İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2025/181 K.2026/16

2- ...... VEKİLİ : Av... DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Av... : 2- ... 3- ...

Esas2025/181Karar2026/16Tarih8 Ocak 2026Okuma9 dk · 1.850 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bam 5. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Esas No
2025/181
Karar No
2026/16
Karar tarihi
8 Ocak 2026
Dosya no
...
Karar no
...
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
...
Tarihi
06/11/2024
Numarası
... Esas - ... Karar
Davacılar
1- ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.850 kelime·9 dk okuma·7 bölüm

2- ...... VEKİLİ : Av... DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Av... : 2- ... 3- ...

DAVANIN KONUSU

Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 08/01/2026

G. KARAR YAZIM TARİHİ : 20/01/2026

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: davalılardan ...'in müteahhit olup 19/06/2020 tarihli sözleşme ile Konya ili, Karatay ilçesi, ... Mahallesinde kain, tapunun ... Ada, ...

Parsel sırasında kayıtlı taşınmazda yapacağı inşaattan 2 daire ve 1 dükkanın davacılar tarafından satın alındığını, diğer davalıların da sözleşmede müteselsil kefil olarak imzalarının olduğunu, müvekkilinin satın alınan daireler ve dükkan karşılığında sözleşme gereğince 800.000,00 TL'yi davalıya ve davalının talebi doğrultusunda borçlu olduğu üçüncü kişilere çek ve nakit olarak ödediğini, sözleşme gereğince taşınmazların 30/03/2021 tarihine kadar teslim edilmesine aksi halde ödenen paranın iadesi ile 800.000,00 TL cezai tazminat ödemesine karar verildiğini, ancak bu tarih itibariyle taşınmazların teslim edilmediğini,

inşaatında yarım bırakıldığını, davalı ... hakkında borçlarından dolayı birçok icra takibi olduğunun öğrenildiğini, müvekkilleri tarafından haklı sebeple sözleşmenin feshedildiğini, noter ihtarı ile sözleşme gereğince ödenen bedelin ve cezai şartın ödenmesi için davalılara ihtarname gönderildiğini, davalıların ihtarnameye cevap vermediği gibi herhangi bir ödeme de yapmadığını, dükkan ve dairelerin rayiç bedellerinin bu ödenen para ve cezai para bedelinin çok üzerinde olup müvekkillerinin zarara uğradığını belirterek müvekkillerinin ödemiş olduğu 800.000,00TL'nin ödeme tarihinden itibaren,

800.000,00TL cezai şart alacağının ve müvekkillerinin zararlarıyla ilgili şimdilik 20.000,00TL'nin davalılara çekilen ihtarname tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02/10/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile 20.000,00TL olarak talep etmiş oldukları zararlarını 2.240.000,00 TL daha arttırdıklarını beyan etmiştir.

Davalı ... duruşmadaki isticvap beyanında; "dava dilekçesi ekinde mahkemeniz dosyasına sunulan ve şuanda bana göstermiş olduğunuz sözleşme ve teknik şartname başlıklı üç sayfadan ibaret ve her sayfada isim altında el yazısıyla yazılmış "okudum" ibaresi ve imza bulunan belge ve tutanak başlıklı belgedeki imzalar bana aittir, ancak ben bu sözleşmeyi ve tutanağı şahit sıfatıyla imzaladım, herhangi bir kimsenin borcuna kefil olmadım, davacı sözleşmeyi tek başına düzenleyerek bize imzalattı, imzalarken sözleşmeyi detaylıca okumadım, ben sözleşmeye sadece şahitlik ettim, ayrıca karşı tarafa teminat olarak Konya ili, Karatay ilçesi, ...... mah.,

... ada, ... parselde bulanan taşınmaz davacıya devredilmiştir, buna ilişkin yazılı sözleşme yapılacaktı ben de bu sözleşmeyi şahit olarak imzalayacaktım, ancak sözleşme yapılmadı, aynı zamanda bu taşınmaz karşı tarafa devredildi, ayrıca Konya ili, Karatay ilçesi, ...... mah., ... ada, ...parselde sözleşmedeki edimin ifası olarak davacıya devredilmiştir, beyanımda sebat ediyorum... " şeklinde beyanda bulunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "...Dava; resmi şekilde düzenlenmediği için geçersiz olan satım sözleşmesi kapsamında ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi ile menfi zarar istemine ilişkindir.

Tapulu taşınmazların devrini öngören sözleşmelerin, 6502 sayılı Yasanın 41. Maddesi Türk medeni Kanunun 706, Türk Borçlar Kanunun 237 ve Tapu Kanunu'nun 26. ve Noterlik Kanunu'nun 89. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılması zorunlu olup, haricen düzenlenen satış sözleşmeleri geçersizdir. Geçersiz sözleşmenin bulunması halinde taraflar birbirlerine verdiklerinin iadesini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre her zaman talep edebilirler. Geçersiz sözleşmelerde kararlaştırılan tazminat ve cezai şart hükümleri geçersiz oluğu gibi, geçerli sözleşmelerin feshi halinde istenebilecek olan kaçırılan fırsat zararının istenmesi de mümkün değildir.

Geçersiz sözleşme kapsamında ödenen bedelin faiziyle istemi ise, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ve denkleştirici adalet ilkesinin esas alınması suretiyle ödenen bedelin tahsili talebine ilişkin olduğu kabul edilmelidir. (Emsal Yargıtay 3. H.D'nin 2015/5924 Esas - 2016/3874 Karar ve 2016/11998 Esas 2017/7810 Karar sayılı kararları)

Geçersiz sözleşme nedeniyle ödenen satış bedelinin iadesi ise Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince '' Denkleştirici Adalet'' düşüncesine dayanmaktadır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebebe dayanmadan başkasının mal varlığından istifade ederek, kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğünü ifade eder.

Bu bakımdan, sebepsiz zenginleşmeye konu alacağın iadesine karar verilirken, taşınmazın satış bedelinin alım gücünün ilk ödeme günündeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerekir. Bu güncelleme yapılırken, güncellemeye esas alınan somut verileri tek tek uygulanarak, ödeme tarihinden ifanın imkânsız hale geldiği tarihe kadar paranın ulaştığı değer her bir dönem için hesaplanmalı, sonra bunların ortalaması alınmalıdır. Başka bir deyişle, denkleştirici adalet kuralı gereğince iadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün, ifanın imkânsız hale geldiği tarihteki alım gücüne uyarlanması zorunluluğu bulunmaktadır.

Satım bedelinin iade tarihindeki ulaştığı bedel belirlenirken ödenen paranın çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, ÜFE-TÜFE artış oranları, altın, işçi ücretlerindeki artış ve döviz kurlarındaki artış vs. ortalamaları göz önünde tutulmalıdır. (Konya BAM 5. H.D 2022/1765 E., 2023/1377 K.)

Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davalılar ... ve ...'in müteselsil kefil, davacılar ... ve ....... Limited Şirketi ile davalı ...'in asli borçlu sıfatıyla imzaladığı dava konusu 19/06/2020 tarihli sözleşme, ön ödemeli konut satım sözleşmesi mahiyetindedir.

Öncelikle davalı kefiller yönünden, sözleşmenin geçerli olup olmadığı konusu üzerinde durmak gerekmektedir. Türk Borçlar Kanunu'nda kefalet sözleşmesinin geçerliliği ağır şartlara bağlamıştır. Kefalet sözleşmesinin geçerli olması, genel hükümlerin yanında, Türk Borçlar Kanunu'nun 583 ve 584 üncü maddelerde kefalet sözleşmesi için öngörülen koşulların varlığına bağlıdır.

Bu koşullar mevcut ve geçerli borcun bulunması, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve kefil evli ise eşin rızasının alınmasıdır. Emredici olan bu düzenlemeden, eşlerin feragat etmesi mümkün değildir. Eşin yazılı rızasının verilmesi adi yazılı şekle tâbidir. Yani rıza beyanının eş tarafından imzalanması gerekli ve yeterlidir. Ancak rıza somut ve belirli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce veya en geç sözleşmenin kurulması anında verilmelidir.

Dolayısıyla gelecekte yapılacak kefalet sözleşmelerini de kapsayacak şekilde genel bir rıza verilemeyeceği gibi sözleşmenin yapılmasından sonra (geçersiz sözleşmeye geçerlik kazandırmak için de) rıza verilemez.

Türk Borçlar Kanunu'nun 584/1 inci maddesine göre rıza sonradan verilecek icazet ile tamamlanmadığından, eşin izni tamamlayıcı unsur değil geçerlilik unsurudur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas no: 2017/12-1135 Karar no: 2017/1012)

Dava konusu sözleşmeyi davalılar ... ve ...'in müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Ancak sözleşmenin imza edildiği tarihte her iki davalı da evli olup, ayrıca kefil olarak sorumlu oldukları miktarı ve müteselsil kefil anlamına gelen ifadeyi kendi el yazılarıyla sözleşmeye yazmış değillerdir. Kanunda aranan geçerlilik şartı sağlanmamıştır. Bu bakımdan adı geçen davalılar yönünden sözleşmenin borç doğurucu bir yanının bulunmadığı kanaatine varılarak davalılar ... ve ... için açılan davaların reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı asıl borçlu ... yönünden yönünden ise, bahse konu sözleşme 6502 sayılı TKHK'nın 41. maddesinde gösterilen şekil şartına uygun yapılmadığından geçersizdir. Fakat yukarıda belirtilen ve istikrar kazanan Yargıtay uygulamasına göre, adı geçen davalıdan sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ve denkleştirici adalet ilkesinin esas alınması suretiyle ödenen bedelin tahsili talep edilebilecektir.

Davalı ...'in yapımını üstlendiği dairelerin karşılığı olarak davacılardan 799.697,00TL tutarında peşinat ödemesi aldığı davacının ticari defter kayıtları ve dosyaya sunulan ödeme belgeleri ile sabittir. Davalı ..., dosyaya gönderilen Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabında görüleceği üzere uyuşmazlık konusu dönemde tacir sıfatını haiz olduğu ve defter ibrazı konusunda kendisine usulünce ihtarat yapıldığı halde defter ibrazından kaçınmıştır.

Buna karşılık davacı, ticari defterlerini verilen kesin sürede dosyaya sunmuş olup, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu görülmüştür. Bu durumda davacının ticari defter kayıtlarına ve bu kayıtları doğrulayan dekont, makbuz gibi belgelere itibar edilerek 799.697,00TL'lik peşinat ödemesinin adı geçen davalıya yapıldığı sonucuna varılmıştır. Davalının sözleşmede öngörülen sürede daire teslimlerini yapmadığı, dosyaya celp edilen tapu sicil kayıtlarından anlaşılmıştır.

Hal böyle olmakla bilirkişi heyeti tarafından denkleştirici adalet ilkesi nazara alınarak hesap edilmiş olan 2.089.760,00 TL'nin davalıdan tahsilinin gerektiği vicdani kanaati hasıl olmuştur.

Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde ve bedel arttırım dilekçesinde talep ayrıştırmasına gidilerek peşinat olarak ödenen bedel ve uğranılan zarar şeklinde iki ayrı kalemde talepte bulunulmuştur. Mahkememizce hakkaniyet gereği bu iki ayrı talebin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca istenebilecek miktara ilişkin olduğu değerlendirmesi yapılmıştır.

Peşinat olarak yapılan ödeme 800.000,00 TL olarak talep edilmiş ise de belgelendirilen ödeme miktarı gözetilerek 799.697,00TL'lik kısım için talebin kabulü gerekmiştir.

Sözleşme sebebiyle uğramış uğranılan zarara yönelik olarak 2.240.000 TL talep edilmiş ise de bilirkişi tarafından tespit edilen 2.089.760,00 TL'den, 799.697,00TL'nin mahsubu ile 1.290.063,00TL üzerinden bu talebin kabulü gerekmiştir. (her ne kadar duruşma sırasında yazılan hükümde toplama çıkarma hatası yapılarak 1.290.063 TL yazılacak iken 1.289.760,00TL yazılmış ise de yapılan maddi hata gerekçeli kararda düzeltilmiştir.) Öte yandan her ne kadar taraflar arasında düzenlenen sözleşmede 800.000,00 TL bir cezai şart yer almış ve bu miktar da dava edilmiş ise de yukarıda belirtilen Yargıtay içtihadında vurgulandığı üzere,

geçersiz sözleşmelerde kararlaştırılan tazminat ve cezai şart hükümleri geçersiz olduğundan cezai şart talebinin tümden reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..." gerekçesiyle

A-1)Davacıların peşinat olarak yapılan ödemenin iadesine yönelik taleplerinin davalı ... yönünden KISMEN KABULÜ İLE; 799.697,00TL'nin temerrüt tarihi olan 15/04/2022 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

2)Davacıların peşinat olarak yapılan ödemenin iadesine yönelik taleplerinin davalılar ... ve ... yönünden REDDİNE,

B-1)Davacıların cezai şarta yönelik alacak taleplerinin tüm davalılar yönünden REDDİNE,

C-1)Davacıların sözleşme sebebiyle uğramış oldukları zarara yönelik tazminat taleplerinin davalı ... yönünden KISMEN KABULÜ İLE; 1.290.063TL'nin temerrüt tarihi olan 15/04/2022 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

2)Davacıların sözleşme sebebiyle uğramış oldukları zarara yönelik tazminat taleplerinin davalılar ... ve ... yönünden REDDİNE,

....K)AAÜT'ye göre reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 452.800,00TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ...'e verilmesine, karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ve kısmen reddine, davalılar ... ve ... yönünden ise davanın tamamen reddine, davalı ... lehine 452.800,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın diğer kısımlarına itiraz etmediklerini ancak kararda davalı ... lehine hükmedilen 452.800 TL. ücreti vekalet açıkça kanuna ve Avukatlık Asgari Ücret tarifesine aykırı olduğunu, AAÜT'nin 13/4. maddesi uyarınca maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin,

davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğini bu nedenle davalı ... lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak hükmün düzeltilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;

Dava; sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, mevcut delillerin takdiri ile davaya konusu uyuşmazlığın maddi tazminata ilişkin olmayıp alacak istemine ilişkin olması nedeniyle vekalet ücretinin reddedilen kısım üzerinden nispi olarak hesaplanmasında bir isabetsizlik olmadığından yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-...nin 06/11/2024 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacılardan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz kararı temyiz edilirse Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşir ise İlk Derece Mahkemesince düzenlenmesine)

3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince re'sen ilgili tarafa iadesine,

5-İstinaf kararının Dairemizce taraflara tebliğ edilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/01/2026

... Başkan ... ¸e-imzalıdır.

... Üye ... ¸e-imzalıdır.

... Üye ... ¸e-imzalıdır.

... Katip ... ¸e-imzalıdır.

¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/181, K. 2026/16, 8 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın Konusu
  4. İstinaf Karar Tarihi : 08/01/2026
  5. G. Karar Yazım Tarihi : 20/01/2026
  6. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  7. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  8. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  9. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/181
Karar No
2026/16
Tarih
8 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/181 K.2026/10
  • Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/182 K.2026/28
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/182 K.2026/35
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/182 K.2026/5
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/182 K.2026/12
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/183 K.2026/2

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.