KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Karar Yazım
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/1372
- Karar no
- 2025/1591
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/02/2025
- Esas no
- 2023/511
- Karar no
- 2025/119
- Davanın konusu
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 24/09/2025
- Tarihi
- 30/09/2025
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
1.059 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı...
Bankasından kullandığı kredi sebebi ile maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde kredi kullandığını ve bu kredi sebebi ile çiftliğim ziraat güvencesinde sigorta poliçesi düzenlendiğini, ... bankası tarafından kredi sebebi ile düzenlenen gayrimenkul değer raporuna göre sigorta esas değerinin 1.626.000,00 TL olduğu ve taşınmazın toplam 17.832,49 Metre kare olduğunu ancak ... bankasınca çiftliğim ziraat güvencesinde sigorta poliçesinde poliçenin 500 metre kare olarak gösterildiğini, poliçedeki bilgiler kendilerinin onay ve rızası olmadan belirtildiğini daha sonra taşınmazda hasar meydana geldiğini,
... bankası kendilerinin kullanmış olduğu krediden kesinti yaparak tahsil ettiğini gerek poliçenin kendilerinin bilgisi dışındı düzenlenmiş olması gerekse ödenen bedellerin doğrudan kredi üzerinden kesinti yapılarak tahsil edilmesi sebebi ile poliçe kapsamında olması gereken düşük teminat bedeli ödeyebilecek durumda olmadığını, davalı ...A.Ş'nin zararı ödemediğini, ...bankasının basiretli tacir gibi hareket etmediğini aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve kusuru bulunduğunu belirterek alacak talebinde bulunmuş, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE
Davacının belirsiz alacak davası açmasının hukuki yararı bulunmadığının, davalı ile genel kredi sözleşmesi imzaladıklarını davacının talebi sonrası gayrimenkul raporu hazırlandığını bu rapora ilişkin çiftçiliğim ziraat güvencesinde poliçesi düzenlendiğinin, davacının kredi hesabından prim ödemelerinin tahsil edildiğinin, poliçe üzerinde kendilerinin daimi mürtehin hakkı bulunduğunu, davacının husumetinin olmadığını, davacının besicilik yapan tacir olarak kredi çektiğini, düzenlenen poliçenin davacının talebi doğrultusunda yapıldığını, poliçenin kendisine mail yolu ile gönderildiğini,
davacının sigorta şirketince 39.970,93 TL lik ödemeyi kabul etmediğini, sigortanın bina değerini hatalı bildirdiğini, eksik sigorta uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "... Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça davacıya ait Kayseri ili ... İlçesi ...
Mahallesinde bulunan ... ada ... parseldeki 17.832,49 metrekare taşınmazı hakkında davalı bankanın çekilen kredi sonucu acente sıfatı davalı sigorta adına “çiftliğim ziraat güvencesinde” sigorta poliçesini düzenlediğini ancak taşınmazın poliçede hatalı olarak 500 metrekare gösterildiğini belirterek davalı tarafça eksik sigorta yapılmış olmasından kaynaklı kendilerine eksik ödeme yapılacağı belirtilerek dava açılmış ise de, davacının iddialarının tespiti için mahallinde bilirkişi eşliğinde keşif yapılmış,
keşif esnasında tanıkların dinlenmiş ve bilirkişi heyetinden 13/05/2024 tarihli rapor ile rapora itiraz edilmesi üzerine 27/11/2024 tarihli ek raporların alındığı görülmüştür.
Raporlarda da belirtildiği üzere davacı tarafından davalı bankaya daha önce bildirilen mail adresine davalı bankanın poliçe örneğini gönderdiği ve davacının poliçeye herhangi bir itirazının olmadığının anlaşılması sonucu davacının kendilerine bilgi verilmeden eksik poliçe düzenlendiği iddiası yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili tarafından her ne kadar davalı bankaya bu işlem (poliçe düzenlenmesi) nedeni ile bildirilmiş bir mail olmadığı iddia edilmiş ise de, davacı tarafın beyanı ile de sabit olduğu üzere, davacının davalı banka ile yapılan kredi çekme işlemleri kapsamında daha önce bankaya bildirdiği mail adresine davalı bankanın yapmış olduğu tebliğin usulsüz sayılamayacağı, davacının kendisine ait olduğunu inkar etmediği mail adresine gelen bilgiden haberdar olmadığını iddia edemeyeceği Mahkememizce kabul edilmiş ve bu şekilde davacının davalı ...Bankası hakkında açtığı davanın REDDİNE karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Dava konusu poliçe yönünden davalı bankanın dain mürtehin olduğu ve davacının henüz kredi borcunu tamamen ödememiş olması nedeni ile açılan davaya davalı bankanın muvafakat vermesi halinde davalı sigorta yönünden devam edilebilecek olması karşısında, davalı bankanın ödemenin kendisine yapılması halinde davaya muvafakat verdiğini belirtmesi karşısında, davaya şartlı muvafakat verilemeyeceği değerlendirilerek söz konusu beyanın muvafakat olmadığı değerlendirilmiş ve bu şekilde davacının Davalı ...Şirketi hakkında açtığı davada aktif husumetinin bulunmadığı görülerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle HMK md 114/1'de,
115/2 gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve hüküm kurulmuştur.1-Davalı ... Bankası hakkında açılan davanın REDDİNE,2-Davalı ...Şirketi hakkında açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle HMK md 114/1'de, 115/2 gereğince usulden REDDİNE..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiğini, mahkeme kararının hukuka ve usule aykırılık teşkil ettiğini, istinaf kanun yoluna başvuru dilekçelerini yasal süresi içinde sunduklarını, müvekkiline yönelik herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, sigorta sözleşmelerinde bilgilendirmeye ilişkin yönetmelikte yer alan düzenlemelerin dikkate alınmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kredi sözleşmesinin karşı tarafın kusuruyla eksik düzenlendiğini,
tüm bu nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının mahkemece yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın kabulünü, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, çiftliğim ziraat güvencesinde sigorta poliçesinden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkindir . HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Dosya kapsamında toplanan delillere, ilk derece mahkemesince konusunda uzman bilirkişilerden aldırılan 13.05.2024/27.11.2024 tarihli bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelere, olayda eksik sigorta bulunmasına, davalı sigorta şirketince davacıya ait mail hesabına dava konusu poliçenin gönderilmiş olmasına ve bu noktada dava konusu poliçeye ilişkin aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmiş olmasına, davacı sigorta ettiren tarafından TTK'nın 1423/2. maddesine göre poliçenin düzenlenmesinden sonraki on dört gün içinde poliçeye itiraz ettiğini iddia ve ispat edilememiş olmasına,
sigortaya karşı açılan davada rehin hakkı sahibi bankanın davaya muvafakatinin açık ve net olmasının gerekmesine ve şartlı muvafakatının geçersiz oluşuna, mahkemenin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmelerine, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre istinaf eden davacı vekili tarafından ileri sürülen ve yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiçbirinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından istinaf eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1372, K. 2025/1591, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama