KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İhtiyati Tedbir İsteyen
- Esas No
- 2024/2385
- Karar No
- 2024/1979
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 02/08/2024
- Numarası
- Esas
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- HASIMSIZ
- Feri müdahil
- —
- Vekili
- Av.
- Talep
- İHTİYATİ TEDBİR
- İstinaf karar tarihi
- 05/11/2024
- İstinaf karar yazım tarihi
- 05/11/2024
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili 20/11/2023 tarihli dilekçesiyle; davacının borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemez duruma geldiğini, ödeme güçlüğüne düştüğünü ve konkordato ön projesinde yazıldığı şekilde borçlarını ödemek istediğini beyan ederek, davacıya 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve gerekli tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. Müdahiller vekilleri tarafından da müdahale dilekçeleri ibraz edilmiş, bir kısım müdahiller tarafından konkordato davasının reddine karar verilmesi, bir kısım müdahiller tarafından da davanın kabulüne karar verilmesi istenilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi 02/08/2024 tarihli ara kararında özetle; "Fer'i müdahil ... A.Ş. vekilinin 24/07/2024 tarihli dilekçesindeki, teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesine ilişkin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Müdahil....Bankası vekili 19/08/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece verilen 02/08/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını, teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi yönünden tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLMİŞ OLAN REDDE YÖNELİK ARA KARARININ KESİN OLUP OLMADIĞININ DEĞERLENDİRİMİ;
İcra ve İflâs Kanunu’nun 287/VI’ncı maddesinde, tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı düzenlenmiştir. Bu düzenlemeden hem tedbir kararı hem de tedbir talebinin reddine ilişkin karar verilmesi için kanun yolunun kapatılmış olup olmadığı açıkça anlaşılmamaktadır.
Bu bakımdan borçlunun malvarlığının korunmasına yönelik tedbir kararları ile tedbir talebinin reddi kararlarına karşı kanun yoluna başvurulmasının mümkün olup olmadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir. İcra ve İflâs Kanunu m. 287/VI hükmü dikkate alındığında, kabul yönündeki kararlara karşı kanun yolunun kapatıldığı, buna karşılık ret kararlarına karşı böyle bir yasaklama olmadığı sonucuna varılabilir.
Bu nedenle mahkemenin borçlunun malvarlığının korunmasına yönelik olarak vermiş olduğu tedbir kararlarına karşı kanun yolu kapalı olmasına karşın , tedbir taleplerinin reddi yönündeki kararlara karşı istinaf yoluna başvurmak mümkün olmalıdır. Bölge adliye mahkemesi ise istinaf incelemesinde borçlunun malvarlığının korunması için gerektiğinde ret kararını kaldırabilmeli ve tedbire bizzat karar verebilmelidir.
Dolayısıyla verilmiş red kararı istinafa tabii olup müdahil bankanın istinaf istemi incelenmiştir.
TEMİNAT MEKTUPLARININ PARAYA ÇEVRİLMESİNE İHTİYATİ TEDBİR YOLUYLA KARAR VERİLİP VERİLEMEYECEĞİ SORUNU; İİK.nun geçici mühlet başlıklı 287.maddesi gereğince, Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. Konkordato uygulamasında sıklıkla karşılaşılan sorunlardan biri de, teminat mektuplarının paraya çevrilmesine mahkeme kararı ile mani olunup olunmayacağı noktasındadır.
Bu kapsamda, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına yönelik talep, borçlunun malvarlığının muhafazası kapsamında değerlendirilemez. Teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına yönelik karar, maddi hukuk alanında sonuçlar doğuran ve borçlu konkordato talep eden şirkete nazaran üçüncü kişi konumunda olanların maddi hukuktan doğan talep ve def-i haklarını etkileyen tedbirler olarak değerlendirilebilir.
Konkordato talebinde, gerek geçici mühlet ve gerekse kesin mühlet süresi içerisinde, üçüncü kişilerin sahip oldukları hakları ve yüklendiği borçları etkileyeceğinden bu konuda tedbir kararı verilemez.
Bunun dışında, muhatabın edimini yerine getirip getirmediği, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin şartlarının oluşup oluşmadığı, teminat mektubunda belirtilen miktarın, garantör banka tarafından ödenip ödenmeyeceğine ilişkin ihtilaflar ile muhatap tarafından, teminat mektubunun haksız ve hukuka aykırı bir şekilde veya lehtar ile muhatap arasındaki sözleşmeye aykırı bir şekilde nakde çevrildiği veya çevrileceği iddiası ayrı bir davanın konusunu oluşturmaktadır.
Bu şekilde açılacak bir davada, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin engellenmesine yönelik HMK'nın 389 ve devamı mad. gereği tedbir kararı verilmesini her zaman talep edebilir.
Teminat mektubunun hukuki niteliği itibariyle konkordato talep eden borçlu lehine verilen teminat mektubunun, konkordato davasında, İİK'nın 287 ve devamı maddeleri gereğince nakde çevrilmesinin engellenmesine yönelik tedbir karar verilemeyeceğinden ve ilk derece mahkemesince talebin reddine dair karar hukuka uygun olduğundan, alacaklı müdahil banka vekilinin istinaf talebinin bu yönüyle reddine karar vermek gerekmektedir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2385, K. 2024/1979, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama