KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Esas no
- 2025/1789
- Karar no
- 2025/2001
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/09/2024
- Esas no
- 2023/944
- Karar no
- 2024/793
- Davanın konusu
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 06/11/2025
- Yazım tarihi
- 07/11/2025
Karar Metni
2.716 kelime·14 dk okuma·4 bölüm
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 05/09/2024 tarih ve 2023/944 E - 2024/793 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin, devletin genel enerji ve ekonomi politikasına uygun olarak, yurdun ihtiyacı bulunan elektriğin üretim, iletim, dağıtım ve ticaretini yapmak amacıyla, kamu iktisadi kuruluşu statüsünde, ... (...) adı altında kurulduğunu, zaman içerisinde enerji ihtiyacına olan talebin artması neticesinde 233 sayılı kanun hükmünde kararnameye dayanılarak çıkarılan 12.08.1993 tarih ve 93/4789 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla, bir kamu iktisadi kuruluşu olan ..., ...
AŞ (...) ve ... AŞ (...) unvanlı iki ayrı iktisadi teşekkülü olarak teşkilatlandırıldığını, ilerleyen süreçte yapılan işin uzmanlık gerektiren işler olması ve teknolojik gelişmeler sebebiyle iletim, üretim ve ticaret alanında uzmanlaşma ihtiyacı ortaya çıktığını, ...; ... AŞ (...), ... AŞ (...) ve ...
AŞ (...) ünvanlarında, anonim şirket statüsünde, üç ayrı iktisadi devlet teşekkülü şeklinde teşkilatlandırıldığını, müvekkili şirketin, kısa ifadesiyle üretilen enerjinin iletimi konusunda faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin (... A.Ş.) kamu tüzel kişiliğine sahip olup.
KİT şeklinde yapılandığını, müvekkili kurumun araç ihtiyacını karşılamak için 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 3/g maddesi uyarınca yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin yönetmelik ve hizmet işleri genel şartnamesi kapsamında ihaleye çıkarken avantajlı teklifi sunan istekliler arasından ihale ile sürücülü araç hizmeti satın aldığını, ihale ile temin edilen araçlar sürücülü olarak temin edildiğini, bu kapsamda işçi ...'ın müvekkili kurum çalışanı olmayıp, ihale ile 3/g kapsamında hizmet alımı yapılan yüklenicilerin istihdam ettiği personellerden birisi olduğunu,
... hizmet akımı ihalelerinde en avantajlı teklifi veren çeşitli şirketler bünyesinde çalıştığını, 04.08.2007 - 31.12.2015 tarihleri arasında ... Ltd. Şti., 31.12.2015 -08.11.2016 tarihleri arasında ... Ltd. Şti. kapsamında çalıştığını, ... Ltd. Şti. müvekkili kurumun yaptığı sürücülü araç kiralama hizmet alım ihalelerine teklif sunduğunu ve en avantajlı teklifleri sunarak 20.12.2006-31.12.2007 tarihleri arasında ...
İKN'lu sözleşme, 24.01.2008-31.12.2010 tarihleri arasında ... İKN'lu sözleşme,31.12.2010 tarihinde ... İKN'lu sözleşme,27.12.2011 tarihinde ... İKN'lu sözleşme, 06.12.2013 tarihinde ...
İKN'lu sözleşme imzalanıp 2015 yıl sonuna kadar 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu3/g maddesi uyarınca yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin yönetmelik ve hizmet işleri genel şartnamesi kapsamında sürücülü araç temin ettiğini, bu kapsamda İşçi ...'ın müvekkili kurum çalışanı olmayıp, ihale ile 3/g kapsamında hizmet alımı yapılan ... Ltd. Şti'nin sürücülü araç hizmeti sunması sebebiyle istihdam ettiği sürücülerden olduğunu, ..., ... Ltd. Şti'nde çalıştığını, ... Ltd.
Şti'nde müvekkili kurumun yapmış olduğu sürücülü araç kiralama hizmet alım ihalelerine teklif sunmuş ve en avantajlı teklifi sunarak 01.01.2016-31.12.2018 tarihleri arasında ...
İKN'lu sözleşme imzalanarak 2017 yıl sonuna kadar 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 3/g maddesi uyarınca yapılan ve hizmet alımlarına ilişkin yönetmelik ve hizmet işleri genel şartnamesi ksürücülü araç temin ettiğini, ihale konusu edilen ve yukarıda İhale Kayıt Numaraları belirtilen sözleşmelere ait şartnameler incelendiğinde İhale konusu işin sürücülü araç kiralama hizmet alımı işi olduğunu, Dava dışı işçi ... tarafından açılan Kayseri 4. İş Mahkemesi'nin 2021/672 Esas , 2022/290 Karar sayılı ilamı ile asıl davanın kısmen kabul-kısmen reddine,
birleşen Kayseri 2. iş mahkemesi 2020/15 esas sayılı davasının kısmen kabul-kısmen reddine karar verildiğini, şirketlerin alt işveren durumunda bulunması sebebiyle müvekkili şirketin dava dışı ...'e ödemek zorunda kaldığı kıdem tazminatı, yıllık izin alacağı, fazla mesai alacağı, hafta tatili alacağı, yol yardımı alacağı, yemek yardımı alacakları ile birlikte tazminat, yargılama gideri, harç vekalet ücreti faiz gibi alacak kalemlerinden sorumlu olduğunu,
hazırlanan sözleşmelerde karşı taraflara ve karşı tarafların kontrol mekanizmalarına bu kadar yetki verilmişken müvekkili şirketin 19.04.2023 tarihinde ödemek zorunda kaldığı 107,810,02 TL alacaklardan dolayı ... başına sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, dava dışı ...'e yapılan ödemeden müvekkili şirket ile müşterek kusuru bulunan karşı tarafların da birinci dereceden sorumlu olduğu kanaatinde olduklarını, aksi halin düşünülmesi durumunda müvekkili aleyhine haksız ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğini,
müvekkili tarafından 19.04.2023 tarihinde ödenen 107,810,02 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesi amacıyla uyuşmazlığın çözülmesi için Kayseri Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu, (...
Dosyası) fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili tarafından 19.04.2023 tarihinde ödenen 107,810,02 TL'nin (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 1.000,00 TL 'sinin ödeme tarihi olan 19.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı taraf dava dilekçesinde dava dışı işçiye ödemenin 19/04/2023 tarihinde yapıldığını beyan ettiğini, davacı tarafın açtığı davaya karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, mahkeme aksi kanaatte ise davacı taraf talep ettiği 107.810,62 TL'nin tamamı müvekkilinin davalı kurumdaki hakkedişinden fazlası ile kesilmiş olup, davacı taraf kötüniyetli ve haksız olarak mahkemenizde görülmekte olan iş bu davayı açtığını, müvekkilinin bir yılı aşkın süredir davacı kurumdan hakkediş almadığını, müvekkilinin davacı kuruma ihale ile araç kiralama hizmeti verip, şoför hizmeti vermediğini,
davalı kurum ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşmede işçi alacağının tamamının müvekkiline ait olduğuna ilişkin düzenleme bulunmadığını, davacı kurum tarafından ödenen yıllık izin, hafta tatili, yol ve yemek yardımı, fazla mesai alacağından son işveren davalı ... ile davacı kurum birlikte sorumlu olup, müvekkilinin son işveren olmadığı için iş bu ödenen alacak kalemlerinden sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı kurum arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesinde davacı kurumun talep ettiği işçiye ödenen alacak kalemleri açıkça düzenlenmediğinden,
sadece kıdem tazminatı yönünden yarı yarıya bir sorumluluğu bulunduğunu, davacı kurumun dava dilekçesindeki 19/04/2023 tarihinden itibaren avans faizi talebi hukuka aykırı olup, müvekkili şirket dava tarihi itibariyle temerrüte düşürülmüş olup, dava tarihi itibariyle yasal faiz talep edilmesi gerektiğini, davacı tarafın davasının usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davacı kurum arasında yapılan ihale sözleşmelerine istinaden müvekkili firma tarafından davacı kuruma araç kiralama hizmeti sunulduğunu ve hali hazırda sunulmaya devam edildiğini, davacı kurum iş bu davaya konu edilen işçilik alacağı için hem müvekkili firmadan hem de diğer davalı ... Ltd.
Şti.'den evvelce bir takım hak ediş kesintileri yaptığını, yapılan kesintiler haksız bir biçimde dava dışı işçinin alacak dosyasına istinaden yapıldığını iş bu dava değerinin çok üzerinde olduğunu, sadece müvekkili firmadan yapılan hak ediş kesintisi 158.000 TL'yi aşkın olup her iki davalıdan yapılan hak ediş kesintileri toplamı dahi iş bu dava değerinin üzerinde kaldığını, hali hazırda 2021 yılından bu yana hak edişlerini hiç ya da gereği gibi alamayan müvekkilinin bu durum nedeni ile yüklü miktarda zarara uğradığını, ödenmeyen hak ediş alacakları enflasyon karşısında eridiğini, bu nedenle;
dava asıl işveren ve alt işveren konumunda bulunan davacı ve davalı firmalar arasında rücuen tazminat istemli açılan alacak davası olup, uyuşmazlığın kaynağı iş hukukundan kaynaklanan asıl ve alt işverenler arasındaki dava dışı işçinin alacaklarının rücusuna ilişkin olduğundan görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olması gerektiği kanaatinde olduklarını, zaman aşımı itirazında bulunduklarını ve davanın zaman aşımı yönünden reddini talep ettiklerini,
alacak miktarı icra dosyasına ödendiği için kurumca alacağın miktarı bilinebilir nitelikte olup alacağın belirsiz alacak davasına konu edilmesinde hukuki menfaat bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı kurum ...
Genel Müdürlüğü tarafından ikame edilen eldeki davada Kayseri 4. İş Mahkemesi'nin 2021/672 Esas ve 2022/290 Karar sayılı ilamı gereği davacı kurum tarafından dava dışı işçi ...'e ödenen tazminatın müvekkili ve diğer davalıya rücu edilmesi sebebiyle taraflarına husumet yöneltildiğini, müvekkili ... Limited Şirketi davacı Kurum ...
Genel Müdürlüğü'ne ihale ile araç kiralama hizmeti sunduğunu, dava dışı işçi ihale alan şirketler değişse dahi fiili olarak çalışma süresinin tamamı boyunca davacı kurumun iş yeri organizasyonu kapsamında çalışmasını sürdürdüğünü, dönem dönem ihale alan firmalar değişiklik göstermişse de işçi daima davacı kurum bünyesinde bulunduğunu, somut durumda davacı kurum dava dışı işçinin asıl işvereni konumunda olduğunu, davacı kurumun dava dilekçesinden dava dışı işçinin hangi sebeple iş akdinin sona erdirildiği ve işçiye hangi kalemlerde işçilik alacakları ödemesi yapıldığı anlaşılamamakta ise de;
dava dışı işçinin Kayseri 4. İş Mahkemesi'nin 2021/672 Esas sayılı dosyada emeklilik nedeni ile iş akdini feshettiği ve davasını davacı kuruma yönelttiğini, somut durumda dava dışı işçi müvekkili firma ve davacı kurumda 1 yıllık belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında 31.12.2015-08.11.2016 tarihleri arasında olmak üzere toplamda 1 yılı bile bulmayan bir sürede -yalnızca 11 ay- hizmet verdiğini, dava dışı işçinin iş akdi taraflar arasındaki belirli süreli iş sözleşmesine istinaden devam etmekte iken 08.11.2016 tarihinde işçinin emekli olmak istemesi sebebiyle sona erdiğini,
dava dışı işçi müvekkili firmaya emekliye ayrılacağını bildiren ve müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağının kalmadığına dair istifa dilekçesi sunduğunu, sorumluluğun tamamının müvekkili firmaya yöneltilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, nitekim kanun ve yerleşik içtihat kararları gereği de asıl işveren alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak birlikte sorumlu olduğunu, dava dışı işçi müvekkili şirkette toplamda 11 ay çalışmakla birlikte söz konusu süre kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için yeterli olmadığını,
rücusu talep edilen Kayseri 4. İş Mahkemesi'nin 2021/672 Esas sayılı dosyada dava dışı işçinin çalışma süresi 04.08.2007-08.11.2016 tarihleri arasında 9 yıl 3 ay 4 gün olarak kabul edildiğini, işçinin 31.12.2015 tarihine kadar ihaleyi alan diğer davalı ... Ltd. Şti.'ne bağlı olarak çalıştığını, 31.12.2015-08.11.2016 tarihleri arasında ise müvekkili firmada çalıştığı belirtildiğini, dava dışı işçinin 8 yıl 4 ay 27 gün ... Ltd.
Şti 'de çalışması olduğunu, dava dışı işçinin çalışma süresinin çoğu bu alt işverende çalıştığı döneme ilişkin olduğunu, yasa gereği dava dışı işçi müvekkili firmadaki çalışmalarına istinaden yıllık izne hak kazanamadığını, iş yerinde 1 yılın üzerinde çalışması olan işçiler yıllık izne hak kazanır.
Dava dışı işçinin müvekkili firmadaki çalışması 1 yılın altında olup yasa gereği müvekkil firmadaki fiili çalışma süresi kapsamında yıllık izne hak kazanamadığını, dava dışı işçi müvekkili firmadaki çalışma süresi boyunca fazla mesai yapmadan çalıştığını, müvekkili firmada işin devamı sırasında fazla mesai yapılmasını gerektiren durumların meydana gelmesi halinde ise yapılan fazla mesailer bordrolarda gösterilerek karşılıkları çalışanlara ödendiğini, bu nedenle dava dışı işçinin müvekkili firma nezdinde herhangi bir fazla mesai alacağı bulunmadığını,
dava dışı işçinin müvekkili şirkette çalıştığı 11 aylık sürede hak ettiği tüm alacak hakları işçiye ödenmiş olup Kayseri 4. İş Mahkemesi'nin 2021/672 Esas sayılı dosyasında ödeme dekontları da mevcut olduğunu bu nedenle müvekkili firmanın hafta tatili, yol ve yemek yardımları yönünden hiçbir sorumluluğu bulunmadığını,
davacı kurum dava dilekçesinde işçilik alacaklarının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edildiği ve bu takibe göre ödeme yapılan 19.04.2023 tarihinden itibaren ödenen 107.810,02 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmişse de müvekkili firmanın icra takibi nedeniyle işlemiş faizlerden ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,
zira Kayseri 4. İş Mahkemesi'nin 2021/672 Esas sayılı dosyasında istinaf kanun yoluna başvurulduğunu geçen sürede faiz miktarı da artarak katlandığından olup bu husus tamamen davacı kurum takdirinde olup faize ve faiz miktarına itiraz ettiklerini ve bu hususta müvekkiline husumet yöneltilmesini kabul etmediklerini, haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış iş bu davanın önce usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...dosyanın basit yargılama usulüne tabi olduğu da göz önüne alınarak yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılan dosya ile ilgili olarak HMK'nın 320/4. Maddesi uyarınca davanın açılmasına dair karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/14-385 E. Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi konusu para veya para ile değerlendirilmesi mümkün bulunan bir şey olan davanın davanın açılmamış sayılması ilişkin kararda, vekalet ücreti nispi tarifeye göre takdir edilir; ancak, bu nispi vekalet ücretinin miktarı, maktu vekalet ücretini geçemez. Anılan hüküm ve karar uyarınca uyarınca vekalet ücreti nisbi takdir edilmiştir.
1-HMK 150 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirket, devletin genel enerji ve ekonomi politikasına uygun olarak, yurdun ihtiyacı bulunan elektriğin üretim, iletim, dağıtım ve ticaretini yapmak amacıyla, kamu iktisadi kuruluşu statüsünde, ... (...) adı altında kurulduğunu, zaman içerisinde enerji ihtiyacına olan talebin artması neticesinde 233 sayılı kanun hükmünde kararnameye dayanılarak çıkarılan 12.08.1993 tarih ve 93/4789 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla, bir kamu iktisadi kuruluşu olan ..., ...
AŞ (...) ve ... AŞ (...) unvanlı iki ayrı iktisadi teşekkülü olarak teşkilatlandırıldığını, ilerleyen süreçte yapılan işin uzmanlık gerektiren işler olması ve teknolojik gelişmeler sebebiyle iletim, üretim ve ticaret alanında uzmanlaşma ihtiyacı ortaya çıkmış olup, ...; ... AŞ (...), ... AŞ (...) ve ...
AŞ (...) unvanlarında, anonim şirket statüsünde, üç ayrı iktisadi devlet teşekkülü şeklinde teşkilatlandırıldığını, müvekkil şirket, kısa ifadesiyle üretilen enerjinin iletimi konusunda faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirket (... A.Ş.) kamu tüzel kişiliğine sahip olup.
KİT şeklinde yapılandığını, müvekkil kurum araç ihtiyacını karşılamak için 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 3/g maddesi uyarınca yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin yönetmelik ve hizmet işleri genel şartnamesi kapsamında ihaleye çıkaraken avantajlı teklifi sunan istekliler arasından ihale ile sürücülü araç hizmeti satın aldığını, ihale ile temin edilen araçlar sürücülü olarak temin edildiğini, bu kapsamda dava dilekçesinde detaylı olarak belirtildiği üzere davalı şirketlerin alt işveren durumunda bulunması sebebiyle müvekkil şirketin dava dışı ...'E ödemek zorunda kaldığı kıdem tazminatı, yıllık izin alacağı, fazla mesai alacağı,
hafta tatili alacağı, yol yardımı alacağı, yemek yardımı alacakları ile birlikte tazminat, yargılama gideri, harç vekalet ücreti faiz gibi alacak kalemlerine ilişkin rücu davası açıldığını, yapılan yargılamada 25.04.2024 tarihine ön incelme duruşma günü verildiğini, dosya kapsamındaki mazeret dilekçemizden de anlaşılacağı üzere idari işlerimizin yoğunluğu nedeniyle ön inceleme duruşmasına katılım sağlanamayacağından bahisle mesleki mazeret dilekçesi gönderildiğini, ancak Yerel Mahkemece "Davacı vekilinin mazeretinin ve davalı ...
Ltd. Şti. Vekillerinin duruşmanın ön inceleme duruşması olması başka bir vekil ile de takip edilebilecek olması dikkate alınarak reddine karar verildi.
Tefhimle açık ön inceleme duruşmasına devam olundu" şeklindeki gerekçe ile dosya işlemden kaldırıldığını, bu karar üzerine 26.04.2025 tarihli yenileme dilekçesi ivedililikle sunulduğunu ve yargılamaya kaldığı yerden devam edilerek 05.09.2025 tarihine ön inceleme duruşması günü verildiğini, 05.09.2025 tarihli duruşma için gönderilen mazeret dilekçesi Yerel Mahkemece yine kabul görmeyerek davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, müvekkil şirket (...
A.Ş.) kamu tüzel kişiliğine sahip olup.
KİT şeklinde yapılandığını ve 22 Bölge Müdürlüğünde bulunan kurum avukatlarınca dava takipleri sağlanmakta olup dosyaya sunulan vekaletname ise 22 Bölge Müdürlüğünde bulunan tüm avukatları kapsayan genel bir vekaletname olduğunu, Kayseri ili 11. Bölge Hukuk Müşavirliğine tabi 4 adet avukat kadrosu bulunmakta olup, dönem dönem sağlık, rapor ve izin gerekçeleri ile daha az avukat ile çalışmalar sürdürülmekte olup, Bölge Müdürlüğüne bağlı Kayseri, Niğde, Sivas, Yozgat, Nevşehir illeri ve bu illerdeki duruşma, dosya takipleri yanında kurum nezdindeki idari işlemlerde yoğun bir şekilde takip edildiğini,
nitekim 05.09.2024 tarihli duruşma gününde ise kadrolu avukatlardan biri ücretsiz doğum izninde olup biri ise sağlık sebebiyle rapor almıştır.
Tüm bu hukuki ve idari işlemlerden kaynaklandığını, dolayısıyla tüm bu açıklamalar neticesinde Yerel Mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmış olması hukuka aykırı olduğunu, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/944 Esas 2024/793 Karar Sayılı mahkeme ilamının istinaf kanun yolu ile incelenerek müvekkil idare yararına kaldırılıp bozulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesi kapsamında rücuen alacak istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. 05/09/2024 tarihli karar celsesinde davalı ... Ltd. Şti. Vekilinin mazeretinin yerinde olmayan gerekçelerle reddedildiği gibi ilgili mazeret dilekçesinde davalının davayı takip etmeyeceğini de açıkça beyan etmediği, aksine, mazaret dilekçesi verdiğinden aslında davayı takip etmek istediğinin kabul edilmesi gerektiği, ayrıca mahkemece, aynı celsede hazır bulunun diğer davalı ... Ltd. Şti.
Vekilinden davayı takip edip etmeyeceğinin sorulmadığı, bu konudaki açık beyan ve talebinin ne olduğunun da zabıtta yazılı olmadığı anlaşıldığından, HMK 355.
Md uyarınca mahkememizce resen gözetilmesi ve incelenmesi gereken kamu düzenine ilişkin usule aykırı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmakla, davacı istinafı yerinde görülmüş, HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılarak yeni duruşma günü belirlenmesi ve taraflara tebliği ile davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1789, K. 2025/2001, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama