KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2024
- Dosya no
- 2024/805
- Karar no
- 2024/889
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/01/2024
- Numarası
- 2022/480 E. 2024/51 K.
- Davanın konusu
- Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 18/04/2024
- Karar yazım tarihi
- 18/04/2024
Karar Metni
2.283 kelime·11 dk okuma·3 bölüm
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 22/01/2024 tarih ve 2022/480 E - 2024/51 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil kooperatifin Kayseri İli'nde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olup bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalının ise müvekkili kooperatif üyesi olup müvekkili kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini müvekkili kooperatifin halen tasfiye sürecine girememiş olduğunu, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, mağduriyetlerin çığ gibi büyüdüğü,
üyelerin ve arsa sahiplerinin haklarının temin edilmesi hususunda umudunu yitirdikleri dönemde iflasa sürüklenmekte olan müvekkili kooperatifin, mağdur üyelerin bir araya gelişi ve gayretli çabalarıyla tekrar ayağa kalktığını ve üyelere ve arsa sahipterine taahhüt edilen konutların yapımı ve teslimi ile seneler öncesine ait borçların ödenmesi için süratle çalıştıklarını, bu doğrultuda kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığı anlaşılmış ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedellerinin talep ve dava edildiğini, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açılmış ve bu davaların konusu,
kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin kesin maliyet borcuna ilişkin olduğunu, Kayseri Asliye Ticaret mahkemelerinde görülen bu 160'dan fazla davada davalarının kabulüne karar verilmiş olduğunu, söz konusu kararların istinaf mahkemesi tarafından da onandığını, istinaf kararları davalılar tarafından temyiz edildiğini ve 107 dosyanın şu an temyiz incelemesinde olduğunu,
bu aşamada temyiz incelemesinde bulunan dosyalardan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/819 Esas - 2021/648 Karar sayılı ilamına ilişkin yapılan temyiz başvurusunda karar çıkmış ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/6290 Esas 2022/521 Karar sayılı 20/03/2022 tarihli ilamında kooperatif inşaatlarının tamamı bitmeden kesin maliyet talep edilemeyeceği gerekçesi ile erken dava sebebiyle davamızım kabulü yönündeki yerci mahkeme kararı bozulduğunu, Yargıtay'ın söz. konusu kararı sonrasında bir çok yerel mahkemece,
bu kararın emsal kabul ederek davalarının reddi yönünde karar verirken istinaf mahkemelerinin de yerel mahkemenin davanın kabulü yönündeki kararının kaldırılması yönünde karar verdiğini, Yargıtay'ın söz konusu kararını kabul etmiş anlamına gelmemek kaydıyla, mahkemelerde görülmekte olan dosya ve emsal nitelikteki 160'dan fazla dosyanın tamamında davalıların kooperatif üyesi olmadıklarını, kooperatif ile ilişiklerinin tamamen kesildiğini iddia ettiklerini, bir nevi davaya konu uyuşmazlığın esas konusunun davalıların üye olup olmaması hususu olduğunu,
kooperatifin aidat alacağını tüm üyelere karşı talep etmiş olmakla birlikte kooperatiften taşınmaz temin edip her türlü istifa, ilişik kesme belgesi olsa söz konusu aidatı ödemesi gerektiğini, davalının kooperatiften 150 m2 ev temin etmiş olduğundan 150 m2 evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacağını, davalının 2003 yılı Ocak ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2022 yılı Mayıs ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcunun, değeri tam olarak hesaplanıncaya kadar şimdilik 9.000,00-TL'nın davalıdan tahsilini talep ettiklerini, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre,
mevzuat hükümlerine göre ve kooperatif hukukunun temel ilkelerinden eşitlik ilkesi gereği her üyenin kooperatife ne zaman üye olduğu fark etmeksizin tüm üyelerin eşit miktarda aidat ödeyeceği söz konusu olduğundan davalının üyelik tarihinden önceki dönemlere ait aidatların da ödenmesinin lazım geldiğinin sabit olacağını, bununla birlikte kooperatif ile üye aralarındaki uyuşmazlıklarda zamanaşımı olmadığı, keza tarafların edimini yerine getirmesinde zamanaşımı olmadığını, uygulanacak bir zamanaşımında eşitlik ilkesine aykırılık oluşacağının yerleşik içtihatlarla sabit olduğunu, keza Yargıtay 23. H.D.
2018/1339 E. 2020/4423 K. sayılı 21/12/2020 tarihli kararında "Ayrıca kooperatif ile üyesi arasında kural olarak zaman aşımı işlemeyeceğinden davacıların ıslaha konu fazlaya ilişkin taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi de doğru görülmemiştir” hükmüne yer verilerek üye ile kooperatif arasında zamanaşımı uygulanamayacağının belirtildiğini, zorunlu arabuluculuk hususunda. Kooperatifler Kanunu md 99 kapsamında işbu davanın ticari dava sayıldığı, T.T.K.
5/A maddesinde ise ticari davaların, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulacağı hükme bağlandığını, bu doğrultuda 31/05/2022 tarihinde yapılan 2022/54837 arabuluculuk dosya numarası kapsamında davalı ile görüşüldüğünü ve anlaşmaya varılamadığını, buna ilişkin tutanağın sunulduğunu, davalıdır şerhi talebi ile ilgili;
kendilerince açılan dava her ne kadar taşınmazın aynına ilişkin olmasa da nihayetinde davacı müvekkil konut yapı kooperatifi olduğundan, davalının kooperatiften ferdileşme yoluyla konut edindiğinden ve işbu dava konusunu davalı üyenin aidat borcu teşkil ettiğinden davalının kooperatiften temin ettiği taşınmazıtı tapu kaydına "davalıdır" şeklinde şerh düşülmesini talep ettiklerini, bununla birlikte davalı ile aynı nitelikteki bir çok kooperatif borçlusu, taşınmazları başkaca kişilere satıp devrelme yoluna gittiğini, bu şekilde davalının da mal kaçırma ihtimali bulunduğunu,
davalıların böyle bir tavır sergilemesi halinde kendilerince açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, ...
Blok, Bağımsız Bölüm No:... 'de kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "davalıdır şerhi" konulmasını talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, bu sayede müvekkili kooperatifin, üzerine tedbir konulamayan dava konusu taşınmazın devredilmesi ve davalının mal kaçırması ihtimatinde hak kayıpları yaşamayacak, bir nebze olsun dava konusu hak güvence altına alınacağını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 9.000,00-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 /aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ara buluculuk başvurusunun usule aykırı olduğunu, hangi hususların müzakere edileceğinin açıkça belirtilmediğini, davacı tarafça harcın eksik yatırıldığını, davalının kooperatif üyesi olmadığını, kooperatife olan tüm borcunu ödediğini ve 2012 yılında tapusunu aldığını, bu tarihten sonra yapılan genel kurullarda davalının isminin hazirun listesi tutanaklarında dahi gösterilmediğini,
en son alınan 21/04/2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağının hazirun listesinde de davalının isminin görünmediğini, davalının 2012 yılından sonra yeniden üye olmak gibi bir talebinin olmadığını, davacının davalıyı genel kurullara davet etmeyerek itiraz hakkını engellediğini, davalının alacağının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkeme kararında; "... Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Kooperatifler Kanunu'nun geçici 11. Maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptaline karar verilmiş olması nedeniyle eldeki uyuşmazlığa uygulama imkanının bulunmadığı, davalının halen davacı kooperatifin ortağı olduğu, davalının zaman aşımı def'inin yerinde olmadığı, bilirkişi kurulu raporuna göre davalının ödemesi gereken aidat alacağını ödemiş olduğu, davacı kooperatifin bakiye aidat alacağı olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Davanın reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Yerel mahkeme tarafından görülmekte olan dosyaya ilişkin, yerel mahkeme tarafından yazılan gerekçeli kararda dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalının borcunun olmadığının tespit edildiğinin belirtilmiş bu sebeple davanın reddine karar verildiğini, ne var ki bilirkişi raporunda müvekkili kooperatifin alacaklı olduğunun sabit olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun yerel mahkeme tarafından yanlış anlaşıldığını ve bu kanaatin esas alınarak hüküm tesis edildiğini,
bilirkişi raporunun lehlerine olup ıslah dilekçeleri ile örtüştüğünü ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılarak ıslah dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulü yönünde karar verilmesine, mahkeme aksi kanaatteyse yerel mahkeme kararının kaldırılarak yerel mahkemeye iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs 2022 tarihleri arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek, 9.000,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini yargılama sırasında ıslah ederek 83.567 TL'ye çıkarmıştır.Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.
Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir.
Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D. 2011/933 Esas 2011/936 Karar)Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir.
Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir. Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 H.D.
2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği anlaşılmaktadır.Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez.
Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir.
(Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23.
Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar)Davacı inşaatların devamı amacıyla aidat talep etmiş olup yukarıda değinilen Yargıtay kararları doğrultusunda talep edilen alacak için üyelik devam ettiği müddetçe zaman aşımı işlemeyecektir.6098 sayılı TBK 'nun 100. Maddesinde: Borçlunun, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahip olduğu 101.
Maddesinde: Birden çok borcu bulunan borçlunun, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebileceği, Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödemenin, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılacağı 102.
Maddesinde: Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılacağı, Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğunun kabul edileceği, Takip yapılmamış ise ödemenin, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olacağı, Birden çok borcun vadesinin aynı zamanda gelmesi halinde , mahsupun orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılacağı 104.
Maddesinde: dönemsel edimlerden biri için, alacaklı tarafından çekince belirtilmeksizin makbuz verilmesi halinde, önceki dönemlere ait edimlerin de ifa edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.Davacı dava dilekçesinde, Ocak 2003 ile Mayıs 2022 tarihleri arasında birikmiş aidat alacağı olduğunu iddia etmiş olup dosyada bulunan bilirkişi raporu incelendiğinde: davalı kooperatifçe çıkarılan 28.02.2011 tarihli maliyet raporunda üyenin 28.02.2011 tarihine kadar 59.300 TL ödeme yaptığı, toplam borcunun 67.059,16 TL olduğunun belirtildiği davalı tarafça kooperatife toplam 131.308,32 TL ödendiğinin tespit edildiğinin belirtildiği görülmüştür.
Davacı kooperatif 28.02.2011 Tarihi itibariyle alacak borç durumunu hesaplayıp davalıya bildirdiği davalınında davacı kooperatife bu doğrultuda ödeme yaptığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalının ödeme tarihi, ödemeye ilişkin makbuz ve belgelerdeki açıklamalar, 28.02.2011 tarihli maliyet raporunda istenen alacaklar ve 6098 sayılı TBK 100-104 maddesindeki düzenlemeler dikkate alınarak davacının davalıdan alacak talep edebileceği dönemin 28.02.2011 -31.05.2022 tarihleri arasındaki dönem olabileceği anlaşılmaktadır.
(Benzer kararlarda Kayseri BAM 6. H.D 2024/583 Esas 2024/705 Karar, 2024/584 Esas 2024/710 Karar, 2024/142 Esas 2024/224 Karar, : 2023/2395 Esas 2024/31 Karar, 2023/2396 Esas 2024/88 Karar...)Dairemizin benzer olaylarda verdiği karardaki tespitler dikkate alındığında; davacı kooperatifin 28.02.2011 - 31.05.2022 tarihleri arasını kapsar şekilde davalıdan aidat alacağı talep edebileceği sabit olup mahkemece Dairemizin istikrar buluna kararları doğrultusunda 28.12.2023 tarihli ek rapor aldırılmıştır.
Rapor incelendiğinde.
28.12.2011- 31.05.2022 tarihleri arasında davalının ödemesi gereken aidat tutarının 165.800 TL olduğu davalının ödediği tutaralar bu meblağdan düşüldüğünde belirtilen dönem için kooperatifin 83.567 TL aidat alacağının olduğunun belirtildiği görülmüştür.28.12.2023 tarihli rapor Dairemizin benzer dava dosyalarında verdiği kararlara uygun hazırlandığı görülmüştür.Tüm bu açıklamalar ışığında mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Bu doğrulutda davacının istinaf talebinin kabulü ile "Davanın KABULÜ ile, 9.000,00 TL aidat alacağının dava tarihi olan 06/06/2022 tarihinden itibaren, 74.567 -TL aidat alacağının ıslah tarihi olan 08/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/805, K. 2024/889, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama