KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1134
- Karar No
- 2025/1329
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2025
- T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ... - ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Katip
- ..... (...
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara tarihi
- 11/07/2025
- Numarası
- ... Esas
- Davacı
- ........
- Vekili
- Av.....
- Davalı
- ........
- Vekili
- Av.....
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Talep konusu
- İhtiyati Haciz
- İstinaf karar tarihi
- 26/09/2025
Karar Metni
979 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 26/09/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, davalı borçlu şirketin talebi üzerine müvekkili şirket tarafından 01.11.2024 tarihli 23.965.548,00 TL bedelli ........ seri numaralı faturada belirtilen ... Makinasının davalı şirkete teslim edildiğini fakat davalı borçlu şirketin bu ticari ilişkiye istinaden faturada belirtilen miktarın tamamını ödemediğini, davalı hakkında Konya ....
İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş ve dava sonunda alacağın semeresiz kalmaması için öncelikli olarak davalı borçlu adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malların üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi amacıyla davalı borçlu şirket adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerden olan bankalardaki hak ve alacaklarının teminatsız olarak,
mahkeme aksi kanaatte olur ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi 11/07/2025 tarihli ara kararında; "...2004 s. İİK.nın 257/1. maddesine göre, "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir."
2004 s. İİK.nın 258. maddesine göre, "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur."
Somut olayda; ihtiyati haciz talep edenin alacağın varlığı ve miktarı yönünden yaklaşık ispata elverişli delilleri ibraz etmek zorunda olduğu, ibraz edilen delillerin yaklaşık ispata elverişli olmadığı, dolayısıyla ihtiyati haciz şartlarının mevcut olmadığı sonucuna varıldığından talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..." gerekçesiyle; davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Davalı şirketin, 23.965.548,00 TL'lik toplam fatura bedelinin 19.971.290,00 TL'lik kısmını herhangi bir ihtirazi kayıt düşmeksizin müvekkili şirkete ödediğini, bu kısmi ödemenin, hukuken borcun varlığının ve miktarının davalı tarafından zımnen ve açıkça kabul edildiğinin en somut, en sarsılmaz delili olduğunu, bir tacirin, varlığını kabul etmediği bir borcun %85'ini ödemesinin, hayatın ve ticaretin gerçekleriyle bağdaşmayacağını, davalının, bu ödemeyi yaparak,
kalan 3.994.258,00 TL'lik bakiyeyi de ödemekle yükümlü olduğunu ikrar ettiğini, dosyaya sunulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, alacağın varlığı ve muaccel olduğu konusunda yaklaşık ispat koşulunun fazlasıyla sağlandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi ara kararının kaldırılmasını, dava sonunda alacağın semeresiz kalmaması için öncelikli olarak davalı borçlu adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malların üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi amacıyla davalı borçlu şirket adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerden olan bankalardaki hak ve alacaklarının teminatsız olarak,
mahkeme aksi kanaatte olur ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Talep ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.
Gerek birinci, gerek ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Maddenin birinci fıkrasına göre, ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehinle temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur.
Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.
Somut olayda ise davacı tarafın fatura bakiye alacağının tahsiline yönelik dava açtığı, ihtiyati haciz talebine dayanak olarak da fatura ile mesajlaşma uygulamasındaki bir kısım mesajları dayanak olarak gösterdiği, faturanın tek taraflı tanzim edilmesi nedeni ile şu aşamada alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispatı sağlamadığı, her ne kadar davacı vekilince bir kısım mesajlaşma uygulamasındaki mesaj kayıtlarını delil olarak ileri sürmüş ise de, davalı tarafça sözleşmeye konu makinenin eksik ve ayıplı olarak teslim edildiğinin belirtildiği ve buna ilişkin de bilirkişi raporunun sunulduğu,
raporda da bir kısım eksik ve ayıpların tespiti yapıldığı, bu durumda alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1134, K. 2025/1329, 26 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama