KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Karar Yazım
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/2204
- Karar no
- 2024/2377
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/07/2024
- Esas no
- 2024/133
- Karar no
- 2024/738
- Davanın konusu
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 27/11/2024
- Tarihi
- 03/12/2024
Karar Metni
1.450 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2024 tarih ve 2024/133 Esas 2024/738 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, endüstriyel mutfak ürünleri üzerine faaliyet gösterdiğini, işletme faaliyetlerinde kullanılan “... Mah....
Bulvarı No:.../... - .../Kayseri” adresinde bulunan taşınmazın davalı ... şirketinin 24.02.2023 başlangıç ve 24.02.24 bitiş tarihli Ticari ve Sınai Riskler Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, 20.06.2023 tarihinde taşınmazın depo olarak kullanılan bodrum katına inildiğinde yan bina ile depoya birleşik duvarın kırılmış olduğunu ve depoda çok sayıda eksiklik olduğunun fark edildiğini, güvenlik kamera kayıtları izlendiğinde kırmızı tişörtlü erkek şahsın, iş yerine ait kutuda... marka et çekme makinesini götürdüğünün tespit edildiğini, davacı şirket yetkilisinin hırsızlık olayını emniyete bildirdiğini, iş yerinde inceleme yapıldığını,
iş yerinin duvarı kırıldığı için duvarın da onarılmasının gerektiğini yaşanan hırsızlık nedeniyle maddi zarar meydana geldiğini, ticari faaliyetlerinde aksaklıklar meydana geldiğini, Ticari ve Sınai Riskler Paket Sigorta Poliçesinde hırsızlık riskinin teminat kapsamıtıda bulunması ve hırsızlık olayının poliçe teminat süresi içerisinde meydana gelmiş olmasına dayanarak sigorta şirketinden iş yerinde ortaya çıkan hasar ve zararın tazminini talep ettiğini ancak davalının zararı karşılamadığını, müvekkilinin uğramış olduğu zarar sebebiyle şimdilik 1.000,00-TL'nin davalıdan tahsiline,
yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:
Davanın belirsiz alacak olarak açılmasının usule aykırı olduğunu, davacı tarafın müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru şartını yerine getirmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davalı şirkete başvurunun rizikonun gerçekleştiğinin öğrenildiği tarihten itibaren beş iş günü içinde eksiksiz olması ve etkin olmasının da gerektiğini, davacının gerekli koruma önlemlerini alma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dava konusu olayda davacının iddiasına göre 2 aylık bir süre boyunca sigortalanan işletmede mal eksilmesinin meydana geldiğini, davacının bu durumun farkına varmadığını ve gerekli tedbirleri almadığını,
davacının hırsızlık olayına yönelik tedbir almayarak kendi kusuruyla hırsızlık olayının meydana gelmesine sebebiyet vermişdiğini, müvekkili şirketin olaya yönelik bir tazmin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirket'in sorumluluğunu kapsayan dönemin 24/02/2023-24/02/2024 tarihleri arasındaki poliçe ile sınırlı olduğunu, davacı tarafça iddia edilen zamana yayılmış hırsızlık olayı ile ilgili net bir tarih öne süremediğini, söz konusu olayla ilgili olarak müvekkil şirketin sorumluluğu söz konusu olmamakla birlikte ...numaralı ticari ve sınai riskler paket sigorta poliçesine göre otomobil galerileri ve servis istasyonları, kafetaryalar,
oto lastikleri, beyaz eşya satış, bilgisayar satış, elektronik eşya satış, gözlükçü, elektrik alet-edevat ve malzeme satış, fotoğraf makine ve levazımatı satış yapılan işyerinde iş bu poliçede temin edilmiş olan hırsızlık rizikosunun gerçekleşmesi durumunda hasar bedeli üzerinden %10 oranında tenzili muafiyet uygulanacağını, açıklanan ve re’sen dikkate alınacak tüm nedenlerle.
Hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın öncelikle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaate ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "... eldeki davanın arabulucuya başvurulmadan Tüketici Mahkemesi'nde açıldığı, Kayseri 1. Tüketici Mahkemesi'nin 10/11/2023 tarihli, 2023/546 Esas, 2023/516 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Kayseri BAM 6. HD 11/01/2024 tarih, 2023/2417 Esas, 2024/90 Karar sayılı kararı ile başvurunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği,
dosyanın mahkememize gönderilmesi üzerine davacı vekilinin 12/02/2023 tarihli beyan dilekçesinde de belirttiği üzere tüketici mahkemesinin görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip 01/02/2024 tarihinde "Ticari Davalarda Dava Şartı Arabuluculuk" yoluna başvurulduğu ve son tutanağın ibraz edildiği, eldeki davanın açılış tarihinin 07/11/2023 tarihi olduğu nazara alındığında dava tarihinden önce başlamış ve sonlanmış bir arabuluculuk son tutanağının bulunmadığı,
yukarıdaki güncel emsal Yargıtay kararı da nazara alındığında görevsizlik kararından sonra yapılan ve sonuçlanan arabuluculuk görüşmesinin dava şartının sağlanması için yeterli olmayacağı, olsa olsa yeni bir dava açma hakkı getireceği anlaşılmakla, dava tarihi itibariyle arabulucuya başvurulmaksızın açılan işbu davanın 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur.
1-HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Yerel mahkemece dava açılmadan önce dava şartının zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, 05/02/2024 tarihinde gerçekleşen arabuluculuk görüşmesinin anlaşmama ile sonuçlandığını, görevsizlik kararı veren Kayseri 1. Tüketici Mahkemesinden 06/02/2024 tarihinde dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini,
Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca görevsizlik kararı verilmesine müteakip görevli mahkeme nezdinde dosya esasa kaydedilmeden önce davanın arabuluculuk görüşmelerinin yapılmış olması ve mahkemece verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk anlaşmama son tutanağının görevli mahkemece sunulması halinde dava şartlarında eksiklik bulunuğu ve ilk dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılmadığından bahisle davanın reddine karar verilemeyeceğinin sabit olduğunu,
tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; gerekçeli kararda görüldüğü üzere davada olması gereken arabuluculuk dava şartının yerine getirilmeden dava ikame edildiğini, ilgili davanın usulden reddedildiğini, bu karara katılmakla birlikte davacının haksız ve mesnetsiz istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, davacının gerekli koruma önlemlerini alma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu kapsayan dönemin 24/02/2023- 24/02/2024 tarihleri arasındaki poliçelerle sınırlı olduğunu,
hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber ...numaralı ticari ve sina riskler paket sigorta poliçesine göre tenzil muafiyetinin söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin usuli kazanılmış hakkının gözetilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, ticari ve sınai riskler paket sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre; ilk derece mahkemesince ticari davalarda dava açılmadan evvel arabuluculuk yoluna başvurulmasının dava şartı olduğu, davacı tarafın Kayseri 1.Tüketici Mahkemesinin 10.11.2023 tarih ve 2023/546 Esas, 2023/516 Karar sayılı görevsizlik kararını müteakiben arabuculuk yoluna başvurduğundan davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda, mahkemece her ne kadar arabulucuk dava şartının yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, davacı vekilinin dava dilekçesinin 3. Sayfasında "İşbu dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa da herhangi bir sonuç alınamamamıştır." şeklinde yazıldığı yani dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına rağmen her hangi bir sonuç alınamadığının belirtildiği ve dava dilekçesine de dava öncesinde arabuluculuk müracaatı yapıldığına ilişkin e-imzalı arabuluculuk tutanağının suretini de ekli olarak ibraz ettiği, ekli işbu arabuluculuk anlaşamama tutanak sureti incelendiğinde,
taraflarının ve konusunun eldeki davayla aynı olduğu, arabulucuya başvuru tarihinin 19/10/2023, anlaşamama şeklinde sonuçlanma tutanağının tarihinin de 30.10.2023 olduğu, işbu davanın açılış tarihinin ise 07.11.2023 olması nedeniyle eldeki davanın açıldığı tarihten önce arabulucuya başvurulduğuna dair sözkonusu tutanağın bir suretinin davacı tarafça dava dilekçesine ekli olarak sunulmuş olduğu, istinaf edilen kararının dayanağı olan arabuluculuk tutanağının ise 05.02.2024 tarihli olduğu, dolayısıyla ikinci defa arabuluculuğa başvurulduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda usul ekonomisi de gözetilerek mahkemece öncelikle dava dilekçesi ekindeki işbu 30/10/2023 tarihli arabuluculuk anlaşamama tutanağı üzerinde durularak, ilgili arabuluculuk bürosundan davacının dava açılmadan önce böyle bir başvurusunun bulunup bulunmadığı , bir örneği de gönderilerek işbu arabuluculuk anlaşamama tutanağının kendilerinden sadır olup olmadığı sorulmalı, başvurusu bulunuyor ise ilgili evrakın asılları ya da imzalı/onaylı suretleri dosyaya intikali sağlanmalıdır. Davacı yanın arabuluculuk bürosuna dava açılmadan önce başvurmuş olduğunun sabit olduğunun görülmesi halinde ise uyuşmazlığın esası incelerek, taraf delilleri toplanıp yargılaması yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece belirtilen hususlarda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığı, bu şekilde eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda hüküm tesis edildiği sonuç ve kanaatine varılarak, HMK'nun 353/1-a.6.maddesi gereğine Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2204, K. 2024/2377, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama