KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/732
- Karar No
- 2024/908
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/02/2023
- Numarası
- Esas - Karar
- Davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.689 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Av.
DAVALI
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 19/09/2024
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 20/09/2024
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıya ait Konya ili Selçuklu ilçesi ... mah. ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak olan inşaat yapımı için müteahhitlik işlerini üstlendiğini, 05.09.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, davalı tarafından 23.07.2018 tarihinde müvekkilinin müteahhitlik görevine son verildiğini, müvekkilinin görevine son verilmesi ile birlikte inşaatın yapı denetim firması olan .... Yapı Denetim Ltd.
Şti. tarafından hazırlanan seviye tespit tutanağına göre %60'lik kısmının müvekkili şirket tarafından tamamlandığının tespit edildiğini, Konya ..Sulh Hukuk Mahkemesinin ....
D.İş sayılı dosyasında maliyet ve kar hesaplanmasının tespiti için dava açıldığını, müteahhitlik karının %25 seviyesinde olduğunu ve davalı tarafından müvekkiline müteahhitlik karı ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müteahhitlik hizmetinden doğan şimdilik 5.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş. 02/09/2022 tarihli ıslah dilekçesinde.
5.000,00 TL alacak talebini 100.000,00 TL'ye arttırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket ile davacı arasında 05.09.2016 tarihli sözleşme tanzim edildiğini, söz konusu inşaata ilişkin inşaat ruhsatının 23.03.2018 tarihinde alınarak inşaata başlandığını, davalı müvekkili tarafından görülen lüzum üzerine iş bu sözleşmenin Konya Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğüne verilen 23.07.2018 tarihli bildirim ile fesih edildiğini, davalı Müvekkili adına inşaatın durumunu tespit açısından Konya .. Sulh Hukuk mahkemesi....
D. iş sayılı tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile inşaatın 23.07.2018 tarihi itibariyle tamamlanma oranının %21 olabileceğinin tespit edildiğini, ortada bir eser sözleşmesi bulunmayıp danışmanlık hizmetini içerir bir hizmet sözleşmesinin söz konusu olduğunu, sözleşmede. Müteahhitlik bedelinin 100.000,00 TL olduğunun kararlaştırıldığını, hizmet karşılığının götürü bedel olduğunu ve bu bedelin de davacı tarafa ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;''... davalı ile davacı arasında Konya İli, Selçuklu İlçesi,...
Mh., .... pafta, ... ada, ... parsel numarasında kayıtlı arsa üzerinde yapılacak olan inşaat yapımı için müteahhitlik sözleşmesi yapıldığı, davalı tarafından sözleşmenin feshedildiği, davalı tarafından müteahhitlik sözleşmesi kapsamında ödemelerin yapılmadığından bahisle mahkememizde alacak davası açıldığı, dosya içerisinde yer alan 05.09.2016 tarihli müteahhitlik sözleşmesi kapsamında iş bedelinin 100.000 TL olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarına göre; davalı tarafından ödemesi yapılan 159.300 TL'lik faturanın asansör yapımı beton dökümü bedeli olduğu, 82.600 TL'lik faturanın proje tadilat bedeli olduğu,
müteahhitlik işi kapsamında yapılan işin tamamlanma oranının %60 olduğu, davalı tarafından %60'lık kısma tekabül eden iş için davacıya sözleşme kapsamında bir ödeme yapılmadığı, yapılan iş dikkate alındığında davacının davalıdan talep edebileceği miktarın 60.000,00 TL olduğuna karar verilmiş..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile.
60.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıya ait Konya ili Selçuklu ilçesi ... mah. ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak olan inşaat yapımı için müteahhitlik işlerini üstlendiğini, 05.09.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkiline emniyet ve güvenlik tedbirlerini almak, inşaatın hafriyat alımı ile başlayan ve yapı kullanım izin belgesi alımına kadar olan süreçte bütün yapı işlemleri takip ve gerçekleştirmek, malzeme alımlarında danışmanlık yapmak, şantiye şefliği yapmak gibi yükümlülükler yüklendiğini, sözleşmenin bu kapsamda bir eser sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin,
bu sözleşmeyle üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve ilk yapı ruhsatını aldığını, müvekkili şirketin ilk yapı ruhsatını alıp yapının eksikliklerini tamamlamasıyla hak kaybına uğramaktan kurtulan davalı şirketin tahsisli alanı kaybetmekten kurtulduğunu ve bu noktada müvekkili şirketin 05.09.2016 tarihli sözleşmeye konu edimlerinin sona erdiğini, davalı işsahibinin OSB Yönetimine verdiği fesih yazısında, feshin haklı bir fesih olduğuna ilişkin herhangi bir gerekçe gösterilmemekle birlikte bu fesih yazısının yeni projeye ilişkin olduğunu, feshin haksız bir fesih olduğu,
müvekkilinin 05.09.2016 tarihli sözleşme ile belirlenen 100.000,00 TL müteahhitlik ücretinin tamamına hak kazandığını, ilerleyen süreçte davalı şirketin, müvekkili şirketle arsa üzerinde yapılacak olan inşaat yapımı için irtibata geçtiğini, bu noktadan sonra proje tadilat ve revizyonlara uğradığını, imzalanan sözleşmedeki son bedeli çokça aştığını, müvekkili şirketin edimlerini yerine getirmesi ile Konya OSB'den 23.03.2018 tarih ve 19 sayılı "Yenileme Yapı Ruhsatı" alındığını, alınan tüm yapı ruhsatlarında müvekkilinin "resmi müteahhit" olarak imzasının bulunmakta olduğunu,
devam eden yeni projede taraflarca yeni bir sözleşme imzalanmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın usule ve hukuka uygun olduğunu, işbu kararı sadece vekalet ücreti bakımından istinaf ettiklerini, reddedilen tutar olan 40.000,00 TL üzerinden, davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince vekalet ücretinin takdirinin gerektiğini, vekâlet ücreti olarak maktu asgari ücret olan 9.200,00 TL'ye hükmedilmesinin gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli istemine ilişkindir.
6098 sayılı T.B.K. 480. maddedeki düzenlemeye göre; eser sözleşmesinde bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez (6098 sayılı TBK 480/I).
Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bunun mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdigi durumlarda yüklenici ancak fesih hakkını kullanabilir (6098 sayılı TBK 480/2).
Eser, öngörülenden az emek ve masrafi gerektirmiş olsa bile iş sahibi, belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür (6098 sayılı TBK 480/3). Maddede belirtilen sözleşmeden dönme geriye etkili, fesih ise ileriye etkili sonuç doğuracaktır.
Götürü bedelli sözleşmelerde 6098 sayılı TBK’nın 480 ve devamı maddelerine göre yüklenici işi götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan gerçekleştirilen imalât ve hakedilen iş bedelinin gerçekleştirilen imalâtın işin tamamına göre fiziki oranı tespit ve bu oranın götürü bedele uygulanmak suretiyle hesaplanması gerekir. Sözleşmede kararlaştırılan iş tamamlanmamış olsa dahi yüklenicinin işe devam etmemesi ya da iş sahibince devam ettirilmemesi halinde yüklenici işi tamamlamamasına rağmen gerçekleştirdiği kısmın bedelini, iş sahibinden talep edebilir.
Somut olayda, davacı şirket ile davalı şirket arasında, davalıya ait Konya ili Selçuklu ilçesi ... mah. ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak olan inşaat için 05.09.2016 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme ile inşaatın hafriyat alımı ile başlayan ve yapı kullanım izin belgesi alımına kadar olan süreçte bütün yapı işlemlerini takip ve gerçekleştirilmesinin davacı müteahhide ait olduğu ve iş bedelinin 100.000,00 TL olduğunun kararlaştırıldığı, sözleşmenin götürü bedelli bir sözleşme olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu uyarınca sözleşme kapsamında davacı tarafından yapılan işin tamamlanma oranı %60 olduğu tespit edilmiş olup, davacı alacağının da işin tamamlanma oranına göre 60.000,00 TL olduğu belirlenmiş ve mahkemece de bu miktara iş bedeli olarak hükmedilmesi doğru olmuştur.
Ancak, davanın kısmen kabulü karar verilmiş olmasına rağmen reddedilen miktar yönüyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olmuştur.
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin istinaf başvursunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne yapılan hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile.
60.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davalının talebi gibi ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/732, K. 2024/908, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama