İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1593 K.2024/1699

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/05/2024 tarih ve 2024/22 E - 2024/530 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

Esas2024/1593Karar2024/1699Tarih18 Eylül 2024Okuma12 dk · 2.494 kelime

KÜNYE

T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Eylül 2024
Dosya no
2024/1593
Karar no
2024/1699
İncelenen kararın mahkemesi
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/05/2024
Numarası
2024/22 E. 2024/530 K.
Davanın konusu
Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
18/09/2024
Karar yazım tarihi
18/09/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.494 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/05/2024 tarih ve 2024/22 E - 2024/530 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.

Müvekkilinin Kayseri'de faaliyet gösteren bir konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yaptığını, davalının kooperatif üyesi olduğunu ve kooperatiften ferdileşme sureti ile taşınmaz temin ettiğini, kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatifte üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, daha önce kooperatiften taşınmaz isteyen üyelerden kesin maliyet bedeli alınamadığını bu nedenle açılmış davalar bulunduğunu,

bu davaların kabul ile sonuçlandığını ve istinaf mahkemesi tarafından onandığını, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan muaccel aidat alacağı bulunduğunu, söz konusu aidat alacağının tüm üyelere karşı talep edildiğini, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin istifa - ilişik kesme belgesi olsa dahi söz konusu aidatı ödemesi gerektiğini, davalının kooperatiften temin ettiği ... İli, ...

İlçesi, ...mahallesi, ...ada,... parsel, ... blok, ... nolu bağımsız bölümün tapu kaydının üzerine davalıdır şerhi konulmasını, 2003 yılı ocak ayından dava tarihinde temerrüte düşen son aidat borcu olan 2022 yılı mayıs ayına kadar ödemesi gereken aidat borcunun tam olarak hesaplanıncaya kadar şimdilik 9.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili kooperatife ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde.

Davacı kooperatifin 2003 yılı ocak ayından dava tarihine kadar ödenmesi gereken aidat talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin yıllar önce davalı kooperatif ile ilişiğini kestiğini ve istifa ettiğini, kooperatif üyesi olmayan müvekkilinden aidat alacağı talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, Yargıtay kararlarına göre inşaatlar devam ederken üyelerden aidat alınacağının belirtildiğini, davacı kooperatifin devam eden inşaatlarının seviyesinin saptanması gerektiğini, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini ve tebliğ edilmiş bir genel kurul kararı bulunmadığını, yıllık %18 faiz talebinin haksız ve kanuna aykırı olduğunu,

davacının haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usulden, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkeme kararında; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.

1163 sayılı yasanın 42. Maddesine göre genel kurulun bütün üyeleri temsil eden en yetkili organ olup kanun veya ana sözleşme ile genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar verme yetkisi bulunduğu, genel kurulda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alınabileceği gibi daha önce alınan ve uygulanan kararların değişen koşullar ve eşitlik ilkesi gerektirdiğinde değiştirilmesi mümkün ve geçerli olup bu konuda kazanılmış haklardan söz edilemeyeceği, Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin 23/1. maddesinin 6. bendi uyarınca ortaklardan tahsil edilecek aidat,

taksit miktarı ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmenin de genel kurulun yetkisi dahilinde olduğu, genel kurul kararlarının kooperatif ile üyesi arasında sözleşme hükmü niteliğinde olup alınan kararların toplantıya katılsın katılmasın iptal edilmediği müddetçe veya butlan yaptırımına tabi olmadığı sürece tüm ortakları bağlayacağı, yine alınan kararların uygulanabilmesi için tüm ortaklara tebliğine de gerek olmadığı gibi ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilanına da gerek olmadığı, aidatların arttırılması, tapu alınması için bazı giderlerin alınması,

gecikme faizi, konutların yapımının hızlandırılması için ek aidat, çevre ve bahçe düzenlemesine yönelik alınan kararların ek ödeme niteliğinde olmadığı, bu bakımdan 1163 sayılı kanunun 31/1 ve 52/1 maddelerindeki ağırlaştırılmış karar yeter sayısına gerek olmadığı, davalının davacı kooperatifin normal üye statüsünde üyesi olduğu,

2003 yılı Ocak ayından 2022 yılı Mayıs ayına kadar ödemesi gereken aidat alacaklarının dava konusu edildiği ancak Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 07/12/2023 tarih 2023/2164 esas 2023/2213 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacı kooperatife çıkarılan 23/12/2011 tarihli maliyet çalışmasının yapıldığı, davalının da bu doğrultuda kooperatife ödeme yaptığı, bu nedenle davacının davalıdan aidat talep edebileceği dönemin 21/03/2011-31/05/2022 tarihleri arası dönem olabileceği, bu doğrultuda alınan 11/03/2024 tarihli ek rapora göre tapu devri sonrası aidat tutarının 2022 mayıs ayına kadar 107.739,28-TL olduğu,

davalının maliyet bedeli dışında başkaca ödeme yapmadığı, bu nedenle davacının halen 63.217,28-TL aidat borcu kaldığı, istinaf kaldırma kararı öncesi sunulan ıslah dilekçesinde talep sonucunun 59.090,00-TL olarak gösterildiği, davalı vekili her ne kadar ıslaha itiraz dilekçesinde 5 yıllık zaman aşımı def'inde bulunmuşsa da davacı kooperatifte davalının üyeliğinin devam ettiği,

yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre üyelik ilişkisi devam ettiği sürece kooperatif ile üyesi arasında zaman aşımı süresinin işlemeyeceğinden (Yargıtay 23. HD. 2016/5683 esas 2019/4634 karar 11/11/2019 tarih) zaman aşımı def'ine itibar edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılarak açılan davanın dava ve ıslah dilekçeleri doğrultusunda kabulüne, kısmi dava olarak açılan davada dava ve ıslah tarihinden itibaren yasal faiz talep edildiği de dikkate alındığında taleple bağlı kalınarak bu şekilde yasal faize hükmedilmesine dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür.Davanın kabulü ile.

59.090,00-TL aidat alacağının 9.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 01/06/2022, 50.090,00-TL'sinin ıslah tarihi olan 18/09/2023 tarihinden itibarin işleyecek yıllık %18 faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafından aidat alacağı talebi ile açılmış olan davada yerel mahkeme davanın kabulüne karar verdiğini ve müvekkili aleyhine aidat alacağına hükmedildiğini, Yerel mahkemenin gerekçesinde 'Davaya konu edilen aidat alacağı davacı kooperatifin 2003 ila 2022 hesap yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarında alınan aidat istemlerine ilişkin genel kurul kararlarına dayalı olup, esasen alınan kararlar ve kararların geçerliliği tartışma konusu olmayıp bahse konu aidat alacağının belirlendiği, genel kurul toplantılarında alınan kararların geçersizliği yahut iptali yönünde açılmış bir dava da bulunmadığının anlaşıldığını, davalı tarafın her ne kadar

zamanaşımı def'i ileri sürmüş ise de, kooperatif ile üye arasındaki üyelik ilişkisi devam ettiği sürece üyelik aidat alacağına ilişkin taleplerde zamanaşımı işlemeyeceği, taşınmazın, davalı kooperatif üyesine devredilmesi, genel giderlere ve inşaat finansmanı için zorunlu bulunan giderlere katılım borcunu ortadan kaldırmayacaktır.' gerekçesi ile davanın kabulüne karar verdiğini, yerel mahkeme kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini,

müvekkillerinin genel kurula davacı kooperatif tarafından davet edildiği halde katılmamış değil,davacı kooperatif tarafından kesin maliyet bedelini ödedikten sonra ilişikleri kesileceği taahhüt edildiğinden genel kurullara davet edilmemiş hazirunlarda yer verilmediğini, yerel mahkemenin dikkat etmediği kesin maliyeti ödedikten sonra kooperatifin üye sayısı tapusunu alan kişi sayısı kadar azaldığı ve genel kurula davet edilen kişi sayısı azaldığı için bu üye sayısı esas alınarak genel kurullar toplandığı ve bu üye sayısı dikkate alınarak aidat konusunda karar alındığı hususunun olduğunu,

Kooperatifin genel kurula çağırması akabinde üyenin katılmaması ile üyenin genel kurula davet edilmemesi ve hazirunlarda üye olarak göstermemesinin ayrı hukuki sonuç doğurduğunu, dolayısıyla müvekkillerinin üye olarak isminin yer almadığı genel kurulda alınan aidat kararından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu hususta ilgili genel kurul kararının yokluğunun tespitine dair bir dava açmaya dahi gerek olmayıp yokluğunun mahkeme resen dikkate alarak değerlendirme yapabildiğini,

davet edilmeyen bir genel kurulda aleyhine yükümlülük yüklenen kooperatif üyesinin her zaman kendisinden alacak talebinde bulunulan davada ileri sürebileceği ayrı bir dava açmaya gerek olmadığına dair Yargıtay'ın çok sayıda içtihadının mevcut olduğunu, zira yokluğun müeyyidesi işlemin hukuki varlık kazanmaması demek olduğunu, genel kurul toplantısına davetin bütün pay sahiplerine veya temsilcilerine yapılmasının davetin geçerlik koşulu olduğunu,

davacı kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamda da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığı ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin

maliyeti ödeyen üyeler bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almadığı ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, her ne kadar Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 e 2023/1472 ,K.

Sayılı ilamında davalı üyeni istifa ettiği yahut istifasının kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı belirtilmişse de kooperatif en üst organı ve karar organı olan genel kurula davet edilmemenin hazirunlarda yer almamanın hukuki olarak ne anlama geldiği ve ne sonuç doğurduğu ne yerel mahkeme yargılamasında ne de emsal kaldırma kararında belirtilmediğini, davacıın talebi gerek 1163 sayılı kanun gerek Borçlar Kanunu gereği zamanaşımına uğradığını, yerel mahkeme tarafından %18 yasal faize hükmedilmişse de genel kurul kararlarında bu yönde bir faiz kararı alınmamış olup bu yönlerle de kararın hatalı olduğunu,

yine hükme esas alınan bilirkişi raporu ile aidat hesabı yapılmışsa da aidat alacağı içerisinde genel gider alacağı olup olmadığı hususu incelenmemiş olup kooperatif genel kurul kararlarında kabul edilen bilançolar ile kooperatifin yıllık genel giderleri belirli olup daire başına düşecek genel giderler de bilirkişi vasıtayı ile hesaplanabileceğinden kooperatif bilançolarının incelenmesi ile müvekkili aleyhine hesaplanan aidat alacağı içerisinde ne kadarının genel gider payı olduğunun tespitinin gerektiğini,

mahkeme tarafından bu yönde bir inceleme yapılmamış olup davacı kooperatifin bütün genel giderlerinin tespiti için yönetim kurulu faaliyet raporları ve genel kurul toplantı tutanaklarının bilirkişi tarafından yerinde incelenmesi ile her yılın genel gider alacağı tespit edilebilecek iken yerel mahkemece bu yönde bir inceleme yapılmamasının hatalı olup bu sebeplerle de kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Eldeki dosyada istinaf mahkemesi tarafından TBK 100 vd. Maddelerine atıf yapıldığını, 27.10.2015 tarihinde çıkartılan maliyet hesabı ile geçmiş aidat borçlarının davalıdan tahsil edildiği, bu sebeple 27.10.2015 tarihinden dava tarihine kadarki aidat miktarının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını, davacı müvekkilin mükerrer tahsilat isteyip istemediği hususlarının aydınlatılması hususuna karar verildiğini, söz konusu hususun bilirkişi marifetiyle hesaplandığını, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı uyarınca yeniden hesaplama yapıldığını, davalıların tapusunu teslim aldığı tarihe kadarki aidat borcunu ödediğini, davalının tapusun teslim aldığı dönemde müvekkili kooperatifin 1600'den fazla üyesi bulunduğunu, davalının tapusuna kavuştuğu

dönemin diğer tüm üyeler gibi aidat borcunu ödediğini, ancak yalnızca kendi yaptığı ödemelerle değil, davalının, 1600 üyenin yaptığı ödemelerle konutuna kavuştuğunu, davalıdan tapusunu teslim aldıktan sonra geçici maliyet ismiyle ödeme alındığıı, bu ödemenin alındıktan sonra davalıya ibraname verildiği,

mahkemece tanzim edilen kaldırma kararında, ibraname verdikten önceki döneme ilişkin talepte bulundukları için bu dönemin hesaplanmaması gerektiği, tapusunu teslim aldıktan sonraki döneme ilişkin aidat hesabı yapılması gerektiği yönünde hüküm tesis edildiğini, bu doğrultuda dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, dosya kapsamında yeniden inceleme hesaplama yapıldığını, mahkemece verilen kaldırma kararı sonrasında davalıya tapusunu teslim aldığı tarihe kadar aidat borcu hesaplandığını, davalının fazla ödemesinin hesaplandığı, dava tarihine kadarki aidat borcu hesaplandığı,

fazla ödenen tutar TBK 100 vd. maddeleri gereği mahsup edildiği ve müvekkili kooperatifin davalıdan alacağı olduğu yönünde kanaat bildirildiğini, davalının üye olmadığı yönündeki iddiaları kabul etmediğini, defter kayıtları hakkında iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davalı ile aynı nitelikte olan başkaca bir davanın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2024/583E. 2024/705K.

Sayılı ilamıyla kesinleştiğini, istinaf mahkemesinin söz konusu ilamında kaldırma ilamı gereği ek rapor aldırılarak raporun dairenin kaldırma gerekçelerine uygun hazırlandığı görüldüğüne hükmedildiğini, bu sebeple davanın kabulü yönündeki hükmün kesinleştiğini savunarak davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs 2022 tarihleri arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek, 9000,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini yargılama sırasında ıslah ederek 59.090-TL'ye çıkarmıştır.

Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, üyelik ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyeceği gerekçesi ile ileri sürülen def'inin reddine, 59.090,00-TL aidat alacağının 9.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 01/06/2022, 50.090,00-TL'sinin ıslah tarihi olan 18/09/2023 tarihinden itibarin işleyecek yıllık %18 faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.

Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar)

Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.

Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)

Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği sabittir.

Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar) Davalı alacağın zaman

aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar) (Benzer Kayseri BAM 6. H.D 2024/583 Esas 2024/705 Karar, 2024/584 Esas 2024/710 Karar, 2024/142 Esas 2024/224 Karar, : 2023/2395 Esas 2024/31 Karar, 2023/2396 Esas 2024/88 Karar...)

Tüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, özellikle somut olayın özelliklerine ve dairemiz emsal kararlarına uygun hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitlere delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,

kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 15/05/2024 tarih ve 2024/22 E - 2024/530 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 4.036,44-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.009,11 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 3.027,33 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,

3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2024

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1593, K. 2024/1699, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1593
Karar No
2024/1699
Tarih
18 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1594 K.2024/1713
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1599 K.2024/1348
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1600 K.2024/1690
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1600 K.2024/1319
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1602 K.2024/1693
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1604 K.2024/1380

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.