KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Karar Yazım
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
- Esas no
- 2026/372
- Karar no
- 2026/502
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/01/2026
- Esas no
- 2025/1162
- Karar no
- 2026/6
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 04/03/2026
- Tarihi
- 11/03/2026
Karar Metni
941 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/01/2026 tarih ve 2025/1162 Esas 2026/6 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında süreklilik arz eden ticari ilişki kapsamında, müvekkili tarafından davalıya ... numaralı, 11.11.2025 tarihli, 150.000 TL bedelli fatura düzenlenerek teslim edildiğini, davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, ödenmeyen alacağın tahsili için müvekkili tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyası üzerinden ilamsız genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalı haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, takibin durmasına neden olduğunu, davalı hakkında başlatılan ilamsız takip usul ve yasaya uygun olduğunu,
davalı borca itiraz etmekte haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu sebeple haksız itirazın iptali ile kötü niyetli olarak itiraz etmesi sebebi ile davalı borçlunun %20 icra inkar tazminata mahkum edilmesini de talep ettiklerini, davalının haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, faiziyle ödemeye,
takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettikleri görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nin 2022/346 E, 2022/494 K sayılı kararında “…Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden ...
Vergi Dairesi'nin Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/293 Esas sayılı dava dosyası içine gelen müzekkere cevabında, temlik alan davacı ...'ün 02/08/2019 tarihinde faaliyetini terk ettiği, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve 2. sınıf tüccar olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Şu halde, dava tarihi itibariyle temlik alan ...'ün ticareti terk ettiği ve tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla davanın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir.” denildiği görülmüş olup, davanın mutlak ticari dava olmadığı, davalının işletme usulüne göre defter tutup tacir olmadığının vergi dairesinin yazı cevabı ile anlaşılması ile ortada nisbi bir ticari davada olmadığından iş bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılarak Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Asliye Hukuk mahkemelerine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Asliye Hukuk mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir.
1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna,2-Karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine,
3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; davalı şahsın şirket sahibi olduğunu, tacir sıfatı olduğunu, mahkemece esnaf tacir ayrımının hatalı ve eksik incelemeye dayandığını, davanın halükarda ticari dava niteliğinde olduğunu, görevsizlik kararının usul ekonomisine ve hak arama özgürlüğüne aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın ticari dava niteliğine olduğunun kabulü ile yargılamaya Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde devam edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan belge ve delillere, somut uyuşmazlıkta davanın mutlak ticari dava niteliğinin olmamasına, keza davalının tacir olarak kabulünün mümkün bulunmamasına, bu nedenle de davaya bakmak görevinin HMK 2. Md uyarınca Asliye Hukuk mahkemesine ait olmakla, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davacı vekilinin yukarıda yazılı ve yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının tümden reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı istinaf eden davacı taraf vekilince yapılan istinaf itirazlarının reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/372, K. 2026/502, 4 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama