KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/526
- Karar No
- 2024/679
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/11/2022
- Numarası
- Esas - Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- S
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.465 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Av.
DAVANIN KONUSU
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 06/06/2024
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 07/06/2024
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Konya Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinde çalışan 276 kişinin malik oldukları Konya ili Selçuklu İlçesi .... Mahallesi ....,..., ...., ..., ..., ... ve .... adada bulunan bir kısım parsellere ilişkin dava dışı arsa sahipleri davalı kooperatif arasında Konya.
Noterliğinde 12/05/2006 tarihinde ... yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını ancak davalı kooperatifin tarafın inşaatların tamamını yapmayacağının anlaşılması üzerine inşaatların tamamlanma işinin davacı şirket tarafından üstlenildiğini ve dava dışı 179 arsa arsa sahibi ile 18.09.2015 tarihinde düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını ve 179 arsa sahibi ve davalı yükleniciyle de 14.01.2016 tarihinde ek protokol imzalanarak müvekkili şirketin inşaat yapacağı parseller üzerine daha önce kooperatif tarafından yapılan inşaata ilişkin imalat masrafları ie proje çizim ve ruhsat alımına
ilişkin masraflara karşılık ve davacı şirkete davalı kooperatif tarafından devredilecek olan arsa sahiplerine ait arsalar üzerinde bulunan hacizleri kaldırmak amacıyla davalı kooperatife 1.350.000 TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını ancak bu bedelin amacı karşılamaması halinde ihtiyaç duyulan kısmında davacı şirket tarafından ödenmesinin ancak fazla ödenen kısmın teminatı için davalı tarafça teminat olarak bir kısım taşınmazların davacı şirkete verilmesinin kararlaitırıldığını, davacı şirketin davalı kooperatif adına sözleşme kapsamında toplam 1.642.197,98 TL ödeme yaptığını,
fazla ödenen 292.197,88 TL'nin davalı tarafça ödenmemesi üzerine davalı hakkında Konya.. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacını fazla ödediği miktar hakkında bir belirleme yapmadığını, ne miktarda, nereye, kime ve neden ödediği hususunda mahkemeyi ve taraflarını aydınlatmadığını, taraflarına yapılmayan ve tarafları dışındakin üçüncü kişilere, özellikle arsa sahiplerine yapılan ödemelere ilişkin müvekkilinin müsaadesi, muvafakati ve bilgisinin olmadığını, takibe konu borcu kabul etmediklerini, müvekkili kooperatifin davacı şirketin tek taraflı olarak iddia ettiği ve ispatlayamadığı ödeme ve tasarruflarla bağlı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; '' Davacı vekili Konya .. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile yapılan takipte 292.197,88 TL asıl alacak, 1.014,69 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 293.212,57 TL talepte bulunmuş, işlemiş faiz hesabını ise 30/04/2018 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliği olan 03/05/2018 tarihine ihtarnamede verdiği 7 günlük sürenin ilavesi suretiyle 11/05/2018 tarihini temerrüt tarihi olarak almış, mahkememizce işbu faiz hesabının kontrolü kabilinden dosyaya mahkememizce yapılıp sunulan icra hesabı ( son bilirkişi raporu sonuna ekli ) tablosu ile kontrolü yapılmış ve takip tarihi olan 24/05/2018 tarihi itibarı ile işlemiş faizin takip talebinde istenildiği şekilde 1.014,69 TL olduğu görülmüştür.
(Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Hükmünü amirdir.
İİK.'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının İcra Hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması şart değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği kanaatine varılmıştır.
Davacı vekilince davalı aleyhine açılan işbu davada davalının Konya .. İcra Müdürlüğünün ....
E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali, takibin devamı ve % 20 icra inkar tazminatı talep edilmiş olup, toplanan deliller, taraf ticari defterleri ve alınan raporlar ve sunulan cari hesap özetleri, ihtarnameler, 14/01/2016 tarihi kooperatif, arsa sahipleri ve davacı şirket arasında düzenlenen ek protokol, 18/09/2015 tarihli davacı ile arsa sahipleri arasında düzenleme şeklindeki kat karşılığı inşaat sözleşmesi, 12/05/2006 tarihli arsa sahipleri ile davalı kooperatif arasında yapılan düzenleme şeklinde satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi,
davacı yanca yapılan ödemelere ilişkin dekont, makbuzlar, tahsilat belgeleri, icra ödeme belgeleri ve tüm belgeler incelendiğinde, tarafların 14.01.2016 tarihli ek protokol kapsamındaki 1.350.000,00-TL tutarlı olan ödemeye ilişkin olarak herhangi bir itirazlarının bulunmadığı, itirazın bu miktarı aşan ve takibe konulan bedellere ilişkin olduğu,
her ne kadar taraf defterlerinde yapılan ödemelerin kayıtlı bulunmadığı sunulan raporlara göre ( Davalı kooperatife ait ödeme tarihleri olan 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin defterlere ulaşılamadığından ve bu defterler sunulmadığından davacının yaptığı ödemelerin denetimi bu anlamda yapılamamıştır. ) anlaşılmış ise de, davalının 2014 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin bulunmaması, davacının yaptığı ödemelerin söz konusu olduğu 2015-2016 yılı defterlerinin davalı yanca sunulmamış olması, davacı yanca yapılan ödemelerin kooperatif nam ve menfaatine yapılması,
sunulan dekontlar, tüm belgeler ve dosya kapsamında söz konusu durumun anlaşıldığı, diğer taraftan davacı yanın HMK 222/3 maddesi bağlamında defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatladığı, zira dosyadaki davacı yanca sunulan makbuz ve ödemelerin bu bağlamda değerlendirildiği,
davalı yanın 1.350.000,00-TL tutarlı olan ödemeyi kabul edip, kendi nam ve menfaatine yapılan diğer ödemeleri ve imza eksikliği vs. gibi bir takım savunmalarla kabul etmemesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun dürüst davranma başlığı altında 2. maddesinde ifadesini bulan "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." amir hükmüne ve de hakkaniyete aykırı olacağı kanaati ile davanın kabulüne ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davalının Konya... İcra Müdürlüğü'nün ....
Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 292.197,88 TL asıl alacak, 1.014,69 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 293.212,57 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, 292.197,88 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, hüküm olunan miktarın %20'si olan 58.642,51-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflarına yapılmayan ve tarafları dışındakin üçüncü kişilere, özellikle arsa sahiplerine yapılan ödemelere ilişkin müvekkilinin müsaadesi, muvafakati ve bilgisinin olmadığını, takibe konu borcu kabul etmediklerini, müvekkili kooperatifin davacı şirketin tek taraflı olarak iddia ettiği ve ispatlayamadığı ödeme ve tasarruflarla bağlı olmadığını, TBK 78 maddesi uyarınca borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimsenin bunu ancak kendisinin borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebileceğini,
''mutabakatnamedir'' başlıklı sözde .......... aracılığı ile taraflarına yapılan ödeme listesini kabul etmediklerini, ek olarak sunulan liste başta usule uygun geçerli bir mutabakatname olmayıp müvekkili kooperatifte çift imza kuralı uygulandığı halde müvekkili kooperatif adına tek bir yetkilinin imzası bulunduğunu, müvekkili kooperatifin iş bu ödemelere ilişkin davacı tarafça sunulan mutabakatnameden herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, mutabakatname de gösterilen sözde ödemelerin hiçbirisinin iş bu eldeki dava ile taraflarından istenilen değerler olmadığını,
yapılan incelemelerin eksik olup söz konusu raporun hüküm kurmak için elverişli olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dosya kapsamına ve toplanan delillere ve özellikle sunulan belgelere göre davalı kooperatifin aleyhine devam eden icra dosyalarındaki borçlarının, davalı kooperatifin SGK'ya ve Vergi Dairesine olan borçlarının ödenmiş olmasına ve yine 231.500,00 TL'lik ödemeye ilişkin sunulan ''mütabakatnamedir'' başlıklı belgede davalı kooperatif yetkilisi.....'ın imzası olup, belgeyi kooperatif adına iki yetkilinin imzalamış olmasının davalı kooperatifin kendi iç işleyişi ile ilgili olup, davacıya karşı ileri sürülemeyecek olmasına göre;
mevcut delillerin takdirinin takdirinin ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/526, K. 2024/679, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama