KÜNYE
T.C. Konya Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1375
- Karar No
- 2024/1579
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Dosya no
- ....
- Karar no
- ....
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ...
- Tarihi
- 30/05/2023
- Numarası
- ....... Esas - ....... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
3.661 kelime·18 dk okuma·7 bölüm
Av. ...
DAVANIN KONUSU
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 26/12/2024
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2024
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 26.06.2015 tarihinde “Reklam Veren Reklam Ajansı Hizmet ve İşbirliği” bayilik sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereği müvekkili şirketin, davalı şirketin logo tasarımı, kurumsal
kimlik kitabı tasarımı, kurum içi ve kurum dışı tüm basılı antetlerin ve materyallerin hazırlanması,
muhasebe evraklarının kurumsal yapıda hazırlanması, iki farklı versiyon katalog tasarımı, sunum-antet
tasarımı, kurumsal metnin hazırlanması ve çeviri hizmeti, postalama hizmetleri, marka tanıtım
takviminin oluşturulması, vizyon toplantılarına katkı sağlama, fotoğraf çekimi, web site arayüz görsel
tasarımı, web site temel ve yönetim yazılımı işlerini gerçekleştirdiğini, ancak davalının, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen işlerin matbaaya hazır olacak şekilde gönderilmediği, metin içerikli işlerde bekledikleri randımanı alamadıkları ve işlerin zamanında
teslim edilmediği gerekçesiyle sözleşme bedelini ödemediğini, davalı yanla akdedilen sözleşme bedelinin 61.500,00 TL + KDV olduğunu ancak davalının sözleşme ön ödemesi olarak 16.400,00 TL + KDV ödediğini, ayrıca Temmuz ayına ait 2.072,99 TL+ KDV ödediğini, bunun dışında ödeme yapmadığını, müvekkilince, davalı tarafın kurumsallaşma ve marka tasarımları konusundaki gerekli tüm
tasarımlarının % 90 oranında tamamladığını, davalının TBK hükümleri
gereği temerrüde düştüğünü, sözleşme bedelinden kalan 52.709,00 TL'yi davalının ödemesi gerektiğini, davalı hakkında Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ....... E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ankara Mahkemeleri yetkili olduğundan yetki itirazında bulunduklarını, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili ile davacı şirket arasında hayvan
aşıları üretme ve bu aşıları üretmek için gerekli laboratuvarı kurma faaliyeti kapsamında tanıtıcı
animasyon ve katalog yapımı konusunda yapılan görüşmeler sonucunda tarafların
anlaşma ihtimaline binaen davacı şirketin vereceği hizmetin kalitesi ve standartları hususunda bilgi
sahibi olmak amacı ile davacı şirketin önerisi üzerine davacı şirket tarafından örnek çalışma ürünler
yapıldığını, bu örnek çalışmalar için de müvekkili tarafından davacıya toplamda 26.873,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilince yapılan bu
ödemelerin davacının dava dilekçesinde dayandığı sözleşme için değil ön çalışmalar, örnek çalışmalar ve demo ürünler için yapıldığını, davacının özensizce hazırladığı
ürünlerin müvekkili şirketçe yeterli görülmemesi üzerine taraflar arasında sözleşme imzalanmadığını,
davacı dava dilekçesinde sözleşmeye dayanmış ise de sözleşmenin müvekkili şirketi temsile yetkili kişilerce imzalanmadığını, sözleşmede mevcut imzanın şirketin rızası ve bilgisi dışında taklit edilmiş olduğunu, tek yanlı ve taraflı hazırlanan e-posta yazışmalarını ve içeriklerini imzalanan bir delil sözleşmesi olmaması nedeniyle kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme varsa dahi; davacı şirketin, iddia ettiğinin aksine sözleşmeden doğan edimlerinin hiçbirini yerine getirmediğini, davacı şirketin işin % 90’ını bitirdiğine dair iddiasının asılsız olduğunu, davacı şirketin sadece ön
çalışmalar sonucunda demo ürünler yaptığını ve ön çalışmaların karşılığı olan ücretin de davacıya ödendiğini savunarak, davanın reddini ve %20 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;" Taraflar arasında görülmekte olan davanın: Davacı ile davalı arasında akdedilen 26/06/2015 Tarihli "Reklamveren davalı ......... ....... Sanayi Sağlık İnş. Ve Tic. Ltd. Şti'nin Biyoteknoloji ile üretilern ürününün/hizmetinin reklamı için verilecek hizmetlerin tanımlanması ve ne şekilde işletileceği, çalışma şekli ve koşulları, üretilen reklam eserleri üzerindeki hakların sahipliğinin belirlenmesi" işi(sözleşme niteliği itibariyle 6098 Sayılı TBK 470 ve devamı maddeleri gereğince eser sözleşmesine vücut verdiğine kanaat edilmiştir) gereğince davacı yüklenicinin ödenmediği iddia edilen ücretin tahsili amacıyla başlatmış olduğu ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise; davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, taraflar arasındaki 26/06/2015 tarihli sözleşmesinin akdedilip edilmediği, davacı yüklenicinin edimini yerine getirip getirmediği, davacı yüklenicinin hak kazanmış olduğu bir ücret olup olmadığı, var ise miktarı ve davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
1.GÖREV DAVA ŞARTI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşme 6100 Sayılı TBK'nın 470 ve davamı maddeleri gereğince eser sözleşmesi olması sebebiyle mutlak ticari davaya vücut vermemekte ise de gerek davacı gerekse de davalının 6102 Sayılı TTK'nın 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişi tacir olması ve sözleşmeye konu için ticari işletmeleriyle alakası olması sebebiyle eldeki davanın nispi ticari davaya vücut verdiği ve Mahkememizin görevli olduğuna kanaat edilmekle işin esasına geçilmiştir.
2.İCRA DOSYASI VE HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: T.C. Konya.... İcra Müdürlüğünün .......
Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde davacı şirket tarafından davalı hakkında 52.709,00 TL alacak aslı ve 13.217,68 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 65.217,68 TL üzerinden 05/12/2018 tarihinde Örnek-7 ilamsız icra takibine geçildiği, davalı şirket tarafından yasal süre içerisinde borca yapılan itiraz üzerine takibin 28/12/2018 tarihinde yetki yönünden durdurulmasına karar verildiği, borçlu itirazının alacaklıya tebliğ edilmediği, yukarıda detayı verilen T.C.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 21/06/2018 Tarih ve ....... Esas-....... Karar sayılı ilamı ve eldeki dava tarihi nazara alındığında itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığına kanaat edilerek işin esasına geçilmiştir.
3.PASİF HUSUMET DAVA ŞARTI YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Dosya içerisinde yer alan 26/06/2015 Tarihli Sözleşmenin incelenmesinde iş sahibinin ......... ....... Sanayi Sağlık İnş. Ve Tic. Ltd. Şti olduğu, yüklenicinin ise ....... İletişim Hizmetleri İç ve Dış Tic. Ltd. Şti olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirket tarafından sözleşmede bahsi geçen ve icra takibinde borçlu olarak adı geçen şirketin ......... ....... Sanayi Sağlık İnş. Ve Tic. Ltd. Şti olmasına rağmen eldeki davanın ......... Araştırma ve Tic. A.Ş'ye yöneltildiği, ....... ... A.Ş ile davacı ....... ... Ltd. Şti arasında akdedilen herhangi bir sözleşme olmaması sebebiyle ....... ... A.Ş'ye husumet yöneltilemeyeceği savunması ileri sürülmüştür.
Dosya içerisinde yer alan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 29/09/2017 Tarih ve ....... Sayılı Gazetesinin .... Sayfasının incelenmesinde ......... ....... Sanayi Sağlık İnş. Ve Tic. Ltd. Şti'nin unvan değişikliğine giderek ......... Araştırma ve Tic. A.Ş unvanını aldığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Yine her ne kadar davalı şirket aşamalardaki savunmalarında 26/06/2015 tarihli sözleşme altında bulunan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasıyla imza incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de.
26/06/2015 tarihli sözleşmenin Ajans Hizmet Bedeli başlıklı maddesinin incelenmesinde sözleşme bedelinin KDV dahil olmak üzere 75.000,00 TL üzerinden götürü bedel olarak kararlaştırıldığı, hizmet bedelinin 20.000,00 TL'sinin davacı şirkete "peşin olarak" ödeneceği, 55.000,00 TL'sinin ise aylık olarak ödemeyi taahhüt ettiği kararlaştırılmıştır. Dosya içerisinde yer alan T.C. .......
Bankasının 29/06/2015 Tarihli İnternet Bankacılığı üzerinden yapılan EFT'ye ilişkin dekont ayrıntısının incelenmesinde göndericisinin ......... ....... Sanayi Sağlık İnş. Ve Tic. Ltd. Şti olduğu, alıcısının ....... İletişim Hizmetleri İç ve Dış Tic. Ltd. Şti olduğu, EFT tutarının 26/06/2015 tarihli sözleşmede kararlaştırılan peşin ödeme tutarı olan 20.000,00 TL olduğu ve EFT açıklamasında "EFT .......
Hizmet Sözleşmesi Peşinatı" açıklamasıyla gönderildiği, bu ödemenin taraflar arasında akdedilen 26/06/2015 tarihli sözleşme bedelinin peşinatı olan 20.000,00 TL'ye istinaden yapıldığı anlaşılmış, yukarıda detayı verilen T.C.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 21/03/2016 Tarih ve 2015/15336 Esas-2016/5077 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında davalının 26/06/2015 tarihli sözleşme gereğince peşin olarak ödemesi kararlaştırılan ücreti hizmet bedeli peşinatı açıklamasıyla davacıya göndermesi akabinde davalı şirketin unvan değişikliği sonrasında sözleşme altında bulunan imzayı inkar etmesinin 4721 Sayılı TMK'nın 2. Maddesinde yerini bulan dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğine kanaat edilmekle davalının bu yöndeki savunmasında da itibar edilmemiştir.
4.İCRA DAİRESİNİN YETKİSİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı icra takibine itirazında Konya İcra Dairelerinin yetkisiz olduğu ve Ankara icra dairelerinin yetkili olduğu yönünde savunmada bulunmuş ise de yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/05/2021 Tarih ve .... Esas-....
Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere davalının yetki itirazının hadise şeklinde incelenmesi gerektiği, yine yukarıda izah edildiği üzere davacı ile davalı arasında 26/06/2015 tarihli akdi ilişkinin geçerli olduğu, bu sebeple eldeki davanın yüklenicinin meydana getirdiği iş sebebiyle ücret alacığına dayalı icra takibi olması sebebiyle 6100 Sayılı Kanunun 10. Maddesi ile 6098 Sayılı TBK'nın 89/1 maddesi gereğince Konya İcra Dairelerinin yetkili olduğuna kanaat edilmekle davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiş ve işin esasına geçilmiştir.
5.DAVACI TARAFINDAN SÖZLEŞME GEREĞİNCE İFA EDİLEN İŞ MİKTARININ BELİRLENMESİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce taraflar arasında akdedildiği kabul edilen 26/06/2015 tarihli sözleşme gereğince davacının ne miktarda iş/eser meydana getirdiğinin tespiti hususunda bilirkişi heyet raporları aldırılmış, 21/09/2021 Tarihli Kök Rapor ile tarafların kök rapora itirazı üzerine alınan 10/12/2021 Tarihli Ek raporda özetle taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacının yerine getirmiş olduğu iş miktarının tüm sözleşme nazara alındığında %70 oranında olduğu rapor edilmiş olup söz konusu bilirkişi kök ve ek raporunun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
6.TARAFLARIN TİCARİ DEFTER VE BELGELERİNİN İNCELENMESİNDE:
(a) Davacının Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesini İçerir 26/02/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda.
Davacı şirket ile davalı şirket arasında 2015 yılında gerçekleşmiş olan ticari ilişki hasıl olduğu, başkaca bir ticari ilişki olmadığı, davalı şirket ile davacı arasındaki alışverişin davalı şirketin 20.000,00 TL ödemesi ile başlamış olduğu, daha sonra davacı şirket tarafından davalı şirkete 4 seferde olmak üzere toplam tutarları 9.400,02 TL fatura düzenlenmiş olduğu, bu faturalara karşılık davalı şirket tarafından davacı şirkete 2.527,00 TL daha ödeme yapılmış olduğu rapor edilmiş olup, davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan total ödemenin 22.527,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacının ticari defter ve kayıtlarına göre 22.527,00 TL ödeme yapılmasına rağmen davacı tarafından toplamda 9.400,02 TL fatura düzenlenmesi sebebiyle davalı 13.126,98 TL alacaklı olarak görünmekte ise de yukarıda detayı verilen 21/09/2021 Tarihli Kök Rapor ile tarafların kök rapora itirazı üzerine alınan 10/12/2021 Tarihli Ek raporda davacı tarafından yapılan iş miktarının %70 oranında olduğu,
farkın ise bakiye kalan ve yapılan iş yönüyle davacı tarafından fatura kesilmemesinden kaynaklandığına kanaat edilmiş ve %70 iş tamamlanma oranı üzerinden davacının hak ettiği ücret hesaplanmış ve bu tutardan davalı tarafından yapılan ödemeler mahsup edilerek davacının herhangi bir alacağı olup olmadığı hesap edilmiştir.
(b) Davalının Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesini İçerir 26/12/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Usulüne uygun ihtara rağmen davalı şirket tarafından ticari defter ve belgelerin ibrazından kaçınılmış olup yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/01/2022 Tarih ve ....... Esas-.... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 23/01/2017 Tarih ve 2016/4087 Esas-2017/261 Karar sayılı ilamı emsal alınarak davacının ticari defter ve belgeleri üzerinden kayıtlara itibar edilmiştir.
7.DAVALININ TEMERRÜT TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Dosya içerisinde yer alan T.C. Konya 11. Noterliğinin 18/02/2016 Tarih ve ....... Yevmiye Nolu İhtarnamesinin incelenmesinde sözleşme gereğince verilen hizmete rağmen ücretin ödenmediği iddiasıyla davacı tarafından davalıya ihtar çekildiği, ihtarnamede ödenmesi gereken ücretin "3 iş günü" içerisinde belirtilen hesaba havale edilmesinin talep edildiği, söz konusu ihtarın ise davalıya 22/02/2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, tebliğ evrakı ve ihtarnamede verilen 3 iş günü ödeme süresi nazara alındığında davalının 25/02/2016 tarihi itibariyle temerrüde düşmüş olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
8.HESAP RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Taraflar arasındaki sözleşmede bedelin 6098 Sayılı Kanunun 480/1 maddesi gereğince 75.000,00 TL(KDV Dahil) götürü usulü kararlaştırıldığı anlaşılmakla yapılan iş bu bedel oranlanmak(işin %70'i tamamlandığından bu oran üzerinden sözleşme bedeli oranlanarak hak edilen tutar hesaplanacak) ve davalı tarafından yapılan ödeme tutarı 22.527,00 TL'lik kabul edilip mahsup edilmek suretiyle temerrüt tarihi 25/02/2016 itibariyle davacının talep edebileceği alacak miktarının(takip öncesi işlemiş faiz ve ferileriyle birlikte/icra dosyasında yasal faiz oranı talep edildiği göz önünde bulundurularak)
hesaplanması hususunda İcra Ve İflas Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılmış, 21/03/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda yukarıda detayı belirtilen kalemler üzerinden yapılan hesaplama neticesinde davacının talep edebileceği alacak aslı tutarının 29.973,00 TL, takip öncesi işlemiş faiz alacağının ise 7.494,07 TL olduğu rapor edilmiş, söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
9.NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde. Davacı ile davalı arasında 26/06/2015 Tarihli "Reklamveren davalı ......... ....... Sanayi Sağlık İnş. Ve Tic. Ltd.
Şti'nin Biyoteknoloji ile üretilern ürününün/hizmetinin reklamı için verilecek hizmetlerin tanımlanması ve ne şekilde işletileceği, çalışma şekli ve koşulları, üretilen reklam eserleri üzerindeki hakların sahipliğinin belirlenmesi" işi hususunda 6098 Sayılı TBK 470 ve devamı maddeleri gereğince eser sözleşmesi akdedildiği, sözleşmede yapılan işe rağmen kararlaştırılan ücretin ödenmediği iddiasıyla davacı tarafından ilamsız icra takibine geçildiği, borca yapılan itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, 6100 Sayılı Kanunun 480/1 maddesi gereğince sözleşme bedelinin KDV dahil götürü ücret olarak kararlaştırıldığı,
21/09/2021 Tarihli Kök Rapor ile tarafların kök rapora itirazı üzerine alınan 10/12/2021 Tarihli Ek raporda ifade edildiği üzere taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacının yerine getirmiş olduğu iş miktarının tüm sözleşme nazara alındığında %70 oranında olduğu, davalının ticari defter ve belgelerinin ibrazından kaçındığı, davacının incelene defterlerinde davalı tarafından toplamda 22.527,00 TL'lik ödeme yapıldığının anlaşıldığı, yukarıda detayı verilen T.C.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 22/02/2017 tarih ve 2016/4275 Esas-2017/727 Karar sayılı ilamı gereğince davalının yapmış olduğu ödemeleri ispat etmesi gerektiği, kabul edilen bu tutar dışında davalı tarafından yapılan ödemeye ilişkin bir iddia olmadığı gibi bir ispat vasıtası da sunulmadığı,
taraflar arasındaki sözleşmede bedelin 6098 Sayılı Kanunun 480/1 maddesi gereğince 75.000,00 TL(KDV Dahil) götürü usulü kararlaştırıldığı anlaşılmakla yapılan iş bu bedel oranlanmak(işin %70'i tamamlandığından bu oran üzerinden sözleşme bedeli oranlanarak hak edilen tutar hesaplanacak) ve davalı tarafından yapılan ödeme tutarı 22.527,00 TL'lik kabul edilip mahsup edilmek suretiyle temerrüt tarihi 25/02/2016 itibariyle davacının talep edebileceği alacak miktarının(takip öncesi işlemiş faiz ve ferileriyle birlikte/icra dosyasında yasal faiz oranı talep edildiği göz önünde bulundurularak) hesaplanması hususunda aldırılan 21/03/2023 Tarihli
Bilirkişi Raporunda davacının talep edebileceği alacak aslı tutarının 29.973,00 TL, takip öncesi işlemiş faiz alacağının ise 7.494,07 TL olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile T.C. Konya.... İcra Müdürlüğünün .......
Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin alacak aslı 29.973,00 TL ve takip öncesi işlemiş faiz 7.494,07 TL olmak üzere toplam 37.467,07 TL üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.
10.İCRA İNKAR VE KÖTÜNİYET TAZMİNATI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Yukrıda detayı verilen T.C. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 02/06/2021 Tarih ve ....... Esas-....
Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere eser sözleşmesinden kaynaklanan ücret alacağının likit olmadığı ve davacının reddedilen kısım yönüyle icra takibine geçmesinde kötüniyetli olduğu da ispat olunamadığından davanın kabul edilen kısım yönüyle yasal şartların oluşmadığına kanaat edilmekle davacının icra-inkar tazminatı talebinin reddine, davanın reddedilen kısım yönüyle: yasal şartların oluşmadığına kanaat edilmekle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Konya....
İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin alacak aslı 29.973,00 TL ve takip öncesi işlemiş faiz 7.494,07 TL olmak üzere toplam 37.467,07 TL üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, kabul edilen kısım yönüyle davacının icra-inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönüyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Yetkili mahkemenin müvekkili davalının ikametgahının bulunduğu Ankara Mahkemeleri olduğunu, TBK kapsamında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının icra takibini ......... Araş. Vet. Aşı San. Sağ. İnş. Ltd. Şti.'ye karşı başlattığını, davanın ......... Araştırma ve Tic. A.ş.'ye karşı açıldığını, bu nedenle ......... Araştırma ve Tic.
A.Ş.'nin davada husumetinin bulunmadığını, davacının alacağının zamanaşımına uğradığını, davacı ile ......... Araş. Vet. Aşı San. Sağ. İnş. Ltd. Şti. ve ......... Araş. ve Tic. A.Ş. arasında akdedilmiş bir sözleşme mevcut olmadığını, ......... Araş. Vet. Aşı San. Sağ. İnş. Ltd.
Şti. ile davacı arasında tanıtıcı animasyon ve katalog yapımı konusunda görüşmeler yapıldığını, davacı şirketin vereceği hizmetin kalitesi ve standartları hususunda bilgi sahibi olmak amacı ile davacı şirketin önerisi üzerine davacı şirket tarafından örnek çalışma ürünleri yapıldığını, bahsi geçen örnek çalışmalar için de ......... Araş. Vet. Aşı San. Sağ. İnş. Ltd.
Şti. tarafından davacıya toplamda 26.873,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemelerin ön çalışmalar, örnek çalışmalar ve demo ürünler için yapıldığını, örnek olarak hazırlanan ürünler şirket tarafından tanıtım faaliyeti için yeterli görülmediğini ve davacı şirket ile sözleşme imzalanmadığını, davacının sözleşmenin aslını sunmadığını, tek yanlı ve taraflı hazırlanan e-posta yazışmalarının ve içeriklerinin imzalanan bir delil sözleşmesi olmaması nedeni ile kabul edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme varsa dahi;
davacı şirketin iddia ettiğinin aksine sözleşmeden doğan edimlerinin hiçbirini yerine getirmediğini, olmayan bir sözleşmenin feshinin hukuken mümkün olmadığını ve olmayan sözleşmeden yola çıkılarak ayıplı mal bildiriminde bulunmak da mümkün olmadığını, hatalı olarak tanzim edildiği halde hükme esas alınan 21.09.2021 tarihli kök ve 10.12.2021 tarihli ek bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, taraflar arasında imzalanan bir sözleşme varmış gibi bilirkişi raporu alındığını, 26.02.2023 tarihli bilirkişi raporu ile de davanın haksızlığının ortaya çıktığını,
davacı şirket yetkilisi tarafından müvekkil şirket ile aralarında 2016 yılında herhangi bir hareket ve dolayısıyla başkaca bir kaydın olmadığının ifade edildiğini, ortada olmayan ve imzalanmayan bir sözleşmeden yola çıkarak başlatılan icra takibinin haksızlığını bizzat şirket yetkilisi tarafından ikrar edildiğini, davacı tarafından, Konya....
İcra Müdürlüğü'nce başlatılan icra takibinde sözleşme bedeli üzerinden dahi takip başlatılmamışken bilirkişi tarafından sözleşmede belirtilen bedel üzerinden tamamlama oranına göre alacağın belirlenmesnin hukuka aykırı olduğu gibi taleple bağlılık ilkesine dahi aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda işlemiş faizin takip tarihinden dava tarihine kadar hesaplanmasının da hatalı olduğunu, kötüniyet tazminatı talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, Eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli alacağının tahsiline yönelik ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalı ile arasında 26.06.2015 tarihli “Reklam Veren – Reklam Ajansı Hizmet ve İşbirliği” sözleşmesi yapıldığı, sözleşme kapsamında işlerin %90'nın yerine getirildiği, ancak davalının bakiye iş bedelini ödemediğini, davalı hakkında yapılan takibe de kötüniyetli olarak itiraz edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı taraf ise aralarında sözleşme imzalanmadığını, davalı ile görüşmeler yapıldığını ve örnek ürünler hazırlandığını, örnek ürünler beğenilmediğinden de sözleşme imzalanmadığını, yapılan ödemelerin ise örnek olarak hazırlanan işler ilişki olduğunu, kaldı ki sözleşmenin kabulü halinde ise davacı tarafça sözleşmeye konu işlerin yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık, takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili olup olmadığı, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunup bulunmadığı, sözleşme bulunması halinde tarafların edimlerini ifa edip etmediklerine göre davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı taraf, davalı ile arasında imzalandığını belirttiği 26.06.2015 tarihli sözleşme sureti sunmuşsa da mahkemece talep edilmesi üzerine sözleşme aslının davalı tarafta bulunduğunu belirtmiş ve sözleşme aslı dosyaya sunulmamıştır. Ancak mahkemece, dosya içerisinde yer alan T.C. ....... Bankasının 29/06/2015 Tarihli İnternet Bankacılığı üzerinden yapılan EFT'ye ilişkin dekont ayrıntısının incelenmesinde göndericisinin ......... ....... Sanayi Sağlık İnş. Ve Tic. Ltd.
Şti olduğu, alıcısının ....... İletişim Hizmetleri İç ve Dış Tic. Ltd. Şti olduğu, EFT tutarının 26/06/2015 tarihli sözleşmede kararlaştırılan peşin ödeme tutarı olan 20.000,00 TL olduğu ve EFT açıklamasında "EFT .......
Hizmet Sözleşmesi Peşinatı" açıklamasıyla gönderildiği, bu ödemenin taraflar arasında akdedilen 26/06/2015 tarihli sözleşme bedelinin peşinatı olan 20.000,00 TL'ye istinaden yapıldığı anlaşılmakla, davalı şirketin unvan değişikliği sonrasında sözleşme altında bulunan imzayı inkar etmesinin 4721 Sayılı TMK'nın 2. Maddesinde yerini bulan dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğine anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince, davalının bu yöndeki savunmasına da itibar edilmemesi doğru olmuştur.
Ayrıca, tarafların her ikisi de tacir ve davanın da tarafların ticari işletmelerinden kaynaklanması nedeniyle davanın nisbi ticari dava olduğu ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu, davalı husumet itirazında bulunmuş ise de ......... ....... Sanayi Sağlık İnş. Ve Tic. Ltd. Şti'nin unvan değişikliğine giderek ......... Araştırma ve Tic. A.Ş unvanını aldığı ve davada husumetinin bulunduğu, taraf arasında yazılı olarak yapılmış eser sözleşmesi bulunması nedeniyle HMK 10. ve TBK 89/1.maddesi gereğince davacı alacaklının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemelerinin yetkili olduğu, davalının mahkemenin görevine, icra dairesi ve mahkemenin yetkisine, husumete yönelik itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 6098 sayılı BK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1.).
Sözleşmede iş bedeli toplam olarak kararlaştırıldığından götürü bedellidir. Götürü bedelli sözleşmelerde 6098 sayılı TBK’nın 480 ve devamı maddelerine göre yüklenici işi götürü bedelle yapmak zorundadır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında götürü bedelli işlerde işin tamamının yapılmamış olması halinde hakedilen bedelin; gerçekleştirilen imalâtın, işin tamamına göre fiziki oranının tespit ve bu oranın götürü bedele oranlanmak suretiyle hesaplanacağı kabul edilmektedir.
Yüklenicinin işe devam etmemesi ya da iş sahibince devam ettirilmemesi halinde yüklenici işi tamamlamasa dahi gerçekleştirdiği kısmın bedelini iş sahibinden talep edebileceğinden, işin tamamlanan kısmının bedeli belirlenip davacıya fazla yaptığı ödeme miktarının iadesi gerekmektedir.
Davalı tarafın e-mail yazışmalarındaki 36 sayfadan oluşan kurumsal kimlik kitap olarak adlandırılan kitap gönderdiklerini, ancak matbaada basılamadığını, internet ortamından da iki katolog eksizleri ve logo gönderildiğini ancak beğenmediklerini söylemekle işlerin bir kısmının davacı tarafından teslim edildiğini kabul etmiştir.
Bu kapsamda bilişim uzmanı bilirkişilerden alınan rapor ve ek raporda işlerin %70'inin tamamlandığı, tasarım çalışmalarına ilişkin dosya oluşturma tarihinin 2015 yılı Temmuz-Ekim döneminde yapıldığı ve tasarım çalışmalarına ilişkin dosya oluşturma tarihinin gerçeği yansıttığına yönelik beyanlarını içerir rapor sundukları anlaşılmakla mahkemece de iş bu usul ve yasaya uygun rapor ve ek rapor uyarınca işin tamamlanma oranının %70 olarak kabulü ile ve götürü bedelli sözleşme ve iş bedeli KDV dahil 75.000,00 TL olarak kabul edilerek işin tamamlanma oranı üzerinden ve davalı tarafından davacıya ödendiği anlaşılan 22.570,00 TL mahsup edildiğinde,
davacının bakiye 29.973,00 TL alacağı bulunduğu anlaşıldığından davacının 29.973,00 TL asıl alacak talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur.
Ayrıca, dosya içerisinde yer alan T.C. Konya ..... Noterliğinin 18/02/2016 Tarih ve ....... Yevmiye Nolu İhtarnamenin davalı tarafa 22/02/2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ihtarnamede ödenmesi gereken ücretin "3 iş günü" içerisinde belirtilen hesaba havale edilmesinin talep edildiği ve davalının lütuf süresi olarak verilen bu 3 iş gününden sonra 25/02/2016 tarihi itibariyle temerrüde düşmüş olduğu anlaşılmakla, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar 7.494,07 TL hesaplanan işlemiş faize hükmedilmesi de doğrudur.
Davacının reddedilen kısım yönüyle icra takibine geçmesinde kötüniyetli olduğu davalı tarafça ispatlanamadığından ve bu anlamda davanın reddedilen kısmı yönüyle yasal şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi de ayrıca doğrudur.
Bu itibarla; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/1375, K. 2024/1579, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama