KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1456
- Karar No
- 2025/1654
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ....-....
- Dosya no
- ....
- Karar no
- ....
- Başkan
- .... (...
- Üye
- .... (...
- Üye
- .... (...
- Katip
- .... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 12/05/2025
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- Davacı
- .......
- Vekilleri
- Av....
- Davalı
- .......
- Vekilleri
- Av.... Av....
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 10/09/2025
- İstinaf karar yazım tarihi
- 10/09/2025
Karar Metni
2.056 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;01/03/2024 tarihinde davacı .......
Şirketine ait ....... plakalı araçta hasar meydana geldiğini, araca bağlı dorsenin liftinin kırıldığını ve dorsenin doğrudan araç şasesinin üzerine düştüğünü, hasarın oluşmasında davacı şirketin yahut araç operatörünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, meydana gelen hasar ve değer kaybı, sigorta şartları kapsamında olduğundan zararın giderilmesi için gereken maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak taraflarına verilmesi gerektiğini,
meydana gelen kazanın sigorta poliçesi kapsamında olduğunu aracın sigorta poliçesinde "Poliçede belirtilen araç ve aracın üzerine fabrika çıkışında standart donanım olarak monte edilmiş her türlü ses, iletişim ve görüntü cihazları ile poliçede belirtilmeleri koşuluyla araçta standardının dışında yer alan, fabrika çıkışında veya sonradan ilave edilmiş aksesuar poliçe kapsamı içindedir." ifadeleri yer aldığını,
ardından hangi durumların sigorta poliçesi kapsamında olduğu sayılırken de " Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar" şeklinde belirtildiğinden işbu davaya konu olan araca bağlı dorsenin liftinin kırılmasının sigorta poliçesi kapsamında kaldığını bu nedenle davalı .......
Sigorta A.Ş.'ye başvuruda bulunulduğunu, başvuru dilekçesi ve istenilen belgelerin eksiksiz olarak karşı tarafa teslim edildiğini, davalı tarafından talepleri olumsuz değerlendirildiğini ve davacının zararının giderilmediğini, sonrasında Hukuki Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Olan Arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak anlaşmaya varılamadığı gibi nedenlerle haklı davanın kabulünü,
hasar miktarı ve değer kaybının yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde (gelecek kusur ve hesap raporu doğrultusunda) değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu andan itibaren artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL nin sigortaya müracaat tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığından görevli mahkemenin tüketiciyi koruma kanunu gereğince tüketici mahkemesi olduğunu ayrıca davacının taleplerini kabul etmemekle birlikte davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının aracında oluşan hasar kasko sigorortası kapsamı dışında olduğunu, davaya konu edilen sigortalı araçta gerçekleşen kazanın bu hallerden hiçbirisi sonucu olmadığını, aracın dorsesinin liftinin herhangi bir çarpma, çarpışma ya da maddede sayılan diğer haller etikisi ile değil ,
kendiliğinden kırıldığını, bu sebeple hasarın sigorta teminatı dahilinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gibi nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle.
"Somut olayda meydana gelen kazanın kasko genel şartlarındaki gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kaza niteliğinde olmadığı, sigortalı araçta gerçekleşen kazanın bu hallerin hiçbirisinin sonucu olmadığı, meydana gelen kazanın dosyadaki bilgi ve belgelere göre muhtemelen üzerine fazla yük yüklenmesi gibi bir sebepten kaynaklandığı,
davacının da "araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi" bir iddiasının bulunmadığı, rizikonun çarpma çarpışma gibi bir olay neticesinde oluşmadığı, söz konusu hasarın genel şartların A.1. ve A.4. Maddelerinde kaskonun teminat kapsamında belirtilen hasarlardan olmadığı, hasarın teminat dışı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle meydana gelen hasarın kasko sigortası teminatı kapsamında olmadığı gözetilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava, bir maddi tazminat davası olduğundan AAÜT 13/4. Maddesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilmiştir. " şeklinde davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. 01/03/2024 tarihinde müvekkili .......
Şirketine ait ....... plakalı araçta hasar meydana geldiğini, araca bağlı dorsenin liftinin kırıldığını ve dorsenin doğrudan araç şasesinin üzerine düştüğünü, müvekkilinin aracında meydana gelen zararın büyük olduğunu, kazanın sigorta poliçesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, taraflarınca sigorta şirketine yapılan başvurunun sigorta şirketi tarafından çarpma ve çarpışma olmaksızın meydana gelen olayın kasko sigortası genel şartları A1 maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden reddedildiğini ancak meydana gelen zararın ani ve harici bir olay sonucu sigortalının iradesi dışında gerçekleştiğini,
mahkemece fazla yük yüklenmiş ihtimali düşünülerek davanın reddedildiğini ancak bu değerlendirmenin dosya kapsamındaki delillerle örtüşmediğini, mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü, 326.890,84 TL hasar miktarı ve 50 TL değer kaybı tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini dilemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık; davacı hasarının teminat kapsamında olup olmadığına ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davalı vekili araca bağlı dorsenin liftinin kırılarak dorsenin doğrudan araç şasesi üzerine düştüğünü,meydana gelen kazanın değerlendirilmesiyle çarpma çarpışma olmaksızın Kasko Sigortası Genel şartlarının A.1 maddesinde teminat altına alınan kasko sigortası poliçesi kapsam ve konusu dışında kaldığından poliçe teminatı dışında olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, kazanın harici etki ile meydana gelmediği, genişletilmiş kasko teminatı kapsamında olmadığı, bu nedenle hasarın sigorta teminatı kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kasko Sigortasının kapsamı Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.1 maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Teminat dışında kalan zararlar da A.5 maddesinde sayılmıştır. Genel Şartların 5.8.maddesinde sigorta kapsamına giren bir olaydan doğmadıkça ve böyle bir olayla sonuçlanmadıkça taşıtın mekanik elektrik ve elektronik donanımında meydana gelen her türlü arızaların kırılmaların ve lastiklerde meydana gelen zararların teminat dışı olduğu açıklanmıştır.
Ancak bu durum zararın meydana geldiği mekanik, elektrik ve elektronik aksamıyla sınırlı olup bu zararların kendisi teminat dışı tutulmuştur. Hasarın bu aksamdan kaynakladığının kabulü halinde bu aksamın neden olduğu hasar teminat içinde alan şase ve kasanın hasarlanması ve sonuçlanmış ise rizikonun teminat içinde kaldığının kabulü gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 3. fıkrasında kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değilde, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarınn A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
TTK'nun 1429, 1453 göre mukavelede aksine hüküm bulunmadıkça sigortacı sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken sorumlu bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarların tazminiyle yükümlüdür. Taşıta sigortalı veya fiillerinden sorumlu bulunduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından kasten verilen zararların teminat dışında kalacağı hüküm altına alınmıştır. İlgi madde hükmünde de hasarın kasten verilmesi halinde teminat dışında kalacağı, ancak kusuru ile verilen hasarın teminat kapsamında olacağı anlaşılmaktadır.
TTK'nun 1410, 1421. Maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1409.maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına dair iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.4 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Sigortası Genel Şartları ve TTK 1448 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer. (Bkz.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/5091 Esas, 2014/4480 Karar sayılı ilamı)
Dosyada mevcut ekspertiz raporunda ve alınan bilirkişi raporunda, damperli dorsede kumun indirilmesi esnasında liftin koparak kırılması sonucu dorsenin düşmesiyle çekici aracın şasi kısmına düşerek hasar meydana getirdiği, çekici ve dorsede meydana gelen zararın oluştuğu ve bu zararın talep edildiği görülmektedir.
Dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, yük boşaltımı sırasında kamyon liftinin kopmasıyla araçta hasarın meydana geldiği anlaşılmıştır.
Olayda pistonun yerinden kırılması ile pistonda meydana gelen hasar teminat dışında olup, ancak bu nedenle piston dışında şasede, kasada vs. meydana gelen diğer zararların da teminat kapsamında olmasına göre mahkemece, hasar konusunda uzman tarafından verilen 25/03/2025 tarihli raporda piston dışında oluşan hasar miktarının tespiti yönünden ayrıntılı, gerekçeli, dosyadaki belgeler, ekspertiz raporu, sigorta poliçesi ve tüm deliller gözetilerek, hazırlanan rapor gereğince KDV dahil zararın 326.890.,84-TL olduğu anlaşılarak davacının bu zarar kaleminin kabulü gerekirken Reddi biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
(Bkz. aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/9134 Esas, 2021/9820 Karar; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/10776 Esas, 2014/9993 Karar sayılı ilamı)
Davalının temerrüdüne ilişkin olarak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1427/2. maddesinde" Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur." TTK'nın 1427/4 üncü maddesine göre ise "Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer." düzenlemeleri uyarınca tazminat talep hakkı bulunan sigortalı temerrüt tarihinden, davalı sigorta temerrüte düşürülmemiş ise dava tarihinden itibaren faiz talep etme hakkı bulunmaktadır.
Somut dosyamızda davacı taraf davalı sigorta şirketine 11/03/2024 tarihinde başvurmuş olup 26/04/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olup bu tarihten itibaren faiz hükmedilecektir.Davacı herne kadar dava dilekçesinde YASAL faiz istemiş ise de ıslah dilekçesi ile hem dava değerini artırıp hem de ıslahla faizin türünü ve nevini değiştirerek avans faiz istemesinde usul ve yasaya aykırı durum olmayıp, davanın ticari nitelikte olduğu ve bu haliyle uygulanacak faizin de avans faizi olmasına göre AVANS faize hükmedilmiştir.(Nitekim Yargıtay 17 Hd nin 2015/12193 esas 2018/6031 karar,2016/14813 esas 2017/8106 karar sayılı ilamları)
Davacı DEĞER KAYBI talebinde bulunmuştur. Davalı sigortacı tarafından sigortalı araçta kaza sebebiyle meydana gelen değer kaybı zararı, kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunmamaktadır. Taraflar arasında düzenlenen poliçe ile de bunun aksine bir düzenleme getirilmemiş; araç değer kaybının teminat kapsamına alınması konusunda bir anlaşmaya varılmamıştır. Bu durum karşısında davacının buna yönelik isteminin reddi gerekeceği anlaşılmıştır.(Yargıtay 17. HD 2015/6263 E 2015/14077 K )
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1456, K. 2025/1654, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama