KÜNYE
T.C. Konya Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/450
- Karar No
- 2024/444
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ,. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/11/2021
- Numarası
- Esas - Karar
- Davacı
- ... -... ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ... -
Karar Metni
2.178 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
Av. ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 25/04/2024
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 25/04/2024
Dairemizin 03/03/2022 tarih ve ... Esas - .... Karar sayılı kararının Yargıtay .. Hukuk Dairesinin 14/11/2023 tarih ve ....Esas -.... Karar sayılı ilamıyla bozularak Dairemize gönderilmesi üzerine dosyanın yapılan incelenmesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının inşaat ve benzeri çeşitli sektörlerde çalıştırmak amacıyla HK 105 L6+L5 tipi vinç yapımı için 10.03.2017 tarihinde davalıyla eser sözleşmesi yaptığını, vincin davacıya 31.05.2017 tarihinde teslim edildiğini ancak vincin kullanılmaya başlandıktan sonra arıza verdiğini, davalı tarafa bu durumla ilgili bilgi verildiğini, tüm arızaların servis formları ile davalının yönlendirdiği servis tarafından tespit edildiğini, vincin tamiri için gelen yetkili servis tarafından,
kırma kollarındaki ayıbın boşluklara elle demir kaynatılarak gidereleceğinin davacının çalışanlarına söylenerek bu şekilde tamirata girişildiğini, bu durumdan müvekkilinin sonradan haberinin olduğunu, vinç tamir edilmeye çalışılsa da aynı arızanın devam ettiğini, üretilen vinçteki ayıpların haricen görülebilmesi ve bilinmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından İzmir .. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ....
D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile tespit yaptırıldığını, eserdeki bu ayıpların giderilmesinin mümkün olmadığının anlaşıldığını, beklediği faydayı sağlayamayan davacının daha hafif işlerde kullanılmak üzere 389.400,00 TL'ye yaptırmış olduğu vinci 250.000,00 TL'ye satmak zorunda kaldığını ve zarara uğradığını ileri sürerek,
belirlendiğinde arttırılmak üzere ayıp nedeniyle bedelden yapılacak indirim miktarından şimdilik 100,00 TL'nin teslim tarihi olan 31.05,2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, ayrıca vincin çalışmaması nedeniyle kazanç kaybı olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin arıza tarihi olan 28/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş.
01.04.2024 tarihli talep arttırım dilekçesinde; atış bedelinde indirim miktarı yönünden talebini 38.437,00 TL olarak belirli hale getirmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında 10/03/2017 tarihli vinç yapım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin teknik özellikleri yazılı vinci imal ederek sağlam, çalışır ve teknik özelliklerine uygun şekilde davacıya 31/05/2017 tarihinde teslim ettiğini, vinci teslim alan davacının uzun bir süre kullandıktan sonra kullanım hatasından kaynaklanan sebeplerle servise başvurduğunu, müşteri memnuniyeti kapsamında kullanım hatasından kaynaklanmakla birlikte şikayetlerinin giderildiğini ve vincin davacıya teslim edildiğini, ayıp iddiasını kabul etmemekle birlikte,
davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığından eseri kabul etmiş sayılacağını, servis raporlarında gösterilen arızaların tamamının kullanıcı hatasından kaynaklandığını, imalattan kaynaklanan bir hata olmadığını, ayrıca davacının vinci servise götürme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının bir buçuk yıl kullandıktan sonra daha düşük bedelle vinci satmasının normal olduğunu, ayrıca kazanç kaybı iddiasının ispat edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Mahkemece yapılan yargılama ve değerlendirme neticesinde, alınan bilirkişi raporları ve sunulan tüm bilgi ve belgeler kül halinde incelendiğinde davaya konu vinçte ayıp durumunun söz konusu olmadığı, yine vincin çalışmamasından dolayı zarara uğranıldığı iddia edilmiş ise de bu iddianın soyut nitelikte olduğu ve ispatlanamadığı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sözleşmeye konu mala ilişkin servis raporlarında birden fazla ayıbın belirli olduğunu, delil tespiti raporunda da bahsi geçen ayıpların gizli ayıp olarak tespit edildiğini, tespit edilen hususlarla ilgili kullanıcı hatasının bulunmadığını, imalattan kaynaklanan gizli ayıp olduğunu, iddianın tespit raporu ve dinlenen tanık beyanlarıyla ispatlandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit dosyasında alınan rapor ve iddiaların değerlendirilmediğini, söz konusu ayıp giderilmiş olsa da ayıbın değer düşüklüğüne yol açıp açmadığının değerlendirilmediğini,
bomlardaki ayıbın da üretimden kaynaklı ayıp olduğunu, davalı tanıklarının bile engebeli arazide çalıştırılmaması gerektiğini ifade ettiklerini fakat vincin engebeli arazide de her türlü ortamda sorunsuz çalışması gerektiğini, söz konusu ayıpların tehlike arz etmesi nedeniyle vincin inşaat işlerinde kullanılamadığını, kazanç kaybının da değerlendirilmesi gerektiğini, satılan vincin yerini davalı tarafın bildiği halde yerini bildirmeyenin davalı olduğunu, mahkeme kararında hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olduğuu,
davanın toplam 1.100,00 TL üzerinden açılmış olmasına rağmen hatalı olarak müvekkili aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DAİREMİZİN 03/03/2022 TARİH VE....ESAS - .... KARAR SAYILI KARARINDA ÖZETLE; "...Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, sözleşmeye konu vinçte meydana gelen arıza sonrasında, vincin ücretsiz tamiri yönünde seçimlik hakkın kullanmış ve davalının vinci tamir ettirdiği anlaşılmıştır. Vinçteki ayıbın devam ettiği ve kullanıcı hatasının bulunmadığı davacının dayanmış olduğu delil tespiti raporunda da açıkça tespit edilmemiştir. Gerekçeli ve denetime elverişli olan bilirkişi raporlarında da, imalattan kaynaklanan ve devam eden bir ayıbın söz konusu olmadığı tespit edilmiş olduğundan, ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair verdiği karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Ancak; dava edilen değer 1.100,00 TL olduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi uyarınca davacı aleyhine 1.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu maddeye aykırı olarak 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, düzeltilerek yeniden hüküm verilmek üzere, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan delil tespiti raporunda davalı tarafından yapıldığı iddia edilen onarımlardan sonra vinçte yer alan ayıpların halen devam ettiğinin, bahsi geçen tüm ayıpların yalnızca vincin kullanılması ile ortaya çıkabileceğinin, gizli ayıp niteliğinde olduğunun ve kullanıcı hatasından kaynaklandığının sübuta erdiğini, yargılama sırasında alınana bilirkişi raporlarında bu hususta yaptıkları itirazın dikkate alınmadığını, bilirkişi raporlarında davaya konu vinçte yana yatma dışında kalan mevcut ayıpların incelenmediğini,
diğer ayıplara ilişkin düzenlenen servis raporlarının davalı tarafın anlaşmalı olduğu servis şirketlerince düzenlendiğini, davacının iddiaları ile servis raporlarının uyumlu olduğunu, ayrıca Makine Emniyeti Yönetmeliğinin 4.4.1.
Maddesi uyarınca davalının vinci statik deneye tabi tuması vincin azami çalışma yükü ve çalışma ortamı hususunda gereken muayeneleri yaptırması ve bu hususta davacıyı bilgilendirmesi gerekirken üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, vincin imalatının ayıplı olmadığının ispat edilemediğini, vinç üzerinde davalı tarafın gönderdiği servis ekipleri tarafından bakım ve onarın faaliyetleri yapıldığını, yapılan önemli bakım ve onarım faaliyetlerinden sonra vincin periyodik bakımdan ve yük testinde geçmesi yasal zorunluluk iken, davalı tarafça bu işlemlerin yapılmadığını, bu hususun delil tespiti dosyasında da belirlendiğini,
vinçteki ayıpların teslim tarihi olan 31.05.2017 tarihinden sonra bir ay içinde ortaya çıktığını ilk servis raporunun 06.07.2017 tarihinde düzenlendiğini, akabindede davaya konu vinçteki problem ve arızalar bitmediğinden ilerleyen dönemde 28.12.2017 - 31.0.2018 tarihinde yenden servis raporu düzenlendiğini, bu kadar kısa sürede kullanıcı hatasından kaynaklı ayıp oluşmasının mümkün olmadığını, vinçteki en önemli ayıbın 1. Ve 2. Kırma kolunun oturduğu yuva içinde 9 mm boşluk olması ve bu boşluktan kaynaklı olarak vincin kırmalarının kullanılması durumunda vinci en tepede sola doğru yatması olduğunu,
servis raporu ve delil tespiti raporunda vincin sola yattığının açıkça tespit edildiğini, vincin engebeli arızide de çalışabilir şekilde üretilmesi gerektiğini, vincin ayıplı olması nedeniyle vinci kullanamayan davacının gelen iş tekliflerini reddettiğini ve kazanç kaybına da uğradığını, kazanç kaybının da davalıdan tahsilinin gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİNİN 14/11/2023 TARİH VE ... ESAS - .... KARAR SAYILI İLAMININDA; " Her ne kadar mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak imalattan kaynaklı olarak ayıplı tespitin olmadığı, ortaya çıkan arızaların kullanıcı hatasından kaynaklandığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında bulunan tespit raporu ve davalının itirazına uğramayan servis raporları incelendiğinde, davaya konu vinçte bir takım ayıplara ilişkin tespitlerin yapılmış olduğu, bu yapılan tespitlere rağmen mahkemece davacının dava dilekçesinde belirttiği ayıplar ve bu ayıplara bağlı olarak talep etmiş olduğu zararların reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, bilirkişiden ek rapor alınarak dosyada bulunan tespit raporu ve servis formları ile birlikte değerlendirilerek, davacının ayıp ve buna bağlı talepleri hakkında karar verilmesinden ibarettir..." gerekçesiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararının bozulmasına, karar verilmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; eser sözleşmesine konu iş makinesinin ayıplı olması nedeniyle bedelde indirim ve kar kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 10.03.2017 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca davalı tarafından üretilip 31.05.2017 tarihinde davacı şirkete teslim edilen vincin teslimden sonra 05.07.2017 tarhinde kabin içi gazının çalışmaması ve 2. Kırma tesisatından yağ gelmesi ve 2. Kırma uzatmalarının sıralı çıkmaması nedeniyle davalının anlaşmalı yetkili servise götürüldüğü ve serviste sorunun giderildiği ancak 18.12.2017 tarihinde bu sefer kaldırma silindirinin yükte salma yapması, anabom sırt hortumlarında yağ kaçağı olması, arka ayaklarda boşluk olması ve leylek pozisyonunu alması,
bomların yükte sola yatma yapması nedenleriyle aynı servise tekrar başvuru yapıldığı ancak servis formunda tespit edilen bu sorunların giderildiğine ilişkin bir açıklama olmadığı, sadece sorunun giderilmesi için gerekli yedek parçaların isteneceğinin belirtiliği, vincin19.01 2018 ve 31.01.2018 tarihlerinde aynı arızaların giderimi için iki kez servise alındığı ve arızaların giderimi için onarım yapıldığı anlaşılmıştır.
Ancak vinçteki arızaların devam etmesi üzerine davacı tarafından İzmir 7. Sulh Mahkemesine başvurularak ayıpların tespiti istenmiş ve vinç üzerinde yapılan keşif sonucu 11.03.2018 tarihinde düzenlen raporda, belirtilen ayıpların gizli ayıp olduğu yönünde görüş bildirilmiştir..
Teslimden kısa süre sonra kısa aralıklarla servise giren vince ilişkin düzenlenen servis raporlarına davalı tarafın itiraz etmediği ve servis raporlarında tespit edilen bu ayıpların imalattan kaynaklı olduğuna ilişkin bilirkişi tarafından görüş bildirilmiş olmasına göre, davalı taraf vinçteki ayıplardan dolayı sorumludur.
Davacı taraf ayıp nedeniyle eserin ücretinde indirim talebinde bulunmuştur. Yargıtay uygulamasına göre eser sözleşmelerinde ücretten yapılacak olan indirim miktarı, ayıbın ortaya çıktığı tarihten itibaren tamir için gerekli makul sürede dikkate alınarak belirlenecek olan tarihteki mahalli piyasa rayicine göre ayıp giderim bedelidir.
Dairemizce uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ayıplar yönünden tespit raporu ve servis raporları da değerlendirilmek suretiyle ayıbın giderilmediğinin anlaşıldığı 31/01/2018 tarihinden itibaren tamir için gerekli makul süre de eklenmek suretiyle belirlenecek olan tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre ayıp giderim bedelinin tespiti için makina mühendisi bilirkişi ......'tan alınan 08.02.2024 tarihli ek raporda;
ana uzatma 3,4,5,6 bomlarının yenilenmesi gerektiği, 2. kırma 1,2,3,4,5 bomlarının komple değişimi gerektiği ve ön ve arka ayak açma bomlarına boşluk alma sacının yenilenmesi gerektiği, davaya konu mobil vinçte ki ayıbın giderilmesinin 1 hafta süreceği ve makul süre dikkate alınıdığında 07/02/2018 tarihi itibarıyla ayıp giderim bedelinin 43.837,00 TL olduğu ancak davaya konu araçtan ayıplı, kullanılmayan ve artan malzemelerin hurda değeri olduğu, 31/01/2018 tarihinde artan malzemelerin 2700 Kg.
X 2 TL/KG= 5400,00 TL miktarlı hurda değeri olduğu, toplam masraf miktarından hurda miktarının çıkartıldığında toplam zarar miktarının 43.837,00- 5.400,00 TL= 38.437,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunun açıklamalı ve denetime elverişli olduğu ve usul ve yasaya uygun düzenlendiği anlaşılmakla, davacının dava dilekçesindeki açıklamalardan ve talebin niteliğinden davanın 6100 sayılı HMK'nın 107.
Maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığı anlaşılmakla davacıya rapor doğrultusunda talebinin belirli hale getirmek için süre verilmiş ve davacının talebi doğrultusunda eser sözleşmesine konu ücrette 38.437,00 TL indirim yapılarak bu miktarın; sözleşme ilişkisine dayanan bu talep yönünden davadan önce davalı ihtarname gönderilerek temerrüte düşürülmediğinden dava tarihinde temerrüte düşürüldüğü kabul edilerek ve taraflar tacir olduğundan avans faizi oranında olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili, vincin ayıplı olması nedeniyle iş tekliflerini kaçırdıklarını ve kar elde edemediklerini belirterek ayrıca 1.000,00 TL kar kaybı talep etmiş ise de, müspet zarar kapsamındaki bu talebin somut olarak ispatlanmış olması gerekmektedir. Davacı taraf, vinci kullanılmamasında dolayı somut bir zarara uğradıklarına ilişkin bir delil dosyaya sunmamış olduğundan davacının kazanç kaybı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/450, K. 2024/444, 19 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama