KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/369
- Karar No
- 2025/642
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
- T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- .....
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Katip
- ..... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/01/2025
- Numarası
- ... Esas - ... Karar
- Davacı
- ........
- Vekilleri
- Av.....Av.....
- Davalı
- ........
- Vekili
- Av.....Av.....Av......Av.....
- Davanın konusu
- Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat.
- İstinaf karar tarihi
- 18/04/2025
Karar Metni
1.541 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı şirketle müvekkili arasında imzalanan taşeron sözleşmesi kapsamında alüminyum cephe ve korkuluk işlerinde eksik ve aşınmış imalatlar bulunduğunu, bu hususun Konya.... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı içeriği kapsamında tespit edildiğini, söz konusu eksikliklerin giderilmesi ve 743.000,00 TL zararın tahsili için Konya.... İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafın itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu, noter kanalıyla ihtarname yapılmasına rağmen eksik ve yıpranmış işlerin giderilmediğini, dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını ,açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakların saklı kalması şartıyla ve bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek alacak miktarı artırılmak üzere 10.000,00 TL'nin tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş,
27/01/2025 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerini 393.900,00 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında alüminyum cephe ve korkuluk işleri için bir taşeron sözleşmesi imzalandığını, her şeyin sözleşmede belirtilen şekilde tamamlanarak mimar huzurunda eksiksiz teslim edildiğini, davacı tarafından yapılan eksik ve yıpranmış işlerin bulunduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, teslim sonrasında ortaya çıkan kusurların davacının kötü kullanımından kaynaklandığını, noter İhtarının müvekkile tebliğ edilmediğini ve davacının ayıp bildiriminin yasal süresinde yapılmadığını, ayrıca, aynı konuda daha önce icra takibi başlatılmış olması nedeniyle ikinci bir davanın açılmasının usulü ve yasaya aykırı olduğunu,
bilirkişi raporlarındaki tespitlerin kabul edilemeyeceğini ve işlem maliyetinin belirtilen şekillerde piyasa şartlarına uygun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;"...Taraflar arasında dava dilekçesi ekinde yer alan 13 sayfadan ibaret taşeron sözleşmesi başlıklı ve tarihsiz davalının kaşe ve imzasını taşıyan sözleşme olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Sözleşme niteliği itibariyle eser sözleşmesi olup TBK 470.
Maddeye göre "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." yine aynı yasanın 471. Maddesinde yüklenicinin borçları düzenlenmiş olup buna göre "yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.
Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir.
Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır." aldırılan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalının meydana getirdiği eserde ayıp bulunduğu hususu net bir şekilde anlaşılmaktadır. Davalı tarafça ayıp ihbarının yapılmadığı, zira dava dilekçesi ekindeki ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ edilmediği iddia edilmektedir.
Her ne kadar davalı tarafa ihtarname tebliğ edilmemiş ise de yukarıda aktarılan tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere davalı tarafa ayıp ihbar edilmiştir. Eser sözleşmesinde ayıbın ihbarı herhangi bir şekle tabi olmayıp her türlü delille ispatlanabilir. Ayrıca ayıbın ihbar süresi bakımından işin 2019 yılı 8 veya 9. ayında bittiği ve kasım ayında yağmur yağmasının akabinde ihbarın karşı tarafa yapıldığı hususu da tanık anlatımından anlaşılmaktadır.
Davacının ayıp nedeniyle TBK 475. Maddesi mucibince "1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.
" seçimlik hakları kullanma yetkisi bulunmakta olup, dava dilekçesinden davacının eserin bedelinden indirim yapılması şeklinde seçimlik hakkını kullandığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekilde davalı ........ Ltd. Şti.'den alınacak tutarın davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Diğer davalı olan ........'in taraflar arasındaki sözleşmede imzasının bulunmaması anlaşılmakla bu kişiye yönelik dava bakımından davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davacının davasının davalı ........ Şirketi yönünden kabulü ile 393.900,00 TL'nin dava tarihi olan 18/01/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı taraf verilmesine, davacının diğer davalı ........ yönünden davasının pasif husumet yokluğu nedeni ile esastan reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı şirketin tür değişikliğine gittiğini ve şahıs firmasına dönüşerek (........ ........ Kaplama) ünvanını aldığını, davalı ........'in tür değişikliği ile davalı şirketi devralmış olduğundan hem devralan sıfatı ile hem de tür değişikliği ile şirket şahıs firması halini aldığından artık şirket borçlarından bizzat ve doğrudan sorumlu olduğunu, davada davanın davalı ........ yönünden de kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava ; eser ( taşeron) sözleşmesinden kaynaklanan eksik-ayıplı iş iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ; davanın davalı ........ Tic Ltd Şti yönüyle kabulü ile 393.900,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte işbu davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine, diğer davalı ........ yönüyle ise davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf isteminin incelenmesinde ; davalı şirketin tür değişikliğine giderek şahıs firmasına dönüştüğü ve "........ ........ Kaplama" ünvanını aldığı belirtilerek davalı ........'in de husumet ehliyeti bulunduğunu, bu izahla ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmesini talep ettiği, esasa dair dosyada herhangi bir istinaf talebi bulunmadığı anlaşılmakla; eldeki dava yönünden davalı yandaki husumet ehliyeti hususu ile sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Bu kapsamda Dairemizce yapılan değerlendirmede ; ilk derece mahkemesince dosya arasına aldırılan Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 07.03.2022 ve 20.06.2022 tarihli yazı cevapları ile de sabit olduğu üzere davalı ........ İnş. Tah. San. ve Tic LTD ŞTİ'nin 02.12.2020 tarihinde nevi değişikliği ile "........ ........ Kaplama" ünvanıyla şahıs firmasına dönüştüğü, şahıs firmasının da 25.03.2021 tarihinde sicilden terkin edildiği görülmektedir.
Bu halde ; sözleşme altında davalı ........'in şahsi bir sıfatı ve imzası yer almamakta ise de; sözleşmede alt yüklenici ( iş gören) olarak yer alan eski ünvanı ........ LTD ŞTİ olan şirketin tür değişikliği ile "........ ........ Kaplama" adı altında şahıs firmasına dönüştüğü görülmekle; dönüşme nedeniyle davalı ........'in husumet ehliyeti bulunmaktadır.
Davalı şirketin tür ve ünvan değişikliği ile ( 25.03.2021 tarihli sicilden terkin de gözetildiğinde) eldeki dosyada karar tarihi itibariyle yalnızca davalı "........" yönüyle hüküm tesis edilmesi gerekirken, davalı ........'in husumet ehliyeti bulunmadığı kabulü ile karar tarihinde geçerli olmayan şirketin eski ünvanı üzerinden hüküm tesis edilmesi hatalıdır.
Kamu düzenine ilişkin işbu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemekle Dairemizce dosya üzerinden düzeltilmesi gerekmiş ve ünvan değişikliği nedeniyle hüküm düzeltilmekle birlikte, davanın reddolunan bir kısmı bulunmadığından tüm yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalı yan üzerinde bırakılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yapılan hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/369, K. 2025/642, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama