İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/2398 K.2024/309

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2023 tarih ve 2022/989 Esas - 2023/815 sayılı kararı davacılar vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;

Esas2023/2398Karar2024/309Tarih4 Ocak 2024Okuma11 dk · 2.234 kelime

KÜNYE

T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Ocak 2024
Esas no
2023/2398
Karar no
2024/309
İncelenen kararın mahkemesi
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
18/09/2023
Esas no
2022/989
Karar no
2023/815
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
04/01/2024
İstinaf karar yazım tarihi
02/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.234 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2023 tarih ve 2022/989 Esas - 2023/815 sayılı kararı davacılar vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirket tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...

E. Sayılı dosyası üzerinden muris ... 'ın borçlu sıfatıyla imzasının olduğu 150.000,00 TL miktarlı 17/03/2020 tarihli ve 29/12/2020 vade tarihli senet uyarınca müvekkiller aleyhine icra takibi başlatıldığını, kesinleştirilerek davacıların tüm malvarlığı üzerine haciz işlemleri gerçekleştirildiğini, ancak davacıların davalı şirkete bir borcu bulunmadığını, takibe konu 150.000,00 TL miktarlı 17/03/2020 tanzim tarihli ve 29/12/2020 vade tarihli senedin sahte olup senette yer alan imzanın davacıların murisi ... 'a ait olmadığını,

davacılardan ...'ın dava dilekçesi ekinde sunulan veraset ilamından anlaşılacağı üzere muris ... 'ın mirasçılarından olmamasına rağmen aleyhine söz konusu senetten kaynaklı icra takibi başlatıldığını, bu nedenle de ...'ın davalı şirkete borcu bulunmadığını belirterek öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, icra takibinin durdurulmasına,

davacıların Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasına konu 150.000,00 TL miktarlı 17/03/2020 tanzim tarihli ve 29/12/2020 vade tarihli bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davaya konu senetler ile Kayseri Genel İcra dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının davacılar yönünden iptaline, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere her bir davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından davalı şirket aleyhine açılan davanın esas konusunun davacıların murisi olan ... ile davalı şirket arasında imzalanan ev satış sözleşmesinden kaynaklandığını, davalı şirket tarafından ... ili, ... ilçesi, ... /köyündek ... numarali ada ... nolu parsel üzerine inşa edilen apartmanın ... numaralı bağımsız bölümünün davacılar murisi ... 'a devredildiğini ve bu devir işleminden kalan bakiye borç olan 150.000,00 TL için muris ... 'dan senet alındığını,

borçlu-murisin davalı şirket yetkililerine senedi imzaladığına dair haber vermesi üzerine murise ait iş yerinde borçlunun diğer oğlu ... tarafından senedin davalı şirkete teslim edildiğini ve şirket yetkililerin huzurunda ... tarafından da imzalandığını, nitekim borçlunun diğer oğlu olan ... 'ın da işbu senet üzerine avalist olarak imza attığını, ancak borçlu muris ... 'ın vefat etmesi üzerine ev satışından kaynaklı ödemelerin gerçekleşmediğini, davalı şirketin tüm çağrılarına rağmen bakiye borcun kapatılmadığını, bunun üzerine davaya konu senedin işleme konulduğunu,

huzurda görülen davada ki hiç bir davacının icra takibine ve senede itiraz etmediklerini, nitekim tamamının senede konu borcun kaynağını bildiğini ve kabul ettiklerini, ne var ki dava dışı mirasçı ... tarafından senet üzerinde ki murise ait imzaya yapılan itiraz neticesinde imzanın borçlu murise ait çıkmadığını, bunun üzerine senet üzerinde avalist olarak imzası bulunan ve senedi davalı şirket yetkilisine bizzat teslim eden ... ile yapılan görüşmede bu kişi tarafından borcun tamamen üstlenildiğini ve taraflar arasında anlaşılan bedel 05.08.2022 tarihinde davalı şirket hesaplarına gönderildiğini ve karşılıklı olarak ibra yapıldığını,

davacı ... 'ın işbu davada aktif husumet yokluğunun mevcut olduğunu, ... 'ın, takip tarihinde 18 yaşından küçük olan kızı ...'ın velisi sıfatıyla icra dosyasında yer aldığını, haliyle ... için başlatılmış bir icra takibi bulunmadığını belirterek yalnızcı davacıların davalı şirkete borçlu olmadığı iddialarıyla sınırlı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, davalı şirketin kötü niyetli olmaması sebebiyle davacıların kötü niyet talebinin reddine, davanın açılmasına davalı şirketçe sebebiyet verilmediğinden davacıların yargılama giderleri ve sair taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Yukarıda yapılan tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde davacılar, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediği davalı ise borcun ödendiğini, davacıların borcunun bulunmadığını , kötüniyet tazminatının reddini ve yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda taraflarının sorumlu olmamasını talep etmiştir.Dosya kapsamına göre, davacılar murisi tarafından imzalanmayan bonodan dolayı davalıya borçlarının olmadığı icra hukuk mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu,

davacılardan ... adına başlatılmış doğrudan bir takip olmadığı, takip dosyasında ...'a gönderilen ödeme emrinin davacılardan ...'ın takip tarihi itibariyle küçük olması ve velisine yapılmış tebligat olması sebebiyle eldeki dava yönünden ...'ın pasif husumetinin bulunmadığı ve diğer davacıların takip konusu senetten dolayı borcu bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

İcra ve İflâs Kanunu’nun 72/5. maddesinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması durumunda istem üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere borçlunun dava nedeniyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verileceği öngörülmüştür. Ancak, menfi tespit davasını kazanan borçlu lehine tazminata karar verilebilmesinin bazı şartları vardır.

Öncelikle, alacaklının yapmış olduğu icra takibi ile borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlamış olması gerektiğinden, borçlu aleyhine yapılmış bir icra takibinin bulunması gerekmektedir. Bu bakımından borçlu aleyhine yapılmış bir icra takibi yoksa tazminatta söz konusu olmayacaktır. Ayrıca, borçlunun menfi tespit davası sırasında bu konuda istemde bulunması yanında borçluyu dava açmaya zorlayan icra takibinde alacaklının haksız ve kötü niyetli olması gerekmektedir.

Önemle belirtmek gerekir ki burada alacaklının icra takibinde sadece haksız olması yeterli olmayıp, yasa maddesindeki açık düzenleme uyarınca aynı zamanda takibin kötüniyetle yapılmış olması da zorunludur. Takibin haksızlığı, alacaklının hiç ya da talep ettiği miktarda bir alacağı bulunmadığı hâlde icra takibine girişmesi hâlinde söz konusu olur.

Madde metninde yer alan kötüniyetle ise alacaklının haksız olduğunu bildiği hâlde sırf borçluyu zarara uğratmak amacıyla takibe girişmesi hâlinde gerçekleşir.Bu yasal düzenleme doğrultusunda davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacıyı menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinde davalı alacaklının haksız ve kötü niyetli olduğu konusunda kanaat verici delil bulunmadığı,

İİK'nun 72/5. maddesinin yasal koşulları bulunmadığından davacıların %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı isteminin reddine, davalının yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesi hususunda ki talebi konusunda ise davacılar adına açılmış icra takibi dosyasının varlığı her ne kadar davalının borcun dava dış... tarafından ödendiğini kabul etmişse de takipten dolayı ve yapılan ödemeden dolayı davacıların muhatap olabileceği muhtemel davalar da göz önüne alınarak dava açmakta menfaatleri olduğu anlaşılmakla yargılama giderlerinden davalının sorumlu olacağı kanaatine varılmış..." gerekçesiyle Davacı ... 'ın davasının aktif husumet

yokluğu nedeniyle reddine, Davacılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile, davacıların Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına konu keşidecisi ... kefil ... ve lehtarı ... Ltd. Şti olarak görünen 17/03/2020 keşide, 29/12/2020 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, Kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.İşbu kararı davacılar vekili süresinde istinaf etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... adına başlatılmış doğrudan bir takip olmadığından bahisle pasif husumetinin bulunmadığı belirtilerek husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, söz konusu kararın hatalı olduğunu, zira mahkemece "davacılardan ... adına başlatılmış doğrudan bir takip olmadığı,

takip dosyasında ...'a gönderilen ödeme emrinin davacılardan ...'ın takip tarihi itibariyle küçük olması ve velisine yapılmış tebligat olması" nedenine dayandığını, ancak icra dosyasında mübrez takip talebi (EK-1 Takip talebi), ödeme icra emri (EK-2 25/03/2021 tarihli ödeme icra emri) ve tebligat kapakları (EK-3 Tebligat Kapakları) ile dosya içindeki diğer tüm evraklar incelendiğinde görüleceği üzere müvekkili ... dosyada veli-vasi sıfatıyla değil borçlu sıfatıyla taraf olduğunu, nitekim uyap sisteminde de veli-vasi sıfatıyla değil borçlu sıfatıyla kaydı mevcut olduğunu,

bilindiği üzere uyap sisteminde vali/vesi tarafıyla dosyaya eklenen kişi bu sıfatla kayıt edilmekte ve yapılan tebligatlarda da yine vasi/veli şerhi yer aldığını, ancak sunulan evraklardan görüldüğü üzere müvekkili ... "borçlu" sıfatı ile dosyada taraf olduğunu, mahkemece "... adına başlatılmış doğrudan bir takip olmadığı" belirtilmişse de takip talebinde ve ödeme emrinde borçlu olarak eklenen, tebligatlarında borçlu sıfatı ile yapılmasından da görüleceği üzere takip dosyasındaki hukuki durumu itibariyle müvekkili "borçlu" durumunda olduğunu,

yine ekte sunulan safahat sorgulamasında (EK-4 Safahat sorgusu sonuçları) görüleceği üzere müvekkili ...'a ilişkin icra dosyası kapsamında iş ve işlemler yapılmış, mal varlığı sorgulandığını, Uyap entegrasyonu veli/vasi statüsündeki taraflara ilişkin sorgulamaya da izin vermediğini, ancak müvekkili ... borçlu sıfatıyla dosyada taraf olmasından kaynaklı icra tehdidi altında olduğunu, yine ilgili dosya nezdinde ... yönünden verilen red kararı neticesinde müvekkilinin uyap sistemindeki "borçlu" sıfatı dairece pasife alınmayacağından müvekkilinin haksız şekilde icra tehdidi ile karşı karşıya kalması söz konusu olduğunu,

dolayısıyla ilgili dosyada her ne surette olursa olsun borçlu sıfatı ile takibe dahil edilen müvekkilinin işbu davada hukuki yararı ve icra dosyasında taraf sıfatının da mevcut olduğunu, mahkemece kötü niyet tazminatı talebimize ilişkin "davalı alacaklının haksız ve kötüniyetli olduğu hususunda kanaat verici delil bulunmadığı" gerekçesiyle reddine karar verildiğini, öğretide alacaklının kötü niyetli sayılması için, alacaklı olmadığını bilmesine veya bilmek durumunda olmasına rağmen borçluya karşı icra takibi yapmış olması gerektiği belirtildiğini,

her ne kadar mahkemece kötüniyetli olduğu yönünde bir kanaat oluşmamışsa da aşağıda açıklanacağı üzere takibin devamı hususunda alacaklının kötüniyetli olduğunun sabit olduğunu, şöyle ki; davalının cevap dilekçesinde takibe dayanak senedin ... tarafından kendilerine getirildiğini belirttiğini, dolayısıyla senetteki imzanın murise ait olup olmadığı hususunda kesin bir bilgi ve görgü sahibi olmadığını, kaldı ki davalı tarafın ticari bir şirket olmakla tacir şirket yetkilisinin bu hususta hukuki bilgi ve tecrübesinin olduğu, kanunen de basiretli bir tacir olarak senetteki imzanın borçlu tarafından atılıp atılmadığını bilmesi,

kontrol etmesi gerektiği açık olduğunu, nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 19.03.2013 tarih ve 2013/11794 Esas ve 2013/22165 Karar sayılı içtihadında "senetteki imzaların borçlunun el

ürünü olduğunu kontrol etmeden veya imzaların huzurunda atılmasını sağlamadan senedi alan alacaklı, imzaya itirazı kabul edilen keşideciye karşı başlattığı takipte ağır kusurlu kabul edilmelidir." 12. Hukuk Dairesi künyesi yukarıda belirtilen kararlarına ek olarak istikrar kazanmış benzer mahiyetteki kararında da "senedi icraya koyan lehtara imzaları kontrol veya imzaların huzurunda atılmasını sağlamak" yükümlülüğünü yüklediğini, ilgili kararlar ve somut olay kapsamında davalı alacaklının imzanın murise ait olmadığını bilebilecek durumda olduğunun açık olduğunu,

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/1931 Esas ve 2014/239 Karar sayılı ilamında "Takibe konu bonoda alacaklı banka “lehdar” konumunda olup, bono emre yazılı olarak keşide edilmiştir. Davalı (alacaklı) banka ile dava dışı ......

AŞ (keşideci) arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde borçlu K1’ın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla adına atfen imza da bulunduğu gözetildiğinde, alacaklı bankanın lehdarı olduğu bono ve kredi sözleşmesi üzerindeki imzanın sahte olduğunu bilmediğini somut olayda savunma olarak dahi ileri sürmemiş olup,

tacir olarak basiretli davranma yükümlülüğü de bulunan bankanın (6102 Sayılı TTK m. 18/2) icra takibine koyduğu bono üzerine atılan imzaların borçlunun eli ürünü olduğunu bilebilecek durumda olduğundan ağır kusurlu olduğunun kabulü gereklidir." buna ek olarak ise Kayseri 5. İcra Hukuk Mahkemesinde devam eden yargılamada imzanın müvekkillerinin murisine ait olmadığı tespit edilmesine rağmen davalı taraf icra takibini haksız şekilde sürdürmüş, takipten vazgeçmediğini,

kötüniyete ilişkin bir diğer hususun ise yine bizzat davalının dilekçesinde belirtildiği üzere senet konusu borç dava dışı... tarafından 05/08/2022 tarihinde ödenmiş ve tarafların ödemeden kaynaklı ibra sözleşmesi imzaladığını, işbu davanın 03/11/2022 tarihinde ikam edildiğini, davalının dava tarihi itibariyle dava konusu senetten kaynaklı alacağı kalmamış olmasına rağmen takibi kötüniyetle devam ettirmesi, davaya sebebiyet vermesinin söz konusu olduğunu ve tüm bu bahsedilenler davalının icra takibini kötüniyetle devam ettirdiğini ortaya koyduğunu belirterek; arz ve izah etmiş olduğu ve mahkemece resen gözetilecek sebeplerle;

istinaf talebinin kabulü ile davanın ... yönünden de kabulüne karar verilmesini, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere her bir müvekkili lehine ayrı ayrı kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekillerine verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan takip sonrası açılan İİK.72 mad. dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

Uyuşmazlık, takibe konu keşidecisi muris, kefilin ... olduğu, davalı lehine olan 17/03/2020 düzenleme tarihi 29/12/2020 ödeme tarihli 150.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı davacıların davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davacılar bono üzerindeki imzanın murise ait olmadığı savunmasında bulunmuşlardır.

Nitekim bonodaki imzanın murise ait olmadığı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Kayseri 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/2017 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır.

Davalı cevap dilekçesinde ve kovuşturma aşamasında verdiği ifadesinde muris ile ev satımı konusunda anlaştıklarını, senet düzenlediklerini, dava dışı mirasçı ... 'ın kefil sıfatıyla sonradan dahil olduğunu, senedi murisin oğlu ... 'ın kendilerine getirdiğini, ... 'ın önlerinde senedi imzaladığını, davacıların murisi öldükten sonra ... 'ın borcu ödediğini, ceza mahkemesince yapılan imza incelemesinde kefil sıfatıyla atılan imzaların ... 'a ait olduğu, İcra hukuk mahkemesinde yapılan imza incelemesinde ise keşideciye ait imzaların murise ait olmadığı tespit edilmiştir.

Bu suretle davacıların takip konusu senetten dolayı borcu bulunmadığı yönündeki mahkemenin değerlendirmesi yerinde görülmüş, davacılardan ... adına ise başlatılmış doğrudan bir takip olmadığı, takip dosyasında ...'a gönderilen ödeme emrinin davacılardan ...'ın takip tarihi itibariyle küçük olması ve velisine yapılmış tebligat yapılmış olması sebebiyle davacı ...'ın pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Bonoya ve takibe konu borcun gerçek bir borç oluşu, nitekim borcun bonoya kefil olan ... tarafından ödendiği anlaşılmakla İİK.72/4 maddesindeki şartlardan davalı tarafından başlatılan takibin haksızlığı şartının gerçekleşmediği görülmekle davacılar lehine tazminata hükmedilmemesi de yerinde bulunmuştur.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacıların söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 18/09/2023 tarih ve 2022/989 E. - 2023/815 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davacılar tarafından peşin yatırılmış 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacılardan alınarak Hazineye Gelir kaydına,

3-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 04/01/2024

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2398, K. 2024/309, 4 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2398
Karar No
2024/309
Tarih
4 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/2398 K.2024/32
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/2399 K.2024/156
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/2401 K.2024/1
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2023/2402 K.2024/70
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2023/2403 K.2024/52
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/2403 K.2024/62

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.