tespitine ilişkin, yasanın yürürlük tarihinden itibaren 6 aylık süre içerisinde açılacak bir dava olması gerektiği, oysa ki davacının davasının anılan yasal düzenlemede belirtilen şeklî koşulları taşımadığı anlaşılmaktadır. Esasen anılan yasal düzenlemenin şeklî koşulları sağlayan kooperatif üyesi davacılara davada haklılık sağlayacağı kuşkusuzdur.

Zira, yasal düzenlemede bizatihi kesinleşen ilamlara dayanılarak devam eden takipler ile kesinleşen icra takiplerine son verilmesi için menfi tespit davası açma hakkı tanınmaktadır. Oysa ki davacı, iptal edilen 1163 sayılı Koop. Kanunu'nun Geçici 11. maddesindeki bir kısım hukukî işlemlerin hükümsüz olduğunu öngören 1. fıkradaki emredici hükme dayalı olarak hükümsüzlüğün (ve bu kapsamda borçsuzluğunun) tespiti için bu davayı açmış bulunmaktadır.

Dava açmakta korunmaya değer güncel bir hukukî menfaati bulunan davacın, yasal düzenlemede aranan dava açmaya ilişkin şekli şartları taşımadığından davanın esası yönünden haklı olmadığından bahsedilemez.

Kanun koyucu 2. fıkradaki düzenlemede ile kesinleşen ilâmlara dayanılarak devam eden takipler ile kesinleşen icra takiplerine son verilmesi için bir formül geliştirerek, bu durumda olan Kayseri ilindeki yapı kooperatifi üyelerine menfi tespit davası açarak ve davayı açtığına dair belgeyi icra dairesine sunarak icra takiplerini durdurma imkânı getirmektedir.

Bununla beraber Kayseri ilindeki bir yapı kooperatifi, yönetim giderleri dışında her ne ad altında olursa olsun üyelerini borçlandırıcı bir işlem yaptıklarında (yetkili organlarında bu konuda karar aldıklarında), henüz icra takibi başlatmamış dahi olsalar, üyelerin hukukî durumunu değiştirecek bu işlemlere karşı üyenin, mevcut hukukî durumunun korunması maksadıyla mahkemeye başvuruda bulunmasını haklı saymak gerekir.

Aksi taktirde Geçici 11. maddedeki düzenlemenin yalnız kesinleşen ilamlara dayanılarak devam eden takipler ile kesinleşen icra takiplerine son verilmesi için ihdas edildiği gibi dar bir anlam ortaya çıkacak, hükümsüzlüğe ilişkin ilk fıkra hükmü, ikinci fıkra hükmüne bağlı olmak kaydıyla bir anlam taşıyacaktır. Oysa ki yasanın lafzından yahut maddenin gerekçesinden böylesine dar bir anlam çıkarılamaz.

Sonuç olarak; davacıya konutun tapuda devrinin yapılmasından sonraki dönemler için davalı ... kooperatifi tarafından yönetim giderleri hariç olmak üzere borçlandırmalar yapıldığı, her ne kadar davacı hakkında ilamsız icra takibi başlatılmamış, dava açılmamış, dava, davalı ... kooperatifi lehine sonuçlanmamış olsa dahi.

Geçici 11. madde çerçevesinde hukuksal korunma talep eden davacının, yasal süresi içerisinde bu davayı maddenin birinci fıkrasında ifade edilen emredici hükme dayalı olarak hükümsüzlüğün ve borçsuzluğun tespiti (menfi tespit) için açtığı ve fakat dava devam ederken davaya dayanak teşkil eden yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği, davanın bu suretle konusuz kaldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu,

dolayısıyla iptal edilen yasal düzenleme gereğince hukuksal koruma talep eden davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmiş, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekâlet ücreti taktir olunarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.1-Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gereken 179,90-TL karar ve ilam harcından,

davacının dava başında peşin olarak yatırdığı 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 9,12-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,.." dair hüküm kurulmuştur.İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili'nin istinaf başvuru dilekçesinden özetle.

Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1217 Esas, 2023/195 Karar sayılı karar usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, vaki davanın Kooperatifler Kanuna eklenen Geçici 11. maddesi gereğince açılan menfi tespit davası olduğunu, bu kanun maddesi Anayasa Mahkemesinin 16/02/2023 tarih ve 2022/126 Esas 2023/29 karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, iptal kararı Resmi Gazetenin 09/03/2023 tarih ve 32127 sayılı sahifesinde yayınlandığını, mahkeme tarafından karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar tesis edilmiş ise de aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini,

müvekkil kooperatifin ne kanun koyucu ne de anayasa mahkemesi olduğunu, dolayısıyla haksız olarak çıkartılan ve haklı olarak iptal edilen bir kanun ile alakalı olarak hiçbir kusuru bulunmayan müvekkil kooperatifin aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi yasaya aykırı olduğunu, davacının iş bu davayı açarken haklı veya haksız olduğu tespit edilmeksizin müvekkil kooperatifin külliyen haksız olduğu davacının ise davanın açılmasında haklı olduğunun kabulü ile müvekkil aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti tahmili yasaya aykırı olduğunu, davada,

davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına değil davanın reddine karar verilmesi gerekip yargılama gideri ve vekalet ücretinin lehe hükmedilmesi gerektiğini, açılan davada davacının hukuki yararı bulunmadığını, müvekkil kooperatif tarafından davacı hakkında dava tarihi itibari ile hiçbir yasal işlem de yapılmadığını, her halukarda dava tarihi itibari ile muaccel hale gelmeyen aidatlar içinde (genel kurulda temmuz ayından başlamak üzere 12 taksitte alacağın tahsil edilmesi şeklinde karar alınmış olmakla) genel kurulda alınan tüm meblağ üzerinden menfi tespit davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını,

mahkemenin bu hususu dikkate alıp davanın reddine karar vermesi ve lehe masraf ve vekalet ücreti hükmetmesi gerekirken bu şekilde karar vermemesinin yasaya aykırı olduğunu, Yukarıda arz ve izah edilen gerek açıklanan gerek mahkemece dikkate alınacak nedenlerle, Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1217 Esas, 2023/195 Karar sayılı dosyasından verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;İstinaf incelemesine konu kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda aşağıda yazılan nedenler dışında usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının aşağıdaki paragrafın dışında kalan istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.

Ancak somut uyuşmazlıkta;Mahkemece her dava dava açıldığı tarihteki şartlar itibariyle değerlendirilmesi gerektiğinden eldeki dava yönünden, davacı vekilinin dava dilekçesinde açıkça Anayasa Mahkemesinin 16.02.2023 tarih ve 2022/126 Esas, 2023/29 Karar sayılı kararı ile iptal edilen 7410 sayılı Kanun'un 2 maddesi ile 1163 sayılı Kanun'a eklenen geçici 11 inci maddesi kapsamında dava açması hali nazara alındığında işbu davanın,

Anayasa mahkemesince davadan sonra iptaline karar verilen 1163 sayılı yasanın geçici 11. Maddesine dayanılarak açılmış olması ve yargılama sırasında sözkonusu yasal düzenlemenin iptal edilmiş olması sebebiyle dayanak yasanın ortadan kalkması nedeniyle dava konusuz kaldığından dolayı esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olduğundan ,gelinen aşama itibariyle işbu davada tarafların haklılık durumu belirlenemediğinden HMK 331/1 maddesi de nazara alınarak davacı ve davalı lehine/aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davalı aleyhine yargılama gideri ve

vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmemiş, belirtilen gerekçeyle davalı istinafı yerinde görülmekle, yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Bu itibarla; davalı tarafın istinaf itirazı yerinde görülmekle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğince araştırılması gerekli başka husus bulunmadığından kararın gerekçe yönünden yukarıdaki gibi düzeltilerek yeniden aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

HMK 353/1-b.2 md. gereğince, Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 16/03/2023 tarih ve 2022/1217 E - 2023/195K sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Düzeltilerek yeniden karar verilmesine, buna göre;

"1-Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Alınması gereken 269,85-TL maktu karar ve ilam harcından , davacı tarafından dava başında peşin olarak yatırılan 170,78-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 99,07-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı ve davalı tarafça yargılama boyunca yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,

4- Taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,"

3-Davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden yaptığı 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı'nın ve 155,00 TL istinaf posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde istinaf başvurusunda bulunan davalıya iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359/4 maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.17/10/2023

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1816, K. 2023/1693, 17 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1816
Karar No
2023/1693
Tarih
17 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1817 K.2023/1692
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/1817 K.2023/1565
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/1818 K.2023/1574
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1818 K.2023/1690
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi E.2023/1819 K.2023/1824
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2023/1819 K.2023/1494

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.