KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/726
- Karar No
- 2021/1234
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2021
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 25/11/2020
- Numarası
- .... Esas .... Karar
- Davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
- Davalılar
- 1-
- Vekili
- Av.
Karar Metni
3.829 kelime·19 dk okuma·8 bölüm
2- VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 14/09/2021
KARARIN YAZILMA TARİHİ : 15/09/2021
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle. Konya İl Özel İdaresinin yasa gereği kapatılarak müvekkili belediyeye devredildiğini, zamanında Konya İl Özel İdaresi adına kayıtlı .... plakalı otomobilin 04/08/2008 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu .... isimli kişinin öldüğünü, ölenin yakınlarının açtığı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davalarının Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesinde birleştirilmesi ve bozma üzerine adı geçen mahkemenin 22/10/2015 tarih .... Esas ...
Karar sayılı kararı ile o dosyanın davalıları olan müvekkili Belediye ile davalı ... aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 03/03/2017 tarihinde kesinleştiğini, dava sırasında davalı .... ye davayı ihbar ettiklerini, ilam alacaklılarının Konya ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası üzerinden maddi ve manevi tazminat alacakları ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin ve işlemiş faizlerinin toplamı olan ....
TL ve işleyecek faiz üzerinden (sadece) müvekkili aleyhine icra takibine girişildiğini, müvekkili tarafından 18/05/2017 tarihinde ferileriyle birlikte icra dosyası borcu karşılığı toplam ....
TL ödemede bulunarak icra dosyasını kapattıklarını, kazaya karışan .... plakalı otomobilin sürücüsünün (aynı zamanda işletenin çalışan memurudur) davalı ....olduğunu ve otomobilin trafik sigortacısının da diğer davalı ..... olduğunu, müvekkilinin ödemek durumunda kaldığı miktardan sürücü olan davalı .... tam kusurlu olması nedeniyle tamamen, diğer davalı sigorta şirketinin de sigorta poliçesindeki limit ile sınırlı sorumlu olduklarını, davalıların müvekkiline herhangi bir ödemede bulunmamaları üzerine başvurdukları zorunlu arabulucuktan da sonuç alamadıklarını,
sürücü .... aynı zamanda otomobil maliki Konya İl Özel İdaresinin memuru olması nedeniyle Anayasa gereği müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, kesinleşen Konya ... Mahkemesinin 22/10/2015 tarih .... Esas .... Karar sayılı kararı gereğince kazanın olmasında davalı sürücü ..... %100 oranında tamamen kusurlu olduğunu, kaza tarihindeki ölüm halinde poliçe limitinin .... TL olduğunu, sözü geçen karar ile .....
TL poliçe kapsamında kalan destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiğini, 100.000,00/144.117,38 oranı olan %69,388 oranına isabet eden yargılama giderleri ile maddi tazminata isabet eden vekalet ücretinden sigorta şirketinin de sorumlu olduğunu, 04/08/2008 kaza tarihinden 18/05/2017 ödeme tarihine kadar geçen süre için davalı sigorta şirketinin ..... TL işlemiş faizden, .... TL maddi tazminata ödenen vekalet ücretinden, .... TL davalının sorumluluğunda olan ....
TL maddi tazminata isabet eden bakiye nispi karar ve ilam harcından, icra takibine konu edilen miktar toplamının %49 undan yine sigorta şirketinin sorumluluğuna isabet eden oran olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin bu orana isabet eden .... TL icra tahsil harcı, ..... TL icra vekalet ücreti ve .... TL icra masrafı olmak üzere davalı sigorta şirketinin müvekkilinin ödediği .... TL nin ....
TL sinden diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kalan .... TL den otomobil sürücüsü/memur davalı .... ın tek başına sorumlu olduğundan bahisle belirtilen rakamların belirtilen şekilde 18/05/2017 ödeme tarihinden itibaren faiz dışındaki alacak kalemlerine yasal faiz uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sürücü/memur .... ve vekili yasal süresinde cevap dilekçesi vermemişler ise de davalı vekili verdiği yazılı beyan dilekçesi ile özetle; davanın öncelikle 18/05/2017 tarihinde yapılmış ödemenin rücunun BK nun 73. maddesi gereğince 2 ve 10 yıl içinde istenebileceğini, eldeki davanın 27/06/2019 tarihinde 2 yıllık süre geçtikten sonra açıldığından zaman aşımı nedeniyle reddine, işin esası yönünden ise kusur oranını kabul etmediklerinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı trafik sigortacısı .... vekili cevap dilekçesi ile özetle; 2918 SK nun 109. maddesi gereğince 2 ve 10 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğinden bahisle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, müvekkili şirketin sigortaladığı otomobilin sürücüsünün kusur ve kusur oranının uzman bilirkişilere tespit ettirilmesinin gerektiğini, sürücünün kusuru oranında ve poliçedeki limit ile müvekkilinin sorumlu olabileceğini, ölenin destek olduğunun ispatlanması gerektiğini, ölenin emekli maaşının mirasçılara bağlandığından destek kaybının söz konusu olamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME ÖZETİ
Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/11/2020 tarih ..... Esas .... Karar sayılı gerekçeli kararı ile; " ...Tüm dosya kapsamı ile kazada ölen ...... yakınlarına SGK veya başka bir kuruluş tarafından trafik sigortasına rücuu gerektirir herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşılmıştır. Yine ölenin emekli maaşının mirasçılarına bağlanmasının rücuu gerektirmemesi nedeniyle sonuca etkisinin olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı, 18/05/2017 tarihinde ödemede bulunarak ilamın gereğini yerine getirmiş ve icra dosyasını infazen işlemden kaldırmıştır. Davacı 16/05/2019 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmuş ve 26/06/2019 tarihli anlaşamama ile ilgili arabuluculuk son oturum tutanağı düzenlenerek imzalanmıştır. İşbu dava 27/06/2019 tarihinde açılmıştır.
6325 Sayılı Arabuluculuk Kanunun 16/2. maddesi gereğince arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağından ve işbu dava 18/05/2019 tarihine kadar açılması gerekirken bu sürenin dolmasına 2 gün kala 16/05/2019 tarihinde başvurulan arabuluculuk süreci 26/06/2019 tarihinde sonlanmıştır.
Bu arada geçen geçen süre nazara alınmayacağından işbu dava (kalan 2 günün eklenmesi ile) 28/06/2019 tarihine kadar açılabilecekken davacı işbu davayı bu sürenin dolmasından önce 27/06/2019 tarihinde açmıştır. Bu nedenlerle davalı .... nin zaman aşımı defi mahkememizce yerinde görülmemiş ve reddedilmiştir. Diğer davalı .... ise cevap süresi içinde zaman aşımı definde bulunmadığından ve cevap dilekçesi süresinde olmadığından zaman aşımı define itibar edilmemiştir.
Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/10/2015 tarih .... Esas .... Karar sayılı kararına göre toplam .... TL maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş olup maddi tazminat kısmı (.... TL maddi tazminat) %72,378 oranına, manevi tazminat kısmı (.... TL manevi tazminat) ise %27,622 oranına isabet etmektedir. Her ne kadar davacı, Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında davanın davalı ..... ne ihbarını talep etmiş ise de işbu ihbar talebinin gereği yerine getirilmemiş ve davalı sigorta şirketine sözü geçen dosya üzerinden herhangi bir tebligat yapılmamıştır. Davalı sigorta şirketinin herhangi bir temerrüdü ve faiz sorumluluğu yoktur.
Davalı ...., tüm zararlardan sorumludur. Davalı .... kaza tarihinden itibaren maddi ve manevi tazminatlara işletilecek faizlerinden ve tüm giderlerden vs. sorumludur.
Davalı sigorta şirketi ise ..... TL ölüm teminatından sorumludur. Davalı sigorta şirketi tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinden maddi tazimatlara isabet eden oranda sorumludur.
DAVALI ....;
a).... TL miktarındaki maddi ve manevi tazminatlardan ve bu miktara 04/08/2008 kaza tarihinden 11/04/2017 icra takibinin başlatıldığı tarihe kadar olan 8 yıl 8 ay 7 gün (toplam 3167 gün) yıllık %9 hesabı ile uygulanacak yasal faizden yani ... TL işlemiş faizden de sorumludur,
b)Yine kararda geçen .... TL bakiye karar ve ilam harcında da (ki kararda geçen bakiye harç davacı belediye tarafından 09/12/2015 tarihinde mahkemeler veznesine ödenmiştir) sorumludur,
c)Kararda geçen 4.227,33 TL peşin harç ve mahkeme masrafları ile yine kararda geçen 22.644,00 TL vekalet ücretlerinden olmak üzere toplam 26.871,33 TL den ve bu miktara 22/10/2015 karar tarihinden 11/04/2017 icra takip tarihine kadar olan 1 yıl 5 ay 19 gün (toplam 534 gün) yıllık %9 hesabı ile uygulanacak yasal faizden yani ... TL işlemiş faizden de sorumludur,
d)Yine .... TL maddi ve manevi tazminat toplamı ile ... TL yargılama gideri ve vekalet ücreti toplamları olan .... TL sına 11/04/2017 takip tarihinden 18/05/2017 ödeme tarihine kadar olan 37 gün yıllık %9 hesabı ile uygulanacak yasal faizden yani .... TL işlemiş faizden de sorumludur,
e)Ayrıca ..... TL icra tahsil harcı, ... TL icra başvuru harcı, ... TL icra vekalet ücreti, ... TL icra masrafı olmak üzere ... TL icra giderlerinden de sorumludur,
BÖYLELİKLE DAVALI .... IN .... TL asıl alacak, ...TL bakiye karar ve ilam harcı, 22.644,00 TL dava vekalet ücreti, 4.227,33 TL peşin harç ve dava masrafları, 48.431,51 TL icra masrafları (ki tüm bu alacak kalemleri asıl alacak sayılırlar ve bunların toplamı 284.545,28 TL dir) ve ayrıca yukarıda belirtilen 157.651,18 TL 1.işlemiş faiz kalemi, 3.587,32 TL 2. işlemiş faiz kalemi, 2.090,39 TL 3. işlemiş faiz kalemi toplamları 163.328,89 TL işlemiş faizler toplamı olmak üzere toplam 447.874,17 TL sinden davalı .... davacıya karşı sorumludur. Davacının talebi 452.455,97 TL olup davasının 447.874,17 TL lik kısmının kabulüne (davasının %98,98 oranında kabulüne) fazlaya ilişkin 4.581,80 TL lik talebinin reddine (davasının %1,02 oranında reddine) karar verilmesi gerekmiştir.
DAVALI .... İSE
Trafik sigorta poliçesi gereği maddi tazminatların poliçe limiti olan 100.000,00 TL lik kısmından ve maddi tazminata isabet eden tüm giderlerin bu oran kapsamında kalan kısımlarından sorumludur. Bunun da oranı 100.000,00/199.117,38 olup bunlara göre;
a)Kararda geçen 144.117,38 TL miktarındaki destekten yoksun kalma tazminatının sigorta poliçesindeki limit olan 100.000,00 TL lik kısmından diğer davalı .... ile birlikte müteselsilen sorumludur,
b)Yine kararda geçen 10.125,06 TL miktarındaki bakiye karar ve ilam harcının 100.000,00/199.117,38 oranına isabet eden 5.084,97 TL lik kısmından diğer davalı .... ile birlikte müteselsilen sorumludur,
c)Yine kararda geçen 4.227,33 TL miktarındaki peşin harç ve yargılama giderlerinin 100.000,00/199.117,38 oranına isabet eden 2.123,03 TL lik kısmından diğer davalı .... ile birlikte müteselsilen sorumludur,
d)Yine kararda geçen maddi tazminatla ilgili 9.699,00 TL, 2.189,00 TL, yine 2.189,00 TL ve 1.967,00 TL olmak üzere toplam 16.044,00 TL miktarındaki vekalet ücretlerinin 100.000,00/144.117,38 oranına isabet eden 11.132,59 TL lik kısmından diğer davalı .... ile birlikte müteselsilen sorumludur,
Böylelikle davalı ..... ilam nedeniyle toplam 118.340,59 TL den (yukarıda belirtilen 100.000,00 TL, 5.084,97 TL, 2.123,03 TL ve 11.132,59 TL nin toplamları olan 118.340,59 TL den) sorumludur.
e)Davalı .... ayrıca 18.324,80 TL icra tahsil harcı, 31,40 TL icra başvuru harcı, 30.059,71 TL icra vekalet ücreti, 15,60 TL icra masrafı olmak üzere 48.431,51 TL icra giderlerinden 118.340,59/452.455,97 oranına isabet eden 12.667,33 TL TL lik kısmından diğer davalı .... ile birlikte müteselsilen sorumludur,
f)Ayrıca 100.000,00 TL asıl alacağa 11/04/2017 takip tarihinden 18/05/2017 tarihine kadar 37 gün karşılığı yıllık %9 hesabı ile 925,00 TL işlemiş faizden kendisi sorumludur (açıklama: davalının temerüdü yoktur ancak duruşma sırasında bu kalem faiz zuhulen -davacının aleyhindeki icra takibi davalının aleyhindeymiş gibi hatalı düşünülerek- hüküm altına alındığından gerekçeli kararda da hüküm altına alınması gerekmiştir).
Böylelikle davalı .... 100.000,00 TL asıl alacak, 5.084,97 TL bakiye karar ve ilam harcı, 2.123,03 TL peşin harç ve mahkeme masrafı, 11.132,59 TL maddi tazminat vekalet ücreti, 12.667,33 TL icra harçları, icra vekalet ücreti ve icra masrafı ile 925,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 131.932,92 TL den sorumludur. Bu miktarın 131.007,92 TL si asıl alacak, 925,00 TL si faiz niteliğindedir. Faize faiz verilemez. Böylelikle davacının davalı .... ne yönelik 220.816,00 TL lik davasının 131.932,92 TL kısmının kabulüne (davasının %59,74 oranında kabulüne) ve fazlaya ilişkin 88.883,08 TL lik kısmının reddine (davasının %40,26 oranında reddine) karar verilmesi gerekmiştir.
Böylelikle davacının davalılara yönelik davasının kısmen kabulüne kısmen reddine ve kabul edilen kısımların ortalaması (%98,98 ve %59,74 oranlarının ortalaması) %79,36 oranına isabet ettiğinden bu oran esas alınarak yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına ilişkin.
DAVACININ DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE; davalı .... nin 131.932,92 TL sinden ve bu miktarın 131.007,92 TL lik kısmına ödeme tarihi olan 18/05/2017 tarihinden itibaren yıllık %9 ve ilerde değişmesi halinde değişen oranlarda uygulanacak yasal faizinden diğer davalı .... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olması kaydıyla 284.545,28 TL sine ödeme tarihi olan 18/05/2017 tarihinden itibaren yıllık %9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle 447.874,17 TL nin belirtilen şekilde belirtilen miktarlara belirtilen şekilde faiz uygulanmak suretiyle müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak
davacıya verilmesine. Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine. " karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı ..... AŞ (Eski Ünvan: ....) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özet olarak; müvekkili şirket açısından söz konusu hükmün kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun ZMMS gereği sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında mümkün olabilceğini, yerel mahkeme tarafından kazaya karışan araçların kusuruna ilişkin herhangi bir rapor tanzim edilmediğini, Konya ..Asliye Hukuk Mahkemesinin ....
Esas sayılı dosyası nezdinde tanzim edilen kusur raporu esas alınarak karar verildiğini, ....
Esas sayılı dosyada müvekkilinin ihbar edilmediğini, raporun kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle yapılacak istinaf incelemesi neticesinde iş bu hakkız ve hukuka aykırı hükmün kaldırılması gerektiğini, mahkeme tarafından yapılan hesaplamada ve müvekkili şirket açısından yapılan oranlamada açık hatalar yapıldığını, müvekkilinin poliçe teminat limiti ile birlikte 100.000,00 TL ve maddi tazminata isabet eden tüm ferileri söz konusu oran kapsamında kalan kısmından sorumlu olduğunun belirlendiğini,
mahkeme tarafından esas alınan oranın asliye hukuk mahkemesi tarafından hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar toplamı olan 199.117,38 TL üzerinden kurulduğunu, bu durumda yerel mahkeme tarafından ferilere ilişkin yapılan hesaplamanın 100.000,00 TL / 199.117,38 TL oranına göre hesaplandığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sorumluluğuna karar verilecek olsa dahi manevi tazminatın müvekkili şirket nezdinde tanzim olunan poliçe teminat kapsamı içinde yer almadığını, iş bu kararda Konya ..Asliye Hukuk Mahkemesi sonucu verilen karara istinaden müvekkili şirketten rücuen tazmin edilmesine karar verildiğini,
ancak iş bu istinaf başvurusuna konu kararda müvekkili şirketin Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde görülen davada ihbar edilmediğinin açık olarak belirtildiğini, davacının Konya ...
Asliye Hukuk Mahkemesin nezdinde gereken tüm işlemleri yerine getirdiğinin ve başvurulabilecek bütün yasa yollarına başvurulup başvurulmadığının tespitinin gerektiğini, söz konusu tespitin yapılmadığını yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde müvekkili şirket açısından verilen kararın kaldırılması ve gerekli tespitlerin yerine getirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğuna karar verilecek olsa dahi müvekkili şirketin faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz ile mümkün olabileceğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına,
davanın reddine, icranın tehirine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özet olarak; müvekkili açısından açılan davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dosya kapsamında alınan 07/04/2020 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu tazminat talebi ile ilgili olarak gerekli incelemelerin yapıldığını, rücu taleplerine konu dava dosyası ile ilgili olarak ayrıntılı yapılan hesaplama neticesinde müvekkili belediye tarafından dava dışı üçüncü kişilere ödenen 452.455,97 TL ile ilgili olarak sigorta şirketinin sorumluluğunun 220.816,00 TL (iş bu davada faize esas miktarın 141.690,00 TL olduğu),
....'ın 452.455,97 TL nin tamamından sorumlu olduğu (iş bu davada faize esas miktarın 274.420,22 TL olduğu) açık bir şekilde raporda belirtildiğini, bilirkişinin gerekli araştırmaları ve hesaplamaları ayrıntılı olarak yapmasına rağmen yerel mahkeme tarafından bilirkişi raporundaki hesaplamalar dikkate alınmadan karar verilmesi ve mahkeme tarafından yeni bir hesap yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, rücu davasına konu tazminat davasında ihbar olmadığından bahsedilmiş olduğunu bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili tarafından söz konusu dava dosyasına ihbar dilekçesi ve giderlerin sunulduğunu,
bu nedenle yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalılardan ....'ın istinaf talebine ilişkin yatırılması gereken harçlar yatırılmadığından 24/03/2021 tarihinde ek karar evrakı düzenlenerek bu davalı yönünden istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiğini anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özet olarak: müvekkilinin sorumlu olduğu tutara ilişkin hesaplama yapılırken açık şekilde hata yapıldığını, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sorumluluğuna karar verilecek olsa dahi müvekkili şirketin sorumlu olduğu tutarın yeniden hesaplanması gerektiğini, manevi tazminatın poliçe teminatında olmadığını, tüm bu nedenlerle icranın tehirine, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve müvekkili şirket açısından davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; trafik kazası sebebiyle müteselsil sorumlulardan davacı tarafça ödenen tazminatlar ve ferilerinin, diğer müteselsil sorumlu sigorta ve sürücüden rücuen tazmin istemine ilişkindir.
1-Davacı ve davalı sigortanın istinafı yönünden;
Mahkemece verilen karar, davacı ve davalı sigorta tarafından rücu hesabının yanlış yapılmış olmasından bahisle istinaf edilmiştir.
Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/10/2015 tarih ..... Esas .... Karar sayılı kararı ile kazada ölen bisiklet sürücüsünün eşi ..... ile bisitlet sürücüsünün çocukları ..... .... ve .... lehine davalılar Konya Büyükşehir Belediyesi ve .... aleyhine toplam 144.117,80 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 55.000,00 TL manevi tazminata (toplam 199.117,38 TL maddi ve manevi tazminata) faiz uygulanmak suretiyle hükmedildiği, kararın Yargıtay ... Hukuk Dairesince davalı yararına vekalet ücreti kısmı düzeltilerek hükmün onanmasına ve karar düzeltme talebinin de reddine karar verilerek kararın 03/03/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Konya ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 11/04/2017 tarihinde lehlerine tazminat kararı verilen mirasçıların sadece davacı Belediye aleyhine 144.117,38 TL maddi tazminat, 55.000,00 TL manevi tazminat, 176.754,12 TL işlemiş faiz, 22.644,00 TL ilam vekalet ücreti, 4.227,33 TL ilam yargılama gideri olmak üzere toplam 402.742,83 TL ve takipten sonra asıl alacağa işletilecek yasal faiz üzerinden ilamlı icra takibine girişildiği, icra emrinin davacıya 13/04/2017 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davacının 18/05/2017 tarihinde 452.455,97 TL toplam ödemede bulunarak icra dosyasına konu borcu kapattığı ve 22/05/2017 tarihinde de alacaklılara ödeme yapılarak dosyanın infaz edildiği anlaşılmıştır.
04/08/2008 tarihinde meydana gelen kazaya karışan ..... plakalı otomobilin işleteninin devren davacı Belediye olduğu, sürücüsünün davacının memuru olan davalı .... olduğu ve davalı ..... nin de .... nolu poliçe ile trafik sigortacısı olduğu ve ölüm halinde 100.000,00 TL limit ile sorumluluk üstlendiği hususları anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kaza tarihi itibariyle, mahkemenin de kabulünde olduğu gibi 100.000,00 TL olup rücu kararının dayanağı mahkeme kararı ile toplam 144.117,38 TL maddi tazminata hükmedilmiş, sigorta şirketinin sorumluluğu mahkemenin kendisinin gerekçede yapmış olduğu hesapla belirlenmiş ise de; davalı sigorta şirketine yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin sorumlu olduğu miktara oranlanarak hüküm altına alınması gerekirken, yanlış oran kurularak yapılan hesap ve buna göre davalı sigortanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi doğru olmamıştır.
(Bkz. davalı sigorta şirketine yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin sorumlu olduğu miktara (yani maddi tazminat miktarı olan 144.117,38-TL) oranlanarak hüküm altına alınması gerektiğine dair Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/1579 E 2018/12079 K )
Şöyle ki; hesabın yapıldığı mahkeme gerekçeli kararının davalı sigorta yönünden yapılan hesap kısmında;
"Trafik sigorta poliçesi gereği maddi tazminatların poliçe limiti olan 100.000,00 TL lik kısmından ve maddi tazminata isabet eden tüm giderlerin bu oran kapsamında kalan kısımlarından sorumludur. Bunun da oranı 100.000,00/199.117,38 olup bunlara göre;
a)Kararda geçen 144.117,38 TL miktarındaki destekten yoksun kalma tazminatının sigorta poliçesindeki limit olan 100.000,00 TL lik kısmından diğer davalı .... ile birlikte müteselsilen sorumludur,
b)Yine kararda geçen 10.125,06 TL miktarındaki bakiye karar ve ilam harcının 100.000,00/199.117,38 oranına isabet eden 5.084,97 TL lik kısmından diğer davalı .... ile birlikte müteselsilen sorumludur,
c)Yine kararda geçen 4.227,33 TL miktarındaki peşin harç ve yargılama giderlerinin 100.000,00/199.117,38 oranına isabet eden 2.123,03 TL lik kısmından diğer davalı .... ile birlikte müteselsilen sorumludur,
d)Yine kararda geçen maddi tazminatla ilgili 9.699,00 TL, 2.189,00 TL, yine 2.189,00 TL ve 1.967,00 TL olmak üzere toplam 16.044,00 TL miktarındaki vekalet ücretlerinin 100.000,00/144.117,38 oranına isabet eden 11.132,59 TL lik kısmından diğer davalı .... ile birlikte müteselsilen sorumludur";
şeklinde hesap ve belirleme yapılmıştır. Ancak, yukarıdaki Yargıtay kararında da belirtildiği gibi davalı sigorta şirketine yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin sorumlu olduğu miktara oranlanarak hüküm altına alınması gerekir.
Buna göre, mahkemece toplam maddi tazminat miktarı 144.117,38-TL, teminat limiti 100.000 TL olmasına; böylece mahkemenin, 'belirlenecek' maddi tazminata isabet edecek yargılama harç ve giderleri üzerinden de 100.000/144.117,38 oranı üzerinden hesap yaparak, yukarıdaki b ve c maddelerindeki kısımlar için de davalı sigortanın sorumlu olduğu tazminat usule uygun bilirkişi raporu nazara alınarak tespit edildiğinden,
buna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı biçimdeki 100.000/199.117,38 şeklindeki re'sen yapılan hesaba göre karar verilmesi hatalı olmuş bulunup, bu nedenle davacı istinaf talebinin kabulüne karar verilerek bu doğrultuda yeniden hüküm kurulmuş; davalı sigortanın ise reddine dair karar vermek gerekmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/726, K. 2021/1234, 14 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama