İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2026/657 K.2026/667

16.07.2025 düzenleme tarihli, 15.11.2025 ödeme tarihli 650.000,00 TL bedelli,

Esas2026/657Karar2026/667Tarih30 Mart 2026Okuma12 dk · 2.346 kelime

KÜNYE

T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Mart 2026
Dosya no
2026/657
Karar no
2026/667
İncelenen kararın mahkemesi
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
03/02/2026 ARA KARAR
Esas no
2026/83
Davanın konusu
İstirdat
Karar yazım tarihi
30/03/2026
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden DAVACI vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;
...konu
Toplam değeri 1.800.000,00 TL olan;
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.346 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

16.07.2025 düzenleme tarihli, 15.11.2025 ödeme tarihli 650.000,00 TL bedelli,

16.07.2025 düzenleme tarihli, 15.10.2025 ödeme tarihli 650.000,00 TL bedelli,

16.07.2025 düzenleme tarihli, 15.09.2025 ödeme tarihli 500.000,00 TL bedelli

olmak üzere 3 adet senet ve bu senetlere istinaden davalı ... tarafından davacı müvekkil şirket aleyhine başlatılan, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında, ihtiyati haciz ve cebri icra baskısı altında, 29.12.2025 tarihinde davalıya ödenen 2.438.577,71 TL’nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalıdan tahsili ve davacıya iadesi ile; davalının borcun davacı şirkete ait olmadığını bildiği veya en azından bilebilecek durumda olduğu hâlde kötü niyetli takip ve haciz yoluna başvurmuş olması nedeniyle, İİK m.72/3 uyarınca istirdadı talep edilen bedelin %20’si oranında kötüniyet tazminatının, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti dâhil olmak üzere tüm fer’ileriyle birlikte davalıdan tahsili ve davacıya iadesi talebinden ibarettir.

...Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle ve Mahkemenizce re’sen gözetilecek sair sebeplerle;

4.Davacının işbu dava kapsamında istirdadını talep ettiği 2.438.577,71 TL ile sınırlı olmak üzere; dava sonunda verilecek hükmün icrasının tehlikeye düşmemesi ve davalının malvarlığı üzerinde dava konusu alacağı bertaraf edici tasarruflarda bulunmasının önlenmesi amacıyla, HMK m.389 ve devamı hükümleri uyarınca, Mahkemenizce uygun görülecek teminat mukabilinde, davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile banka hesapları üzerinde İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,

Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında, davacı müvekkil ... Ltd. Şti. tarafından 29.12.2025 tarihinde cebrî icra ve ihtiyati haciz baskısı altında davalıya ödenmek zorunda kalınan 2.438.577,71 TL’nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya İADESİNE,

Davalının; borcun davacı şirkete ait olmadığını bildiği veya en azından bilebilecek durumda olduğu hâlde, davacı şirket aleyhine kötü niyetli şekilde kambiyo takibi ve ihtiyati haciz yoluna başvurmuş olması nedeniyle, İİK m.72/3 uyarınca, istirdadı talep edilen bedelin %20’si oranında KÖTÜNİYET TAZMİNATINA davalının mahkûm edilmesine,

Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine," karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince verilen 03/02/2026 tarihli gerekçeli ara kararıyla:

"...Talep, HMK 389 vd maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

HMK'nun 389/1 maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

HMK'nun 390/2. Maddesi uyarınca talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. HMK'nun 390/3 maddesine göre tedbir talep eden taraf dilekçesinde ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

İhtiyati tedbir, kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumlarında meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte hukuki korumadır.

İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre tedbir isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini gerektirir sebepleri de varit görmelidir. HMK'nun 390/3 maddesinde ihtiyati tedbir talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür.

Yukarıda yapılan genel açıklamalar, yasa maddeleri, dava dilekçesi ve ekinde sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davanın para alacağından kaynaklanan istirdat istemine ilişkin olduğu, tedbir istenen davalıya ait malların bizatihi uyuşmazlık konusu olmadığı, HMK'nun 389/1. maddesinin yasal koşulları bulunmadığı dikkate alınarak, ihtiyati tedbirin yasaca aranan koşullarının mevcut bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE,,...." şeklinde karar verilmiştir. Bu ara karara karşı ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz talep eden DAVACI vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir/ihtiyati haciz talep eden DAVACI vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;

"...Davamız, İİK m.72 uyarınca istirdat davasıdır. Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı kambiyo takibi kapsamında, ihtiyati haciz ve cebrî icra baskısı altında 29.12.2025 tarihinde davalıya ödenen 2.438.577,71 TL’nin (yasal faiziyle) davalıdan tahsili ve davacıya iadesi talep edilmektedir.

Ödeme yapılmak zorunda kalınan bu bedel, davacı şirketin gerçek ve maddi anlamda borcu olmayan bir tutardır. Ancak kambiyo hukukunun şekli yapısı ve bunun yarattığı hızlı tahsil ve haciz baskısı nedeniyle, davalı tarafın kambiyo takibi başlatması, davacı şirketin üretim araçları ve ticari varlıkları üzerine ihtiyati haciz tatbiki ve cebrî icra baskısının artması sonucunda, şirket faaliyetlerinin durma noktasına gelmesini önlemek için ödeme yapılmıştır. Dolayısıyla istirdat talebimiz, "rızaen ifa"ya değil, haciz ve cebrî icra baskısı altında zorunlu ödemeye dayanır.

Dava dilekçemizde talep ettiğimiz geçici hukuki koruma, alakasız malvarlığına yönelik cezalandırıcı bir tedbir değil, yalnızca dava sonunda verilecek istirdat hükmünün tahsil kabiliyetini güvenceye bağlamaya dönüktür. Zira davalı, dava süresince malvarlığını devretmek ve likiditesini boşaltmak suretiyle mal kaçırma yoluna gidebilecek, bu hâlde istirdat hükmü fiilen sonuçsuz kalabilecektir.

Kambiyo takibi ve haciz baskısı ile şirketten çok kısa sürede ve etkili şekilde tahsilat yapılabilmiş olması, davalının da benzer hızla malvarlığını elden çıkarabilme ve hesaplarını boşaltabilme imkânına sahip olduğunu göstermekte, bu nedenle gecikme sebebiyle ciddi zarar ve tahsilin imkânsızlaşması tehlikesi doğmaktadır. Davalının gerçek kişi olması hâlinde, özellikle banka hesapları üzerinden kısa sürede yapılabilecek transferlerle tahsil kabiliyetinin zayıflaması riski artmaktadır.

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 03.02.2026 tarihli ara kararında, davanın para alacağına ilişkin olduğu, tedbir istenen malların bizatihi uyuşmazlık konusu olmadığı ve HMK 389/1 koşullarının bulunmadığı gerekçeleriyle talebi reddetmiştir. Ret kararı usul ve yasaya aykırıdır.

RET KARARINDAKİ HATA TALEBİN İHTİYATİ HACİZ MAHİYETİNDE OLMASI VE MAHKEMENİN HUKUKİ VASIFLANDIRMAYI RE’SEN YAPMASI GEREKTİĞİDİR.

Somut olayda korunmak istenen hak, icra dosyasında muhafaza edilen spesifik bir para değil, ödeme yapıldığı için artık davalıdan talep edilen iade PARA ALACAĞIDIR. Bu tür uyuşmazlıklarda amaç, dava sonu verilecek hükmün tahsil kabiliyetini güvenceye bağlamaktır. Bu amaç ve içerik itibarıyla talebimiz, maddi anlamda İİK m.257 vd. kapsamında ihtiyati haciz talebidir. Zira para alacaklarında dava sonu tahsil kabiliyetini koruyan asli kurum ihtiyati hacizdir. İlk dereceye yöneltilen talep, başlıklandırma itibarıyla tedbir olarak yazılmışsa da, amacı ve sonucu itibarıyla alacağın teminatına yönelik olup ihtiyati haciz mahiyetindedir. Bu durum talep değişikliği değil hukuki nitelendirmenin düzeltilmesidir.

Mahkemenin, talebi sırf "HMK 389 tedbir" kalıbına bakarak; "para alacağı" ve "tedbir istenen mallar uyuşmazlık konusu değil" gerekçeleriyle toptan reddetmesi, hukuki tavsifin eksik veya yanlış yapılması sonucunu doğurmuştur. Hâkim talebin hukuki niteliğini re’sen tayin eder. Talep içeriği açıkça "alacağın tahsilini güvenceye alma" olduğundan, Mahkemece İİK 257 ihtiyati haciz koşulları değerlendirilerek karar verilmesi gerekirdi. Bu nedenle Sayın İstinaf Dairenizce, ara karar kaldırılarak talebin ihtiyati haciz olarak değerlendirilip kabulüne karar verilmesi, en azından bu çerçevede değerlendirme yapılmak üzere ilk derece kararının kaldırılması gerekmektedir.

MAHKEMENİN RET GEREKÇELERİ YERİNDE DEĞİLDİR.

A) "Tedbir İstenen Mallar Uyuşmazlık Konusu Değildir." Gerekçesi Doğru Hukuki Ölçüt Değildir.

İlk derece kararında, "tedbir istenen malların bizatihi uyuşmazlık konusu olmadığı" belirtilerek talebin reddine gidilmiştir. Oysa para alacağının tahsilini güvenceye bağlamaya yönelik geçici hukuki koruma kararlarının doğal sonucu, davalının malvarlığı üzerinde geçici kısıtlama doğurmasıdır. Bu nedenle, değerlendirmenin ekseni "tedbir uygulanacak malın uyuşmazlığın konusu olup olmadığı" değil, dava sonunda verilecek hükmün tahsilinin/infazının tehlikeye düşüp düşmediği ve talebin miktarla sınırlı ve ölçülü olup olmadığıdır.

Kaldı ki dava dilekçemizde, "davalı adına kayıtlı taşınır mallar" ibaresiyle talep edilen tedbir, taşınır malvarlığı kapsamındaki para ve para yerine geçen değerleri de kapsamakta olup, talebimiz zaten öncelikle davalının banka hesapları ve para niteliğindeki varlıkları üzerinde uygulanacak şekilde formüle edilmiştir.

(B) Yaklaşık İspat ve Tehlike Unsurları Somut Olayda Mevcuttur Olup, Davalı Tarafın Mal Kaçırma Riski Gerçektir.

Dava dilekçesi ekleri ve dosya kapsamı, 29.12.2025 tarihli zorunlu ödemenin varlığını, borcun şirket borcu olmadığına dair güçlü emareleri (şirket temsil/çift imza düzeni, yazışmalar, el yazılı beyan, dekontlar vb.) ortaya koymakta; bu yönüyle yaklaşık ispat koşulu sağlanmaktadır. İstirdat alacağı muaccel niteliktedir; zira ödeme yapılmış ve iade alacağı doğmuştur. Yaklaşık ispat mevcut olup teminat yönünden de bir tereddüt bulunmamaktadır.

Ayrıca, davalı taraf yönünden "mal kaçırma" riskinin soyut bir ihtimal olmadığı açıktır. Şöyle ki, davalı kambiyo hukukunun şekli yapısına dayanarak şirketten HIZLI VE ETKİLİ BİR TAHSİL mekanizması işletmiş, ihtiyati haciz ve cebrî icra baskısı ile davacı şirketi ödeme yapmaya zorlamıştır. Dava devam ederken davalının likiditesini boşaltması, malvarlığını devretmesi veya hesaplarını azaltması hâlinde, istirdat davası sonunda verilecek hükmün tahsili fiilen imkânsız veya aşırı güç hâle gelebilecektir. Bu risk, HMK 389’daki "gecikme sebebiyle ciddi zarar" ölçütünü de karşılayacak yoğunlukta olup, talebin ihtiyati haciz mahiyetinde değerlendirilmesini ve geçici hukuki korumaya hükmedilmesini zorunlu kılmaktadır.

(C) Ölçülülük ve Teminat: Talep Miktarla Sınırlıdır, Öncelik Banka Hesaplarıdır, Teminat Derhal Yatırılacaktır.

Talebimiz, dava konusu 2.438.577,71 TL ile (faiz ve fer’ileri dâhil) sınırlı olup, amacını aşan ağır veya cezalandırıcı bir müdahale istenmemektedir. Geçici hukuki koruma, ölçülülük ilkesi gereği öncelikle davalının banka hesapları, mevduat, katılım ve yatırım hesapları ile üçüncü kişiler nezdindeki alacakları gibi en hafif ve doğrudan araçlar üzerinde uygulanabilecektir. Ancak bu tedbirler yetersiz kalırsa, ikincil olarak davalı adına kayıtlı araç ve taşınmazlara yönelinmesi mümkündür. Sayın İstinaf Dairenizce uygun görülecek teminat da derhal yatırılacaktır.

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle ve Sayın İstinaf Dairenizce re’sen gözetilecek sair sebeplerle;

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/83 Esas sayılı dosyasında, 03.02.2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın KALDIRILMASINA,

Dava dilekçesinde HMK 389 başlığı altında ileri sürülen talebimizin, amacı ve maddi içeriği itibarıyla İİK m.257 vd. kapsamında ihtiyati haciz niteliğinde olduğu gözetilerek; dava konusu 2.438.577,71 TL (ve fer’ileri) ile sınırlı olmak üzere İİK m.257 vd. kapsamında İHTİYATİ HACİZ kararı verilmesine, öncelikle davalının banka hesapları, mevduat, katılım ve yatırım hesapları ve üçüncü kişilerdeki alacakları üzerine, yeterli olmazsa araç ve taşınmazlarına uygulanmasına,

(Sayın İstinaf Dairenizce doğrudan karar verilemeyeceği kanaatine varılırsa, bu çerçevede değerlendirme yapılmak üzere ara kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine),

Sayın İstinaf Dairenizce uygun görülecek teminatın tarafımızca derhal yatırılmasına,

Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,..." ileri sürmüş ve talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden esastan inceleme yapılmıştır.

İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilen ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; Derdest davanın konusunun "Toplam değeri 1.800.000,00 TL olan;

16.07.2025 düzenleme tarihli, 15.11.2025 ödeme tarihli 650.000,00 TL bedelli,

16.07.2025 düzenleme tarihli, 15.10.2025 ödeme tarihli 650.000,00 TL bedelli,

16.07.2025 düzenleme tarihli, 15.09.2025 ödeme tarihli 500.000,00 TL bedelli

olmak üzere 3 adet senet ve bu senetlere istinaden davalı ... tarafından davacı müvekkil şirket aleyhine başlatılan, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında, ihtiyati haciz ve cebri icra baskısı altında, 29.12.2025 tarihinde davalıya ödenen 2.438.577,71 TL’nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalıdan tahsili ve davacıya iadesi ile;

davalının borcun davacı şirkete ait olmadığını bildiği veya en azından bilebilecek durumda olduğu hâlde kötü niyetli takip ve haciz yoluna başvurmuş olması nedeniyle, İİK m.72/3 uyarınca istirdadı talep edilen bedelin %20’si oranında kötüniyet tazminatının, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti dâhil olmak üzere tüm fer’ileriyle birlikte davalıdan tahsili ve davacıya iadesi talebine" ilişkin bir miktar para alacağının davalıdan tahsili/istirdadı talebine ilişkin olduğu, davacının davaya konu para alacağının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla davalının malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını istediği anlaşılmıştır.

HMK'nın 389. Maddesinde : " (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

(2)Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." şeklinde hüküm altına alınmış olup, yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulları da varsa ancak doğrudan dava / uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararının verilebilecek olması , davacı vekilinin üzerine ihtiyati tedbir konulmasını istediği davalının malvarlığının (taşınır ve taşınmaz mallarının) bizzat kendilerinin , ayınlarının yani mülkiyetlerinin ise işbu davanın / uyuşmazlığın doğrudan konusu olmamaları nedeniyle söz konusu ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK'nın 389. vd. Maddeleri gereğince aranan gerekli yasal koşulları bulunmadığından sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Davacı vekili istinaf dilekçesiyle dava konusu para alacağının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını da istemiştir.

İstinaf dilekçesine ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararda yazılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde.

Davaya konu istirdat talebinden kaynaklı bir miktar para alacağı yönünden İİK 257 vd. Maddeleri gereğince ihtiyati haczin kabulü için alacağın varlığı,miktarı ve muacceliyetine dair hususlar yönünden olmak üzere yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların , bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığı , dayanılan beyanların bu aşama itibariyle İİK 257 vd maddeleri gereğince ihtiyati haczin kabulü için yaklaşık ispata yeterli olmadıkları, bu nedenlerle söz konusu ihtiyati haciz talebinin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı vekilinin sözkonusu talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı, ara kararının hukuka uygun olduğu , bu nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1-Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/83 Esas sayılı, 03/02/2026 TARİHLİ ARA KARARININ hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davacıdan peşin olarak alındığından hakkında yeniden harçla ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,

4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,

5-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ve 391/3 ile İİK 258/son bendi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/03/2026

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/657, K. 2026/667, 30 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  4. Karar
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç Ve İstem
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/657
Karar No
2026/667
Tarih
30 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2026/657 K.2026/743
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2026/658 K.2026/674
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi E.2026/660 K.2026/671
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2026/664 K.2026/443
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2026/668 K.2026/384
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/668 K.2026/563

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.