İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/298 K.2025/1767

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar…

Esas2025/298Karar2025/1767Tarih26 Eylül 2025Okuma11 dk · 2.283 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Esas No
2025/298
Karar No
2025/1767
Karar tarihi
26 Eylül 2025
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
... - ...
Dosya no
...
Karar no
...
Başkan
..... (...
Üye
..... (...
Üye
..... (...
Katip
..... (...
İncelenen kararın mahkemesi
Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
26/11/2024
Numarası
... Esas ... Karar
Davacı
........
Vekilleri
Av..... Av.....
Davalı
1- ........
Vekili
Av.....
Davalı
2- ........
Vekilleri
Av..... Av......Av.....Av.....Av.....
Davalı
3- ........
Dava
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
İstinaf karar tarihi
26/09/2025
İstinaf karar yazım tarihi
26/09/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.283 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili 15.11.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı ........’ın sevk ve idaresindeki araç, müvekkilin oğlu ........'ın kullandığı araca çarparak maddi hasarlı ve yaralamalı bir trafik kazasına sebebiyet vermiştir. Kaza tespit tutanağında davalı ........'ın tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Kazadan sonra, davalı ........ A.Ş.’ye başvurulmuş, müvekkilin aracının pert olduğu tespit edilmiş ve sigorta tarafından düşük bir ödeme yapılmıştır.

Bu ödeme müvekkil tarafından ihtirazı kayıtla kabul edilmiştir. Davalıların arabuluculuk görüşmelerine katılmasına rağmen uzlaşma sağlanamamıştır. Müvekkilin aracının gerçek değerinin 800.000,00 TL civarında olduğu, ancak yapılan ödemenin 493.000,00 TL ile sınırlı kaldığı belirtilmiş ve bu eksik ödemenin tazmini için dava açılmıştır. Sonuç olarak, müvekkilin aracının pert olmasından kaynaklanan zararın (şimdilik ........

A.Ş. yönünden 1,00 TL’den sorumlu tutulması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesi talep edilmiştir.

Davalı ........ A.Ş. vekili 22/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ........ A.Ş., ........ plakalı aracı, dava konusu tarihte 120.000,00 TL teminat limitli bir zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalamıştır. Kaza sonrası davacıya ait aracın zararının tamamını kapsayacak şekilde 120.000,00 TL hasar bedeli ödenmiştir.

Ödemeye ilişkin Mutabakatname ve İbraname Formu'nda davacı, belirlenen rayiç değer ve tazminat bedeline mutabık olduğunu ve sigorta şirketini her türlü yükümlülükten ibra ettiğini beyan etmiştir. Davacının, sigorta poliçesi teminat limiti kapsamında kalan tüm zararının karşılanması sebebiyle müvekkil sigorta şirketine yönelik herhangi bir alacak talebi hukuka aykırıdır.

Ayrıca, davacının dava konusu taleplerinin KTK m.109 gereğince zamanaşımına uğramış olduğu ileri sürülerek, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesi talep edilmiştir.

Davalı ........ Sigorta A.Ş. vekili 30.09.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkil sigorta şirketine ait kasko poliçesi+ + bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Dava konusu taleplerin poliçe genel şartları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, "zenginleşme yasağı" ilkesi doğrultusunda zararın somut şekilde ispatlanmamış olması nedeniyle davanın reddi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.

Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder.

Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı ........ şirketinin ZMMS sorumlusu olduğu davalı ........ A.Ş.'nin kasko sorumlusu olduğu araç ile davacının maliki olduğu aracın çarpışması neticesinde aracın çarpması nedeniyle davacının aracında/ zarar meydana geldiği anlaşılmıştır.

Davacının davalı sigorta şirketi olan ........ A.Ş.'ne başvuruda bulunmadığı anlaşılmakla bu kapsamda anılan davalı aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

Öte yandan diğer davalılar ........, ........ A.Ş.'nin ise mahkememizce kabul edilen ATK kusur raporu doğrultusunda üzerlerine düşen sorumluluk bedellerini karşılamış olduğu anlaşıldığından davacının bu davalılar bakımından davasının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacının davalı ........ Sigorta A.Ş. aleyhine açtığı davanın sigorta başvuru şartı yerine getirilmediğinden reddine,

Davacının diğer davalılar ........ ve ........ A.Ş. aleyhine açtığı davanın esastan reddine" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada kusura ilişkin üç adet birbirinden farklı rapor ve resmi belge olmasına rağmen mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ATK raporunda yer verilen kusur raporunun hükme esas alındığını, bu hususun açıkça hukuka aykırı olduğunu, hesap bilirkişisi raporuna itirazları değerlendirilmeden hüküm tesis edildiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.

1-Davacının başvuru itirazının incelenmesinde:

2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde, 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde, 97.maddenin eski metninde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava açabilme hakkı mevcut iken;

26.04.2016 tarihli Resmi Gazete' de yayımlanan 6704 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile 2918 Sayılı Yasanın 97. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması ve bu başvurudan itibaren en geç 15 gün içinde başvurunun yazılı olarak cevaplanmaması veya cevabın talebi karşılamadığına dair uyuşmazlık olması durumunda zarar görenin dava açabileceği düzenlenmiştir.

Yukarıda maddede yapılan değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMMS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacakları, öncelikle sigortacıya tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvuracakları ve yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabileceklerinini düzenlendiği,bu hali ile trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanların sigortaya davadan açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvuruda bulunmak zorunda oldukları anlaşılmaktadır.

Dava açmak için yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerekmektedir. Bu sebeplerle davadan önce yazılı başvuruda bulunmak ve başvurudan itibaren 15 günlük sürenin geçmesi ZMMS sigortacısına tazminat davası açılmasının ön şartıdır. Bu husus anılan maddenin değişiklik gerekçesinde de vurgulanmıştır.

6100 Sayılı HMK 114. maddede dava şartları düzenlenmiş olup, 114/2. maddede de diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. Aynı kanunun 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

KTK'nın 97.maddesine değişiklik sonucu getirilen, dava açılmadan önce sigortaya başvuru şartı noksanlığının, dava açıldıktan sonra giderilebilecek bir dava şartı noksanlığı olup olmadığı hususunun değerlendirilmesinde ise, dava açılmadan önce davadaki talebe ilişkin olarak ilgili birime başvuru yapılmasına ilişkin olarak getirilen düzenlemeler, mahiyeti gereği mutlaka davadan önce yerine getirilmesi gereken bir dava şartıdır. Çünkü bununla amaçlanan dava yoluna başvurmadan uyuşmazlığın çözümünü sağlamak, yargı yolu ile taleplerin karşılanmasının maliyetini azaltmak ve yargıdaki iş yükünü azaltmaya yöneliktir.

Bu yol ile çözüm sağlanamadığı taktirde ancak dava yoluna gidilmelidir. Bu sebepledir ki dava açıldıktan sonra, bu dava şartının tamamlanabileceğinin düşünülmesi halinde kanun maddesinin mahiyetine ve kanunun getiriliş amacına aykırı bir durum söz konusu olacak ve yasanın amaçladığı hususu genişleterek yorumlamak söz konusu yasa maddesinin getirilmesi ile amaçlanan ilkeleri ihlal edeci nitelikte olacaktır.

Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.

Keza söz konusu değişikliğin madde gerekçesinde;

"2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda değişiklik yapılması suretiyle, trafik kazalarında zarar görenlerin daha hızlı ve eksiksiz tazminat alabilmesi ve yargı üzerinde oluşan yükün hafifletilebilmesini teminen zarar görenlerin sigorta şirketine başvurmasının ardından, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununun tahkime ilişkin başvuru şekli ve süresinin dikkate alınmasını öngören bir düzenleme Tasarıya yeni çerçeve 6 ncı madde olarak eklenmiştir." şeklinde belirtildiği,

KTK nın 97'nci maddenin değiştirilmeyen hâlindeki düzenlemede;

"Zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunulabileceği gibi dava da açabilir." hükmünün düzenlendiği yapılan değişiklikle sigortası kapsamında dava yoluna gitmeden önce ilgililerin sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğinin emredici bir şekilde düzenlendiği, yani başvuru yapmadan önce dava yoluna gidilemeyeceğinin, daha önce ihtiyari olan hususun bu sefer zorunlu bir başvuru haline dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 97. maddesinde yapılan değişiklik ile dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olduğunun belirtilmesi, zarar görene seçimlik bir hak tanınmamış olması nedeniyle bu hususun HMK'nin 114/2.maddesinde belirtilen diğer kanunlarda düzenlenen dava şartları kapsamında değerlendirilmesi ve yargılama esnasında tamamlanması mümkün olmayan dava şartı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.

Dava şartına aykırılık, HMK 115/2 madde uyarınca davanın usulden reddini gerektirir. Aksi durumun kabulü 6704 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin ruhuna ve amacına aykırı düşecek niteliktedir.

HER NE KADAR DAVACI TARAFÇA 97. MADDEDEKİ DÜZENLEMENİN SADECE ZMMS İLE İLGİLİ OLDUĞU BELİRTİLMEKTE İSE DE

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 100. maddesinde aynı kanunun 97. maddesinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigortası sigortacısına başvuru şartını düzenleyen maddenin ihtiyari mali sorumluluk sigortalarında da uygulanacağının açıkça düzenlendiği anlaşıldığından İTİRAZ YERSİZDİR. (benzer dairemizin 2024/1061 E.- 2024/1200 K.sayılı kararı)

Bu itibarla, ilk derece mahkemesince İhtiyati mali Mesuliyet Sigortasını düzenleyen davalı ........ Sigorta A.Ş. yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi doğrudur.

2- Kusura yönelik itirazda;

Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.

Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.

Dava konusu trafik kazasına ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında, ........ plakalı araç sürücüsü davalı sürücünün 2918 sayılı KTK'nın 46/c maddesini ihlal ettiği, davacıya ait ........ plakalı araç sürücünün ihlalinin bulunmadığı görüşünün bildirildiği, mahkemece adli trafik bilirkişinden alınan 15.02.2024 tarihli raporda, kazanın oluşumunda ........ plakalı araç sürücünün 2918 sayılı KTK'nın 46/c ve 52/1-b maddelerini ihall ettiği %75 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücünün ise aynı yasanın 52/1-b maddesini ihlal etmesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, adli trafik bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmıştır.

ATKn Trafik İhtisas Dairesinin 17.09.2024 tarihli raporunda kazanın oluşumunda, davalı sürücünün %50 oranında, davacıya ait araç sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu, yola giren porsuk hayvanının kazanın meydana gelmesinde %25 oranında etken olduğu kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Raporun, önceki raporların da incelenmek suretiyle hazırlanmış olduğu, raporun mevcut çelişkiyi giderir nitelikte ve yeterlilikte olduğu, hükme esas alınmasında bir yanlışlık bulunmadığı kanaatine varılmış olduğundan, itirazların reddi gerekmiştir.

3- Hesaba İtirazın incelenmesinde;

Davalı taraf gerçek zarardan sorumludur.

Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2.el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği , tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17.HD İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlendiği,

tamiri ekonomik olmadığı için piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2.el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değeri belirlenmiş belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edilerek ve davalı sigorta şirketince teminat limiti olan 120.000,00'nin davadan önce 21.07.2023 tarihinde ödendiği de dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesinde yanlış bulunmamaktadır. İtirazın reddi gerekmiştir.

ANCAK

Davacı tarafça, dava dilekçesinde, davalı ........ A.Ş. Yönünden 1,00 TL talep edildiği bildirilmiş olmasına rağmen, bu davalı lehine de dava değeri olan 10.000,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu hususa ilişkin İtirazın kabulü gerekmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden hüküm kurularak, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davacı vekilin istinaf başvurusunun KABULÜ ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;

1-Davacının davalı ........ Sigorta A.Ş. aleyhine açtığı davanın sigorta başvuru şartı yerine getirilmediğinden reddine,

2-Davacının diğer davalılar ........ ve ........ A.Ş. aleyhine açtığı davanın esastan reddine,

İlk Derece Yargılaması Yönünden;

3-Dava reddedildiğinden 427,60 TL maktu harcın pebin ödenen 269,85 TL'lik kısmı düşülerek eksik kalan 157,75 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı ........ Sigorta A.Ş.'nin yaptığı toplam 200,00 TL masrafın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davalı ........ A.Ş.'nin yaptığı toplam 200,00 TL masrafın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).

8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

9-Karardan sonra yapılacak masrafların davacı tarafa yüklenmesine

10-Davalı ........ Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

11-Davalı ........ A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

12-3.900,00 TL ATK ücretinin davacı tarafça ödenmediği anlaşıldığından bu ücretin suç üstü ödeneğinden karşılanmak suretiyle ilgili kuruma ödenmesine ayrıca 3.900,00 TL'nin davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydedilmesi hususunda harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

İstinaf Yargılaması Yönünden;

13-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,

14-Davacı ........ tarafından 1.169,40 TL istinaf başvuru gideri, 1.290,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere yapılan toplam 2.459,40 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

15-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 26/09/2025

..... Başkan ... e-imzalı

..... Üye ... e-imzalı

..... Üye ... e-imzalı

..... Katip ... e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/298, K. 2025/1767, 26 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Ancak
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/298
Karar No
2025/1767
Tarih
26 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/298 K.2025/2135
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/298 K.2025/695
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/299 K.2025/682
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/299 K.2025/730
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/300 K.2025/995
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/300 K.2025/735

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.