KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1484
- Karar No
- 2025/1843
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2025
- T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ... - ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- .... (...
- Üye
- .... (...
- Üye
- .... (...
- Katip
- .... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/09/2024
- Numarası
- ... Esas - ... Karar
- Davacı
- .....
- Vekilleri
- Av.... Av....
- Davalı
- .....
- Vekilleri
- Av....Av.... Av.... Av...
- Davanın konusu
- Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Ayıp Nedeniyle İstirdat
- İstinaf karar tarihi
- 05/12/2025
Karar Metni
1.629 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 08/12/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firma aleyhine davalı tarafından Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...
D.İş sayılı dosyasından yapılan tespite ilişkin hazırlanan 05.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ve taraflar arasında akdedilen 21.05.2019 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacak olduğu iddiasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça başlatılan icra takibinin kesinleştiğini ve davalının mal varlığı değerlerine davalı tarafından haciz işlemi gerçekleştirildiğini, davacı müvekkilinin Konya .... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyası kapsamında aslında var olmayan bir borç icra tehditi altında olmasından sebeple 38.201,52 TL'yi dosyaya itirazi kayıt konularak ödediğini, davacı tarafça davalı tarafın talebi üzerine yapılan kamera sistemi ve alarm sistemine ilişkin olarak garanti süresinin dolduğunu, söz konusu alarm sistemine ilişkin olarak belediye tarafından yapılan denetimde herhangi bir sorunla karşılaşılmadığını, bahsi geçen eserlerde bir ayıp bulunsa dahi garanti süresinin dolduğunu, ayrıca ayıp ihbarının da TTK hükümlerine uygun olarak noter vasıtasıyla yahut iadeli taahhütlü mektupla yapılmadığını,
davalı tarafın dayandığı bilirkişi raporunun eksik ve hatalı düzenlendiğini, dava konusu kameralar ve yangın alarm sistemlerinin davacının sorumluluğunda olmadan çalıştığını, ayrıca davalının kanunun öngördüğü bildirim ve ihbar sürelerine uymadığını ileri sürerek, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas numaralı dosyası kapsamında davalı tarafça açılan takibin iptaliyle davacı tarafından davalı firmaya ödenen miktarın ödeme gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Konya .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna davacı tarafından itiraz edilmediği için raporun davacı aleyhine kesinleştiğini, davalı lehine usulî kazanılmış hak doğduğunu, davacı tarafın, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na dayanarak ayıp ihbarı savunması yapmışsa da, ilgili kanunun mülga olduğunu ve güncel Türk Ticaret Kanunu'na göre herhangi bir şekil şartı bulunmadığını, davacı tarafından bildirilen ayıpların davalı şirket tarafından sürekli bildirildiğini ve bu duruma rağmen davacı şirketin müdahalelerde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; '' ...Davacı taraf davalı ile aralarında 21/05/2019 tarihli sözleşme aktedildiğini, bu sözleşme kapsamında edimlerini ifa ettikleri halde, davalının delil tespiti yaptırdığını ve sonrasında bu delil tespiti dosyasına dayanarak kendileri aleyhine takip başlattığını, icra tehdidi altında davalıya haksız ödemede bulunduklarını, davalı ile aralarında mevcut eser sözleşmesinin 21/05/2019 tarihinde yapıldığını ürünlerin garanti süresinin 2 yıl olduğunu, davalının talebi üzerine delil tespiti sonucu düzenlenen rapor tarihinin 05/08/2022 olduğunu, davalının kendilerine herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını icra dosyası kapsamında yaptıkları haksız ödemenin davalıdan istirdadını talep etmektedir.
Mahkememizce yapılan keşif sonrasında hazırlanan 11/01/2024 tarihli raporda arıza nedenlerinden ihtimali olarak bahsedilmiş ise de sulh hukuk dosyasında tespiti yapılan onarım bedellerinin piyasa şartlarına uygun olduğu belirtilmiştir.Ayrıca bilirkişi Hakan Şahin 20/05/2024 tarihli raporunda özetle yeni bir keşifle daha önce yapılan değişiklikler nedeniyle arıza tespitinin mümkün olmayacağı şeklinde rapor sunmuştur.
Taraflar arasında kamera sistemlerinin kurulumuna dair 30/03/2019 tarihli ses sisteminin kurulumuna dair 21/05/2019 tarihli sözleşmelerin varlığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Cevap dilekçesi ekinde sunulan servis raporunun 27/10/2021 tarihli olduğu ve rapor içeriğinde "arızalı olarak teslim alınan 3 kamera geri takıldı. Arızalı 3 yeni kamera alındı. Seslendirme Jak takıldı" ibarelerinin yer aldığı, 19/10/2020 tarihli whatsap görüntüsünde kamera arızası nedeniyle .....'e bildirimde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce Ticaret Sicil Gazetesinin ilgili sayfaları incelendiğinde; ..... şirketinin temsilcilerinin ....., ..... ve ..... olduğu; yine ..... şirketinin müdürlerinin ...., ..... ve ..... olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığının 01/07/2019 tarihli uygunluk raporunda "yangın alarmı ve uyarı butonları" mevcutlar listesinde sayılmış ise de sözleşme tarihinden kısa bir süre sonra hazırlanan bu rapor sonrasında sistemin bozulma ihtimalinin bulunabileceği nitekim 19/10/2020 tarihli whatsap bildirimi ile kamera arızasının ihbar edildiği anlaşılmıştır.
Yine her ne kadar ayıp ihbarı TBK'nın 478.maddesinde yazılı olan iki yıllık zamanaşımı süresinden sonraki bir tarih olan 27/10/2021 tarihine yapılmış ise de bu hususa ilişkin servis formunda herhangi bir ücret yazılı olmaması nedeniyle davacı tarafın ayıbı kabul ettiği ve bu nedenle zamanaşımı süresinin kesildiği değerlendirilmiştir. Kaldı ki dava dilekçesi incelendiğinde davacı tarafın zamanaşımı defini ileri sürmediği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle davacı davasını kanıtlayamamış olup davalı taraf delil tespiti, whatsap yazışmaları, servis formu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında eser sözleşmesini ayıplı olduğunu kanıtlamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda üzere, kameralarda arıza bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa arızanın tam olarak neden kaynaklandığı, davacıya isnat edilebilir bir ayıp olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığını, davalının dava konusu cihazlardaki arızanın nedenini, bu arızanın davacının ayıbından kaynaklandığını ispatlayamadığını, 5 adet kameranın keşif esnasında tespit edilemediğini, 5 adet kameranın incelenen sistemden bağımsız başka nedenlerle arızalanmış olma ihtimalinin de göz ardı edilemeyeceğini,
dosya kapsamında alınan raporlar ile kamera arızasının davalı kusurundan kaynaklı meydana gelmiş olma ihtimalinin de olduğunun tespit edildiğini, davalının takibe dayanak etmiş olduğu kameraları muhafaza etmeyerek tespit imkansızlığına kendi kusuru ile yol açtığını, somut olayda bahsi geçen malların bulunduğu yerin bir özel okul olduğunu, özel okulların açılmasının ilgili belediye iznine tabi olup, kameralarının ve ses siteminin çalışmadığı bir okula izin verilmesinin imkansız olduğunu, dolayısıyla davalıya teslim edilen kamera ve ses sisteminin teslim anında ayıplı olmasının söz konusu olamayacağını,
davalının kanunun öngördüğü süre ve şekil şartlarına uymamış ve herhangi bir bildirimde bulunmadığını, dosya kapsamında alınan yemin beyanının da hukuka ve usule aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve yeniden karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, eser sözleşmesi kapsamında davacı / yüklenici tarafından açılan istirdat talebine ilişkindir. Davalı / iş sahibi davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı tarafça istinaf edilmiştir.
Taraflar arasında 6098 sayılı BK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1.). Ayıp ise, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir.
Ayıp halinde iş sahibinin hakları TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir.
Davacı ile davalı arasında, 30/3/2019 tarihli sözleşme ile yangın ihbar, kamera güvenlik, hırsız alarm sistemi kurulmasına ilişkin, 21/5/2019 tarihli sözleşme ile genel seslendirme ve anons, spor salonu seslendirme, konferans salonu av sistemleri, sınıflar içerisinde alarm sistemleri kurulmasına ilişkin sözleşme tanzim edildiği, 21/5/2019 tarihli sözleşmede garanti süresinin 2 yıl olduğu, 30/3/2019 tarihli sözleşmede de garanti süresinin 2 yıl olduğu, bakımlarının düzenli yapılması halinde garanti süresinin 3 yıl olduğu kararlaştırılmıştır.
Somut olayda ise, davalı tarafından Değişik iş dosyasından alınan tespit raporu uyarınca davacı hakkında takibe başlandığı, davacı tarafından takibe konu borcun ödendiği, davacı tarafından eldeki istirdat davasının açıldığı görülmüştür. Mahkemece 11/01/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Akabinde de 20/05/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Keşif sonrası alınan ilk bilirkişi raporunda sadece 11/1/2024 tarihli bilirkişi raporunda arızalı olduğu iddia edilen 5 adet kameranın arızanın hangi sebeplerden kaynaklandığı belirtilmiş ise de arıza sebebi kesin bir şekildegösterilmemiştir. Yine aynı raporda da ses ve alarm sistemindeki arızanın yazılımsal nedenlerden kaynaklanabileceği belirtilmiş,ancak kesin bir şekilde arıza sebebi gösterilmemiştir..
Dosya üzerinden alınan 20/05/2024 tarihli ikinci bilirkişi raporunda da, dava konusu arızaların bulunup bulunmadığının, var ise kullanıcıdan mı montajdan mı yoksa üretimden mi kaynaklandığının tespit edilemeyeceği belirtilmiştir.
Öncelikle, Yargıtay 6 Hukuk Dairesinin ... K sayılı ilamında eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplarda ayıp ihbarının şekle tabi olmadığının belirtildiği, dosya arasına alınan mesajlaşma kayıtlarından ve servis formlarından ayıp ihbarının yapıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca ayıba ilişkin olmak üzere Değişik iş tesit dosyasından davacı tarafa yapılan tebliğ de ihbar niteliğindedir.
Mahkemece tespit raporu, servis formları ve mesajlaşma kayıtları uyarınca ayıbın varlığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyadan alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki, mahkemece hükme esas alınan bilirikişi raporlarında, arızanın varlığı tespit edilmiş, arıza sebebine yer verilmediği gibi, ayıbın açık veya gizli ayıp olup olmadığı da tespit edilmemiştir.
Bu itibarla mahkemece, gerekir ise, arızaya ve sözleşmeye konu malzemeler üzerinde tekrardan keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, ayıbın hangi sebepten kaynaklandığının, ayıbın açık ayıp mı, gizli ayıp mı olduğu, ayıbın (arızanın) sebeplerinin yükleniciden mi yoksa kullanımdan mı kaynaklandığının, ayıbın sonradan ortaya çıkabilecek bir ayıp olup olmadığının tespiti için konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar vermesi gerekir iken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/1484, K. 2025/1843, 5 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama