KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Karar Yazım
- Karar tarihi
- 26 Mart 2026
- Esas no
- 2026/500
- Karar no
- 2026/649
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/01/2026
- Esas no
- 2021/905
- Karar no
- 2026/14
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 26/03/2026
- Tarihi
- 30/03/2026
Karar Metni
938 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/01/2026 tarih ve 2021/905 Esas 2026/14 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davacı ile davalı arasında ... plakalı aracın satışına ilişkin 42.500,00-TL bedelle anlaşıldığını, sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereği aracın satış bedelinin 28/05/2019 tarihinde davalıya tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, davalının ise 30/08/2019 tarihine kadar aracın devrini vereceğini söylediği ancak aracın devrini vermediği gibi aldığı parayı da iade etmediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu,
bu nedenler davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davalının mal varlığı üzerine tedbir şerhi konulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücreti davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE
Davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu, asliye hukuk mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava konusu edilen araç satış sözleşmesindeki imza ve yazıların davalıya ait olmadığını, sözleşmenin geçerli olmadığını, imza karşılaştırılmasını talep ettiklerini, davacı ile davalı arasında araç alım satımına ilişkin hiçbir şekilde anlaşma yada ticaret yapılmadığını, para geçişinin de söz konusu olmadığını, sözleşmede tahrifat yapıldığının, rakamların üzeri çizilerek rakamlar yazıldığını, tarihler hususunda belirsizlik bulunduğunu, zamanaşımı engeline takıldığının açık olduğunu, bu nedenlelerle davanın reddini, kötü niyet tazminatına yükletilmesini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Somut olayda davacı taraf ... plakalı aracın satış bedeli olan 42.500,00TL'yi elden ödediğini aracın devrine ilişkin adi sözleşme yaptıklarını davalının ise aracın resmi satışını yapmadığı gibi parasını da iade etmediğini beyan etmiştir. Bedel iadesi için takip başlatmıştır. Davalı taraf ise sözleşmenin varlığına, içeriğine ve imzaya itiraz etmiştir.
Davacı dekont sunamadığından, başkaca delil ikamesi de bulunmadığından, paranın davalıya ödendiği vakıasının ispatı ancak adi sözleşmenin geçerliliğine bağlıdır. Adi sözleşmenin geçerliliği ve gerçekliği ile ilgili adli grafoloji bilirkişisinden rapor alınmıştır. Rapor sonucuna göre sözleşmenin ve imzanın davalının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Rapor hüküm kurmaya elverişli görülerek davacıya yemin delili hatırlatılmıştır.
Davacının yemin deliline dayanması üzerine, davalıya davetiye çıkarılmış, davalı bizzat gelerek yemini eda etmiştir. Neticede davacının sözleşme içeriği, sözleşmedeki imza ve satış bedelini davalıya verdiğine dair vakıaları HMK 190 maddesi gereğince ispat edemediği görülmekle sübut bulmayan davanın reddine, takibin itiraz ile durduğu ve sair şartların sağlanamadığı görülerek davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili, yemin edasından sonra beyan için süre istemiş bir haftalık kesin süre verilmiştir. Takip eden son celsede ise savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını ve bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
Söz konusu talep; dosyanın esası, davanın gelmiş olduğu aşama, dava tarihinden 4 yılı aşkın süre sonrasında suç duyurusunda bulunulması gibi hususlar birlikte değerlendirilerek; talebin yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu kanaatine varılmış, bekletici mesele yapılması talebi reddedilmiş ve hüküm tesis edilmiştir. 1-Davanın REDDİNE..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; yerel mahkeme kararının eksik ve hatalı olduğunu, yargılamaya konu uyuşmazlığın sağlıklı şekilde çözümlenebilmesi için öncelikle sözleşmenin davalı tarafından mı yoksa babası ... tarafından mı imzalandığının tereddüte yer vermeyecek şekilde tespitinin zorunlu olduğunu,
davalı taraf ve babası ... hakkında söz konusu sözleşmeye ilişkin eylemler nedeniyle taraflarınca Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı 'nın 2026/1029 soruşturma no lu dosyası ile dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunulmasına rağmen bu hususun mahkemece dikkate alınmadan davanın karara bağlanmasının hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinafen kaldırılmasını, istinaf incelemesi esnasında kararın icrasının ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sırasında bilirkişiden aldırılan 01.07.2024 tarihli rapor ve tüm dosya bulunan bilgi ve belgeler dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş, davacı taraf vekilinin iş bu kararı süresinde istinaf etmiştir.
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarına, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, toplanan delillere, konusunda uzman bilirkişiden aldırılan rapordaki tespit ve değerlendirmelere ve ilk derece mahkemenin somut uyuşmazlığa ilişkin kanıtları takdirinde herhangi bir yanlışlık bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davacı taraf vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/500, K. 2026/649, 26 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama