İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/1868 K.2025/2133

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2025 tarih ve 2022/907 Esas 2025/547 Karar sayılı ilamına karşı ,taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

Esas2025/1868Karar2025/2133Tarih20 Kasım 2025Okuma10 dk · 2.061 kelime

KÜNYE

T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Karar Yazım

Karar tarihi
20 Kasım 2025
Esas no
2025/1868
Karar no
2025/2133
İncelenen kararın mahkemesi
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/06/2025
Esas no
2022/907
Karar no
2025/547
Davanın konusu
Tazminat
İstinaf karar tarihi
20/11/2025
Tarihi
24/11/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.061 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2025 tarih ve 2022/907 Esas 2025/547 Karar sayılı ilamına karşı ,taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; taraflar arasında tanzim ve akdedilen 12/05/2018 tarihli hazır beton sözleşmesi ve sözleşmenin tazammun ettiği hükümler nazarı dikkate alındığında bu sözleşmenin "karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme" olduğu ve müvekkili ile davalı şirketin karşılıklı olarak bir edimi ifa borcunu üstlendiklerini, buna göre davalı şirket tedarikçi sıfatıyla özellikleri sözleşmede belirlenen toplam 10.000 metreküp hazır beton teslim etme borcunu, diğer yandan müvekkil şirket ise davalının bu edimi karşılığında sözleşmede kararlaştırılan ödeme planına göre para borcu ödemeyi üstlendiğini,

dolayısıyla bu sözleşme ile inşaat alanında ve sektöründe faaliyet gösteren müvekkil şirketin (sözleşme ile kararlaştırılan) toplam 10.000 metreküp üst limite kadar olan ve birim fiyatları bu limite kadar sabit şekilde kararlaştırılan beton ihtiyacının devamlı bir şekilde (sözleşmede kararlaştırılan zamanlarda ödemesi yapıldıkça malın teslim edilmesi şeklinde) karşılanması amaçlandığını,

sözleşmede kararlaştırılan edimler ve davalının üzerine düşen edimi yerine getirmemesi;müvekkil şirket tarafından davalıya sözleşmede bahse konu olan dairelerin bedelleri toplamı 530.000,00-TL yine sözleşmede belirtilen vadeye kadar ödendiğinden bu daireler davalıya devredilmeyerek sözleşmeye uygun şekilde müvekkili nezdinde kaldığı gibi bunun yanı sıra 2018 yılında ayrıca 400.000,00-TL daha ödeme yapıldığını, nitekim müvekkili tarafından 2018 yılında davalı şirkete toplam 930.000,00-TL ödeme yapıldığını, karşılığında davalının 339.123,74-TL tutarında beton teslim ettiğini,

ödemeden bakiye kalan 590.876,26-TL yönünden ise davalının 2019 yılında sadece 206.626,26-TL tutarında beton teslimi gerçekleştirdiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranarak edimini yerine getirmemesi üzerine hakkında başlatılan icra takibi ve ikame edilen itirazın iptali davası olduğunu, taraflar arasında davalının kusuru nedeniyle hüküm ifade etmeyen sözleşme ilişkisi, yasal düzenlemeler ve yerleşik Yargıtay içtihatları birlikte nazara alınarak zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde bir anlaşmaya varılamadığından dolayı müvekkilinin uğradığı menfi zararın davalıdan tahsili için işbu davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu,

şimdilik 500,00-TL menfi zararın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE

Davaya konu Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/448 Esas 2021/903 Karar sayılı dosyası taraflarınca temyiz edilmiş olup halen Yargıtay incelemesinde olduğunu, hal böyle iken, dilekçe tarihi itibariyle davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, sözleşmenin feshedilip edilmediği ve şayet feshedildiği kabul edilecekse kusurun kimde olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını, bu sebeple işbu davanın açılması dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davaya konu sözleşmede iki ayrı zamana ilişkin iki ayrı ifa durumu olduğunu, sözleşmenin ifası hala devam etmekte olduğunu,

sözleşme kapsamında müvekkilinin yükümlülüğü olan işlerin bugüne kadar müvekkilince yerine getirildiği, söz konusu hazır betonlar davacı tarafa teslim edildiği ve halende devam ettiğini, bilindiği gibi de, ifası halen devam eden bir sözleşmeden dönmek sözleşmeyi fesih etmek mümkün olmamakla birlikte, ifa zamanı henüz gelmediğinden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafça gerek keşide edilen ihtarnamede gerekse dava dilekçesinde ifanın ikinci kısmına ilişkin açıklamalarda bulunulmuş ama ifanın birinci kısmı hakkında hiç beyanda bulunulmadığını,

fakat ifanın birinci kısmının vadesi 31.12.2018 tarihi olup bu tarihin çoktan geçmiş ve ticari faiz işlemeye başladığını, ifanın birinci kısmı bugüne kadar davacı tarafça yerine getirilmeden, daha sonraki tarihli ifaların yerine getirildiğinden bahisle müvekkilinin sözleşme edimlerini yerine getirmediğini iddia etmenin hukuka aykırı olduğunu, anlaşılacağı üzere, sözleşme kapsamında müvekkilinin yükümlülüğü olan işlerin bugüne kadar yerine getirildiğini, söz konusu hazır betonların davacı tarafa teslim edildiğini,

hal böyle olunca, davacı tarafın sözleşme kapsamında üzerine yüklenen yükümlülüklere gereği gibi riayet etmediği ve sözleşmeye aykırı davrandığını,

sözleşmede müvekkilinin mal teslimine ilişkin bir vade belirlenmediğini, sözleşme kapsamında beton teslimine hazır olduğu belirtilmesine rağmen davacı taraf hazır betonu almadığını, somut olayda menfi zararın var olmadığı, geçerli bir sözleşmeden dönme bulunmadığı, tarafımızca sözleşmeden doğan edimlerin yerine getirildiğinin açıkça anlaşılmadığını, zira, dava dilekçesinde sözleşmenin geçerliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zararın varlığına ilişkin herhangi bir delil sunamadığını, böyle bir halin varlığında da işbu davanın şartları oluşmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Somut olay incelendiğinde; davacı tarafından, taraflar arasındaki ticari alım satım nedeniyle avans olarak verildiği iddia edilen alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemiyle açılan Kayseri 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/448 esas sayılı dosyada görülen davada;

tarafların ticari defter ve kayıtları ve celp olanan banka kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, aralarındaki 12/05/2018 tarihli hazır beton sözleşmesi uyarınca davacının davalıya toplam 930.000,00-TL ödeme yaptığı, karşılığında davalının davacıya toplam 545.750,00-TL tutarında hazır beton teslim ettiği, davacının avans olarak ödemesini yaptığı halde 384.476,56-TL tutarında hazır betonun ise davalı tarafından davacıya verilmediği ancak taleple bağlılık ilkesi nazara alınarak davacının davasının kısmen kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...

Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile 383.013,36-TL asıl alacak ve 14.919,16-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 397.932,52-TL üzerinden icra takibinin devamına, takip tarihinden tahsil tarihine kadar 383.013,36-TL asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacının fazlaya ilişkin itirazın iptali (işlemiş faiz alacağı) isteminin reddine karar verilmiş, kararın İstinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür.

Somut davada. davacı tarafından, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak bir miktar hazır betonun teslim edilmemiş olması nedeniyle beton fiyatlarında meydana gelen afaki artıştan kaynaklı oluşan menfi zarar istenmektedir.Davacı tarafça, sözleşme kapsamında davalıya 384.476,56-TL avans ödemesi yaptığı ve davalı tarafından bu miktar karşılığında hazır beton teslim edilmediği ve davacının yapmış olduğu avans ödemesinin tahsili için Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...

Esas sayılı dosyasında icra takibi yaptığı sabittir. Kaçırılan fırsat nedeniyle menfi zarar da, fesihten itibaren makul sürede sözleşme konusu ürünün bedel dışında aynı şartlarda yapılacak sözleşme sonucu ödenecek bedel ile davalı ile sözleşme yapılmamış olsaydı en yakın hangi fiyatla yapılabileceği bedel arasındaki fark olup bu fark bedelini davacı davalıdan menfi zarar kapsamında isteyebilir.

Mahkememizce, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile 384.476,56-TL'ye sözleşmelerde niteliği belirtilen hazır betonun kaç m3 edeceği hesaplanıp, davacının sözleşmeden dönme iradesini gösterdiği Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...

Esas sayılı takip dosyasının takip tarihi olan 04/02/2020 tarihinden itibaren hazır betonun temin edileceği makul süre belirlenerek davacının zararının hesaplanması talep edilmiş olup bilirkişi heyetinin bu yönde hesaplama yaptığı 05/02/2025 havale tarihli ek rapor hükme esas alındığında davacının menfi zararının 112.986,64 TL olduğunun anlaşıldığı,davacı vekili tarafından ıslah dilekçesiyle 111.523,44 TL'nin tahsilinin talep edildiği görüldüğünden taleple bağlı kalınarak 111.523,44 TL'nin davalıdan tahsiline,

davanın kısmi dava olduğu,menfi zarar talebi yönünden davalının davadan önce temerrüde düşürülmediği de gözetilerek dava dilekçesinde talep edilen miktara dava tarihinden, ıslah dilekçesinde talep edilen miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür.

1-Davanın KABULÜ ile, 500,00-TL' nin dava tarihi olan 11/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bakiye 111.023,44-TL' nin ise ıslah tarihi olan 18/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir.

İş bu kararı taraf vekilleri süresinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; açlan davada belirsiz alacak davası şartlarının oluşmadığını, davacının aşamalarındaki beyanlarında davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını bildirdiğini, son olarak da hükme karşı yapmış oldukları istinaf başvurusunda bu hususu dile getirdiğini, davacının menfi zararının bulunmadığını, davacı tarafın 25/10/2019 tarihli ihtarnamesinde davalı müvekkili firmanın betonu teslim etmemesi üzerine başka bir yerden beton aldığını söylediği için artık menfi zarardan söz edilemeyeceğini, taraflar arasında düzenlenen 12/05/2018 tarihli hazır beton satış sözleşmesi bulunduğunu,

menfi zararın fiili zarar ile yoksun kalınan kardan oluştuğunu, davacının sözleşmede yer alan edimini yerine getirmediğinden menfi zarardan söz etmenin mümkün olmadığını, taraflar arasında hazır beton sözleşmesinin içeriğine göre müvekkilinin beton teslimi yapması gereken tarihlerin belirli olmadığını, gerek bilirkişilerce gerek mahkemece tarafların sözleşmesinin sona ermesindeki kusur durumlarının incelenmesi yapılmadan sadece itirazın iptali dosyasına atıf yapılarak menfi zarara karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilmesi halinde belirsiz alacak davası şartlarının bulunmaması ve davacının belirsiz alacak davası açmasındaki hukuki yararı olmaması sebebiyle davanın usulden reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde esasa yönelik istinaf sebepleri doğrultusunda davanın esastan reddini, mahkeme yeniden hüküm kurmayacak ise istinaf talepleri doğrultusunda yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın yeniden hüküm kurulmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesini,

yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, alacak miktarının bilirkişi raporu ile belirlenmesi akabinde ıslah dilekçesi değil, artırım dilekçesi sunmadığını, davanın hiçbir aşamasında belirsiz alacak taleplerinin kısmi alacak olduğu anlamına gelebilecek hiçbir usul işlemi yapılmadığını, beyanda bulunulmadığını, açıkça belirgin olan taleplerinin hakkında mahkemece HMK nun 26 nci maddesinin uygulanmasının da gerekli görülmediğini, menfi zararın hesap edilip belirlenmesi için teknik açıdan belirli bir yönetim izlenmesi gerektiğini,

bu zararın ancak ve ancak alanında uzman bilirkişiler marifetiyle hesap edilebileceğini, eldeki uyuşmazlık yönünden de menfi zararın davacı tarafından belirlenebilmesinin beklenemeyeceğinin açık olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf sebeplerine konu edilen kısmının kaldırılmasını, hukuk aykırılığının düzeltilerek yeniden karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı menfi zarar istemine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;

Dosya kapsamında toplanan delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalara,ilk derece mahkemesince konusunda uzman bilirkişi heyetinden aldırılan dosyada mevcut raporlardaki tespit ve değerlendirmelere, taraflar arasında daha önce görülen ve sonuçlanan (Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.01.2022 tarih ve 2020/448E.2021/1903K.Sayılı kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizce verilen istinaf başvurusunun esastan dair kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmesi sonrası Yargıtay 11.HD.'nin 2022/2713- 2023/5200E.K.Sayılı onama kararı bulunan) davadaki kararın kapsam ve sonuçlarına,

mahkemenin dosyadaki belge ve delilleri takdirinde (keza vakıa ve hukuki değerlendirmesinde) bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı taraf vekilince yapılan istinaf itirazlarının tümünün yerinde olmadığı görülmüştür.

Ancak; somut olayda davanın niteliği (belirsiz alacak davası olması) itibariyle tüm alacağa dava tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesi gerekirken aksi değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenle davacı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının belirtilen yönden kaldırılarak HMK'nın 353/1-b,2 maddesi uyarınca düzeltilmek suretiyle yeniden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklandığı üzere;

A.)1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2025 tarih ve 2022/907 Esas 2025/547 Karar sayılı ilamına karşı davalı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf eden davalıdan alınması gerekli olan 7.618,17'TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1905-' TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 5.713,17' TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,

3-İstinaf eden davalı yanca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

B.)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince düzelterek yeniden karar verilmek üzere Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2025 tarih ve 2022/907 Esas 2025/547 Karar s sayılı ilamına karşı sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Düzeltilerek yeniden bir karar verilmesine ,buna göre;

1-Davanın KABULÜ ile, 111.523,44-TL' nin dava tarihi olan 11/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Alınması gereken 7.618,17-TL nispi karar ve ilam harcından, davacıdan alınan 80,70-TL peşin harç ile 1.897,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 5.640,47-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı ile 1.897,00-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 137,50-TL tebligat masrafı, 47,00-TL posta ve müzekkere masrafı, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.184,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1. maddesi uyarınca taktir olunan 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalı tarafından bir yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,

7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,"

2-Davacının yaptığı 1.683,10TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının ve yaptığı 640.00-TL istinaf posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-İstinaf eden davacının peşin yatırdığı istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,

4-İstinaf aşaması yönünden duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20/11/2025

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1868, K. 2025/2133, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Davalı Vekilinin İlk Derece Mahkemesine Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinden Özetle
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1868
Karar No
2025/2133
Tarih
20 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/1872 K.2025/1895
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi E.2025/1872 K.2025/2277
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi E.2025/1874 K.2025/1542
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/1878 K.2025/1957
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2025/1878 K.2025/1934
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/1880 K.2025/1842

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.