KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1847
- Karar no
- 2024/2005
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/07/2024
- Numarası
- 2023/443 E. 2024/673 K.
- Davanın konusu
- Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 17/10/2024
- Karar yazım tarihi
- 17/10/2024
Karar Metni
2.918 kelime·15 dk okuma·4 bölüm
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 03/07/2024 tarih ve 2023/443 E - 2024/673 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Davacı kooperatifin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olup bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapılmış olduğunu, davalının ise davacı kooperatif üyesi olup davacı kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin etmiş olduğunu, davacı kooperatif halen tasfiye sürecine girememiş olup 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edememiş olduğunu, mağduriyetlerin çığ gibi büyüdüğü,
üyelerin ve arsa sahiplerinin haklarının temin edilmesi hususunda umudunu yitirdikleri dönemde iflasa sürüklenmekte olan davacı kooperatif, mağdur üyelerin bir araya gelişi ve gayretli çabalarıyla tekrar ayağa kalkmış ve üyelere ve arsa sahiplerine taahhüt edilen konutların yapımı ve teslimi ile seneler öncesine ait borçların ödenmesi için son süratle çalışmakta olduğunu, bu doğrultuda kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığı anlaşılmış ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedelleri talep ve dava edilmiş olduğunu, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açılmış ve bu davaların konusu,
kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin kesin maliyet borcuna ilişkin olduğunu, Kayseri Asliye Ticaret mahkemelerinde görülmüş bu 160'dan fazla davada davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu kararlar istinaf mahkemesi tarafından da onanmış olduğunu, İstinaf kararları davalılar tarafından temyiz edilmiş ve temyiz incelemesi nihayetinde lehimize verilen yerel mahkeme kararlarının bozulmasına karar verilmiş olduğunu,
Yargıtayın söz konusu kararı sonrasında bir çok yerel mahkeme,bu kararı emsal kabul ederek davanın reddi yönünde karar verirken istinaf mahkemeleri de yerel mahkemenin davanın kabulü yönündeki kararının kaldırılması yönünde karar vermekte olduğunu, Yargıtay’ın söz konusu kararını kabul etmiş anlamına gelmemek kaydıyla, belirtmek gerekir ki bahsi geçen kesin maliyet dosyalarının tamamında davalılar kooperatif üyesi olmadıklarını, kooperatif ile ilişiklerinin tamamen kesildiğini, ibra edildiklerini iddia etmiş olduklarını, bir nevi davaya konu uyuşmazlığın esas konusu davalıların üye olup olmaması hususu olduğunu hatırlatmak istediklerini,
Yargıtay, ilgili kararında söz konusu uyuşmazlığa noktayı koymuş ve davalıların üye olduğu hususunda karar vermiş olduğunu, Yargıtay’ın ilgili ilamında bu husus " Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir." şeklinde ifade edilmiş olduğunu, bununla birlikte Yargıtay ilgili ilamında "İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği,
maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir." şeklindeki ifadeyle kooperatifin üyelerden aidat talep edebileceği, aksi yöndeki taahhütlerin geçersiz olduğu belirtilmiş olduğunu, söz konusu Yargıtay kararının ardından verilen istinaf mahkemesi kararlarından da anlaşılacağı üzere davalı, istifa edip etmediğine bakılmaksızın aidat borcunu ödemek zorunda olduğunu, (Ek-3: Kayseri BAM 6. HD. 2022/760E.
2022/770K sayılı ilamı) bununla birlikte davacı kooperatif açısından, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağı bulunmakta olduğunu, Kooperatif söz konusu aidat alacağını tüm üyelere karşı talep etmiş olmakla birlikte kooperatiften taşınmaz temin edip her türlü istifa, ilişik kesme belgesi olsa söz konusu aidatı ödemesi gerekmekte olduğunu, ekte bulunan aidat çizelgesine göre (Ek-4: Aidat borç çizelgesi) davalı, kooperatiften 150 m2 ev temin etmiş olduğundan 150m2 evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacak olduğunu,
davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2023 yılı Nisan ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcu, değeri tam olarak hesaplanıncaya kadar şimdilik 100-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmekte olduklarını, bunun yanında davacı kooperatif tarafından yapılan genel kurullarda tüm üyelerin tek seferlik ödeme yapmasına karar verilmiş olduğunu, bu ödeme, aidat borcu gibi her ay ödenmesi lazım gelen ödemeler olmayıp tek sefere mahsus şekilde talep edilmiş olduğunu, ara ödeme,
Yargıtay içtihatları tarafından ek ödeme yahut ortakların şahsi sorumlulukların ağırlaştırılması olarak bilinen tek seferlik bir alacak kalemidir ve yalnızca genel kurul kararı ile alınacağını, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihine kadarki ara ödeme alacağına karşılık şimdilik 100-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmekte olduklarını, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre,
mevzuat hükümlerine göre ve kooperatif hukukunun temel ilkelerinden eşitlik ilkesi gereği her üyenin kooperatife ne zaman üye olduğu farketmeksizin tüm üyelerin eşit miktarda aidat ödeyeceği söz konusu olduğundan davalının üyelik tarihinde önceki dönemlere ait aidatların da ödenmesinin lazım geldiği sabit olacağını, bununla birlikte kooperatif ile üye aralarındaki uyuşmazlıklarda zamanaşımı olmadığı, keza tarafların edimini yerine getirmesinde zamanaşımı olmadığı, uygulanacak bir zamanaşımında eşitlik ilkesine aykırılık oluşacağı yerleşik içtihatlarla sabit olduğunu, keza Yargıtay 23. HD. 2018/1339E.
2020/4423K. Sayılı 21.12.2020 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, yine taraflarının talebi üzerine Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan somut norm denetimi başvurusu neticesinde Anayasa Mahkemesinin 2022/126E. 2023/29K. Sayılı 16.02.2023 tarihli kararının 11 nolu paragrafında "üyenin yükümlülüğünün kooperatif tasfiye oluncaya kadar aidat ödemek." olduğu hususunu hükme bağlamıştır.
Bu şekilde haklı davamızın anayasa mahkemesi kararıyla dahi ispatlanmış olduğunu, arabulucuya başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, taraflarınca açılan dava her ne kadar taşınmazın aynına ilişkin olmasa da nihayetinde davacı konut yapı kooperatifi olduğundan, davalının kooperatiften ferdileşme yoluyla konut edindiğinden ve işbu dava konusunu davalı üyenin aidat borcu teşkil ettiğinden davalının kooperatiften temin ettiği taşınmazın tapu kaydına "davalıdır." şeklinde şerh düşülmesini talep etmekte olduklarını, bununla birlikte davalı ile aynı nitelikteki bir çok kooperatif borçlusu,
taşınmazları başkaca kişilere satıp devretme yoluna gitmekte olduğunu, bu şekilde davalının da mal kaçırma ihtimali bulunmakta olduğunu, davalıların böyle bir tavır sergilemesi halinde taraflarınca açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... Ada ... Parsel...
Blok Bağımsız Bölüm No:...de kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "DAVALIDIR ŞERHİ" konulmasını talep etme zarureti hasıl olmuş olduğunu, bu sayede davacı kooperatif, üzerine tedbir konulamayan dava konusu taşınmazın devredilmesi ve davalının mal kaçırması ihtimalinde hak kayıpları yaşamayacak, bir nebze olsun dava konusu hak güvence altına alınacak olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife ödenmesine,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL ara ödeme (ek ödeme) alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafından açılmış olan davayı kabul etmediklerini, davacının haksız davasının reddini talep ettiklerini, davacı kooperatif ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirtmiş ve bu kapsamında da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi
halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alınmış ve davalının da buna dayanarak kesin maliyet bedelini ödemiş ve tapusunu almış olduğunu, bu durumda yukarıda belirtilen yasada aranan şartların sağlandığı ve bu kapsamda davalıdan kesin maliyet talep edilemeyeceği hatta kooperatif ile ilişiği kesildiği ve üyeliğinin sona erdiği açık olduğunu, bu sebeple aidat alacağının talep edilmesi mümkün olmadığını, davacı kooperatifin yıllar sonra aidat alacakları ödenmediğinden bahisle dava açması kötüniyetli olduğunu,
zira aidat borcu olup ödemeyen kooperatif üyelerine kooperatifin ihraç prosedürünü uygulayabileceği açık olduğunu, davacı ise aidat ödenmesi noktasında eldeki dava açılana kadar bir talepte bulunmadığı gibi ödenmediğinden bahisle ihraç prosedürü uygulamamış olduğunu, zira kooperatif de kesin maliyeti ödeyen üyeye tapusunu verdikten sonra üyeliğin sona erdiğini zımnen kabul edip bu yönde de hareket etmiş olduğunu,
davacının davasını kesinlikle kabul etmemekle birlikte davalı tapuyu aldıktan sonra ve davacı kooperatif tarafından hazirunlarda yer verilmediği ve genel kurullara davet edilmediği için aidat alacağının davalının nezdinde muaccel olmadığını, Genel kurullarda alınan aidat kararları davalı hazirunlarda yer almadığı için haberdar olduğu şeklinde yorumlanarak aidat hesabı da yapılamayacağını, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2017/2182 e. 2020/2757 k.
Sayılı sayılı ilamında da açıkça muacceliyet şartı aranmakta olduğunu, ayrıca davacının talebi zamanaşımına uğramış olup bu sebeple de reddi gerekmekte olduğunu, tüm alacaklar alacağın muaccel olmasından itibaren zamanaşımına tabi olduğunu, TBK'nın 147/1-4 bendi gereğince kooperatifle ortağı arasındaki alacak hakkı beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, Yargıtay kararları gereği ve kanun gereği de dönemsel edimlerde 5 yıllık zamanaşımı olduğu açık olduğunu, davacının talebi gerek 1163 sayılı kanun gerek Borçlar Kanunu gereği zamanaşımına uğramış olduğunu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2018/108 e.
2020/3494 k. Sayılı ilamının da bu yönde olduğunu belirterek, davacının davasının esastan ve zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkeme kararında; "... Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının dava konusu aidat ve ara ödeme alacağı olup olmadığının tespiti için Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/1501 esas 2023/1472 karar sayılı ilamı gibi güncel ilamlar dikkate alınarak rapor düzenlemesi için bilirkişi heyetinden 15/04/2024 tarihli rapor alınmış ve raporda,
davacının davalıdan 89.262,00 TL aidat alacağı ile 121.000,00 TL ara ödeme alacağının olduğunun tespit edilmesi üzerine raporun denetime açık ve hükme esas alınabilecek nitelikte olması nedeni ile rapor itibar edilmiş, ilgili ilamda da açıklandığı üzere aidat alacağının üyelik ilişkisi devam ettiği için zamanaşımına uğramayacağı anlaşılmış, davacı vekilinin 22/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın kabulü ile,
aidat alacağı ile ara ödeme alacağı için toplam 210.262,00 TL alacağın ıslah tarihi olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın kabulü ile, aidat alacağı ile ara ödeme alacağı için toplam 210.262,00 TL alacağın ıslah tarihi olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından aidat alacağı talebi ile açılmış olan davada yerel mahkeme davanın kabulüne karar verdiğini ve müvekkili aleyhine aidat alacağına hükmedildiğini, yerel mahkeme gerekçesinde 'Davalının davacı kooperatifin üyesi olduğunu davalının sabit ücretli olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı, kooperatife iade etmediği ,Kayseri1.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/917 e. Sayılı davasına konu 28.11.2022 tarihli genel kurul dışında genel kurul kararlarının iptal edilmediği ve iptale konu davada da davalının taraflar arasında yer almadığı anlaşılmaktadır.' şeklinde karar verildiğini, yerel mahkeme kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini,
davacı kooperatifin ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamda da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin
maliyeti ödeyen üyeler bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almadığını ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, müvekkillerinin genel kurula davacı kooperatif tarafından davet edildiği halde katılmamış değil,davacı kooperatif tarafından kesin maliyeti bedelini ödedikten sonra ilişikleri kesileceği taahhüt edildiğinden genel kurullara davet edilmemiş hazirunlarda yer verilmediğini,
Kooperatifin genel kurula çağırması akabinde üyenin katılmaması ile üyenin kooperatif tarafından ilişiğinin kesildiği gerekçesi ile genel kurula davet edilmemesi ve hazirunlarda üye olarak göstermemesinin ayrı hukuki sonuç doğurduğunu, dolayısıyla müvekkillerinin üye olarak isminin yer almadığı genel kurulda alınan aidat kararından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu hususta ilgili genel kurul kararının yokluğunun tespitine dair bir dava açmaya dahi gerek olmayıp yokluğunun mahkemenin resen dikkate alarak değerlendirme yapabildiğini,
davet edilmeyen bir genel kurulda aleyhine yükümlülük yüklenen kooperatif üyesinin her zaman kendisinden alacak talebinde bulunulan davada ileri sürebileceği ayrı bir dava açmaya gerek olmadığına dair Yargıtay'ın çok sayıda içtihadının mevcut olduğunu, zira yokluğun müeyyidesi işlemin hukuki varlık kazanmaması demek olduğunu, genel kurul toplantısına davetin bütün pay sahiplerine veya temsilcilerine yapılması davetin geçerlik koşulu olduğunu,
Kayseri 1. ATM 2021/917 E. Sayılı dosyası ile 2021 yılı genel kurulunun yoklukla malül olduğu tespit edilmiş olup hesaplamada 2021 yılına ilişkin aidatlar da hesaplanmış olduğundan raporun hatalı olup hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bu sebeple bekletici mesele yapılması gerekirken bekeltici mesele yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, genel giderler yönünden herhangi bir ayrıştırma yapılmamış aidat alacağı içerisinde genel gider alacağı olup olmadığı tespit edilmemiş olup bu sebeple bu yönlerden de ek rapor alınmasının talep edildiğini,
fakat rapora itiraz dilekçesindeki bu talebi yönünden herhangi bir karar verilmediğini ve bu yönden de rapor alınmaksızın karar verildiğini, davacı kooperatif 02.02.2022 tarihli 1061 k.
Sayılı yönetim kurulu kararı ile müvekkilinin Kayseri 13. Noterliği... tarih ve ... yevmiyeli ihtarı ile istifa ettiği ve bu sebeple istifasının kabul edildiğine dair karar alındığını, müvekkilinin de istifası kabul edildiğinden açılan davanın reddi gerekeceğini ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinaf mahkemesinin kaldırma gerekçesine uyulduğunu, dava ve alacaklarının sürdüğünü, davalının üye olmadığı yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, defter kayıtları hakkında iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, emsal nitelikteki başka birçok davanın istinaf incelemesi nihayetinde kesinleştiğini, 2021 tarihli genel kurulun iptal edildiğine dair beyanının kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece,Davanın kabulü ile, aidat alacağı ile ara ödeme alacağı için toplam 210.262,00 TL alacağın ıslah tarihi olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.
Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar)
Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.
Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)
Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği sabittir.
Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir.
Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir.
(Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar)
Kooperatif genel kurul kararları bütün üyeler için bağlayıcı niteliktedir. Kooperatif genel kurulu tarafından usulüne uygun şekilde alınan kararlar neticesi üyeler ara ödeme taleplerinden sorumlu olacaklardır. ( Yargıtay 6. H.D Esas No : 2023/4418 Karar No : 2024/375)
Tüm bu açıklamalar ışığında davacının dilekçesinde aidattan başka bir de ara ödeme talebinde de bulunduğu anlaşıldığından , mahkemece öncelikle davacı vekilinden dava dilekçesinde talep ettiği ara ödemenin tam olarak neye ilişkin olduğu sorulup açıklattırılarak,
davacı Kooperatifin somut olarak hangi genel kurul ya da kurullarında alınan hangi ara ödeme kararlarına dair olduğu ve içeriğinin de neye ilişkin olduğu (Kesin maliyet, ek maliyet,ek ödeme inşaat ve finansman gideri vs ) tam olarak belirlenerek kararın, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olup olmadığı,ilgili genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davası olup olmadığı,varsa sonucunun ne olduğu,
eşitlik ilkesine göre tüm üyelerden talep edilen bir alacak/ara ödeme olup olmadığı hususlarında ilgili tüm kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle aynı bilirkişi kurulundan ek rapor da alınıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.(Yargıtay 6. HD 2023/361 Esas 2024/612 Karar; 2023/3162 Esas 2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar)
Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin HMK 353/1-a-6 uyarınca kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1847, K. 2024/2005, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama