KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1810
- Karar No
- 2025/1711
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ...-...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/06/2025
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- Davacı
- ......
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ......
- Vekili
- Av...
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- İstinaf karar tarihi
- 17/09/2025
- İstinaf karar yazım tarihi
- 18/09/2025
Karar Metni
1.425 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 13.05.2023 tarihinde saat 12:30'da müvekkilin kiracısı konumunda bulunduğu ...... Mah. ...... Cad.
No:....../A Selçuklu/KONYA adresindeki fabrikada şirket çalışanı ......'in sevk ve idaresindeki ...... ... tipi ...... plakalı iş makinesinin kullanımı ile meydana gelen kaza ile ilgili fabrikadaki kolonda kırılma meydana geldiğini ve maddi hasar oluştuğunu, oluşan hasar çerçevesinde iş yeri niteliğindeki fabrikanın dinamiğini kolonda ağır hasar meydana geldiğini,
davalı sigorta şirketinin Trafik Sigorta Poliçesinin sigorta konusu iş makinesi niteliğindeki aracın kullanımı sonucu meydana gelen zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ilgili sigorta şirketine başvuru tarihi olan 07.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte şimdilik 40.000 TL bedelin müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...... AŞ vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; davacının ileri sürmüş olduğu haksız ve mesnetsiz iddiaların reddi ile birlikte öncelikle davanın usulden reddine mahkemeniz aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle. "Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, taleple bağlı kalınarak, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297.
Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davasının kabulü ile. 120.000,00TL'nin temerrüt tarihi olan 30/08/2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. " şeklinde davacının, davasının kabulü ile.
120.000,00TL'nin temerrüt tarihi olan 30/08/2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın fabrika sahası içinde yer alan depo bölümünde gerçekleştiğini, kazanın karayolu bağlantısı olan fabrika sahasında değil, sahada yer alan kapalı ve özel olarak kullanıma ayrılan depo alanının ortasında gerçekleştiğini, bu nedenle yargılamaya konu dosyanın trafik kanunu kapsamı dışında olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, işveren müessesenin işyerinde veya yaptırdığı işlerin tüm süreçlerinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Madde 4-5-10-16-17'de belirtilen hususlara riayet edilmesi gerektiğini,
alınan raporlar arasında çelişkilerin bulunduğunu, çelişkilerin giderilmeden karar verildiğini beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Zararın teminat kapsamın dışında olduğu iddiası
2918 sayılı KTK’nın 85/I.maddesinde işletenin sorumlulukları düzenlenmiş “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” şeklindeki belirlenmiş, KTK.nın 91.maddesinde ise, İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur hükmü gereğince sigorta şirketinin de aynı zararlardan sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılar. Sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebilmesi için kazanın meydana geldiği yerin 2918 sayılı Yasanın 1. ve 2. maddesi kapsamında karayolu ya da karayolu sayılan yerlerden bulunması ve aracın işletilme halinde olması zorunludur.
Zararın karayolunda ya da karayolu sayılan yerlerde meydana gelmediği durumlarda, motorlu aracın işleteninin ve işletenin sorumluluğunu üstlenen motorlu aracın Zorunlu Trafik Sigortasını yapan sigorta şirketinin 2918 sayılı Yasanın 85. maddesi kapsamında sorumluluğunun olmayacağı açıktır.
Dava konusu kazanın meydana geliş şekli dikkate alındığında davalının sorumlu tutulabilmesi için kazanın karayolu veya karayolu sayılan yerler de meydana gelip gelmediğinin ve buna göre kazanın trafik kazası olup olmadığının tespiti gerekir.
2918 sayılı KTK.nın 2.maddesinde; “Bu Kanun, karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;
a) Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile,
b) Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da,
Bu Kanun hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenlemeye göre toplu trafiğin bulunduğu yerler ile, karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir. Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu açıdan köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur.
Somut olayda fabrika sahasının kara yoluyla bağlantısının bulunduğu, kara yolunun bir uzantısı olduğu, şantiye sahasına ç araç giriş ve çıkışının bulunduğu dikkate alındığında kazanın 2918 sayılı KYTK.nın 2.maddesi uyarınca kara yolu sayılan fabrika sahasında meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği kazanın meydana geldiği yolun, fabrika sahasının karayolu ile bağlantısını sağlayan karayolunun bir uzantısı olup 2918 sayılı KTK'nun 2. maddesi gereğince karayolu bağlantısı olduğundan meydana gelen zarar teminat kapsamındadır. 4 HD'nin yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir.
Nitekim Yargıtay 4 HD'nin 2021/4123 esas 2021/7103 karar, Yargıtay 17 HD'nin 2011/10428 esas 2012/3964 karar 2016/8926 esas 2017/2771 karar sayılı ilamı.
Kusura itiraz
Yapılan keşif neticesinde dosyanın bilirkişi İnşaat Mühendisi ......, Adli Trafik bilirkişisi ...... ve İş Güvenliği alanında uzman bilirkişi ...... ve Sigorta bilirkişisi Av. ...... tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; davaya konu olayın meydan geldiği. Konya İli, Selçuklu İlçesi, ...... Mahallesi, ...... caddesi No:....../A adresinde ve tapunun Konya İli, Selçuklu İlçesi, ......
Mahallesi, ... ada, Iparselde kayıtlı 56850,13 m2 alanlı tarla vasıflı taşınmaz üzerine yapılmış, tek katlı, 90,00 x 35,00 m ebadında 3.150,00 m2 inşaat alanlı prefabrik fabrikada gübre üretimi sırasındaki kaza. Olay yukarıda izah ettiğimiz şekilde olduğu, keşif mahallinin incelenmesi, olay yerinde kazadan sonra çekilen fotoğraflara ve diğer bilgi ve belgelere ve diğer tutanaklara göre; ...... ... Tipi ......
Plakalı İş Makinesi Sürücüsü Operatör ......” bu kazanın oluşumunda 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Kanunu 19/1-a, 19/2-a ve 19/2-c Maddelerinin ihlali ve 2918 sayılı KTK nun asli kusurlardan, 2918 sayılı KTK nun Madde-67 (Manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak.) Kural ihlali olup %100 (yüzde yüz) oranında kural ihlalinin olduğu;
Mahkeme dosyasına Karayolları Fen Heyetine tevdii edilerek bilirkişi sigorta alanında uzman ......, bilirkişi Makine Mühendisi ...... ve bilirkişi İnşaat Mühendisi ...... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Davacının sigortalı / sigortalı ettiren konumunda bulunduğu 2007 model, ...... ... tipi ...... plakalı iş makinesi 13/05/2023 tarihinde saat 12:30 sıralarında ...... sevk ve idaresindeyken ...... Mahallesi ...... Caddesi No: ...... Konya İli Selçuklu İlçesi adresindeki fabrika sahası içerisinde bulunan kolana geri geri gelirken çarpması neticesinde hadisenin meydana geldiği belirtilmekle itiraz yersizdir.
Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1810, K. 2025/1711, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama